9 aralık 2013 beşiktaş sivasspor maçına, attığı golden ziyade, bıyıklarıyla damga vurmuştur. gol sevincinde olcay şahan ile birlikte bıyık burmaları ise, güzel bir enstantaneydi.
9 aralık 2013 beşiktaş sivasspor maçında gamsızlığın artık dibine vurmuş olan futbolcu.
bu isteksizlikle takımda kalmasının hiçbir faydası olamaz.
bu isteksizlikle takımda kalmasının hiçbir faydası olamaz.
iştahlı başladığımız, golü erken bulduğumuz, ikinci gol için çok net 2-3 tane daha pozisyon bulup değerlendiremediğimiz; ikinci yarısında ise, yine[ybkz]swh[/ybkz], durgunlaştığımız, savunmada sırıtmasak da gol yollarında üretkenliğimizin berbat bir hâl aldığı, talihsiz bir şekilde yediğimiz golün ardından da yeterli ve gerekli baskıyı kuramayarak 1 puan alabildiğimiz karşılaşma.savunma ve ön liberoların iyi oynadığını düşünüyorum; kanatlarda, ilk yarım saatlik bölümden sonra, hiçbir atraksiyon gerçekleştiremeyince kısır döngüye düştük.
tolga zengin: bugün fazla bir iş düşmedi. yediği golde ise, o kalabalıkta topu görememesi şanssızlığı oldu.
serdar kurtuluş: kötü oynamadı, savunmada görevini yaptı. ama hücumda pek bir fayda gösteremedi.
necip uysal: bugün en korktuğum oyuncumuzdu. 1 pozisyon haricinde kusursuz oynadı. ilk müdahalelerde başarılıydı. oyun kurarken topu şişirmeyi tercih etmeseydi, belki de takımın en iyisi olacaktı. stoper pozisyonuna adapte edilebilir gibi görünüyor, iyi bir alternatif olacaktır.
julien escude: hemen hemen hatasız oynadı. rakibin kalabalık gelmemiş olması, ağırlığından dolayı başımıza daha fazla iş gelmesini engelledi.
ramon motta: savunmada vasatın üzerinde, hücuma çıkışlarda ise iyiydi. ikinci yarıda yaptığı bindirmelerde, koşu yoluna istediği pasları alamadı muhammed'den.
atiba hutchinson: diyorum ya hep, başkan... müthiş gayretli, mücadeleci. rakibi bozdu, ayağa pas oynadı. olmasaydın, 1 puan sahibi de, olmazdık.
mehmet akgün: bugün için korktuğum ikinci isimdi açıkçası. ama, necip gibi, o da beni yanılttı, gayretliydi. bu sezon ilk 11'de hiç forma giyememiş olmasına rağmen, oyundan düşmedi. dikine ve süratli oynamaya çalıştı.
manuel fernandes: oyunda kaldığı 58 dakikada, gerek savunma gerekse hücum anlamında, hiçbir iş yapmadı. kafası başka yerlerde belli ki. ısrar etmek yersiz ve hatta zarar vermeye başladı. oyundan çıkınca direkt olarak soyunma odasına gittiğini de not edelim.
olcay şahan: ilk yarıda fena değildi, ikinci yarıda ise çok çok kötüydü. set oyun içerisinde merkeze girdi ve rakip savunmanın içinde kayboldu. yerini mustafa'ya bırakırken, ne denli kötü oynadığının kendisi de farkındaydı.
gökhan töre: pek verimli bir maç çıkaramadığını söylemek mümkün. ilk yarım saatlik baskıda olumlu işler yaptı, ama yeterli değildi. sakatlanınca, 52. dakikada, yerini holosko'ya bıraktı. umarım sakatlığı ciddi değildir.
hugo almeida: ligdeki 9. golüne imza attı bugün. istekli olması en büyük sevincimiz şüphesiz.
muhammed demirci: 58. dakikada fernandes'in yerine oyuna girdi. berbat bir performans sergiledi. kendisinden beklentimiz arttıkça, o daha da savurganlaşıyor. yazık, gerçekten yazık...
filip holosko: sakatlanan gökhan'ın yerine oyuna girdi. hiçbir katkı yapamadı.
mustafa pektemek: kötü oynayan olcay'ın yerine oyuna girdi. yeterli bir süre oyunda kalamadı belki ama, bir hareket getirdiğini de söylemek mümkün değil.
tolga zengin: bugün fazla bir iş düşmedi. yediği golde ise, o kalabalıkta topu görememesi şanssızlığı oldu.
serdar kurtuluş: kötü oynamadı, savunmada görevini yaptı. ama hücumda pek bir fayda gösteremedi.
necip uysal: bugün en korktuğum oyuncumuzdu. 1 pozisyon haricinde kusursuz oynadı. ilk müdahalelerde başarılıydı. oyun kurarken topu şişirmeyi tercih etmeseydi, belki de takımın en iyisi olacaktı. stoper pozisyonuna adapte edilebilir gibi görünüyor, iyi bir alternatif olacaktır.
julien escude: hemen hemen hatasız oynadı. rakibin kalabalık gelmemiş olması, ağırlığından dolayı başımıza daha fazla iş gelmesini engelledi.
ramon motta: savunmada vasatın üzerinde, hücuma çıkışlarda ise iyiydi. ikinci yarıda yaptığı bindirmelerde, koşu yoluna istediği pasları alamadı muhammed'den.
atiba hutchinson: diyorum ya hep, başkan... müthiş gayretli, mücadeleci. rakibi bozdu, ayağa pas oynadı. olmasaydın, 1 puan sahibi de, olmazdık.
mehmet akgün: bugün için korktuğum ikinci isimdi açıkçası. ama, necip gibi, o da beni yanılttı, gayretliydi. bu sezon ilk 11'de hiç forma giyememiş olmasına rağmen, oyundan düşmedi. dikine ve süratli oynamaya çalıştı.
manuel fernandes: oyunda kaldığı 58 dakikada, gerek savunma gerekse hücum anlamında, hiçbir iş yapmadı. kafası başka yerlerde belli ki. ısrar etmek yersiz ve hatta zarar vermeye başladı. oyundan çıkınca direkt olarak soyunma odasına gittiğini de not edelim.
olcay şahan: ilk yarıda fena değildi, ikinci yarıda ise çok çok kötüydü. set oyun içerisinde merkeze girdi ve rakip savunmanın içinde kayboldu. yerini mustafa'ya bırakırken, ne denli kötü oynadığının kendisi de farkındaydı.
gökhan töre: pek verimli bir maç çıkaramadığını söylemek mümkün. ilk yarım saatlik baskıda olumlu işler yaptı, ama yeterli değildi. sakatlanınca, 52. dakikada, yerini holosko'ya bıraktı. umarım sakatlığı ciddi değildir.
hugo almeida: ligdeki 9. golüne imza attı bugün. istekli olması en büyük sevincimiz şüphesiz.
muhammed demirci: 58. dakikada fernandes'in yerine oyuna girdi. berbat bir performans sergiledi. kendisinden beklentimiz arttıkça, o daha da savurganlaşıyor. yazık, gerçekten yazık...
filip holosko: sakatlanan gökhan'ın yerine oyuna girdi. hiçbir katkı yapamadı.
mustafa pektemek: kötü oynayan olcay'ın yerine oyuna girdi. yeterli bir süre oyunda kalamadı belki ama, bir hareket getirdiğini de söylemek mümkün değil.
binlerce kelimeden oluşan yüzlerce entry de girilse, tanımlamanın her zaman eksik kalacağı; "acıyı sevmek olur mu?" sorusuna verilecek en net ve yeterli cevaptır kanımca.
beşiktaşk diyoruz ya hani, öyle bir iç içelik...
beşiktaşk diyoruz ya hani, öyle bir iç içelik...
(bkz: tombala)
2013 yılında ne ara gelip, ne ara terk ettiğini anlayamadığım mevsim.
(bkz: ateşini yolla bana)
karşı cinsin iyi yönlerini alamamakta olan erkektir.[ybkz]swh[/ybkz][ybkz]swh[/ybkz]
inci sözlük efsanelerinden... eski bir olayı, durumu, nesneyi, kişiyi hatırlamaya gücünün yetmeyeceğine dair, ufaklıklara yapılan atıftır.
beşiktaş, hayata katlanabilme gücü veren tek maneviyattır.
bu kez seve seve 4 4 2 oynayacağımızı düşündüğüm karşılaşma.
oğuzhan özyakup yok, veli kavlak yok, necip uysal oynasa bile sanırım tomas sivok'un yerine[ybkz]swh[/ybkz] forma giyecek. hiç şans vermediği mehmet akgün'ü, böylesine kritik bir maçta, ön liberoya koymak gibi bir planı yoksa slaven bilic'in, tek yol 4 4 2 çocuklar.
(bkz: saldır beşiktaşım oley)
oğuzhan özyakup yok, veli kavlak yok, necip uysal oynasa bile sanırım tomas sivok'un yerine[ybkz]swh[/ybkz] forma giyecek. hiç şans vermediği mehmet akgün'ü, böylesine kritik bir maçta, ön liberoya koymak gibi bir planı yoksa slaven bilic'in, tek yol 4 4 2 çocuklar.
(bkz: saldır beşiktaşım oley)
beşiktaş'ın maçı yoksa, hiçbir numarası olmayan gündür.
gidip gidip gelmeye başlayan sözlüğümüz.
ankara'daki kar yağışı etkiledi zaar.[ybkz]swh[/ybkz]
ankara'daki kar yağışı etkiledi zaar.[ybkz]swh[/ybkz]
(bkz: kedidir kedi)
murat ak'ın 2013 yılında çıkardığı albümünün adı. şu şarkılardan oluşmakta:
mum çiçeği
ayrılamıyoruz meliha’yla
kurtlar sofrası
bozdun ezberimi
bıçkın havası
aksak
bir yolun ardından
sandal türküsü
farkında mısın
bozgun
mum çiçeği
ayrılamıyoruz meliha’yla
kurtlar sofrası
bozdun ezberimi
bıçkın havası
aksak
bir yolun ardından
sandal türküsü
farkında mısın
bozgun
çamur'la tanıştığımız murat ak'ın, destur albümündeki en sağlam, en melankolik şarkılarından biri.
kalmışım, uzanıyorum
gecenin tenha yerine
bıkmışım, usanıyorum
batıyorum taa derine
önce bi' "korkma" diyorum
yürü boyuna, serine
sonra "dön, gitme" diyorum
gelmez ki kimse yerine
yine de, yine de meliha...
çıkmaz ki bu can sabaha
girerim türlü günâha
sevdanı dillerde değil
güllerde ara
gitme meliha...
önce ne, sonrası nedir
dur, susma, ardını getir
bir feryât ki, elde değil
bir kere sor da, gitme meliha...
gecenin tam ortasında
aklımda hep gün dönümü
çaresiz savruluyorum
çoktan şaşırdım yönümü
kaç kere ölür ki insan
biter mi bu can sızısı
vazgeçtim dünya gamından
dinmiyor bu aşk acısı
yine de, yine de meliha...
çıkmaz ki bu can sabaha
girerim türlü günâha
sevdanı dillerde değil
güllerde ara
gitme meliha...
önce ne, sonrası nedir
dur, susma, ardını getir
bir feryât ki, elde değil
bir kere sor da, gitme meliha...
edit: virgül
kalmışım, uzanıyorum
gecenin tenha yerine
bıkmışım, usanıyorum
batıyorum taa derine
önce bi' "korkma" diyorum
yürü boyuna, serine
sonra "dön, gitme" diyorum
gelmez ki kimse yerine
yine de, yine de meliha...
çıkmaz ki bu can sabaha
girerim türlü günâha
sevdanı dillerde değil
güllerde ara
gitme meliha...
önce ne, sonrası nedir
dur, susma, ardını getir
bir feryât ki, elde değil
bir kere sor da, gitme meliha...
gecenin tam ortasında
aklımda hep gün dönümü
çaresiz savruluyorum
çoktan şaşırdım yönümü
kaç kere ölür ki insan
biter mi bu can sızısı
vazgeçtim dünya gamından
dinmiyor bu aşk acısı
yine de, yine de meliha...
çıkmaz ki bu can sabaha
girerim türlü günâha
sevdanı dillerde değil
güllerde ara
gitme meliha...
önce ne, sonrası nedir
dur, susma, ardını getir
bir feryât ki, elde değil
bir kere sor da, gitme meliha...
edit: virgül
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?