brezilya ve hollanda'nın çeyrek finali geçmesi zor. ağır favori ispanya . ama bu dünya kupasını söke söke arjantin alır. buraya yazıyorum.
sürpriz fransa ve almanya.
geçen yılki sakatlığı omuz değil, çapraz bağlarıdır. bildiğin sakat adam. göz göre göre alıp, sezonun tamamında sakat geçirecek bir adam. yazıklar olsun beşiktaşın vizyonunu bu adamlara indirenlere.
tabi dany,eneramo,jonesla serdar'la falan ilgisi de yoktur. fernandes'i sattırmayan da o değildir. ak kaşık maşallah.
sezer öztürk tarafından haklı olarak yerden yere vurulan beyaz baykuş. toroman ve sezer' geçen yıl ödenen paralar yaklaşık 8 milyon euro , yani 25.000.000 tl, soktuğu ikinci büyük kazık.
adam yönetmekten aciz adam, fernandes'i de sattırmamıştı toplam etti mi sana 50.000.000 tl. halen kulübe yararlı falan diyenler var. 1 yılda toplam zararı 70.000.000 tl'nin üzerinde.
her şeyi skandal, siktir olup gitse de kurtulsak truva atından bıktırdı.
http://haber1903.com/Besiktas-27061-onder_ozeni_topa_tuttu.html
adam yönetmekten aciz adam, fernandes'i de sattırmamıştı toplam etti mi sana 50.000.000 tl. halen kulübe yararlı falan diyenler var. 1 yılda toplam zararı 70.000.000 tl'nin üzerinde.
her şeyi skandal, siktir olup gitse de kurtulsak truva atından bıktırdı.
http://haber1903.com/Besiktas-27061-onder_ozeni_topa_tuttu.html
biri fenerli ,biri yabancı iki maskaraya kulübün en önemli spor branşını emanet eden, ve kendi sözünü geçiremeyen başkan. yazık göz göre göre kendi sonunu hazırlıyor ve gerçekleri göremiyor.
yerli yardımcı istemiyormuş. sarışın ve moruk bana yeter diyormuş. tabii çok başarılsın hoca, ekibinde süper , ne gerek var bunlara. böyle bir konuda bile dediğini yapamayan bir yönetim ve başkan için ise artık yazılacak bir şey kalmadı.
3 milyon değer biçilen stoper. gidip de bu adama 3 milyon euro verirlerse yazıklar olsun bile demeyeceğim artık. zamanının vasat stoperi hoca olunca takıma böyle kazmaların doldurulması normal sonuçta. türkiye'de yabancı hakkının 3. stoper olarak kullanan tek takım bizdik. sivok,escude,franco sonrasında dany de var, bu senede aynı zihniyet devam. sizin zihniyetinize sokayım ben.
zamanında yazdık, çizdik ama her zamanki gibi transfer etmedik. ona vereceğimiz para ile sezer'i aldık, onu da rezil ettik. büyük topçu ve ileriki 10 yıla damga vuracak.
federasyon başkanı oldu olalı avrupadan men edilmeyen türk takımı kalmadı. büyük başkan
daha öncede açıklandığı üzere şampiyon ersun yanal'dan bilmem kaç yüz bin tl daha fazla kazanmaktadır. hem de en başarısız döneminde. bu teklifi biliç değil, ızgarada piliç olsa geri çeviremezdi.
aferin akıllı hocasın gerçekten, bu zekanı biraz futbol sahasına da yansıt azıcık. aldığında gözümüz yok, bu kulüp para haracamayız der necip gibi bir adama yılda 3 milyon tl garanti para verir.
sonuçta sende bulmuşsun yolunu devam hoca.
aferin akıllı hocasın gerçekten, bu zekanı biraz futbol sahasına da yansıt azıcık. aldığında gözümüz yok, bu kulüp para haracamayız der necip gibi bir adama yılda 3 milyon tl garanti para verir.
sonuçta sende bulmuşsun yolunu devam hoca.
türkiye'de transfer edilecek tek türk futbolcudur. kapalı defansları açar, gol atar, asist yapar. gerekirse bek bile oynar. tam bir joker. beni şahsen çok heyecanlandırıyor.
seri'de fenerbahçe süpürür diye bir iddiam vardı, ama dün net olarak hakem hataları maça damga vurdu. en kritik noktada faulu vermeyen hakemler maçın sonucunu değiştirdiler.
kulübe zararı 8 milyon euro'dur. kısa ve net. 25 milyon tl'yi sokmuştur truva atı.
Sergen yalçın,nihat kahveci,ilhan mansızdan ciddi paralar kazanmıştır.ayrıca kahran,kuntz ve carew para kazandırdılar.ama işte o kadar
fenerbahçe transferine en çok fikret başkan sevinmiştir. bir transferde daha beşiktaş'ı kullandırmamıştır.
kronik sakatmış. bunu söyleyen başkan minüsküs ameliyatından çıkıp narkoz etkisi geçmeden çok akıllı bir transfere[ybkz]swh[/ybkz] imza atmıştır. evertonlılar gelsin de bizim başkandan akıllı transfer nasıl yapılır öğrensinler.
kötü oyuncu değil ama demba ba'nın sol taşşağı olamaz. biri chealse'de forma giyiyor diğeri katar'da adını tellafuz edemediğimiz bir kulüpte. ama hiç canınızı sıkmayın nasılsa ikisi de hayal. biz bok çuvalına para saçarız ancak.
transfer dedikoduları ile değil, sahada yaptıkları ile değerlendirilmesi gereken kazma.
burada yazar arkadaşların kafasının karışık olduğu belli ben bu yüzden biraz açmak istedim. yukarıda adları geçen ve hepside fersah fersah biliç'den başarılı tüm bu hocalar , birinci sezonlarının sonunda onlardan medet umulmadığı için ki, bazıları ümit vaad ediyorlardı görevlerinden alındılar. çünkü beşiktaş böyle bir kulüptü, başarısızlığa taamül etmez, hep daha iyiyi arardı.
şimdi fikret başkan çıkmış, ''ben biliç'den çok memnunum diyor'' yani hedefler, tatmin dereceleri yerlerde. burada mesaj veriliyor taraftara , alışın başarızılığa ve susun oturun deniyor.
bakalım yukarıda adı sayılan hocalar neler yapmışlar ;
Rasim Kara : 1996-1997 sezonunda tüm maçları tribünden izleyen biri olarak söyleyebilirim ki, o takım lucescu'nun takımı ile beraber son 20 yılın en iyi futbolunu oynayan takımdı. amokachi, yankov, mrmiç, sergen ve diğerleri. ama fetih terim'in ilk yılıydı ve o dönemin iç işleri bakanı kankisi mehmet ağar'ın baskısı ile beşiktaşımızın ve rasim kara'nın önü kesildi. bu sene hakem hatalarından dem vurup, biliç'i aklamaya çalışanlar, o sezonu görselerdi herhalde intihar ederlerdi. buna rağmen bu takım 74 puan topladı. avrupada ilk kez 4. tura çıktı, ve o dönemin devi valencia'ya şansızlık ile elendi ama dişe diş mücadale etti. eğer fatih terim ve ayak oyunları olmasaydı rasim kara bir efsane olabilirdi.
hans peter brigerl : 1999-2000 sezonunda feldkamp'ın yardımcısı olarak başladı, feldkamp ligin ortasında ayrıldığında lider ile puan farkı yanılmıyorsam 9'du. göreve geldi ve beşiktaş tarihinde bir rekor kırarak 12 maç üst üste kazandı çok kısıtlı bir kadro ile ve şampiyonluk potasına girdi. eğer fevzi o malum ıskayı geçmeseydi belki bir tarih yazılacaktı ve toplamda 74 puan kazanıldı. futbol olarak, disiplin olarak, takım oyunu olarak 10 tane biliç'i cebinden çıkarırdı.
samet aybaba: beşiktaş tarihinin en zor sezonlarından biriydi, istediği hiç bir transfer yapılmadan ( ospina, webo vb ) elinde ki rezil kadro ile hemen hemen biliç'in takımı ile aynı puanı topladı ve futbol olarak hem daha keyifli maçlar izletti, hem derbi kazandı hemde yürekli oynadı ama onada tıplı diğerleri gibi tahammül edilmedi ve medet umulmadı.
tüm bu hocalara tahammül edilmeyip, bir sezon denendikten sonra yollar ayrılmışken, tüm sezon boyunca laf ve bahane üreten ama ortaya futbol koyduramayan bir hoca'dan beşiktaş gibi büyük bir takım medet ummaz. ilk sezonu olsa bilmesek medet umalım, ama sonuç ve adamın ortaya koydukları ortada. tüm bunları görmezden gelip halen bu adamda iş var demek, veya ben çok ümitliyim demek ya polyanacılıktır, yada o kişinin gerçekle ilişkisi yoktur.
şimdi fikret başkan çıkmış, ''ben biliç'den çok memnunum diyor'' yani hedefler, tatmin dereceleri yerlerde. burada mesaj veriliyor taraftara , alışın başarızılığa ve susun oturun deniyor.
bakalım yukarıda adı sayılan hocalar neler yapmışlar ;
Rasim Kara : 1996-1997 sezonunda tüm maçları tribünden izleyen biri olarak söyleyebilirim ki, o takım lucescu'nun takımı ile beraber son 20 yılın en iyi futbolunu oynayan takımdı. amokachi, yankov, mrmiç, sergen ve diğerleri. ama fetih terim'in ilk yılıydı ve o dönemin iç işleri bakanı kankisi mehmet ağar'ın baskısı ile beşiktaşımızın ve rasim kara'nın önü kesildi. bu sene hakem hatalarından dem vurup, biliç'i aklamaya çalışanlar, o sezonu görselerdi herhalde intihar ederlerdi. buna rağmen bu takım 74 puan topladı. avrupada ilk kez 4. tura çıktı, ve o dönemin devi valencia'ya şansızlık ile elendi ama dişe diş mücadale etti. eğer fatih terim ve ayak oyunları olmasaydı rasim kara bir efsane olabilirdi.
hans peter brigerl : 1999-2000 sezonunda feldkamp'ın yardımcısı olarak başladı, feldkamp ligin ortasında ayrıldığında lider ile puan farkı yanılmıyorsam 9'du. göreve geldi ve beşiktaş tarihinde bir rekor kırarak 12 maç üst üste kazandı çok kısıtlı bir kadro ile ve şampiyonluk potasına girdi. eğer fevzi o malum ıskayı geçmeseydi belki bir tarih yazılacaktı ve toplamda 74 puan kazanıldı. futbol olarak, disiplin olarak, takım oyunu olarak 10 tane biliç'i cebinden çıkarırdı.
samet aybaba: beşiktaş tarihinin en zor sezonlarından biriydi, istediği hiç bir transfer yapılmadan ( ospina, webo vb ) elinde ki rezil kadro ile hemen hemen biliç'in takımı ile aynı puanı topladı ve futbol olarak hem daha keyifli maçlar izletti, hem derbi kazandı hemde yürekli oynadı ama onada tıplı diğerleri gibi tahammül edilmedi ve medet umulmadı.
tüm bu hocalara tahammül edilmeyip, bir sezon denendikten sonra yollar ayrılmışken, tüm sezon boyunca laf ve bahane üreten ama ortaya futbol koyduramayan bir hoca'dan beşiktaş gibi büyük bir takım medet ummaz. ilk sezonu olsa bilmesek medet umalım, ama sonuç ve adamın ortaya koydukları ortada. tüm bunları görmezden gelip halen bu adamda iş var demek, veya ben çok ümitliyim demek ya polyanacılıktır, yada o kişinin gerçekle ilişkisi yoktur.
süper bir yazı , noktasına virgülüne katılıyorum.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?