confessions

avcarlıçürük

2. nesil Yazar - - Yazar -

  1. toplam entry 13433
  2. takipçi 0
  3. puan 246734

aziz yıldırım

avcarlıçürük
şike davası'nın 11. duruşmasından da, kendisi için tahliye kararı çıkmamıştır. bugün yaptığı savunmada, şöyle bir cümle vardı: "herkes tahliye oldu, bir biz içerideyiz. şikeyi tek başıma yaptım herhalde." kendisiyle ilgili her türlü olumsuz duyguyu bir kenara bırakarak diyorum ki; adam haklı beyler. rte "ingilizler 5 yıl avrupa kupasına katılmadı da ne oldu" dediği an, bu işin şike ile falan ilgisinin olmadığı resmiyet kazandı. rte'nin o cümlesi, aynı zamanda bir talimat, hatta karar idi. tıpkı tutuklu gazeteciler için "onlar hırsızlıktan, tecavüzden içeride." demesinin hemen ardından yapılan ve beklenen tahliyelerin gerçekleşmediği duruşmada olduğu gibi.

mahir çayan

avcarlıçürük
40 yıl önce bugün, 30 mart 1972'de, kızıldere'de öldürülen devrimci. hikâyesini merak eden, google vasıtasıyla bulur, okur zaten. (daha güvenilir kaynaklar da mevcut elbette, google sadece an itibariyle başvurulacak en kısa yol.) ben burada, şu günlerde daha bir önemli, daha bir anlamlı hâle gelen sözlerine yer vermeyi tercih ediyorum. bazı kavramları, isimleri, öyle ezberden, ne ifade ettiğinden bihaber kullananların, dikkatle okumasını tavsiye ederim. okuduktan sonra da, bugüne şöyle bir bakmalarını.

---------------alıntı---------------
emperyalist sömürünün dönen çarkları, emekçi halkın sefaletini, yaşama şartlarının zorluğunu daha da artıracaktır. oligarşi, halkın memnuniyetsizliğinin sebebini bu sefer de erim kabinesinin yetersizliğine bağlayarak, onu düşürüp yerine yeni bir kadroyu yönetime getirecektir. çark dönmesine devam edecek; cuntalar birbirini takip edecektir. kimileri “atatürkçü, laik” kimileri “reformcu” diye lanse edilecek, (vurgula: yurtsever aydınlar her defasında yeni bir umutla yeni gelenlere bel bağlayacak, sonra yanıldıklarını anlayacaklar, tekrar bir “ilerici” atılım olmasını bekleyeceklerdir). emperyalizmin işgali altındaki ülkelerde bu çark hep böyle döner. ülkemizde de (vurgula: parçalanana kadar) bu çark hep böyle dönecektir.
---------------alıntı---------------

kindar gençlik

avcarlıçürük
---------------alıntı---------------
Adıyaman’da Alevilerin evlerin işaretlenmesinin ardından Erzincan’a bağlı Avcılar köyünde de önceki gün bir okul duvarı ve 2 eve “hepiniz kafirsiniz” “kafir aleviler hepiniz yanacaksınız” yazılması TBMM gündemine taşındı. Olayı kınayan CHP milletvekilleri, “Kindar nesil söylemiyle buralara gelinir. Herkes ayağını denk alsın, mezhep çatışması çıkabilir” sözleriyle Başbakan Tayyip Erdoğan’ı uyardı.
---------------alıntı---------------

http://www.odatv.com/n.php?n=kafir-aleviler-hepiniz-yanacaksiniz-3003121200

hayattan keyif alamamak

avcarlıçürük
türkiye'de yaşamak ve kendini, etrafındaki insanlardan soyutlasan bile olan-bitenden soyutlayamama sonucu ortaya çıkan kaçınılmaz durum. kimseye tahammülün kalmaz, asosyal bir yaşamı tercih edersin ama olup bitene seyirci kalmamak, sonradan kazanılabilecek bir yeti değildir. içinde yaşadığın çemberin dışına bir kere kafanı uzattın mı, bir daha o pencereyi kapatamazsın. sürekli gözün takılır, çıkmak istersin ama çıkamazsın. kâbus gördüğünün farkında olup, gözlerini açamamak gibi. uyanınca , "hepsi rüyaymış" demek istersin, her şey düzelmiş olsun istersin ama sadece uyuyunca kurtulabilirsin kâbustan. bu yüzden zor olan uyanmak değil, uyumaktır çoğu zaman.

dört artı dört artı dört kesintili eğitim sistemi

avcarlıçürük
konuyla ilgili, üşenilmeyip okunması gereken bir yazı:

---------------alıntı---------------
Laik eğitimden dinci eğitime geçişe ilişkin yasa teklifi, TBMM Genel Kurulu’nun bugünkü toplasında kabul edilerek yasalaşmıştır. Muhalefetin, eğitimcilerin, eğitimle ilgili demokratik toplum örgütlerinin, sendikaların, kamuoyunun, ailelerin hiçbir eleştirisi dikkate alınmazken, AKP’li milletvekillerinin önerileriyle metinde kimi “vurucu” değişiklikler yapılmıştır.

Yapılan değişikliğe göre, ilköğretim kurumları, “4 yıllık zorunlu ilkokullar, 4 yıllık zorunlu ve farklı programlar arasında tercihe imkan veren ortaokullar ile imam-hatip ortaokulları”ndan oluşacaktır.

Bir başka değişiklik de, seçmeli derslerle ilgili olarak yapılmıştır. Değişikliğe göre, ortaokul ve liselerde, “Kur'an-ı Kerim” ve “Hz. Peygamberimizin hayatı”, isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulacaktır.

Komisyondan geçip Genel Kurul’a gelen metne bakıldığında, zaten bu söylenenlerin örtülü biçimde düzenlemeler arasında bulunduğu görülecektir.

Artık, ulaşılan noktada öylesine kontrolsüz ve engelsiz bir güç durumuna gelindiği görülmüştür ki, örtülüden de vazgeçilmiş, laik eğitimi ortadan kaldırmak, 28 şubat’tan değil, Atatürkçü Düşünce Sistemi’nden ve onun eseri olan öğretim Birliği Yasası’ndan rövanşı almak için son hamlenin yapılmasında hiçbir sakınca görülmemiştir.

Bakınız, Genel Kurul’da değişiklik yapılmadan önce yasa teklifindeki öngörüler nasıldı!

1) Seçmeli ders ile mesleki eğitime yönlendirme

TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nda kabul edilip Genel Kurul gündemine alınan metinde; (m.9) “ilköğretim kurumları; dört yıl süreli ve zorunlu ilkokullar ile dört yıl süreli, zorunlu ve farklı programlar arasında tercihe imkan veren ortaokullardan oluşur. Ortaokullarda lise eğitimini destekleyecek şekilde öğrencilerin yetenek, gelişim ve tercihlerine göre seçimlik dersler oluşturulur. Ortaokullarda oluşturulacak program seçenekleri Bakanlıkça belirlenir” denilmektedir.

Bu düzenlemede, ortaokullarda öğrencileri genel lise, meslek lisesi, teknik lise ve imam hatip lisesine yönlendirecek seçmeli ders konusuna yer verilmektedir. Ortaokula başlayan öğrenciler, hangi tür lisede okumak istiyorlarsa ona göre ders programı seçmek zorundadırlar.

Seçmeli ders programları, lise eğitimine yönlendirecek biçimde Milli Eğitim Bakanlığı’nca belirlenecektir.

Düzenleme, kimi çelişkileri de birlikte getirmektedir. örneğin, öğrencinin “ders” değil, “ders programı paketini” seçeceği açıklanmıştır. Yani öğrenci, ya meslek lisesine yönlendirme paketini, ya teknik liseye yönlendirme paketini, ya güzel sanatlar ve spor lisesine yönlendirme paketini ya da imam hatip lisesine yönlendirme paketini seçmek durumunda kalacaktır.

çocuk örneğin imam hatip lisesine yönelecekse, ortaokulda imam hatip lisesi müfredatına uygun derslerden (Kuran, hadis, tefsir, fıkıh, kelam) oluşan program paketini seçmek zorundadır. çocuğa, “Ben yalnız Kuran dersini seçeceğim” deme hakkı tanınmamıştır.

öte yandan, seçmeli ders programı adı altında, öğrencilere kendi müfredatı yanında meslek lisesi, teknik lise, imam hatip lisesi müfredatı da uygulanacaktır.

(b: Ortaokulda imam hatip lisesi ders programının uygulanması, çocuğun düşünce yapısını biçimlendirecek, dünyaya din penceresinden bakmasını sağlayacaktır.) Seçmeli derslerin imam hatipler yönünden “yönlendirme” özelliği olamaz. çocuklar doğrudan bu eğitimin içine çekilmektedir.

üstelik ortaokulda öğrenciler, anayasa gereği bir yandan zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerini görürken, bir yandan seçmeli imam hatip müfredat program paketini almak zorunda kalacaklardır.

Böylece, ilköğretime başlama yaşının 5 olduğu dikkate alınırsa, (b: din eksenli eğitime okutulma yaşı 9’a çekilecek); imam hatiplerin anayasaya aykırı biçimde artan okul ve öğrenci sayısında daha da büyük patlamalar yaşanacaktır.

Ortaokulda, imam hatip liselerine yönlendirecek Kuran ve din eksenli seçmeli derslerin sağlayacağı bir diğer sonuç da, kız çocuklarının ilk 4 yıllık eğitimden sonra, 9 yaşından itibaren türbanla eğitime devam etme olanağına kavuşmaları olacaktır.

Bilindiği gibi, laik eğitimin okulları olan imam hatip liselerinde önce Kuran dersleri için türbana izin verilmiş, sonra bu uygulama tüm derslere yaygınlaştırılmış ve göz yumma yöntemiyle, hukuk dolanılarak kalıcı duruma getirilmiştir. Aynı olay şimdi ortaokullarda yaşanacaktır.

işte tüm bunlara karşın, (b: imam hatip müfredatı içinde zaten ortaokullarda okutulacakken bununla yetinilmemiş; ortaokul ve liselerde “Kuran” ve “Peygamberimizin yaşamı” açıkça ve yasayla seçmeli ders durumuna getirilmiştir.)

Teklif metninde, yukarıda belirttiğimiz gibi ortaokullar yönünden bunlar zaten seçmeli ders idi. Liseler yönünden ise, teklifte bulunmayan bir düzenleme yapılmış ve onlara da bu derslerin seçmeli ders olarak okutulması sağlanmıştır.

Ayrıca belirtmek gerekir ki, yasada bu derslere yer verilmek suretiyle, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortaokullar için seçmeli ders programı yapma yetkisi, bu dersler yönünden yasayla sınırlanmıştır.

Bir başka konu da, ortaokulda seçilen programa göre çocuğun lise türüne mahkum olmasıdır. örneğin ortaokulda imam hatip müfredat programını seçen çocuğun, imam hatip lisesinden başka yerde okuma şansı yoktur.

2) ilköğretim okulları

Komisyonca Kabul edilip Genel Kurul’a gelen teklif metninde, “ilköğretim kurumları; dört yıl süreli ve zorunlu ilkokullar ile dört yıl süreli, zorunlu ve farklı programlar arasında tercihe imkân veren ortaokullardan oluşur” düzenlemesi bulunurken, bu tümceye bir de imam hatip ortaokulları eklenmiştir.

Metne göre, (b: zaten ortaokullar isteyenler için seçmeli ders program paketleriyle imam hatip ortaokullarına dönüştürülecek iken, bununla yetinilmemiş, imam hatip ortaokullarının yeniden açılmasına olanak sağlanmıştır.)

Böylece bir yandan imam hatip müfredatını seçmeli ders olarak alanlar için genel liseler imam hatip ortaokuluna dönüşecek, öte yandan da imam hatip ortaokulları resmen açılacaktır.

3) Birleşik okullar açılması

Komisyon’ca kabul edilip Genel Kurul gündemine alınan metinde, (m. 3 ve 8) ilköğretim kurumları olan “ilkokul ve ortaokulun bağımsız kurumlar olarak açılmasının” esas olduğu belirtildikten sonra bunun istisnasına da yer verilmiştir. Kurala istisna getiren düzenlemeye göre, “(b: ortaokullar, ilkokullarla veya liselerle birlikte kurulabilecek)”tir.

Bu kurala ve Genel Kurul’da kabul edilen değişikliğe göre, (b: ilkokul ile ortaokul ya da imam hatip ortaokulu; ortaokul ya da imam hatip ortaokulu ile lise aynı çatı altında, aynı binada bulunabilecektir.)

Teklif’te, yalnızca ilkokul ve ortaokulların bir arada bulunabileceği belirtilmiş iken; Komisyon, ortaokullar ile liselerin de, aynı binada bir arada eğitim vermesini kabul etmiş, düzenlemeyi buna göre değiştirmiştir. şimdi buna bir de imam hatip ortaokulları eklenmiştir.

Burada belirtilebilecek ilk husus, ilkokul ile ortaokulların bir arada bulunmasının gerekçeyle çeliştiği gerçeğidir. (b: Gerekçede, 8 yıl süreli kesintisiz eğitim eleştirilirken, ilkokul öğrencisi ile ergenlik çağına gelmiş ortaokul öğrencilerinin bir arada bulunmalarının sakıncasından söz edilmiştir.)

Böyle olmasına karşın, (b: gerekçeye TBMM Milli Eğitim Komisyonu da inanmamış olmalı ki, yeniden ilkokul ve ortaokulların bir çatı altında bulunmasına izin verilmiştir.)

Aslında bu bilinçli bir tercihtir. ilkokul öğrencilerinin imam hatip ortaokulları ya da imam hatip ders programını seçip imam hatip lisesi müfredatı gören ortaokul öğrencileriyle bir arada bulunmaları istenilmektedir. (b: Böylece imam hatipli abi ve ablalar, birlikte okudukları ilkokul öğrencilerine rol model olacaklar ve onları en azından davranışsal olarak etkileyeceklerdir. Böylece imam hatip eğitiminin ilkokula kadar inmesi sağlanmış olacaktır.)

Aynı yorum, birlikte eğitim gören ortaokul/imam hatip ortaokulu ve lise öğrencileri yönünden de yapılabilir.

Bülent Serim (YöK eski üyesi)
---------------alıntı---------------

http://www.odatv.com/n.php?n=laik-egitimden-dinci-egitime-3003121200

60 72 ay anasınıfı yaşıdır

avcarlıçürük
ekşi sözlük'te rastladığım ve sözlüğümüze taşımayı uygun bulduğum, duyarlı bir veli tarafından başlatılan kampanya.

---------------alıntı---------------
böyle bir kampanya başlatılır mı başlatılmaz mı bilemem ama bildiğim bir şey var: bu yıl temmuz ayında 60 ayını dolduracak olan oğlumu; ne milli eğitim bakanının ne başbakanın ne de bu ülkedeki herhangi bir kişi ya da kurumun otoritesi birinci sınıfa başlatamaz. 2012-2013 öğretim yılında benim oğlumun sınıfının kapısında afacanlar sınıfı, tırtıllar sınıfı, civcivler ya da böcükler sınıfı gibi bir şey yazacak. asla ve asla 1-a, 1-b gibi bir rakam ve bir harften oluşan bir şey yazmayacak. bu da böyle biline.

2007'li çocuğu olan ve biraz kafası çalışan bütün anne babaları da çocuklarını 2006 doğumlularla birlikte ilkokul birinci sınıfa başlatmamaya davet ediyorum. çocuğunuzun geçiş döneminin kayıp neslinin bir üyesi olmasına izin vermeyin.
---------------alıntı---------------

ses getirmesi ve desteklenmesi gereken kampanyadır. bunu bir klavye delikanlısı olarak değil, bir okul öncesi eğitimci olarak söylüyorum. 5 yaşında bir çocuk, okul öncesi eğitim almalıdır, ilkokula başlayacak gelişimi henüz tamamlamamıştır. yine söylüyorum, bu işin şakası yok. bu konu çok ciddi. bu teklifin geri çekilmesi gerek, bunun için de direnmek gerek. aksi takdirde, sonrası çok karanlık, zifiri karanlık.

28 29 mart 2012 kesk ve eğitim sen ankara eylemi

avcarlıçürük
akılalmaz bir şekilde, interneti ve sosyal medyayı aktif kullananlar dahil, büyük bir çoğunluğun umursamadığı eylem. yahu bu insanlar senin, benim, bizim çocuklarımızın geleceğinin anası ağlamasın diye orada, laf olsun diye değil. bu sabah 4+4+4'ün 8 maddesi meclis'ten geçti, kalan maddeler de akşama kadar geçebilir, bilmem farkında olan var mı. bu teklif yasalaşırsa, şu an 60 aylık olan çocuklar, 72 aylık çocuklarla aynı sınıfta ilkokula başlayacak, bilmem farkında olan var mı. şu an 6 yaşında olup, hazırlık sınıfına giden çocukların hemen hepsi okuma-yazmayı sökmüş durumda. 5 yaşında olanlar ise bu çalışmalara seneye başlayacaktı ama eylül'de bu iki grup aynı sınıfta olacak, bilmem farkında olan var mı. 5 yaş ısrarı, tamamen kız çocuklarının ergenlik çağı baz alınarak alınan bir karar, bilmem farkında olan var mı. çıldıracağım artık, hiç kimse mi çocuk yapmayacak? azalarak bitmek niyetinde miyiz, nedir? şaka değil yahu, bu işin şakası yok. ergenlerle, apaçilerle, yarışmalara katılan üniversite gençliğiyle dalga geçmesini biliyor herkes. bunların hepsini mumla aratacak bir neslin temeli atılıyor ama herkes hâlâ laylaylom. ekşi sözlük'te bir başlığa rastladım; 60 72 ay anasınıfıdır. bu kampanya sözlükle sınırlı kalmamalı, geniş kitlelere yayılmalı ve aileler tarafından uygulanmalı. bunun dönüşü yok, gerçekten yok. n'olur ses verelim artık, lütfen.
457 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol