confessions

semt bizim aşk bizim

2. nesil Yazar - - Yazar -

  1. toplam entry 8116
  2. takipçi 0
  3. puan 154933

anket

semt bizim aşk bizim
cok basitmiş gibi görünse de belli kuralları ve bir çok zorlukları olan araştırma yöntemi.

misal araştırma sektöründe, reklam sektöründe ya da marka bilinci yüksek olacak bir sektörde market bakkal vs. gibi bir yerlerde çalışanlar, çalışan tanıdığı olanlar ile kesinlikle yapılamaz. bu kişilerle yapılan anketler sağlıklı olmaz. anket yapılan görüşmecinin kesinlikle konunun bilincinde olmaması gerekir ki sağlıklı cevap alınabilsin.

ancak bu kadar düzgünü yapılıyor mu derseniz hayır derim size. misal ben az önce bir siteye girmeye çalışırken karşıma bi anket çıktı ve cevapladım. sırf merakımdan ne anketiymiş diye. gayet bilinçli bir şekilde cevap verdim. anketi yapan şirketi bile tanıyorum. ya da bazen anketörler çeviriyor yolda kıramıyorum söylemiyorum mesleğimi falan. velhasıl kelam bu sektörün içinde olduğum halde inanmıyorum anket sonuçlarına. ben bile bunu yapıyorsam başkaları ne şekilde cevaplıyordur kim bilir.

oyuna sonradan giren oyuncu

semt bizim aşk bizim
hep bir karizma, bir ulakalık, bir küçük dağları ben yarattım havasında olan oyuncudur bu. neticede takımın kötü gidişatını önlemek amaçlı "kurtarıcı" göreviyle girer oyuna. şöyle bi burnunu kaldırır, sağa sola talimat verir; "siz benim dediklerime uyun gerisi bende merak etmeyin" edalarında koşar durur.

çocukluk aşkı

semt bizim aşk bizim
genelde yaşanılan mahallenin en güzel ablası ya da abisidir. abla ya da abi diyorum bak. yaşıt değil. şahsen benim öyleydi. "serkan abi" beni annemden kaçırır bakkal götürür çikolatalar püskevitler alırdı. omuzuna alır koşardı. ya da beni yüz üstü tutar ben uçak gibi iki kollarımı açardım da uçururdu beni.

hayallerimde hep "serkan abi" olurdu. onunla evlenip uçakçılık oynayacaktık, çikolata yiyecektik sabah akşam. koşacaktık kırlarda falan.

tabi o sonra evlendi. çocuğu oldu falan beni unuttu ama ben unutmadım onu. bugün evime dönerken gördüğümde tökezleyip düşecektim az daha. hele beni öptüğünde bir an alıp omzuna koşacağız sandım da sonra baktım ki büyümüşüm ben, yaş o iş.

neyse.

aynaya rujla not yazmak

semt bizim aşk bizim
rujuna kıyabilen kadın eylemidir. lan ruj o ruj. ayrıca dudağına geri mi süreceksin onu? bitmek üzere olan rujsa lafım yok tabi. ama yapma yani, sonra gideceksin ruja para vereceksin falan. müsrifliğe ne lüzum var, küresel ısınma almış başını gidiyor zira. allam yareppim yaa..

3. geleneksel kartal sözlük piknik organizasyonu

semt bizim aşk bizim
çok geç kaldığımı biliyorum ama canım yazmak istedi; cumartesi olursa katılamayacağm organizasyon. [ybkz]swh[/ybkz]

bu piknik için tek bir dileğim var sözlüğü aracı olarak kullanmak istiyorum bunun için. babamın [ybkz]swh[/ybkz] sınırsız alkol almama izin vermesi. bu seferlik verse keşke hani bi istisna falan. dibine vursam. beni yerlerden toplasanız. böyle de konuşunca izin çıkacak gibi olmadı ya neyse. öhm.. insiyatifine bırakıyorum madem. [ybkz]swh[/ybkz]

not: ayrıca parmakarası terlik spor'un kaptanı simsiyah ile veleybol turnuvasının hakkını vereceğimizin garantisini veririm.

rüzgardan uçan iç çamaşırının komşunun balkonuna düşmesi

semt bizim aşk bizim
genelde evde olmayan komşunun balkonunu denk getirir bu uçan iç çamaşırı. tatilde falandır komşu. gel zaman git zaman o çamaşır bir kütle halinde kurur o balkonda ve komşu gelir. artık iş işten geçtiği için, komşunuzu o çamaşır elinde balkonda sağa sola bakınırken kendi haline bırakırsınız; şimdi o düşünsün edasında..

sözlük yazarlarının itirafları

semt bizim aşk bizim
bazen çok ani, çok sert tepkiler verip sonra çok çok çok pişman oluyorum. misal bugün otobüs şoförüne çemkirmeyebilirdim. neden yaptım ki sahi ya.

tam ben inecekken arka kapıyı açık sandığından sanırım düğmeye bastı. kapı açıldı. o kapattığını sanıyordu büyük ihtimalle ama kapı ardına kadar açık son surat ilerliyorduk. ee açık kapının düğmesine de basamıyorum. hızlı da gidiyor elimde bilgisayar falan var. uçmamak için elimden geleni yapıp;

"ardına kadar açık kapının düğmesine nasıl basıcaz pardon!!" diye çemkirdim adama. adam sabahtan akşama kadar güneşin altında çalışmış. dalgın olabilir. zaten bi tepki vermemesinden de anlaşılabilirdi bu hali. çok üzüldüm sözlük inince. düzgünce "pardon arka kapı acık kaldı" diyebilirdim. pislik miyim neyim ya.. burdan dilesem özrüm kabul olur mu ki acaba? of yaa..
175 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol