confessions

ben öyle bi insan mıyım

3. nesil Yazar - - Yazar -

  1. toplam entry 6760
  2. takipçi 0
  3. puan 121647

2 mart 2014 istanbul bşb manisaspor maçı

ben öyle bi insan mıyım
saat 13:00'da başlayacak olan, 1. ligde 28. haftanın en önemli maçlarından biri. trt spor'dan naklen yayınlanacak.

ev sahibi, süper lige direkt olarak katılabilmek; deplasman ekibi ise, play-off'a katılmak için önünü açabilmek amacında olacak.

bol gollü bir maç olmasını beklemekte herhangi bir sakınca yok.

edit: 28. haftaymış. bu sezon işler çok karıştı be yavrum.[ybkz]swh[/ybkz]

hannibal

ben öyle bi insan mıyım
2. sezon 1. bölümü ile, kaldığı yerden tam gaz devam etmekte olan dizi. sezon öncesi fragman, sanırım, sadece 1. bölüme ait gibi bir şeymiş.

--spoiler--

jack'in atardamarına bıçağın girişi, bu bölümde gerçekleşti; fakat, olayların geçmekte olduğu zaman diliminin 12 hafta sonrası olarak. "13" rakamı, sezonluk bölüm sayısı olması anlamında, mânidar ama; hikâyede, bölümler arasındaki gibi, 1'er hafta mı bulunuyor sanki bryan'cım? yoksa 7. sezonda falan mı biteceğini anlayalım dizinin, o ifadeden? neyse, bunlar ufak detaylar, çok şey yapmayın siz.

yalnız, will, hortum ile kurbanın kulağının midesine hannibal lecter tarafından itelendiğini hatırladığı ânın hemen sonrasında "ananısktim şimdi henibıl" ifadesi oluşturdu sanki yüzünde. güzeldi.

2. bölüm fragmanından, hannibal'ın psikiyatristinin de "sana inanıyorum" diyerek will ile yakınlaşacağını görüyor ve belki de hannibal'ın "color pallet"ine yerleşeceğini düşünüyoruz. "color pallet" de efsanevi bi' şeymiş yalnız güntekin.

--spoiler--

çok kan dökülecek, nice koçyiğitler yere serilecek; will mi yoksa hannibal mı galip çıkacak bu psikolojik savaştan, hep birlikte göreceğiz a dostlar.

uğur meleke

ben öyle bi insan mıyım
--alıntı--

Fenerbahçe değil, Galatasaray değil, Trabzonspor değil, bence Antalyaspor maçı... çünkü Beşiktaş temelde baskın hücum anlayışı benimsemiş, kazandığı toplarla 3-4 pasta kaleye inebilen, Gökhan-Olcay-Oğuzhan-Almeida gibi akıllı adamlarının telepatik uyumuyla ligin en çabuk gollerini atan takımı. Ama bu golleri atabilmek için genelde alana ihtiyacı var; ligde de bu alanları en az veren, hatta neredeyse hiç vermeyen takım Antalya... üstelik ilk yarıdaki maçta da Beşiktaş’a hiç alan bırakmamışlar, uyutmuşlar, oyunu öldürmüşler ve iki Diarra yumruğuyla rakiplerini nakavt etmişlerdi. Eğer bir sezonda aynı takıma karşı aynı hataya iki kez düşüyorsan, birinci maçı okuyamıyor ve ders çıkaramıyorsan, artık ikinci müsabaka hata değildir bence. Başka birşeydir...
Tamam Gökhan Töre yoktu, tamam Fernandes yoktu. Ama yine de Antalya’yı, Aybaba’yı şaşırtmak için farklı bir şey yapmak zorundasın bu maçta. Beklenmedik bir şey. Maçı beraber izlediğimiz Tümer Metin, “Ömer şişmanoğlu-Almedia çift santrfor başlatıp, şişirebilirlerdi” dedi mesela. çift santrfor, kırk orta saha, yedi stoper her neyse... Uzaktan şutlar veya fantastik duran top organizasyonları belki... Ne olursa olsun, değişik olmalıydı. Farklı olmalıydı yaptığın. Aybaba’nın tam da istediği, tam da beklediği olmamalıydı.

Olmadı...

******************

Jones kaç kilo?

Bizim bildiğimiz/tanıdığımız Jermaine Jones, yüksek efor sarf eden, sahanın her santimetrekaresini koşmaktan geri durmayan, yeteneği harika sayılmayacak bir mücadele adamı. Onun on numara pozisyonunda oynatılması zaten başlı başına bir acayiplik. Ama Fernandes-Oğuzhan’ın yokluğunda alternatif yok tabii. Zira yok yere Sezer-Toraman kavgasını büyütmüşsün, oyun kurucu pozisyonundaki tek alternatifini de kendi elinle yok etmişsin. Oysa ezeli rakibin göz morarması içeren Melo-Riera kavgasını çözüp, ikisinden de şampiyonluk yolunda faydalanmayı başarmış.

Yalnız Jones’la ilgili bir başkadetay da; Amerikalı oyuncunun hiç hazır gözükmemesi. ilk devrede Schalke’deki görüntüsüne göre sanki 3-4 kilo daha almış gibi durması. Zaten kariyerini eforu üzerine yapmış bir adamın, efor konusunda da eksik gözükmesi.

Dileriz problem geçicidir, yaşadığı sakatlıkla ilgilidir. çünkü bu Jones’un, bu fizik kalitesiyle beklenen katkıyı yapması çok kolay değil gibi.

*****************

Aybaba’nın futbol anlayışını sevmiyorum!

Dünyada onlarca/yüzlerce kontratak takımı var, olmalı da. Herkes Barcelona gibi yüzlerce pas yapmak zorunda değil tabii ki. Kontra atak oyunu da saygı duyulacak bir futbol anlayışı...

Ancak Aybaba’nın mantalitesi başka bir şey. Kontra atak dışında hiçbir şey düşünmeyen, rakibi eksik yakaladığı anlar dışında hiçbir olumlu planı olmayan bir taktik. Bence bir tür anti-futbol... Üstelik sezon başında devraldığı takım,yıl boyunca Avrupa mücadelesi yapmış, sonunda da yedinci olmuştu. şimdi küme düşmenin güçlü adaylarından... Ligin en az berabere kalan, en olumlu futbol oynayan takımlarından biriydi özdilek’inki... ilk 11’den sadece Aissati-Ömer gitti; insa-Vederson-Baros-Enoh-Giray-Semih-Köksal gibi bir sürü de transfer yapıldı. Ligin en az (34 haftada 5 kez) berabere kalan takımı, en fazla (23’te 10) berabere kalanı oldu. üstelik tam 7 maçtır da iç sahada kazanamıyorlar.

Aybaba’ya saygı duyuyorum, ama birtürlü sevemiyorum bu anlayışı. özdilek’in Antalyası çok daha sempatikti bence...

--alıntı--

[ybkz]swh[/ybkz]

http://skorer.milliyet.com.tr/ugur-meleke/bu-hata-degil-baska-bir-sey/YazarYazisi/1844334/default.htm

güntekin onay

ben öyle bi insan mıyım
28 şubat 2014 beşiktaş medical park antalyaspor maçı hakkında doğru analizlerde bulunmuş olan yorumcu.

--alıntı--

Beşiktaş, Slaven Biliç'in istediği savunma disiplinini yakaladı da kolay pozisyon üreten kimliğinden uzaklaştı. Bu sadece dünkü maça özel bir durum değil. Son birkaç haftadır böyle. Dün maça başlayan orta alan Veli-Atiba ve Jones ile yaratıcılık sergilemek çok zor. Sağ bek Necip de hücuma değer katmayınca Beşiktaş'ın işi daha da zorlaştı.

Futbolda iyi bir takım olabilmek için yardımlaşma, disiplin, dayanıklılık, devamlılık ve saha içi organizasyonu şart. Beşiktaş takımında bunların hepsi var. Ancak şampiyon olabilmek için de ‘beceri’ şart.

Siyah-beyazlı takımın en yetenekli 3 oyuncusu Oğuzhan, Fernandes ve Gökhan Töre... 3'ü de sahada olmayınca üretkenlik doğal olarak azalıyor. O zaman yapılması gereken rakibi hataya zorlayacak presi etkili bir şekilde sergileyebilmek. Beşiktaş bunu maçın son 20 dakikalık bölümünde yapabildi ama bulduğu net fırsatlardan sonuç alamadı. Antalya karşısında gecenin en iyileri Motta, Atiba ve Franco idi.

herkesi yenebilirler ama...

Necip sağ bek pozisyonuna ısınmaya çalışıyor. Fakat hücumda bu kadar pasif olmamalı. Heyecanla beklenen Jones, fizik olarak hazır değildi. Maç eksiği sahaya yansıdı. Acaba Oğuzhan ile başlanıp oyunun devamında Jones'u sokmak daha mı iyi olurdu?

Takımın en golcü ikinci oyuncusu Olcay kötü maç çıkarttı fakat gol şansı ve becerisi olan bir isim. Enerjisi de var. 90 dakikayı tamamlaması kanımca daha doğru bir karar olurdu.

Antalya önünde aldığı beraberlikle yarışta büyük kayıp yaşayan Beşiktaş'ın bu ligde her takımı yenecek gücü var. Ama galip gelecek kadar oynasalar bile kazanmayı bilmiyorlar. Ayrıca şampiyonluk yarışındaki rakiplerinin iç saha avantajı Beşiktaş'ta yok. Öte yandan şimdi Almeida sakat, Atiba cezalı.

Bilic ve ekibinin pozisyon kısırlığına çare üretmek için son 3 maçı iyi analiz etmeleri şart.

--alıntı--

fikret orman

ben öyle bi insan mıyım
çok da güvenilir olmayan bir kaynağa göre, şeref nasır'ı mahkemeye vermiş olan başkanımız.

--alıntı--

Beşiktaş Eski Divan Kurulu Başkanı şeref Nasır'ın Beşiktaş Başkanı Fikret Orman tarafından önce disiplin kuruluna ardından mahkemeye verildiği öğrenildi.

Beşiktaş kulübünde uzun süre yöneticilik ve Divan kurulu başkanlığı görevini yürüten şeref Nasır'a şok.

Divan kurulu eski başkanı ve halen Divan kurulu üyesi olan Nasır'ın Beşiktaş başkanı tarafından hem mahkemeye hem de disiplin kuruluna sevk edilmesinin ardında hayli ilginç bir neden yatıyor.

Nasır'ın Beşiktaş başkanı tarafından mahkemeye verilmesinin gerekçesi, sosyal paylaşım sitesi facebook'da, Fikret Orman'ın geçmiş dönemde katıldığı bir gecede, çalan müziğe eşlik ederek (oynama) fotoğrafına yaptığı bir yorum olduğu öğrenildi.

Beşiktaş Başkanı Orman'ın bu fotoğraf altında Nasır tarafından yapılan yorumu hakaret ve rencide edici bulduğu ve konuyu önce disiplin kuruluna ardından da mahkemeye taşıdığı belirtildi.

--alıntı--


kaynak:http://www.kartalbakisi.com/ozel/eski-baskani-mahkemeye-verdi-h29347.html

opel corsa

ben öyle bi insan mıyım
mâlûm bir soğuk espirinin[ybkz]swh[/ybkz] öznesi olan, 1 yıldır kullandığım otomobil modeli.

d kasası olarak da bilinen, 2007 sonrası modelleri, 1.3 cdti motora sahip olsa da, 1300 kilograma varan ağırlığı nedeniyle, şehir içerisinde ortalama bir dizel araçtan daha fazla yakmaktadır. enjoy modeli olan üst paketinde dahi, arka camlar manuel olarak açılmakta ve esp, asr, hill holder gibi donanımların hiçbiri bulunmamaktadır.

izmir'de yaşarken sorun yoktu da; gebze'ye yerleşince, yanına park ederken araçların, sağından solundan kendisine sürtmesi ve ne kadar özenli park edilse de, yandaki araçların kapılarını hunharca açan sığırlar tarafından kaporta sorunları oluşmakta, sinir bozmaktadır.

aldık bir kere, hâlâ kredi ödüyoruz, yapacak bir şey yok.[ybkz]swh[/ybkz]
158 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol