confessions

avcarlıçürük

2. nesil Yazar - - Yazar -

  1. toplam entry 13433
  2. takipçi 0
  3. puan 246733

esenyurt ta 11 işçinin yanarak ölmesi

avcarlıçürük
gözü dönmüş alışveriş merkezi manyaklığının son marifetidir. şu an itibariyle, kafamızı kaldırıp baktığımız her noktada en az 1 alışveriş merkezi görmek mümkünken, bir o kadarının inşaatı devam etmekte, bir o kadarı da proje aşamasındadır. başta istanbul olmak üzere, pek çok şehirde nefes alacak alan kalmadı, kafa dinleyecek alan kalmadı. her yer inşaat, her yer gürültü. alışveriş merkezine git, alışveriş yapmaya kalk, mağazalarda çalan o iğrenç, kafa ütüleyen müziklerden aptala dönüyorsun. gittiğine gideceğine pişman oluyorsun. hafta sonu evinde kafa mı dinlemek istedin? yok öyle yağma, pazar sabahın körü bile olsa, senin huzurun, inşaatın hızlı ilerlemesi kadar önemli değil. beynini delen iş makineleriyle karşılarsın günü. paran varsa tüket tüket tüket ve tüket; paran yoksa doğur doğur doğur ve doğur; kendini geçindirecek kadar kazanıyorsan ve kafan da biraz çalışıyorsa, al bunu al al al. demem o ki, insan değiliz hiçbirimiz [ybkz]swh[/ybkz]. ya yandaşsın, ya köle, ya terörist. her şey olabilirsin ama, insan olamazsın. insanca yaşayamadığın bir yerde, insanlık sadece bir masaldan, tatlı bir hayalden ibarettir. bazen hayallere dalarsın, sonra bir sabah böyle bir haberle uyanırsın, suratına kum torbası gibi çarpar, insan olamadığın gerçeği.

behzat ç.

avcarlıçürük
dün akşam yayınlanan bölümünde geçen özel yetkili savcı ve sarı basın kartı muhabbetiyle, ince değil, oldukça açık ve sağlam bir göndermeye imza atmıştır. durgun sayılabilecek bir bölüm olmasına, eski görüntüler eşliğinde duruyor zaman çalıp damardan girmeye çalışarak durumu kurtarma çabalarına rağmen, sadece bu iki diyalog, bölüme damgasını vurmayı başardı.

http://www.haberhakki.com/genel/behzat-cden-sari-basin-karti-ve-ozel-yetkili-savci-gondermesi.html

halil sezai paracıkoğlu

avcarlıçürük
bütün ülke dalga geçse de, sesini beğenen, şarkılarını seven insanların umurunda olmayacaktır. bu ne hoşgörüsüzlük arkadaş, siz sevmiyorsanız dinlemeyin. ne kafa ütülediniz yahu, halil sezai de halil sezai. sanki adam silah zoruyla kendini dinletiyor. bir de kendisini sevenlerin entrilerini kötüleme timi türemiş sözlükte. nasıl bir saplantıysa artık?

carlos carvalhal

avcarlıçürük
11 mart 2012 orduspor beşiktaş maçında burak kaplan'ı oyuna almak üzereyken, gol olunca vazgeçmesiyle, 10 mart 2012 real betis real madrid maçında mourinho'nun benzema'yı dakikalarca ısındırıp, gol olunca oyuna sokmaktan vazgeçmesini hatırlatmıştır. ancak, arada şöyle önemli bir fark var; mourinho bu kararı verdiğinde, real madrid 3-2 üstünlüğü yakalamıştı. beraberliği yakalayıp, korkakça bu skorun üstüne yatmak gibi bir niyeti yoktu yani. bir diğer önemli fark -hatta en önemlisi- real madrid'in müthiş bir mücadele ortaya koymuş olmasıydı.

ibrahim üzülmez

avcarlıçürük
takımdan gönderilme gerekçesi, yıldönümünü geride bıraktığımız şu günlerde, ansızın yeniden aklıma düşen eski kaptanımız. nereden geldiyse aklıma, kim bilir.

---------------alıntı---------------
13 şubat 2011 tarihinde oynanan mke ankaragücü - beşiktaş müsabakasının devre arasında (b: soyunma odasında) futbolcumuz ibrahim üzülmez'in sebebiyet verdiği sportmenliğe aykırı davranış neticesinde, teknik heyetimizin verdiği rapor ve durum yönetim kurulumuz'un bugün olağanüstü yaptığı toplantıda değerlendirilmiş ve ibrahim üzülmez'in sözleşmesinin feshedilerek kulübümüz ile olan ilişkisinin kesilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.
---------------alıntı---------------

herkesin her konuda uzman olması

avcarlıçürük
ülkemize özgü bir uzmanlık türüdür. internet ve sonrasında sosyal medyanın da hayatımıza girmesiyle tavan yapmıştır. google ve wikipedia sayesinde, herkes birer doktor, psikolog, avukat, hakim, savcı ve daha pek çok şey olabilir. hatta kimileri, gugıl ve vikipedya'ya bile gerek duymadan ordinaryus profesör mertebesine erişebilmektedir. ama şaşırmamak lazım. sonuçta her konunun uzmanı olan ve işinin ehli kişilere gider yapıp bildiğini okumayı çok seven bir başbakanın yönettiği ülke burası. böyle böyle, önce mesleğinden soğursun, sonra insanlardan, sonra ülkenden ve her şeyden. işini iyi yapmak isteyen ama devlet tarafından, bunu yapamaması için önüne her türlü engel koyulan insan olursun. direndikçe baskılar artar, mutsuz bir insan olursun. daha da kötüsü, umutsuz bir insan olmak üzeresindir. ama sorun değil, nasıl olsa her konunun milyonlarca uzmanı var. bir şekilde çözerler sorunları.

dört artı dört artı dört kesintili eğitim sistemi

avcarlıçürük
adamlar resmen dayak zoruyla yasa geçiriyor, hâlâ polyannacılık oynayanlar var, inanılır gibi değil. çocuk gelişimi hakkında zerre kadar bilginiz yoksa, hiç yorum yapmayın bu konuda, komik duruma düşürmeyin kendinizi.

*10 yaşındaki bir çocuğu meslekî eğitime yönlendirsen ne olur?
*yeteneklerini keşfedecek bir eğitim sistemin var mı ki böyle bir işe kalkışıyorsun?
*o yaşta bir çocuk, böylesine hayatî bir kararı verebilecek zihinsel olgunluğa ulaşmış olabilir mi?
*diyelim ki niyet gerçekten meslekî eğitime yönlendirmek; neden açıköğretim? sen henüz kızların okula gönderilme oranını bile yükseltememişken, onların eve kapatılmalarının önünü açıyorsun, neden?
*8 yıllık zorunlu eğitim başarısız olduysa, bunun tek alternatifi 4+4+4 adlı saçmalık mıdır?
*hepsini geçtim; tübitak karşı çıkıyor, azarlıyorsun. bütün muhalefet karşı çıkıyor, kürsüyü işgal edip onları susturuyorsun, yerde tekmeliyorsun. bu yasayı resmen zorbalıkla geçiriyorsun. bu kadar faydalı bir şeyse, bu kadar insan, bu kadar işin uzmanı, herkes mi ruh hastası da itiraz ediyor?

bana göre, siyasi görüşlerinin etkisinden çıkamayanlar, bu tarihî skandalı savunmaya kalkışanlardır. demokrasinin olduğu yerde eşkıyalıkla yasa geçirmenin hiçbir savunulacak yanı yoktur, olamaz.
471 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol