ülke kan ağlarken, vahit kiler'in kanına "pierre loti" isminin dokunması durumudur. anadolu'daki çoğu yerleşim yerinin adının rumca'dan geldiğini bilmeyen bir cahilin, "biraz da ben değiştireyim gündemi la, ehe ehe" demesinden ibarettir aslında. şöyle bir bilgiyle bitireyim:
---------------alıntı---------------
Vahit Kiler'in soyadı olan Kiler, latince "celare" saklamaktan türeyen "cellarium", yunanca "kellári", farsça "kiler", ingilizce "cellar"
---------------alıntı---------------
bir iktidarın, sonunu kendi elleriyle nasıl hazırladığının uygulamalı anlatımıdır aynı zamanda. en azından, tarihte hep böyle olmuş; kimsenin zulmü, yanına kâr kalmamış. yine öyle olacaktır ama görmeye bizim ömrümüz yetecek mi, işte orasını bilemiyoruz.
önyargılara kulak tıkayıp, korkuların üstüne üstüne gitmeyi gerektirir. ki önyargıların çoğu haklıdır ne yazık ki; ben bile beyinsizce hareketler yapan bir araba gördüğümde "kesin kadındır bak" diyorum ve mutlaka kadın çıkıyor o arabanın şoförü. ama, daha önce de söylemiştim, bu başlıkta mıydı başka yerde mi hatırlamıyorum; bu durumun oluşmasında, daha bebeklikten itibaren kız ve erkek çocuklarına, özellikle oyuncaklarla verilen mesajların etkisi büyük. 5 yıldır anaokulunda çalışıyorum, hâlâ her doğum günü olduğunda hediyeler belli; kızlara bebek, erkeklere araba/kamyon/uçak/otobüs. erkeklerin çoğu da bu sebeple, daha bacak kadarken öğreniyor bu işin nasıl yapılacağını. benim babam mesela, çocukken babasını izleye izleye öğrenmiş. ama kız çocuklarının ilgi alanına girmiyor, girmesi için de teşvik edilmiyor hiçbiri. bir şeyi ne kadar erken öğrenirseniz, o kadar çabuk ve iyi kavrarsınız. örneğin yabancı dil; ilkokulda veya ilkokulu bitirir bitirmez öğrenen insanla, sonradan kursa gidip öğrenmeye çalışanın yabancı dil hakimiyeti kesinlikle aynı olamaz. araba kullanmak da aynı hesap işte. öğrenmek zorunda olduğun için öğrenmek ve bir de üstüne kalabalık şehirlerde araba kullanmak ile, araba kullanmaktan zevk almak arasında çok büyük fark var. bu kadar şikâyetçiyseniz, gelin değiştirelim bu düzeni. kız çocuğu sahibi olursanız günün birinde, siz böyle yetiştirmeyin onu. 3 yaşına geldiğinde, haftasonları alın yanınıza, çıkın arabayla, yavaş yavaş öğretin neyin ne olduğunu. en azından isimlerini ve yerlerini öğrensin, izlesin sizi. ancak bu şekilde biter "kadın şoför" goygoyu. ama böyle "hadi lan oradan, siz kim araba kullanmak kim!" zihniyetiyle devam ederseniz, daha çok görürüz fren yerine gaza basıp ortalığı dağıtan kadınları. bir de bu yönünden bakmayı deneyin olaya. esenlikler, kazasız günler dilerim.
(bkz: hiçbiri)
trip atmanın en etkili yolu susmaktır zira. [ybkz]swh[/ybkz]
trip atmanın en etkili yolu susmaktır zira. [ybkz]swh[/ybkz]
##205172
yine ceza yiyen takımımız.
http://www.ntvspor.net/haber/gunun-haberleri/66200/besiktas-milangaz-a-para-cezasi
böyle giderse, futbol seyircisi, basketbol izlemeyi öğrenene kadar kulübü batıracak. "kapasitenin üzerinde seyirci alınması" olayını ayrı tutuyorum; küfür ve sahaya yabancı madde atma olayına gelelim. gerizekâlı mısınız? tamam, evet, 3 haziran 2012 beşiktaş milangaz anadolu efes maçında çıldırtan bir hakem yönetimi vardı, ben de tribünde saçımı başımı yoldum ama artık bir hakim olun kendinize yahu. feda tişörtlerine verdiğimiz paralar cezalara gidiyor sayenizde. şu yeni açık amigosunu, karagümrüklüler'i falan basketbol maçlarına sokmamak lazım, yetti be. izlemeyi de bilmiyorlar ki. serbest atış kullanan adamın konsantrasyonunu bozuyorlar mal gibi. karşıda bomboş tribünde bir avuç efes taraftarı, arada bir "efes efes!" diyor diye yuhlamaya başlıyorlar. ama o sırada beşiktaş atak yapıyor, kendi takımını yuhlamış oluyorsun, dangalak! salı günü oynadığımız maçta [ybkz]swh[/ybkz] adam sakatlanmış, teknik ekipten biri gelip koluna girip çıkarıyor diye "oraya geliriz, ananızı sikeriz!!!!!!!!" niye?? izledim tekrarını, sakatlığın sebebi fıtıkmış. şimdi git oraya, yap dediğini hadi. işte beşiktaş'a asıl zarar verenler, tişört almayanlar veya korsan ürün alanlar değil, bu mal oğlu mallardır. "basketbol kültürünüz yok yeaa" laflarının muhatabı da bunlardır. futbol sezonu açılsa da kurtulsak hepinizden. insan birazcık utanır yahu, play-off maçları başladığından beri neredeyse her maç için ceza aldık. sizin vereceğiniz desteği eşekler tepsin, asalaklar sürüsü.
http://www.ntvspor.net/haber/gunun-haberleri/66200/besiktas-milangaz-a-para-cezasi
böyle giderse, futbol seyircisi, basketbol izlemeyi öğrenene kadar kulübü batıracak. "kapasitenin üzerinde seyirci alınması" olayını ayrı tutuyorum; küfür ve sahaya yabancı madde atma olayına gelelim. gerizekâlı mısınız? tamam, evet, 3 haziran 2012 beşiktaş milangaz anadolu efes maçında çıldırtan bir hakem yönetimi vardı, ben de tribünde saçımı başımı yoldum ama artık bir hakim olun kendinize yahu. feda tişörtlerine verdiğimiz paralar cezalara gidiyor sayenizde. şu yeni açık amigosunu, karagümrüklüler'i falan basketbol maçlarına sokmamak lazım, yetti be. izlemeyi de bilmiyorlar ki. serbest atış kullanan adamın konsantrasyonunu bozuyorlar mal gibi. karşıda bomboş tribünde bir avuç efes taraftarı, arada bir "efes efes!" diyor diye yuhlamaya başlıyorlar. ama o sırada beşiktaş atak yapıyor, kendi takımını yuhlamış oluyorsun, dangalak! salı günü oynadığımız maçta [ybkz]swh[/ybkz] adam sakatlanmış, teknik ekipten biri gelip koluna girip çıkarıyor diye "oraya geliriz, ananızı sikeriz!!!!!!!!" niye?? izledim tekrarını, sakatlığın sebebi fıtıkmış. şimdi git oraya, yap dediğini hadi. işte beşiktaş'a asıl zarar verenler, tişört almayanlar veya korsan ürün alanlar değil, bu mal oğlu mallardır. "basketbol kültürünüz yok yeaa" laflarının muhatabı da bunlardır. futbol sezonu açılsa da kurtulsak hepinizden. insan birazcık utanır yahu, play-off maçları başladığından beri neredeyse her maç için ceza aldık. sizin vereceğiniz desteği eşekler tepsin, asalaklar sürüsü.
normal zamanlarda ilginizi çekmeyecek her türlü gereksiz aktiviteyi kapsayan nedenlerdir.
"ve geri almıyoruz" şeklinde sona eren süreç.
http://tinyurl.com/c45k8sy
aferin. devam edin, hepimize hayvan muamelesi yapmaya devam edin. sonunuzu kendi ellerinizle yazıyorsunuz. aynen böyle devam.
http://tinyurl.com/c45k8sy
aferin. devam edin, hepimize hayvan muamelesi yapmaya devam edin. sonunuzu kendi ellerinizle yazıyorsunuz. aynen böyle devam.
goygoyu bir an önce bitsin diye zamanı ileri sarmak istediğim etkinlik.
---------------alıntı---------------
Sportif Aş Verilerine Göre 6 Haziran Carsamba Saat 16:00 itibari ile Resmi Satiş Adedi: 39.412 Devam Ediyoruz!!
---------------alıntı---------------
Sportif Aş Verilerine Göre 6 Haziran Carsamba Saat 16:00 itibari ile Resmi Satiş Adedi: 39.412 Devam Ediyoruz!!
---------------alıntı---------------
satış rakamı konusundaki şikâyetleri yersiz bulduğum tişört. hedef 200.000 ama bir seferde 200.000 adet tişört piyasaya sürülmemiş, böyle bir bilgiye rastladım dün. ayrıca maaş gününü, kredi kartı hesap kesim gününü bekleyen bir sürü insan var. hatırladığım kadarıyla mayısın son haftası çıkmıştı piyasaya. henüz 2 hafta oldu çıkalı. biraz sabırlı olun, insanları asıp kesmeyin hemen. hele bir şampiyon olalım, bakın nasıl hızlanacak o satışlar.
biletler satışta. itinayla yükleniniz.
an itibariyle biletix internet sitesi etkinlik sayfası açılmış olup, bilet satışı için "yakında" ibaresi konulmuştur. bu da, biletlerin saat 13.00'te satışa çıkacağını gösteriyor bizlere. f5 tuşu düşmesin parmak uçlarından.
(bkz: kartal özmızrak)
ısrarla dönüp kendine bakmayan, kendi hatalarını kabul etmek istemeyen insan [ybkz]swh[/ybkz] söylemi. söylediği şey yanlış değil, ama sadece beşiktaş için geçerli olan bir şey de değil.
barcelona'nın, son çeyrekteki geri dönüşü ve bitime 1 saniye kala bulduğu akılalmaz üçlükle 81-80 galip geldiği karşılaşma. daha da izlemem serinin devamını. internetten istatistikleri takip ederken adamlar fark yedi, açıp izleyeyim dedim neler neler oldu. [ybkz]swh[/ybkz]
3. periyodu 54-66 real madrid üstünlüğüyle sonuçlanan karşılaşma.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?