türk kökenli olmayan bir insan olarak, yıllarca gururla söylediğim ve bundan sonra da söylemeye devam edeceğim söz.
o'nun sevgisiyle büyüyen, yıllarca andımız'ı gururla okuyan ama asla, hayatının hiçbir döneminde faşist olmayan, her zaman kafasını kullanabilen bir insan olarak, böyle bir neslin mensubu olarak, kendi çocuklarımı da aynen bu şekilde yetiştireceğim. o'nu unutturmaya çalışanların, buna gücü yetmeyecek. kitaplardan, okullardan kaldırmaya çalışacaklar ama kalplerden atamayacaklar. ömrümüz yettiğince izinden gideceğiz, çocuklarımıza o'nu anlatacağız.
depremi bahane edip cumhuriyet bayramı törenlerini iptal edenlerin, bir diğer arzusudur. kendini anti-militarist zanneden ama aslında tarihini bilmeyen yeni nesil de bunu iyi bir bok zannedip desteklemektedir ne yazık ki.
"ne mutlu türk'üm diyene" sözünü götünden anlayanların kalkıştığı aymazlıktır. ne kadar saçma bir çaba olduğu, ilk entryde detaylı bir şekilde anlatılmıştır, fazla söze gerek yok.
##124199
##124199
vurucu etkiye sahip olan bir redd şarkısı.
Mum kokuyordu odası sabaha doğru
Duvarlarda çiçekler asılmış kuruyordu
Masada eski hediyelerin boş kutuları
Belli ki atmaya kıyamıyordu
Elbiselerini kaldırıp, bana yer açarken
Onu izliyordu gözlerim, çok güzeldi
Radyoyu açıp duruma uygun bir kanal buldu
Bir içki ister misin diye soru
Boş ver çok içtim yanıma gel
Boş ver zaten kafam güzel
Boş ver çok içtim yanıma gel
Boş ver zaten kafam güzel
Karbon kâğıdı konmuş gibi duyguların arasına
Birbirimize dokunduk sabırsızca
Gözlerine bakınca utandığını anlamak kolaydı
Ama durmadı öptü beni kısıp gözlerini
Elbiselerini çıkartıp saçlarına dokunurken
Onu kokladım içim ürperdi
Soluk soluğa yatıyordu terlemişti vücudu
Ve beklenen soruyu sordu
Boş ver sevdim de ne oldu
Boş ver böylesi daha güzel
Boş ver sevdim de ne oldu
Boş ver böylesi daha güzel
Elbiselerimi giyerken oda aydınlanıyordu
Ve güzelliği ışıkla eriyip gidiyordu
çıkıp giderken beni izliyordu yatağından
Neden burda kalmıyorsun diye sordu
Boş ver bir taksi çağır giderim ben
Boş ver rahatını hiç bozma sen
Boş ver bir taksi çağır giderim ben
Boş ver böylesi daha güzel
http://fizy.com/#s/1ba40h
Mum kokuyordu odası sabaha doğru
Duvarlarda çiçekler asılmış kuruyordu
Masada eski hediyelerin boş kutuları
Belli ki atmaya kıyamıyordu
Elbiselerini kaldırıp, bana yer açarken
Onu izliyordu gözlerim, çok güzeldi
Radyoyu açıp duruma uygun bir kanal buldu
Bir içki ister misin diye soru
Boş ver çok içtim yanıma gel
Boş ver zaten kafam güzel
Boş ver çok içtim yanıma gel
Boş ver zaten kafam güzel
Karbon kâğıdı konmuş gibi duyguların arasına
Birbirimize dokunduk sabırsızca
Gözlerine bakınca utandığını anlamak kolaydı
Ama durmadı öptü beni kısıp gözlerini
Elbiselerini çıkartıp saçlarına dokunurken
Onu kokladım içim ürperdi
Soluk soluğa yatıyordu terlemişti vücudu
Ve beklenen soruyu sordu
Boş ver sevdim de ne oldu
Boş ver böylesi daha güzel
Boş ver sevdim de ne oldu
Boş ver böylesi daha güzel
Elbiselerimi giyerken oda aydınlanıyordu
Ve güzelliği ışıkla eriyip gidiyordu
çıkıp giderken beni izliyordu yatağından
Neden burda kalmıyorsun diye sordu
Boş ver bir taksi çağır giderim ben
Boş ver rahatını hiç bozma sen
Boş ver bir taksi çağır giderim ben
Boş ver böylesi daha güzel
http://fizy.com/#s/1ba40h
(bkz: iyi niyet)
zamanında altı dolu olan, daha sonra versiyonsal işlemlere kurban giden başlık. huzurun diğer adı olan şarkılardandır.
---------------spoiler---------------
herkesin bir yara izi vardır, kimseye dokundurtmayacak kadar güzel olan, baktıkça nefes alabiliyor olmanın kıymetini anlamanı sağlayacak bir yara izi.
---------------spoiler---------------
herkesin bir yara izi vardır, kimseye dokundurtmayacak kadar güzel olan, baktıkça nefes alabiliyor olmanın kıymetini anlamanı sağlayacak bir yara izi.
---------------spoiler---------------
an itibariyle kıçına kına yakmakla meşgul olan medyadır. kına yakma işlemini bitirebilirse, yaktığı yerden bir şeyler sallayacaktır konuyla ilgili.
bir insana edilebilecek en naif, en anlamlı sitemlerden biridir. huysuz ve tatlın kadın şarkısında geçer.
http://fizy.com/#s/3wko9o
http://fizy.com/#s/3wko9o
(bkz: geliyoruz)
geçtiğimiz ramazan bayramında gördüğümüz istanbul'dur. bayramlar yaz mevsimine denk geldiğinde görülür, çok sevilir ve sonrasında çok özlenir.
3 kasım 2011 beşiktaş dinamo kiev maçında 39 derece ateşle oynadığı halde varını yoğunu ortaya koyup, maç sonunda da yere yığılan futbolcumuz. süper yetenekleri olmadığı için, yalnızca yaptığı hatalar görülür pek çok taraftarımız tarafından. geçen seneki dinamo kiev facialarında ortaya koyduğu oyunu kimse hatırlamaz örneğin.
hiçbir şeyden memnun olmayan, sabır nedir bilmeyen (veya unutan), 15 yıl bekledik daha önce bestesinin altında yatan ruhu anlayamayan yeni nesil beşiktaş taraftarını tanımlamada kullanabileceğimiz cümle. bu taraftar kitlesi, her kötü gidişte birini/birilerini kurban etmek ister. güzel ülkemin durumuna çok benzetiyorum ben bu durumu; altyapı çürük ama makyaj bol. gel gör ki o makyajın ardının görünmesi, yalnızca saniyelere bağlı. işte bizim taraftarımız da makyaj istiyor, o makyajın ardına bakmaya asla yanaşmıyor. hep makyajlı gezsin beşiktaşımız, günü kurtarsın, çürütülen temeli hiç görmeyelim istiyor. çıkılan o geçici ve kaçak katlar dağıldığında, altında kalacaklarının farkında değiller.
(bkz: karda donmak üzeresin uyumak tatlı geliyor ama sen öldüğünün farkında değilsin)
(bkz: karda donmak üzeresin uyumak tatlı geliyor ama sen öldüğünün farkında değilsin)
yetenekleri asla tartışılamayacak futbolcudur, tartışanın alnı rahatlıkla karışlanabilir. dünkü maçta [ybkz]swh[/ybkz] spiker bir ara kendisinden bahsederken, önce yaptığı hatalara değinip, sonra "ama tek bir hareketiyle oyunun kaderini değiştirebilecek nitelikte bir oyuncu." dedi. quaresma'ya gösterilen müsamahanın nedeni, bu cümle ile özetlenebilir. ancak insan ister istemez düşünüyor; aylardır itin kıçına sokulan, yerden yere vurulan, kadro dışı bırakılan, adeta bir yıldırma operasyonuna kurban edilen guti için neden aynı durum geçerli değil? bırak artistik hareketi, tek bir ara pası ile oyunun kaderini değiştirebilen bir oyuncu o da. üstelik kaptanlık pazubandını da aksesuar olarak değil, gerçekten sahada kaptanlık vasfını yerine getirebildiği için takıyordu. ama ne oldu? taraftar her zaman olduğu gibi bir kurban istedi. quaresma'ya âşık oldukları için, ona yapılacak köpek muamelesine verilecek tepkinin altından kalkamazdı yönetim. halaylarla türkülerle getirilen diğer yıldızımıza çevrildi rota. quaresma ise dokunulmaz olmaya devam edecek. çünkü maç içinde 150 hatalı pasın 150'sini o yapsa bile, her an göstermeye karar vereceği bir yeteneğini görebiliriz ve bunu görmek için 10-15 maçı heba edebiliriz. müthiş reflekslere sahip ve bu refleksler sayesinde çoğu maçta fark yememize engel olan cenk, hatalı baraj kurdurduğunda "o anda ikili baraj mı olur!!!!!!!!" diye yerin dibine sokulur; quaresma boş pozisyonda pas vermeyip, sonunda 2 kişi tarafından sıkıştırılıp topu kaptırdığında ve o top bize atak olarak döndüğünde "forza quaresma, alayına trivela!!!"... benim adalet anlayışıma ters bir durum bu. adamın yeteneklerine diyecek hiçbir lafım yok ama çifte standardı haklı çıkaracak büyüklükte de değil bu yetenekler.
jose maria gutierrez hernandez'in, beşiktaş taraftarının hafızalarında edindiği yerdir. bu sloganın yaratılmasını sağlayan performansı sonuna kadar devam ettiremese de, serdal adalı tutuklandıktan sonra kimse arkasında durmayıp, basına yem edilse de, bir kısım beşiktaş taraftarı tarafından hep güzel hatırlanacaktır. bunlardan biri de benim. ayrılık haberini, içim sızlayarak okudum ve halen yalan olmasını diliyorum içten içe.
http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs953.snc4/74641_475798689101_579884101_5863619_4543526_n.jpg
http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs953.snc4/74641_475798689101_579884101_5863619_4543526_n.jpg
gerçekten yıldız olanları, türk spor basınına (nam-ı diğer: akbaba) yem edilen, çakma olanları ise baş tacı edilip, şişirildikçe şişirilen oyunculardır. akbabaların son yemi için:
(bkz: jose maria gutierrez hernandez)
(bkz: jose maria gutierrez hernandez)
---------------alıntı---------------
Beşiktaş'a büyük umutlarla, dünyaca ünlü ispanyol ekibi Real Madrid'den transfer edilen Guti Hernandez Beşiktaş'tan ayrıldı.
Sezon başından bu yana Carlos Carvarhal'in bir çok maçta kadroya almadığı tecrübeli yıldızın ayrılmayı düşündüğü uzun süredir konuşuluyodu.
Son olarak Gençlerbirliği maçının kadrosuna da alınmayan Guti nihai kararını vererek Beşiktaş yöneticileri ile biraraya geldi.
Cumartesi günü gerçekleştirilen görüşmede, Beşiktaş ve istanbul'u çok sevmesine karşın bu şartlar altında takımda daha fazla kalamayacağını ifade eden ispanyol futbolcu ayrılmk istediğini söyledi.
iki taraf arasında sözleşme feshi için tüm şartlarda anlaşıldı ve Guti Beşiktaş'tan ayrıldı. takımdaki yakın arkadaşları ile vedalaşan Guti daha sonra ispanya'ya uçtu.
---------------alıntı---------------
http://www.kartalbakisi.com/haber/taraftar-anlasti-guti-defteri-kapandi/5270/
Beşiktaş'a büyük umutlarla, dünyaca ünlü ispanyol ekibi Real Madrid'den transfer edilen Guti Hernandez Beşiktaş'tan ayrıldı.
Sezon başından bu yana Carlos Carvarhal'in bir çok maçta kadroya almadığı tecrübeli yıldızın ayrılmayı düşündüğü uzun süredir konuşuluyodu.
Son olarak Gençlerbirliği maçının kadrosuna da alınmayan Guti nihai kararını vererek Beşiktaş yöneticileri ile biraraya geldi.
Cumartesi günü gerçekleştirilen görüşmede, Beşiktaş ve istanbul'u çok sevmesine karşın bu şartlar altında takımda daha fazla kalamayacağını ifade eden ispanyol futbolcu ayrılmk istediğini söyledi.
iki taraf arasında sözleşme feshi için tüm şartlarda anlaşıldı ve Guti Beşiktaş'tan ayrıldı. takımdaki yakın arkadaşları ile vedalaşan Guti daha sonra ispanya'ya uçtu.
---------------alıntı---------------
http://www.kartalbakisi.com/haber/taraftar-anlasti-guti-defteri-kapandi/5270/
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?