confessions

semt bizim aşk bizim

2. nesil Yazar - - Yazar -

  1. toplam entry 8116
  2. takipçi 0
  3. puan 154930

f klavye

semt bizim aşk bizim
---------------alıntı---------------

F klavyenin hikayesi
Türkçe sözlerde çok sık kullanılan seslerin karşılığı olan harfler F klavyede en kolay ulaşılabilecek yerlere serpiştirilmiştir. Türkçedeki harflerin kullanılma oranlan, ünlü-ünsüz ses ilişkileri, hece ve söz yapısı, parmakların kuvvet, yetenek ve işleklikleri göz önünde bulundurularak üretilen F klavye, bu özellikleri bakımından Türkçeye çok uygundu. Yaklaşık 30.000 Türkçe sözün ölçü alındığı bir değerlendirmede a harfi 26.323, e harfi 16.308, k harfi 13-542, i harfi 13.384, m harfi 11.263, l harfi 10.496, t harfi 9-669, r harfi 8.698 kez geçmekteydi. Bu oran göz önünde bulundurularak söz konusu harfler, F klavyede en uygun yerlere yerleştirilmiştir. Q klavyede ise en çok kullanılan harfler tabir caizse klavyenin en ücra köşelerine dağıtılmış durumdadır. Buna karşılık, Türkçede 30.000 sözde sadece 125 defa geçen ve en az kullanılan harf olan j harfi, Q klavyede en uygun yere konulmuştur. F klavyede bu harfin yerinde Türkçede en fazla kullanılan ünsüz olan k harfi bulunmaktadır.

ülkemizde Bakanlıklar Arası Standardizasyon Komitesi 20 Ekim 1955 günü F klavyenin bu özelliğini resmen kabul etmiş, daha sonra Türk Standartları Enstitüsü ile Devlet Malzeme Ofisi de bu kararı benimsemiştir.

---------------alıntı---------------

şimdi istanbul'da olmak vardı

semt bizim aşk bizim
(bkz: anasını satayım )

Yayılmışız dünyanın dört bir yanına
Kimisi ta kopenhag’ta kimiyse paris
Bedenimiz orda burda dolanır ama
çok hem de çok uzak yerde kalbimiz
Bedenimiz orda burda dolanır ama
çok çok çok uzak yerde kalbimiz
Uzakta kalbimiz çok uzakta kalbimiz
Bir allı turna olsam
Karlı dağları aşsam
Varsam bizim ellere
Kendi göğümde uçsam

şimdi istanbul’da olmak vardı anasını satayım
Püfür püfür bir vapurun yan tarafında
şuanda istanbul’da olmak vardı anasını satayım
Yeni cami de mısır atmak kuşlara
Köprüde balık ekmek yemek
Dolmuşa hadi gidelim demek
Ver elini yenikapı ver elini bebek,tarabya
şuanda oralarda olmak vardı ya
şimdi istanbul’da olmak vardı anasını satayım
Boğazda köhne bir iskelenin yamacında
Tabakta kavun peynir
Kadehte buz gibi rakı
Dilimde yarı acı yarı tatlı bir şarkı
şuanda istanbul’da olmak vardı
Benim derdim dermanım bilen yok

Yayılmışım dünyanın dört köşesine
Kiminin adresi sidney kiminin hamburg
Yaşamaya dört elle sarılmışım da
Yine de gözlerim dolu yüreğim buruk
Başımı hiçbir zaman eğmedim ama
Yine de bir yanım yara içimde boşluk
Ahh içimde bir boşluk
Koskocaman bir boşluk
Minnacık tohum olsam
Savrulsam dönümlerce
Kış biter bahar gelir
Açılsam yüz binlerce
Açılsam milyonlarca

şimdi istanbul’da olmak vardı anasını satayım
Püfür püfür bir vapurun yan tarafında
şuanda istanbul’da olmak vardı anasını satayım
Yeni cami de mısır atmak kuşlara
Köprüde balık ekmek yemek
Dolmuşa çek dostum demek
Ver elini kadıköy,ver elini kalamış,moda
şuanda istanbul’da olmak vardı
şuanda istanbul’da olmak vardı
şimdi istanbul’da ,şuanda istanbul’da
Ahh istanbul’da

Sabret gönül bir gün olur
Bu hasret biter
çekilen acılar acılar canım
Gün olur geçer
Sabret gönül bir gün olur
Bu hasret biter
çekilen acılar acılar canım
Bu şarkı burda bitmez
227 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol