confessions

avcarlıçürük

2. nesil Yazar - - Yazar -

  1. toplam entry 13432
  2. takipçi 0
  3. puan 246903

basketbolda serbest atış

avcarlıçürük
beşiktaş erkek basketbol takımı'nın, 2012-2013 sezonundaki kâbusu. başlarda sadece gasper vidmar'a özgü bir hastalıktı, ancak anlaşılmaz bir domino etkisiyle, zamanla tüm takıma yayıldı. 2'de 2 atan oyuncu kalmadı. "sırf o atışları sokabilsek kazanmıştık." dediğimiz kaç maç oldu, sayamadım ama galiba kaybettiğimiz maçların (özellikle lig maçları) tamamı için söylenebilir bu. son örnek, 25 mart 2013 beşiktaş galatasaray medical park maçı. anlamıyorum, anlayamıyorum.

carlos arroyo

avcarlıçürük
25 mart 2013 beşiktaş galatasaray medical park maçında kendisine sövenleri duydukça kahrolduğum oyuncu. hiç mi vicdanınız yok ya? adam adeta bir fabian ernst gibi, istemeye istemeye gitti bu takımdan. kalmak istediğini söyledi kaç kere ve gittikten sonra bile beşiktaş taraftarı diyordu hâlâ. hayır ne yapacaktı bu maçta, ayıp olmasın diye kötü mü oynayacaktı? salon fuck you dedi, ben utandım. ve belki de böyle yaparak daha çok hırslandırdılar adamı. o küfürlerin tek bir hedefi olmalıydı [ybkz]swh[/ybkz] ve o hedeften sapılmamalıydı. hiç yakışmadı, hiç.

düşünce ağlamayan çocuk

avcarlıçürük
anne-babasının, düşmeyi bir felaket gibi algılamak yerine, hayatın bir parçası olarak düşündüğü çocuktur. bu nedenle abartılı tepkiler vermezler ve çocuk da, canı yanmadıysa eğer, ağlamaz. düşen çocuğun yaygara koparmasının sebebi, ebeveynin aşırı abartılı tepkileridir çoğu zaman.

samet aybaba

avcarlıçürük
beşiktaş futbol takımı'nın başına geçtiğinden beri yaptığı en iyi iş, bir takım ruhu oluşturmak oldu. geçenlerde olcay şahan da söylemişti hatta bunu: "takımda arkadaşlık değil, kardeşlik var. başarımızın sırrı bu." aybaba'nın teknik konularda da fazla katkı sağlamadığını düşünürsek, yaptığı tek iyi şey belki de bu. ama o konuda da, (vurgula: bazı) oyuncularını sürekli ama sürekli basın önünde eleştirerek, kendi ayağına sıkıyor. birtakım sebeplerle, daha fazla sevdiği ve "o kadar da sevmediği" oyuncular var takımda. bu çok belli. işte keşke bu kadar belli olmasaydı. adam takmış kafayı oğuzhan özyakup'a. "durumunu görüyorsunuz işte." demiş. ya bu nasıl laf? yeter artık oyuncuları itin kıçına soktuğun be adam. ve dikkat ederseniz bu oyuncular da ersan [ybkz]swh[/ybkz] gibi, oğuzhan gibi avrupa'da yetişmiş ama (vurgula: gurbetçi) tabir edilenlerden ziyade, kendini geliştirmeyi başarmış, biraz daha "kültürlü" çocuklar. aynı kompleks tayfur havutçu'da da vardı ve bu kafa benim midemi bulandırıyor. eleştiriyi çok daha fazla hak eden oyuncular hakkında tek kelime etme; en kötü performansı gösterdiği maçta bile takımın en iyilerinden olan çocuk için "halini görüyorsunuz" de. yapma işte bunu hoca, yapma.

rakip takım atkısı açmak

avcarlıçürük
"8jk, 6s" muhabbetleriyle büyüyen neslin, tribündeki yansımasıdır. işin bir de bu yönü var. aynı tepkilerin, tribündeki diğer bozulma emarelerine de verilmesini isterim. çünkü ben ne zaman burada beşiktaş taraftarındaki kötü gidişten bahsetsem, eksi manyağı ediliyor ve hatta "yetti artık beşiktaş taraftarını sürekli eleştirmeniz." tarzı entry'ler ile karşılaşıyorum.

edit:

1. "rakip takım atkısı açmak" düşüncesini savunmuyorum. derdim, herkesin sınırları kendi doğrularına göre çizmeye çalışması.
2. daha önce de söyledim, yine söyleyeyim. "eksi oy" vurgusunun nedeni, birinci maddede belirttiğim olay. derdim sadece bu.
3. bu entry, cevap niteliği taşımamaktadır.
285 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol