4 ocak 2012 orduspor fenerbahçe maçının ardından,
''Sivas maçıyla başlayan, ufak ufak hani 'ince ince yasemince' derler ya, böyle bir durum var. Bir budama var. Güç dengeleri değişti. Bu güç kaybını da hakemlerin iyi aldığını düşünüyorum. çok net söylüyorum, güç dengeleri değişti''
şeklinde bir açıklamayı, hiç utanıp sıkılmadan yapabilen fenerbahçe teknik direktörü. resmen açık açık itiraf etmiş; "eskiden hakemler bizi kolluyordu ama artık kollamıyor." diyor adam açıkça, hiç çekinmeden. "adam gibi adam"dı değil mi bu arkadaş? bir de ısrarla vurgulamış güç dengeleri diye. sayın kocaman, biz zaten bunların farkındaydık hep, hâlâ da farkındayız ama kendi ağzınızla itiraf etmeniz de şüphesiz ki önemli bir gelişme.
(bkz: daha neler göreceğiz ne rezillikler)
4-3 galibiyetimizle sonuçlanan 1991 1992 sezonu şampiyonluk maçımız. [ybkz]swh[/ybkz] bu da, youtube'da nostaljik videolar arasında gezerken karşıma çıkan ve başlığı açmama vesile olan, maçın öyküsü:
http://tinyurl.com/6lwzw74
http://tinyurl.com/6lwzw74
insanları, tasmayla sokakta gezdirilen evcil hayvan gibi sürekli kontrol altında tutup, baskı altına alma çalışmalarının son halkası. önce, "spor yorumculuğu" adında uydurma bir meslek yaratılarak, teknolojik imkânlar ve sosyal medyanın da yardımıyla, taraftarlığın, yerini holiganlığa bırakması sağlandı adım adım. 5 para etmez adamlar tv'lerde boy göstererek, basit bel altı muhabbetlerle nefret tohumları ekti. bu tohumlar çiçek açmayı da geçip vahşi bir ormana dönüşmeye başladığı anda da, dayamaya başladılar yasakları. bu süreçteki giriş, gelişme ve sonuç öznelerini, pek çok farklı konuya uyarlayarak, ülkemizde işlerin nasıl yürüdüğü konusunda fikir sahibi olmak mümkündür. örnek: darbeler. önce, özenle yetiştirilmiş maşalar vasıtasıyla kutuplaşma yaratılır ve işlerin kaos boyutuna gelmesi sağlanır. kaosun tavan yaptığı noktada bir darbe patlatılır. yıllar sonra, darbelerle ilgili, hepsi aşırı derecede yanlı ve çarpıtılmış olmak üzere, diziler ve filmler çekilmeye başlanır ve darbeler sayesinde bugünlere gelenler, halkta yarattıkları darbe karşıtlığından beslenerek bir korku imparatorluğu kurarlar ülkede. örnekler çoğaltılabilir. hatta o kadar çoğaltılabilir ki, satırlara sığmaz.
(bkz: yasaklar)
(bkz: yasaklar)
1994 yılında yayınlanmaya başlayan, başrollerini perran kutman ve erdal özyağcılar'ın paylaştığı unutulmaz dizi. 4 sezon boyunca devam etmiş; erdal özyağcılar'ın diziden ayrılmasının ardından, 4. sezonun başlarında, reytinglerinin düştüğü yalanıyla apar topar yayından kaldırılmıştır. asıl sebep ise, şehnaz'ın, diziye sonradan dahil olan levent özdilek'in canlandırdığı karakterle yaşadığı evlilik dışı ilişkisi ve hamileliğidir. boşanmış bir kadını canlandırmasına rağmen, böyle akıl almaz bir sansüre uğramış ve bu durum, dizinin hayranlarını ayağa kaldırmıştır.
---------------viki---------------
Reytinglerin düşmesinin nedeni olarak şehnaz'ın evlilik dışı hamile kalması da etken olarak gösterilmiş; ancak dizinin yayından kaldırılması kanalın telefonlarının kilitlenmesine, kanala ülke çapında büyük tepkiler gelmesine hatta insanların sokaklara dökülüp protesto yürüyüşlerine bile çıkmalarına neden olmuştur. şehnaz, Türk kadınını çok iyi temsil eden, şehnaz Tango ise her insanın kendinden bir şeyler bulduğu tüm zamanların en iyi yerli dizileri arasında yerini almıştır.
---------------viki---------------
---------------viki---------------
Reytinglerin düşmesinin nedeni olarak şehnaz'ın evlilik dışı hamile kalması da etken olarak gösterilmiş; ancak dizinin yayından kaldırılması kanalın telefonlarının kilitlenmesine, kanala ülke çapında büyük tepkiler gelmesine hatta insanların sokaklara dökülüp protesto yürüyüşlerine bile çıkmalarına neden olmuştur. şehnaz, Türk kadınını çok iyi temsil eden, şehnaz Tango ise her insanın kendinden bir şeyler bulduğu tüm zamanların en iyi yerli dizileri arasında yerini almıştır.
---------------viki---------------
parliament sinema kulübü ile özdeşleşen unutulmaz şarkı.
http://tinyurl.com/7mdj7nt
http://tinyurl.com/2adxgl
http://tinyurl.com/7mdj7nt
http://tinyurl.com/2adxgl
star tv'nin adının "star 1" olduğu yıllarda, her pazar tv'de ilk kez gösterilen bir filmin yayınlandığı sinema kuşağının adı. karla bonoff'un all my life adlı şarkısıyla özdeşleşmiştir. öyle ki, bu döneme tanık olan nesil, "parliament" denildiği an kafasında bu şarkı çalmaya başlayan nesildir. o yıllarda ilkokul veya ortaokul (şimdiki adıyla ilköğretim) çağında olanlar için, ayrıca "haydi bakalım yatağa." cümlesiyle özdeşleşmiştir bu kuşak. benim de dahil olduğum bu grup, haliyle bu filmleri hiç izleyememiş; "Parliament Sinema Kulübü, Pazar Gecesi Sinemasını Sunar..." cümlesini, malum şarkıyla birlikte hafızalarına kazıdığıyla kalmıştır. benzer bir ukde için;
(bkz: şehnaz tango)
şimdilerde, doğuş grubu tarafından satın alındıktan sonra büyük bir değişime giden star tv, "pazar gecesi sineması" adıyla bu geleneği yeniden başlattı.
(bkz: şehnaz tango)
şimdilerde, doğuş grubu tarafından satın alındıktan sonra büyük bir değişime giden star tv, "pazar gecesi sineması" adıyla bu geleneği yeniden başlattı.
bu yıl, başta bazı bankalar olmak üzere pek çok firmanın, tasarruf tedbirleri nedeniyle üretmediği defter türü.
(bkz: hsbc)
(bkz: akbank)
(bkz: hsbc)
(bkz: akbank)
(bkz: alka-seltzer)
bu müthiş icadın bile yetersiz kaldığı durumlarda ise, şöyle bir formül kullanılabilir, hayat kurtarır: küçük bir cezvede, yoğurdu çok az sulandırarak ısıtıyoruz ve biraz ısınınca, kaynamasına izin vermeden altını kapatıyoruz ve bunu içiyoruz. yarım saat içinde akşamdan kalma hâlinizden eser kalmadığını göreceksiniz.
(bkz: denedim yüzde yüz çalışıyor)
bu müthiş icadın bile yetersiz kaldığı durumlarda ise, şöyle bir formül kullanılabilir, hayat kurtarır: küçük bir cezvede, yoğurdu çok az sulandırarak ısıtıyoruz ve biraz ısınınca, kaynamasına izin vermeden altını kapatıyoruz ve bunu içiyoruz. yarım saat içinde akşamdan kalma hâlinizden eser kalmadığını göreceksiniz.
(bkz: denedim yüzde yüz çalışıyor)
tivitır'dan, kovulmasıyla ilgili fantastik açıklamalar yapan yandaşlık ve yalakalık müdürlüğü genel başkanı. şahsen şu açıklamaları bana, kimin yazdığını söylemeden okutup, kimin yazdığını tahmin etmemi isteseler, ilk tahminim nihat doğan olurdu.
---------------alıntı---------------
Sevgili Dostlar, bir şeyler yazıp sevinenlerin bayramına limon sıkmanın anlami yok...Rahat olun, herkesin maskesi düşsün, açıklama yapacagım
Aynı zihniyetin temsilcileri Başbakan Erdoğan'ı da hapse attırdıkları günün akşamı medyada bayram yapmış "muhtar bile olamaz" demişlerdi...
Türkiye çıktıgı büyük yoldan dönmez-dönemez...Bu yolda bir Yigit feda olsun...
---------------alıntı---------------
kendisine, ağlaya ağlaya adlı şarkıya taze yaptığım naçizane kavır'ımı armağan etmek istiyorum:
yalaya yalaya
kalmadı dilimde tâkat
yandaşlar kovulmaz diyordun,
ne oldu?
bırakıp da gittin beni
kaldım jölemle baş başa
---------------alıntı---------------
Sevgili Dostlar, bir şeyler yazıp sevinenlerin bayramına limon sıkmanın anlami yok...Rahat olun, herkesin maskesi düşsün, açıklama yapacagım
Aynı zihniyetin temsilcileri Başbakan Erdoğan'ı da hapse attırdıkları günün akşamı medyada bayram yapmış "muhtar bile olamaz" demişlerdi...
Türkiye çıktıgı büyük yoldan dönmez-dönemez...Bu yolda bir Yigit feda olsun...
---------------alıntı---------------
kendisine, ağlaya ağlaya adlı şarkıya taze yaptığım naçizane kavır'ımı armağan etmek istiyorum:
yalaya yalaya
kalmadı dilimde tâkat
yandaşlar kovulmaz diyordun,
ne oldu?
bırakıp da gittin beni
kaldım jölemle baş başa
götünden uydurmak deyiminin vücut bulmuş hâlidir. deniz gezmiş'in ağabeyi tarafından, alaycı bir üslupla yalanlanmıştır.
---------------alıntı---------------
Kesinlikle böyle bir dostluk yoktu. Arada 5 yaş gibi bir fark var. Deniz 18 yaşındayken Bülent Ersoy 13 yaşındaydı. Deniz 20 yaşındayken Bülent Ersoy 15 yaşındaydı. Hiçbir şekilde karşı karşıya gelmeleri mümkün değil. Sosyalist toplantılarına katıldım diyor, hangi toplantıya nerede katıldığını ve kimlerin olduğunu söylemiyor. Denizin 68li arkadaşlarıyla da konuştum. Karşılaşmadık dahi diyorlar. Görüşmelerini bırakın tek bir defa karşı karşıya bile gelemezler. Bir de 3 tane gazoz aldı demiş, bir kişiye 3 tane gazoz niye alırsın? Bir tek gazoza ilaç attı dememiş, o kalmış, çok ayıp. Kızmıyorum, gülüyorum. Ne okulda, ne semtte, ne eylem sırasında karşılaşmaları mümkün değil. Ben abisiyim 20 yaşına kadar hep beraber evde kalırdık, daha sonra zaman zaman kaçmıştır.. öyle birşey olsa benim haberim olur. Bir de rahmetli Menderesi çok severdim, çok ağladım idam edildiğinde demiş. Menderes idam edildiğinde 7-8 yaşında, ilkokula yeni başlamışssın. Menderesin nasıl bir adam olduğunu nasıl biliyorsun? Zaten yorumlara baktım. %90ından fazlası Hadi sen de diyor, kimse inanmıyor. Biraz medyatik olmak istedi herhalde. Denizle beraber olmayı insanlar onur verici bir şey olarak sayıyorlar. 20 yaşından sonra Deniz daha çok tehlike içindeydi, yurtlarda kalırdı. Eve de geldiği zaman 6-7 kişi beraber gelirlerdi. Yalnız tek bir anı olmazdı.
---------------alıntı---------------
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=305260&utm_source=dlvr.it&utm_medium=facebook
---------------alıntı---------------
Kesinlikle böyle bir dostluk yoktu. Arada 5 yaş gibi bir fark var. Deniz 18 yaşındayken Bülent Ersoy 13 yaşındaydı. Deniz 20 yaşındayken Bülent Ersoy 15 yaşındaydı. Hiçbir şekilde karşı karşıya gelmeleri mümkün değil. Sosyalist toplantılarına katıldım diyor, hangi toplantıya nerede katıldığını ve kimlerin olduğunu söylemiyor. Denizin 68li arkadaşlarıyla da konuştum. Karşılaşmadık dahi diyorlar. Görüşmelerini bırakın tek bir defa karşı karşıya bile gelemezler. Bir de 3 tane gazoz aldı demiş, bir kişiye 3 tane gazoz niye alırsın? Bir tek gazoza ilaç attı dememiş, o kalmış, çok ayıp. Kızmıyorum, gülüyorum. Ne okulda, ne semtte, ne eylem sırasında karşılaşmaları mümkün değil. Ben abisiyim 20 yaşına kadar hep beraber evde kalırdık, daha sonra zaman zaman kaçmıştır.. öyle birşey olsa benim haberim olur. Bir de rahmetli Menderesi çok severdim, çok ağladım idam edildiğinde demiş. Menderes idam edildiğinde 7-8 yaşında, ilkokula yeni başlamışssın. Menderesin nasıl bir adam olduğunu nasıl biliyorsun? Zaten yorumlara baktım. %90ından fazlası Hadi sen de diyor, kimse inanmıyor. Biraz medyatik olmak istedi herhalde. Denizle beraber olmayı insanlar onur verici bir şey olarak sayıyorlar. 20 yaşından sonra Deniz daha çok tehlike içindeydi, yurtlarda kalırdı. Eve de geldiği zaman 6-7 kişi beraber gelirlerdi. Yalnız tek bir anı olmazdı.
---------------alıntı---------------
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=305260&utm_source=dlvr.it&utm_medium=facebook
kendisinin fenerbahçe'de oynadığı yıllarda, benim 13-14 yaşlarında olduğum bir zamanda kendisiyle çekilmiş bir fotoğrafım bulunmaktadır. adana'da bir restoranda hep birlikte yemek yiyorlardı. boliç de vardı hatta, kendisiyle de çekilmiş bir fotoğrafımız mevcut. ergenlik döneminde çekilmiş fotoğraflar olarak, yakılacak fotoğraf kategorisinde olmalarına karşın, hatıra oldukları için bir köşede saklı durmaktalar. sonuç olarak ben 13 yaşındaydım, bu adam oynuyordu. 28 yaşına geldim, hâlâ oynuyor.
trt spikerinin, yaklaşık 4852 kere, bu skorun haftaya oynanacak rövanş maçı için real madrid'e avantaj sağlamayacağını tekrarladığı maç. sanki bana üçüncü lig takımından bahsediyor; adamlar 2 dakika içinde maç çevirdi. bu arada mourinho'nun 4. hakem ile girdiği polemik de, dakikalarca devam etmesi ve mourinho'nun dinmeyen öfkesi ile, dikkat çekici bir detay oldu maç adına.
3-2 sona eren mücadele. ronaldo son saniyede bir gol attı ancak bu gol, ofsayt gerekçesiyle geçersiz sayıldı. ronaldo bugün oldukça kötü bir günündeydi.
real madrid'in 68. ve 70. dakikalarda, khedira ve higuain'in attığı gollerle 2-2'lik eşitliği sağladığı maç.
29. dakikada 0-2 oldu. her iki gol de kornerden.
10. dakika itibariyle malaga'nın 0-1 öne geçtiği karşılaşma.
an itibariyle başlayan copa del rey karşılaşması. trt spor ve trt hd'den canlı yayınlanıyor.
90+2'de selçuk'un golüyle 4-1 olan ve bu şekilde sona eren maç.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?