ruh hastası beşiktaşlılar'dan bir diğeri.[ybkz]swh[/ybkz][ybkz]swh[/ybkz][ybkz]swh[/ybkz]
yazdıkça rahatlaması dileğiyle.[ybkz]swh[/ybkz]
(bkz: 4-2-3-1)
ortaya çıkışının, tembel bir orta saha oyuncusunun işgüzarlığı sonucu gerçekleştiğini düşündüğüm, bir türlü benimseyemediğim oyun sistemi.
iki yönlü orta saha oyuncusu kısırlığı nedeniyle, 4 4 2'yi terk ediyor takımlar birer birer. forvet oyuncusu yalnız kalıyor, 2'li ile 3'lü arasındaki irtibat sağlanamıyor, kanat savunmaları zayıflıyor, sorunlar böylece uzayıp gidiyor.
iki yönlü orta saha oyuncusu kısırlığı nedeniyle, 4 4 2'yi terk ediyor takımlar birer birer. forvet oyuncusu yalnız kalıyor, 2'li ile 3'lü arasındaki irtibat sağlanamıyor, kanat savunmaları zayıflıyor, sorunlar böylece uzayıp gidiyor.
#333793
+1'imlen geldim hacı dayı.[ybkz]swh[/ybkz]
+1'imlen geldim hacı dayı.[ybkz]swh[/ybkz]
ucu açık bir süreç kavramı. ne kadar uzun aga? neye, kime göre uzun yahu?
zamanlaması manidar mı desem, faiz lobisinin işi mi desem, vadesi dolmuyor dertlerin.
zamanlaması manidar mı desem, faiz lobisinin işi mi desem, vadesi dolmuyor dertlerin.
(bkz: 3 adam)[ybkz]swh[/ybkz]
(bkz: olmasaydı sonumuz böyle)
hayatın çıkardığı âni kroşelerin, bünye üzerinde yarattığı durumdur.
bir noktadan sonra, hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını fark etmek güç değildi. tadımız kaçmıştı bir kere, geriye ise acı bir tat kalmıştı damağımda. üstelik, iyi gelmiyordun bana, günbegün hayatımla oynuyordun düpedüz.
gün geldi, aldattım seni. en yakın arkadaşınla, hattâ arkadaşlarınla... önce iyi gelmişti, zihnin oynadığı alçakça bir oyun. sahneye en son çıkıyordu zihin ve en çok alkışı alan o olurken, ben de paşa paşa sana geri dönüyordum. senin ise tüm bunları biliyor olman; gördüğüm en uç noktanın, ancak ayak parmaklarım olmasına sebebiyet veriyordu.
biliyorum, param olmasa bir dakika durmaz, terk ederdin ama... affet beni camel soft.
gün geldi, aldattım seni. en yakın arkadaşınla, hattâ arkadaşlarınla... önce iyi gelmişti, zihnin oynadığı alçakça bir oyun. sahneye en son çıkıyordu zihin ve en çok alkışı alan o olurken, ben de paşa paşa sana geri dönüyordum. senin ise tüm bunları biliyor olman; gördüğüm en uç noktanın, ancak ayak parmaklarım olmasına sebebiyet veriyordu.
biliyorum, param olmasa bir dakika durmaz, terk ederdin ama... affet beni camel soft.
anlatım bozukluğuna verilen temel örnek ifadelerden bir tanesi.
virgül deyip geçme, nelere kâdir o, nelere...[ybkz]swh[/ybkz]
virgül deyip geçme, nelere kâdir o, nelere...[ybkz]swh[/ybkz]
(bkz: oku baban gibi eşek olma)[ybkz]swh[/ybkz]
gizli virgül öğesinin[ybkz]swh[/ybkz], apayrı bir kıvama, hattâ nerediyse atasözü minvalinde bir ifadeye devşirdiği cümle.
"ağrısız kulağı delerler agaa" gibi şeyler oluyor bana.
gizli virgül öğesinin[ybkz]swh[/ybkz], apayrı bir kıvama, hattâ nerediyse atasözü minvalinde bir ifadeye devşirdiği cümle.
"ağrısız kulağı delerler agaa" gibi şeyler oluyor bana.
yazılarını takip ettiğim yazarlardan biri.
yalnız, şöyle bir durum var ki; dejavu yaşarken ilk kez gülmüş olabilirim:
#333657
(bkz: kafan çok güzelmiş canım güle güle kullan)[ybkz]swh[/ybkz]
yalnız, şöyle bir durum var ki; dejavu yaşarken ilk kez gülmüş olabilirim:
#333657
(bkz: kafan çok güzelmiş canım güle güle kullan)[ybkz]swh[/ybkz]
onca yıldır hayran hayran dinleyip de, bir kez dahi olsun kanlı canlı dinleyemediğim kadın.
maalesef önyargıları, egoları ve hoşgörü eksiklikleri ile gelmiş yazar.
nasihatle anlatamadıklarımı, musibet ile tecrübe edecek sanırım. olsun, canı sağolsun.
nasihatle anlatamadıklarımı, musibet ile tecrübe edecek sanırım. olsun, canı sağolsun.
#207102
#333616
öncelikle bölüm değil, bölümde okuyan bir kişidir. oradan başlayalım. tanım işini de kotarmış olurum böylece.[ybkz]swh[/ybkz]
cevap minvalinde ve kişisel olarak algılanmasın; daha iyi anlaşılmak ve konuyu biraz daha açmak amacıyla, biraz kafanızı ütüleyeceğim.
mühendislik bölümü öğrencileri tarafından kötülenmeleri gibi bir genelleme olduğunu kabul etmemekle birlikte; hele ki kişisel anlamda, üniversite sınavında aldığım puanla[ybkz]swh[/ybkz][ybkz]swh[/ybkz], hemen hemen tüm üniversitelerin mimarlık bölümlerine girebilecek yetide olduğumu da belirtmek isterim. belirtmek istediğim için de kendimi şey edesim geldi ama, neyse, onu ayrıca şey edelim çocuklar.
daha doğru ifadelerle belirtmeye çalışayım: nedendir bilinmez, "biz biliriz" ya da "ben, oldum artık" kafasında geziyorlar işyerlerinde. saygı duyarım mesleklerine, herhangi bir mesleğe duyduğum gibi. fakat, dünyanın en zor ve en mühim işini yapıyor olduklarına kim inandırıyor bu arkadaşları okulda, merak ediyorum. ego sahibi her kişinin, o hâle nasıl geldiğini merak ediyorum ben gerçi... neyse, hiçbir önyargı, hayıflanma, imrenme gibi hisler beslemiyorum bu arkadaşlara ve mesleklerine karşı. sadece, dediğim gibi, saygı duyabilirim, hakkını verene. ancaaaak...
alın terinin karşısında önünü ilikleyen bir adam olarak diyorum ki: yaptığı işle değil de, mesleğiyle, statüsüyle, kariyeriyle övünenin "kaşe"sini sikeyim.
#333616
öncelikle bölüm değil, bölümde okuyan bir kişidir. oradan başlayalım. tanım işini de kotarmış olurum böylece.[ybkz]swh[/ybkz]
cevap minvalinde ve kişisel olarak algılanmasın; daha iyi anlaşılmak ve konuyu biraz daha açmak amacıyla, biraz kafanızı ütüleyeceğim.
mühendislik bölümü öğrencileri tarafından kötülenmeleri gibi bir genelleme olduğunu kabul etmemekle birlikte; hele ki kişisel anlamda, üniversite sınavında aldığım puanla[ybkz]swh[/ybkz][ybkz]swh[/ybkz], hemen hemen tüm üniversitelerin mimarlık bölümlerine girebilecek yetide olduğumu da belirtmek isterim. belirtmek istediğim için de kendimi şey edesim geldi ama, neyse, onu ayrıca şey edelim çocuklar.
daha doğru ifadelerle belirtmeye çalışayım: nedendir bilinmez, "biz biliriz" ya da "ben, oldum artık" kafasında geziyorlar işyerlerinde. saygı duyarım mesleklerine, herhangi bir mesleğe duyduğum gibi. fakat, dünyanın en zor ve en mühim işini yapıyor olduklarına kim inandırıyor bu arkadaşları okulda, merak ediyorum. ego sahibi her kişinin, o hâle nasıl geldiğini merak ediyorum ben gerçi... neyse, hiçbir önyargı, hayıflanma, imrenme gibi hisler beslemiyorum bu arkadaşlara ve mesleklerine karşı. sadece, dediğim gibi, saygı duyabilirim, hakkını verene. ancaaaak...
alın terinin karşısında önünü ilikleyen bir adam olarak diyorum ki: yaptığı işle değil de, mesleğiyle, statüsüyle, kariyeriyle övünenin "kaşe"sini sikeyim.
bugün, şahsıma "yarınmış ya la" dedirten maçımız.
özlemek gibi, umutsuzluk da sevdâya dâhil olsa gerek.
özlemek gibi, umutsuzluk da sevdâya dâhil olsa gerek.
"durduk yere" ifadesinden dolayı, zamanlaması manidar olarak nitelendiğini düşündüğüm şarkılardır.
"o gemi bir gün gelecek" cümlesine verilebilecek yerinde[ybkz]swh[/ybkz] yanıtlardan biri.
badem'in güzel şarkılarından biri.
biliyorum, bir gün bir gemi gelecek
bu sensiz limana
ama, o gelene dek
sensiz kalacak bu şehir
sensiz kalacak bu liman
sensiz batacak bu güneş
biliyorum, bir gün bir gemi gelecek
bu yalnız limana
ama, o gelene dek
sensiz kalacak bu şehir
sensiz kalacak bu liman
sensiz batacak bu güneş
tâ ki, o gelene kadar
gökten yıldız toplayacağım
senin o salkım salkım saçlarına
ışıl ışıl bir taç yapmak için
sensiz kalacak bu şehir
sensiz kalacak bu liman
sensiz batacak bu güneş
sensiz atacak bu yürek
sensiz yanacak sigaram
sensiz solacak bu güller
(bkz: o gemi bir gün gelecek)
ukte: hep sen ayartıyon bizi emel
biliyorum, bir gün bir gemi gelecek
bu sensiz limana
ama, o gelene dek
sensiz kalacak bu şehir
sensiz kalacak bu liman
sensiz batacak bu güneş
biliyorum, bir gün bir gemi gelecek
bu yalnız limana
ama, o gelene dek
sensiz kalacak bu şehir
sensiz kalacak bu liman
sensiz batacak bu güneş
tâ ki, o gelene kadar
gökten yıldız toplayacağım
senin o salkım salkım saçlarına
ışıl ışıl bir taç yapmak için
sensiz kalacak bu şehir
sensiz kalacak bu liman
sensiz batacak bu güneş
sensiz atacak bu yürek
sensiz yanacak sigaram
sensiz solacak bu güller
(bkz: o gemi bir gün gelecek)
ukte: hep sen ayartıyon bizi emel
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?