confessions

ben öyle bi insan mıyım

3. nesil Yazar - - Yazar -

  1. toplam entry 6760
  2. takipçi 0
  3. puan 121646

kedidir kedi

ben öyle bi insan mıyım
--alıntı--

Biz vatandaşımızın her türlü kararına saygılıyız. Vatandaşımızın seçimine saygı duymamız lazım. Biz bununla alakalı seçim sonuçlarına gölge düşürmeye çalışanları biraz da tebessümle karşılıyoruz. Oyları etkileyecek bir unsur söz konusu değildir. il ve ilçelerde çok kısa 10 dakika 15 dakika geçici kesintiler yaşanmıştır. Elektrik direklerinin arkasına sığınmayalım.

"trafoya kedi girdi"

Espri yapmıyorum arkadaşlar. Trafoya kedi girdi. Kesinti bundan yaşandı ama bu durum ilk kez yaşanmadı. Seçimden önce de yaşanmıştı. Bunu seçime bağlamak yanlış.

Zaman zaman eksiklerin olabileceğini söylüyorum. Kasıt aramak yanlış. 5 yılda bir seçimde bir referandumda istediği sonuca ulaşamayan partilerin bu tür mazaretlerin ardına sığınmasını doğru bulmayız. Yenileceklerini anlayanlar mazeret üretiyor.

--alıntı--

[ybkz]swh[/ybkz]

(bkz: 30 mart 2014 yerel seçimleri)

bu arada, kaynak:http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26128954.asp

izmir

ben öyle bi insan mıyım
çevresindeki aydın ve muğla ile birleşerek, ege'de eyaletleşmesi gereken ilimiz.

acı, ama gerçek... kürdistan özerkliği olacaksa bu ülkede, trakya özerkliği de olur, ege özerkliği de; önünü alamazsınız. ekonomik anlamda ülkenin önde gelen illerini barındıran ve devletten cüzi miktarda destek alıp, aydın insanlarıyla demokratik bir tepki veren bir coğrafyadan bahsediyoruz. suçları, tepkilerini (vurgula: sadece) demokratik yoldan vermeleri mi yani?

30 mart 2014 türkiye cumhuriyeti yerel seçimleri

ben öyle bi insan mıyım
tatava yapmayıp, sanırım bir daha hiçbir zaman oy vermeyeceğim[ybkz]swh[/ybkz] partiye "evet"i basarak oy kullandığım gebze ve kocaeli büyükşehirde, yine de bir şeyi değiştirmeyeceğini düşündüğüm seçimler bütünü.

yine de, ankara ve istanbul büyükşehir belediyeleri için umudu yitirmeyip, akşamı bekliyorum. ve tabii, izmir'den de tokat...

slaven bilic

ben öyle bi insan mıyım
sürç-e lisân edecek olursam, şimdiden af diliyorum. şartlardan, zamandan, mekândan tamamen bağımsız olarak, tanım falan da kullanmadan, iki çift kelâm etmek isterim.

111 yıllık bir camiadan bahsediyoruz. niceliği on milyonlarla ifade edilen, müthiş bir "ordu"su olan, ulu bir çınar...
kazandığı her başarısını, deyim yerindeyse "vura vura kazanmış" olan bir isyan filizi...
on milyonların rakip sahada kalan diliminin, cebren ve hile ile, haklarını zapt ettiği bir "öteki"...

neyse, duygusallığı biraz olsun kenara bırakalım.

ismi, cismi ne olursa olsun; beşiktaş futbol takımının başında olan bir teknik direktörün, saçma sapan tabulara saplanıp, kimi zaman da kaçak güreşerek, on milyonların başını önüne eğdirmesini ben içime sindiremiyorum.

28 mart 2014 kdç karabükspor beşiktaş maçında benim gördüğüm, slaven bilic hocayla devam edeceksek, başarı için 1-2 değil de, en az 5-6 yıl geçmesi gerektiğidir. sağ bekte necip uysal'ı görmeye artık yavaş yavaş alışmak zorunda olduğumuzu fark edecektik ki, sağ açık olarak atiba hutchinson ve jermaine jones'un rotasyonlu oynamasına şahit olduk. bu nasıl devşirme ve zoraki oluşturulmuş bir kanat, bir koridor be hocam? yahu, bu iki adamdan hangisinin, sürati ve/veya tekniği ile, oynadığı kanadı hakimiyeti altına alıp, golcülerine "al da at" ikramı yapma yetisi var? takımdaki sakatlık mikrobu ile tanışız da; güvenirsin ya da güvenmezsin ama, kerim frei var elinde? hayır, kadrondaki, o mevkinin bir şekilde tek alternatifi kalmış olsa dahi, adama güvenmemek nasıl bir gaflettir ve nasıl bu hâle gelinir be hocam? bunu da geçtim... maçta hugo almeida da bir şekilde oyuna girmiş ve forvet oyuncularının sayısı 2'ye çıkmışken, rakip de "çanakkale geçilmez"i oynamaktan ziyadesiyle hoşnutken, olcay şahan sağ kanada kaydırılıp, forvetleri besleyecek muz ortaları açabilecek tek adam olan uğur boral'ı oyuna sürmek varken, neden yanında tutarsın ki? ortadan delemediğin savunmayı, kanatlardan açmaya çalışmak bir futbol düsturudur. top şişirmek ise, olsa olsa, destur... denesen keşke be hocam: denesen, tutmasa ve sonucunda yenilsek. inan bu kadar acıtmayacak o zaman, inan daha da hiddetle savunacağız seni oysa ki...

yahu çocuklar, yeminle aklım almıyor: beşiktaş takımı, sahaya, kanat oyuncusu olmadan nasıl çıkar lan?[ybkz]swh[/ybkz]

her neyse, toparlayayım...

pedro franco, mustafa pektemek gibi oyunculara (tüm iyi niyetimle, zorunluluktan olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim) yer vermeye; atiba gibi bir püskürtücüyü, nedeni ne olursa olsun, sağ bekte çürütmekten tamamen vazgeçmeye yarım sezonda karar verebilen hocamızın, doğru kadroyu ve doğru oyun yapısını oluşturmak adına tabularından kurtulması için gerekli zamanı bana söyleyebilir misiniz?

inleyen nağmeler, ruhumu sardı...
146 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol