genelde bardağı taşıran son damla ile birlikte dile gelen cümle. behzat ç.'nin dün akşam yayınlanan bölümünde,
---------------spoiler---------------
behzat'ın savcı esra'ya siktiri çektikten sonra "siktirip gidin la hepiniz" şeklinde dile getirdiği gider cümlesidir. bölümün bu cümle ile kapanması da olaya ayrı bir anlam katmıştır.
---------------spoiler---------------
kendisinin bazı konulardaki duruşu hakkında, yakın zamanda fikir sahibi olduk aslında. ancak sanırım bu şike davası sürecinde unutuldu hepsi. serdal adalı'nın, bu taraftarın gönlünü kazanma nedeni, yaptığı transferlerden ibaret değildir. sadece ersan adem gülüm'ün, geçen sene arap saçına dönen transfer sürecindeki duruşu bile, en azından benim için büyük bir artıdır. sağı solu ayrı oynamaya başlayan bayram akgül'e resti çekmiş ve bu şartlar altında transferden vazgeçilmesini istemişti. sonrasını biliyoruz. yine geçtiğimiz sezon, her zaman olduğu gibi yine sadece bize uygulanabilen yaptırımlara, ağır cezalara cesurca isyan eden, taraftarlar arasında pek sevilen tabirle "masaya yumruğunu vuran" isim olmuş ve bu sebeple 1 ayı aşkın süreli hak mahrumiyeti cezası almıştı. metris'ten çıktığında yaptığı açıklamalar var bir de: "biz buradayken yabancı futbolcularla hiç konuşulmamış, ilgilenilmemiş. konuşulsaydı bunlar olmazdı, ben dışarıda olsam guti'nin gönderilmesine izin vermezdim."
bunlar şu an aklıma gelen örnekler. yıldırım demirören döneminde hasret kaldığımız dik duruşun sinyallerini vermiştir kendisi. aldığı taraftar desteği de bundandır.
bunlar şu an aklıma gelen örnekler. yıldırım demirören döneminde hasret kaldığımız dik duruşun sinyallerini vermiştir kendisi. aldığı taraftar desteği de bundandır.
yazarlığı taze onaylanan 3. nesil taraftar. sefalar getirmiş.
4 4 4 kesintili eğitim yasasının eğitim komisyonundan dayak zoruyla geçmesi ile ilgili, oldukça sert ve yerinde açıklamalara imza atmıştır.
---------------alıntı---------------
-Meclis Başkanı Cemil çiçek, Tayyip Erdoğan'ın zabıta müdürü değil. Görüntüleri izlesin. Komisyon üyesi olmayanlar el kaldırıyor.
-Ustalık dönemim diyordun, zorbalık, eşkıyalık ve zulüm döneminmiş. 30 dakikada 29 madde geçti. Bu bir dünya rekoru.
- Hayırlı olsun Türk milletine artık yeni bir paşamız oldu: recep paşa.
- 11 Mart bir darbe günüdür. Demokrasinin lekeli, tecavüzlü günüdür. darbe olması için ille asker şart değil.
---------------alıntı---------------
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=321658&utm_source=dlvr.it&utm_medium=facebook
---------------alıntı---------------
-Meclis Başkanı Cemil çiçek, Tayyip Erdoğan'ın zabıta müdürü değil. Görüntüleri izlesin. Komisyon üyesi olmayanlar el kaldırıyor.
-Ustalık dönemim diyordun, zorbalık, eşkıyalık ve zulüm döneminmiş. 30 dakikada 29 madde geçti. Bu bir dünya rekoru.
- Hayırlı olsun Türk milletine artık yeni bir paşamız oldu: recep paşa.
- 11 Mart bir darbe günüdür. Demokrasinin lekeli, tecavüzlü günüdür. darbe olması için ille asker şart değil.
---------------alıntı---------------
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=321658&utm_source=dlvr.it&utm_medium=facebook
sitem etmeyi bir yaşam biçimi olarak benimseyen insandır. bol bol şımartılarak, el bebek gül bebek büyütülmüş olma olasılığı yüksektir. hep ilgi bekler bu kişiler. kendisinin kimseye göstermeye tenezzül etmediği ilgidir bu bekledikleri. hayat şartları sizi alıp duvardan duvara çarpıyorken, oturduğu yerden saçma sapan sitemler ederek hayattan soğumanıza yol açar.
(bkz: yapma diyorum hobi olarak da yapma)
(bkz: yapma diyorum hobi olarak da yapma)
(bkz: aynı gökyüzüne bakıyoruz)
bir mustafa kemal atatürk sözü. açıklamaya yer bırakmayacak kadar net.
gaza gelip kapalı alt bileti almaya karar verdiğim maç.
11. duruşması bugün görülmekte olan dava. gelişmeler şu adresten canlı olarak takip edilebilir:
http://www.odatv.com/n.php?n=durusma-salonunda-neler-oluyor-1203121200
http://www.odatv.com/n.php?n=durusma-salonunda-neler-oluyor-1203121200
her köşebaşında bir alışveriş merkezi açılması ve hatta, tarihî binaların bile, geceyarıları çıkan esrarengiz [ybkz]swh[/ybkz] yangınlar sonucu yok olup, yerlerine alışveriş merkezi yapılması şeklinde tezahür eden manyaklık.
(bkz: esenyurt ta 11 işçinin yanarak ölmesi)
(bkz: esenyurt ta 11 işçinin yanarak ölmesi)
neresinden tutsan elinde kalacak bir sistemdir. bir yandan "çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimi" olumsuz etkilenir gerekçesiyle, pek çok tv yapımına "13+" ibaresi konuluyor. bu ne demektir? "bu programda, 13 yaşından küçük çocukların gelişimini olumsuz yönde etkileyebilecek unsurlar var." demektir. başka bir deyişle, "10 yaşında bir çocuk, dış etkenlerden bağımsız düşünemez, karar veremez, gerçek ile hayal arasındaki farkı kavrayamaz." bu gerekçeyle, televizyonda yayınlanan, istisnasız her program, zorunlu bir oto-sansür uyguluyor. yetmiyor, olmadık gerekçelerle, olmadık cezalara çarptırılıyor. hatta bu da yetmiyor; çocukların hangi saatte yatağa gireceğine bile televizyon karar veriyor. bu şekilde, çocuk gelişimi konusunda maksimum hassasiyete sahip bir zihniyet imajı canlanıyor kafalarda. ancak bana göre buradaki esas gerçek, televizyonun, hayatın merkezine konulmuş olduğu gerçeğidir.
diğer tarafta ise bu yasa: bir çocuk, "4. sınıftan sonra meslekî eğitime yönelebilir, açıköğretim ile yoluna devam edebilir." diyor. diyor ki; "10 yaşında bir çocuk behzat ç. izleyip sigaraya başlayabilir, alkole alışabilir, aile kurumunun kutsallığını hiçe sayabilir (!) ama, bütün hayatını etkileyecek kadar önemli bir kararı, hür iradesiyle verebilecek olgunluğa da erişmiştir."
yasanın yarattığı onlarca saçmalıktan yalnızca bir tanesi bu. insanların, ülkenin, eğitimle gelişmesinin değil, televizyon ile yönlendirilmesinin, uyuşturulmasının amaçlandığının net bir göstergesi. 10 yıldır gözümüzün içine baka baka hayata geçirilen her uygulama gibi, bu da diğer her şeyden bağımsız olarak incelendiğinde "ne güzel revizyon işte" şeklinde yorumlanabilir ama gerçekte, çürük temelin üzerine çıkılan yeni bir kaçak kattan farksızdır.
diğer tarafta ise bu yasa: bir çocuk, "4. sınıftan sonra meslekî eğitime yönelebilir, açıköğretim ile yoluna devam edebilir." diyor. diyor ki; "10 yaşında bir çocuk behzat ç. izleyip sigaraya başlayabilir, alkole alışabilir, aile kurumunun kutsallığını hiçe sayabilir (!) ama, bütün hayatını etkileyecek kadar önemli bir kararı, hür iradesiyle verebilecek olgunluğa da erişmiştir."
yasanın yarattığı onlarca saçmalıktan yalnızca bir tanesi bu. insanların, ülkenin, eğitimle gelişmesinin değil, televizyon ile yönlendirilmesinin, uyuşturulmasının amaçlandığının net bir göstergesi. 10 yıldır gözümüzün içine baka baka hayata geçirilen her uygulama gibi, bu da diğer her şeyden bağımsız olarak incelendiğinde "ne güzel revizyon işte" şeklinde yorumlanabilir ama gerçekte, çürük temelin üzerine çıkılan yeni bir kaçak kattan farksızdır.
genelde önde olan takımın, vakit geçirmek için yaptığı hamledir. durum berabere iken yapılması, bir tür "aza kanaat etme" yöntemidir.
UEFA Avrupa şampiyonası Elit Turu 4. Grup müsabakaları için u-17 milli takımına davet edilen 2 oyuncumuzdan biri.
http://www.bjk.com.tr/tr/haber/51655/u_17_milli_takimi_rsquo_ndan_davet.html
http://www.bjk.com.tr/tr/haber/51655/u_17_milli_takimi_rsquo_ndan_davet.html
Euro Challenge Kupası çeyrek final ilk maçı. türkiye saatiyle 20.30'da başlayacak.
http://www.bjk.com.tr/tr/haber/51652/potada_rakip_artland_dragons.html
http://www.bjk.com.tr/tr/haber/51652/potada_rakip_artland_dragons.html
sorun "canımızı verelim" kısmındadır. beşiktaş için canını vermek, zaten her babayiğidin harcı değildir. bunu yapabilecek insanlar içinse ne madrid'i elemek ne de başka herhangi bir başarı, ön koşul olamaz. beşiktaş için canını verebilecek insanların tek felsefesi vardır:
(bkz: yenilsen de yensen de taraftarın senle üzüntünde sevincinde seninle birlikte)
(bkz: yenilsen de yensen de taraftarın senle üzüntünde sevincinde seninle birlikte)
şu sözlerin sahibidir kendisi:
---------------alıntı---------------
Başkan [ybkz]swh[/ybkz] bizim her zaman babamızdır. Bize bağırıp çağırmasını bile çok özledim.
---------------alıntı---------------
---------------alıntı---------------
Başkan [ybkz]swh[/ybkz] bizim her zaman babamızdır. Bize bağırıp çağırmasını bile çok özledim.
---------------alıntı---------------
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?