valencia basket ile olan sözleşmesini üç yıl daha uzatan oyuncu.
entarisi ala benziyor isimli türküden yapılmış başarılı bir uyarlama.
bilbao basket ile yolları ayrılmıştır. rusya milli takımı'nın yanında bir de kulüp takımı çalıştırmak istediğini belirtmiş.
koç george karl ile devam etmeme kararı alan takım.
beklendiği üzere unicaja malaga'nın yeni koçu olmuştur.
(bkz: kasımpaşaspor)
ilk yarısı galatasaray mp'nin 38-37 üstünlüğü ile sona ermiştir.
ilk çeyreğini banvit'in 16-22 önde tamamladığı karşılaşma.
david moyes'ten boşalan menajerlik koltuğuna (vurgula: roberto martinez)'i getiren takım.
abdullah sözer'in yaptığı açıklamaya göre zoran erceg'in 25 bin euro'luk menajerlik ücreti sebebiyle fiba'nın söz konusu tebliği gönderdiği takım. sözer, ödemenin yarın[ybkz]swh[/ybkz] yapılarak sorunun hâlledileceğini açıkladı.
uleb ile fiba arasında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığından eski statüsünün devam edeceği turnuva.
slovenya'da düzenlenecek olan 2013 avrupa basketbol şampiyonası'nda milli takım forması giymeyeceğini açıklamıştır.
caja laboral'deki görevinden ayrılmıştır.
nba'de geçen 19 yıllık aktif oyunculuk kariyerini noktaladığını açıklamıştır.
fatih tekke ile yaşanan görüş ayrılıkları nedeniyle, ibrahim hacıosmanoğlu yönetimi tarafından trabzonspor'un yeni sportif direktörü olarak görevlendirilmiştir.
https://twitter.com/NihatKahveci8/status/340897080425984000
28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi esnasında pek çok kişinin/kurumun ıskaladığı bir başka noktaya dikkatleri çekerek yaşananlara bir de başka pencereden bakmamızı sağlamıştır. teşekkür ediyoruz.
https://twitter.com/ersinduzen/status/340903295507906562
https://twitter.com/ersinduzen/status/340903295507906562
koçluğunu yaptığı banvitspor, beko basketbol ligi 2012-2013 sezonu play-off yarı final serisinde anadolu efes'i 3-1 ile geçerek finalde galatasaray mp'nin rakibi olmuştur. ayrıca,
--alıntı--
"insanların tepkilerini göstermesi, rahatsızlıklarını ifade etmesi; bir tepki ortaya koyması demokrası adına önemli. iki üç tane ağaç için başlayan bu tepki, şimdi türkiye’deki çeşitli kesimlerde, çeşitli farklı düşüncelere sahip insanları bir araya getirdi. türkiye demokrasisi bir testten geçiyor. biz gençlik yıllarımızda tepkimiz koymayı, rahatsız olduğumuz konuları ifade etmeyi beceremedik. bu imkanı bulamadık, toplanamadık. izin verilmedi çünkü. o zamanki yapı çok farklıydı. bizim gençliğimizde birlikteliğe, toplu eylemlere izin verilmedi. bugün çok daha duyarlı bir toplum ve çoğunluk halinde tepkilerini ifade edebilen bir grup var. şiddet olmamalı, şiddet olmadığı sürece de insanların tepkilerine saygı duyulmalı. türk demokrasisi sadece böyle gelişebilir.
yurt basınının olaylara tepkisiz kalması kabul edilebilir bir durum değil. gerçek basının görevi illa ki güçlü olan tarafın fikrini, düşüncesini karşı tarafa aktarmak hiçbir zaman olmadı. bazen çoğunlukta olmayanların, azınlıkların da eşit şekilde haklarını kullanmaları demokrasinin gereği. Basının konuyla ilgili haber yapmaması kesinlikle kabul edilemez. ancak neden bu noktaya gelindi, onun da sebepleri bulunmalı. insanlar bu haberleri yapmaktan neden çekiniyor? bunun nedeni bulunmalı.
artık insanlar kabuklarından çıktılar. çocuklarımız için demokratik bir ortam istiyorsak türk basınına bu konuda görev düşüyor. şimdi daha çok ekonomik anlamda ne kazanılacak, ne kaybedilecek onun hesabı yapılıyor. gelecek nesillere daha iyi bir ülke bırakmak adına demokratik azınlıkların haklarını dile getirebildikleri bir ortam sağlamalıyız. burada da basının yapması gerekenler var."
--alıntı--
(bkz: taksim gezi parkı direnişi)
--alıntı--
"insanların tepkilerini göstermesi, rahatsızlıklarını ifade etmesi; bir tepki ortaya koyması demokrası adına önemli. iki üç tane ağaç için başlayan bu tepki, şimdi türkiye’deki çeşitli kesimlerde, çeşitli farklı düşüncelere sahip insanları bir araya getirdi. türkiye demokrasisi bir testten geçiyor. biz gençlik yıllarımızda tepkimiz koymayı, rahatsız olduğumuz konuları ifade etmeyi beceremedik. bu imkanı bulamadık, toplanamadık. izin verilmedi çünkü. o zamanki yapı çok farklıydı. bizim gençliğimizde birlikteliğe, toplu eylemlere izin verilmedi. bugün çok daha duyarlı bir toplum ve çoğunluk halinde tepkilerini ifade edebilen bir grup var. şiddet olmamalı, şiddet olmadığı sürece de insanların tepkilerine saygı duyulmalı. türk demokrasisi sadece böyle gelişebilir.
yurt basınının olaylara tepkisiz kalması kabul edilebilir bir durum değil. gerçek basının görevi illa ki güçlü olan tarafın fikrini, düşüncesini karşı tarafa aktarmak hiçbir zaman olmadı. bazen çoğunlukta olmayanların, azınlıkların da eşit şekilde haklarını kullanmaları demokrasinin gereği. Basının konuyla ilgili haber yapmaması kesinlikle kabul edilemez. ancak neden bu noktaya gelindi, onun da sebepleri bulunmalı. insanlar bu haberleri yapmaktan neden çekiniyor? bunun nedeni bulunmalı.
artık insanlar kabuklarından çıktılar. çocuklarımız için demokratik bir ortam istiyorsak türk basınına bu konuda görev düşüyor. şimdi daha çok ekonomik anlamda ne kazanılacak, ne kaybedilecek onun hesabı yapılıyor. gelecek nesillere daha iyi bir ülke bırakmak adına demokratik azınlıkların haklarını dile getirebildikleri bir ortam sağlamalıyız. burada da basının yapması gerekenler var."
--alıntı--
(bkz: taksim gezi parkı direnişi)
--alıntı--
"ortada çok kesin olan bir şey var, orantısız güç kullanılıyor. mahkeme kararı varsa, bariyerler neden orada duruyor? bunu anlamak mümkün değil. mesela sadece yabancı basını takip ederseniz olaylardan haberdar olabiliyorsunuz. oturup tekrardan düşünmeliyiz, durumumuza bakmalıyız. ben neden taksim olaylarını reuters’ten takip ediyorum? sadece halk tv ve internet var. kaldırılsın bu bariyerler eğer mahkeme kararı varsa; tansiyonu düşürmek hükumetin görevi. orantısız güç kullanımını, insanların şiddet görmesini kabul etmek mümkün değil.
sigarayı bırakma kampanyası başlatıyoruz ama insanları gaza alıştırdık. artık gidip bakkaldan biber gazı alınacak herhalde. biz de kara mizah yapıp kafamızı dağıtmaya çalışıyoruz. idare edenlerin, ülkeyi yönetenlerin görevi tansiyonu düşürmek. hiçbir şey yapılmıyor. kafanızı devekuşu gibi kuma gömemezsiniz; telefondan, twitter’dan, ondan, bundan, şundan yayılacak bu olaylar. tekrar ediyorum, mahkeme kararı varsa kaldırın gitsin o bariyerleri."
--alıntı--
(bkz: taksim gezi parkı direnişi)
"ortada çok kesin olan bir şey var, orantısız güç kullanılıyor. mahkeme kararı varsa, bariyerler neden orada duruyor? bunu anlamak mümkün değil. mesela sadece yabancı basını takip ederseniz olaylardan haberdar olabiliyorsunuz. oturup tekrardan düşünmeliyiz, durumumuza bakmalıyız. ben neden taksim olaylarını reuters’ten takip ediyorum? sadece halk tv ve internet var. kaldırılsın bu bariyerler eğer mahkeme kararı varsa; tansiyonu düşürmek hükumetin görevi. orantısız güç kullanımını, insanların şiddet görmesini kabul etmek mümkün değil.
sigarayı bırakma kampanyası başlatıyoruz ama insanları gaza alıştırdık. artık gidip bakkaldan biber gazı alınacak herhalde. biz de kara mizah yapıp kafamızı dağıtmaya çalışıyoruz. idare edenlerin, ülkeyi yönetenlerin görevi tansiyonu düşürmek. hiçbir şey yapılmıyor. kafanızı devekuşu gibi kuma gömemezsiniz; telefondan, twitter’dan, ondan, bundan, şundan yayılacak bu olaylar. tekrar ediyorum, mahkeme kararı varsa kaldırın gitsin o bariyerleri."
--alıntı--
(bkz: taksim gezi parkı direnişi)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?