paralel evrenlerde bile bir kanser türü olmaya devam edeceği düşünülür, sevenleri tarafından.
http://tinyurl.com/cecxk79
veda konuşmasında aşağıdaki kısım dikkat çekicidir ve pek çok sorunun cevabı, orada gizlidir:
---------------alıntı---------------
aslında Beşiktaşın bu sezonu iki şekilde analiz edilmesi lazım. Birincisi (vurgula: Aralık-Ocak ayına kadar olan dönem), ikincisi de (vurgula: ocak ayından sonraki dönem) olarak. ilk dönemlerde Beşiktaş UEFAda gruplardan birinci çıkarken, kendi tarihinin en iyi derecesini elde ederken, ligde de iyi bir seri yakalamışken, tabii ki aynı hoca ve aynı futbolcular vardı. ancak Tabii ki sonra bazı şeyler iyi gitmedi, bunun değerlendirmesini sizlere bırakıyorum.
---------------alıntı---------------
http://tinyurl.com/c8m3yq2
---------------alıntı---------------
aslında Beşiktaşın bu sezonu iki şekilde analiz edilmesi lazım. Birincisi (vurgula: Aralık-Ocak ayına kadar olan dönem), ikincisi de (vurgula: ocak ayından sonraki dönem) olarak. ilk dönemlerde Beşiktaş UEFAda gruplardan birinci çıkarken, kendi tarihinin en iyi derecesini elde ederken, ligde de iyi bir seri yakalamışken, tabii ki aynı hoca ve aynı futbolcular vardı. ancak Tabii ki sonra bazı şeyler iyi gitmedi, bunun değerlendirmesini sizlere bırakıyorum.
---------------alıntı---------------
http://tinyurl.com/c8m3yq2
bugün hakim karşısına çıkan, 397 yılla yargılanan izmir büyükşehir belediye başkanı. 10 yıldır hiçbir seçim hilesiyle, hiçbir karalama kampanyası ile "zaptetmeyi" başaramadıkları izmir için devreye soktukları c planı. ondan sonra izmir'i konuşan, izmir'i yazan adamlar popülistlikle suçlanır. o kadar alışmışız ki yapay gündemleri konuşmaya, gerçekte olan biteni konuşan biri olduğunda, gerçeklere değil kişiye odaklanıyoruz ve asıl meseleyi kaçırıyoruz. sonra atı alan üsküdar'ı geçiyor, biz de öyle ifadesiz, aptallaşmış suratlarımızla bakakalıyoruz gidenlerin arkasından.
https://twitter.com/#!/safakacar/status/187093162853011457/photo/1
https://twitter.com/#!/safakacar/status/187093162853011457/photo/1
böyle bir ruh hâli, aslında yoktur. "evi toplamaya üşenmek" vardır, asıl mesele budur. evde her şey birbirine girmiş, ortalık alt üst olmuşsa ve o evde bundan rahatsızlık duyan biri yaşıyorsa, mutlaka sonunda dayanamayıp toplayacaktır ortalığı. o hengâmenin içinde neyin nereye konulacağını bilmesi imkânsız olduğu için de, kendi kafasına göre bir düzen belirler, buna göre toplar. sözü edilen rahatsızlığın esas sebebi de budur. paşamız veya kontes hanım kızımız, kıçını kaldırıp da elini hiçbir şeye sürmediği gibi, bulamadığı eşyalarının da hesabını sorar. yani huzursuzluğun nedeni düzen değil, kişinin üşengeçliğidir. böyle durumlarda, evin her yerini temizleyip, rahatsızlık duyan kişinin odasını leş gibi bırakmak, en mantıklı çözümdür. ancak bu da, titiz bir insan için dünyadaki en zor şeydir, irade gerektirir.
beşiktaş ile yollarının ayrıldığı haberiyle birlikte, takım tarafından kasıtlı olarak sabote edildiği, ayağının kaydırıldığı haberleri de dolaşmaya başladı. sanırım çoğumuz bu açıdan bakmadık olaya hiç. baktıysak da futbolculara konduramamış olabiliriz. ama düşününce, hiç de uzak bir ihtimal gibi değil. dün sağda solda gördüğüm onlarca yorumdan birinde diyordu ki: "herkesin gözü önünde kendisine küfür eden quaresma'yı affetmeye zorlandığı gün, bileti kesilmişti zaten". mesela ben, öne geçip de geriye yaslandığımız maçlarda, "ileriye çıkııığğğğnnn!" dercesine kenarda kendini paraladığını çok net hatırlıyorum. yandaş lig tv spikerlerinin bile dikkatini çekmişti. yani takımın, hocayı pek de sallamadığı zaten ortadaydı. "ama oyuna hiç müdahale etmemesi? oyunu okuyamaması?" denilebilir, o zaman da "tayfur'dan önce" ve "tayfur'dan sonra" diye bakmak gerekir bence olaya. toparlayamayacağım sanırım, en iyisi erdem ulus'un konuyla ilgili yorumlarıyla nokta koyayım.
---------------alıntı---------------
O değil de, bir de Carvalhal bu süreçte Beşiktaş'ta olup bitenleri çıkıp anlatırsa, o zaman ortalık fena karışır heralde! Sadece doğruları söyleyecekse Carvalhal'in konuşmasında bence fayda var. Kim ak kim kara şimdi çıksın ortaya. Onunla ilgili bir yazı yazmıştım yalanlamıştı. Yazıda şöyle bir cümle vardı. "Adın Yangında En Son Kurtarılacaklar Arasında" bak bu doğruymuş.
---------------alıntı---------------
---------------alıntı---------------
O değil de, bir de Carvalhal bu süreçte Beşiktaş'ta olup bitenleri çıkıp anlatırsa, o zaman ortalık fena karışır heralde! Sadece doğruları söyleyecekse Carvalhal'in konuşmasında bence fayda var. Kim ak kim kara şimdi çıksın ortaya. Onunla ilgili bir yazı yazmıştım yalanlamıştı. Yazıda şöyle bir cümle vardı. "Adın Yangında En Son Kurtarılacaklar Arasında" bak bu doğruymuş.
---------------alıntı---------------
galatasaray taraftarının, 2 nisan 2012 galatasaray mp beşiktaş milangaz maçı galibiyeti sonrası 7865. kez twitter trend listesine soktuğu ibare. sezon içinde beşiktaş ile yaptığı 3 maçın 2'sinde yenilip, birinde türkiye kupasından elenen bir takım, üçüncüyü kazanınca yenilmez armada olabiliyormuş. biz bugün bunu öğrendik.
2 nisan 2012 galatasaray mp beşiktaş milangaz maçında oldukça iyi bir performans sergileyen genç oyuncumuz. oyunun en kritik dakikalarında oyuna girip, 8 sayı atmıştı en son. maçı izleyemediğim için, devamı geldi mi bilmiyorum. bizim spor medyamız da sağolsun basket maçlarında bu tarz detaylara yer vermediği için.. varsa yoksa skor. neyse, mağlubiyete rağmen yüzümüzü fazlasıyla güldüren genç kartaldır kendisi.
92-81 kaybettiğimiz mücadele. izleyemedim ama galatasaray'ın attığı, neredeyse her üçlüğün girmesi, maçın skorunu belirleyen en önemli etken olmuş sanırım.
"apostrof" olarak da bilinen noktalama işareti ( ' ). özel isimlerin sonuna gelen çekim eklerini ayırırken kullanılır. bilindiği gibi, beşiktaş da bir özel isimdir ve bu nedenle, sonuna gelen çekim eklerini yazarken kesme işareti kullanılması gerekir. burada çekim eki vurgusu önemli. çoğul ekleri, hâl ekleri (-i, -de, -den), iyelik ekleri (-i, -in) gibi ekler, çekim eklerine örnektir. sözlük'te başlık açarken de bu hususa dikkat edilmesi gerekmektedir. burada başlıklarda kesme işareti kullanamadığımızdan, bunun yerine bir boşluk bırakmak gerekiyor.
not: kelimenin sonuna eklendiğinde, anlam bakımından farklı olan yeni bir kelime türeten yapım ekleri, kesme işaretiyle ayrılmaz. örnek: beşiktaşlı, beşiktaşlılar, beşiktaşlılık.
ayrıntılı bilgi için bakınız, aşağıdaki linkte kesme işareti alt başlığı.
http://tinyurl.com/dxuta3l
not: kelimenin sonuna eklendiğinde, anlam bakımından farklı olan yeni bir kelime türeten yapım ekleri, kesme işaretiyle ayrılmaz. örnek: beşiktaşlı, beşiktaşlılar, beşiktaşlılık.
ayrıntılı bilgi için bakınız, aşağıdaki linkte kesme işareti alt başlığı.
http://tinyurl.com/dxuta3l
3. çeyrek sonucu: galatasaray mp: 68 - 51: beşiktaş milangaz
carlos carvalhal'i play-off maçlarından önce gönderip, yerine tayfur havutçu'yu getiren fikret orman başkanlığındaki beşiktaş yönetimi'nin, 2012-2013 sezonunda takımın başına getirmeyi planladığı 2 isimden biri. diğer isim, slaven bilic.
edit: kaynak kartalbakisi.com
edit: kaynak kartalbakisi.com
kartalbakisi.com'un haberine göre, 2012-2013 sezonunda beşiktaş futbol takımı teknik direktörlüğü için düşünülen 2 isimden biri. tayfur havutçu'nun sadece spor toto süper final süresince görev yapacağını iddia ediyorlar. ki bu sitenin sahibinin artık yönetimde olduğu düşünülürse, yaptıkları özel haberler artık daha güvenilirdir denilebilir. neyse, ne diyorduk? fiko başkan, bize bilic'i getir.
ilk yarısı 43-38 galatasaray üstünlüğüyle sonuçlandı.
ilk çeyreği 19-20 üstünlüğümüzle tamamlanan mücadele.
sene 2011: beşiktaş lige ve uefa avrupa ligi'ne havlu atar, elde sadece türkiye kupası kalır. schuster gider, takım tayfur havutçu'ya emanet edilir. kupa zar zor da olsa kazanılır ve havutçu ile yola devam edilir.
sonra bir şike soruşturması patlar, tayfur havutçu içeri girer, o dönene kadar carlos carvalhal gelir takımın başına. bir süre iyi gider, güzel bir çıkış yakalanır. aylar sonra tayfur serbest kalır, takım önlenemez bir düşüşe geçer.
sene 2012: beşiktaş türkiye kupası'na ve uefa avrupa ligi'ne havlu atmış, ligde liderin 20 puan gerisine düşmüştür. ancak bu sene icat edilen play-off saçmalığı sayesinde, lige tam anlamıyla havlu atmış sayılmaz. ligin, play-off maçları hariç, bitimine 2 hafta kalmıştır. carlos gönderilir, takım tayfur'a emanet edilir [ybkz]swh[/ybkz] ...
sonra bir şike soruşturması patlar, tayfur havutçu içeri girer, o dönene kadar carlos carvalhal gelir takımın başına. bir süre iyi gider, güzel bir çıkış yakalanır. aylar sonra tayfur serbest kalır, takım önlenemez bir düşüşe geçer.
sene 2012: beşiktaş türkiye kupası'na ve uefa avrupa ligi'ne havlu atmış, ligde liderin 20 puan gerisine düşmüştür. ancak bu sene icat edilen play-off saçmalığı sayesinde, lige tam anlamıyla havlu atmış sayılmaz. ligin, play-off maçları hariç, bitimine 2 hafta kalmıştır. carlos gönderilir, takım tayfur'a emanet edilir [ybkz]swh[/ybkz] ...
pislik çukurunun içinde debelenen ve oradan burnunu bile çıkaramayan medyanın; onun bize yazar, aydın, bilirkişi diye sunduğu, beş para etmez zırcahil tiplerin; ekşi sözlük ile başlayıp, sosyal medya adı altında çoğalan mecraların, kişiye otomatik olarak yüklediği klavye delikanlılığı gibi faktörlerin bir araya gelerek ortaya çıkardığı tavırdır. günden güne de çığrından çıkmaktadır. bilimum sözlüklerde bir dizinin başlığına bakıyorsun misal, yazar arkadaş bildiğin, senariste akıl veriyor. abartma falan yok, basbaya akıl veriyor. beğenmezsin veya senin kafandaki gibi bir gidişat olmaz, bunu belirtirsin, o ayrı. ama, bilhassa bu ekşi sözlük ve twitter yorumlarına gazetelerde, tv'lerde falan yer verilmeye başlandıktan sonra, millet iyice bokunu çıkardı işin. kimsenin, hiçbir mesleğe saygısı kalmadı. elinin altında klavye olması, kişiye, hiçbir şey bilmediği konularda bile saygısızca ve ölçüsüzce atıp tutma hakkı veriyor gibi bir yanılgı oluştu ve virüs gibi de yayıldı. ülke olarak her işi yüzümüze gözümüze bulaştırmamızda, pek çok kurumun anasını ağlatmamızda da en büyük etkenlerden biridir bu durum. hayatında kitap kapağı kaldırmamış insanlar, sanal sözlük okuyup ordinaryus profesör olduğunu zannediyor. bu tiplerin bir kısmı da gazeteci ve televizyoncu olarak çalışıyor üstelik. işte böyle bir tabloda objektifliğe ne kadar yer varsa, başlığa konu olan objektiflik de o kadardır.
bir recep tayyip erdoğan fermanı, pardon beyanı. "kentsel dönüşüm" adı altında ucubeye çevirecekleri yerlerden bahsediyor.
---------------alıntı---------------
şimdi gideceğiz gerekirse evleri yıkacağız. Bunun yetkisini aldık mı aldık. Yasal düzenlemeleri buna göre, kentsel dönüşüm değişimle beraber yaptık, yapıyoruz, yapacağız.
---------------alıntı---------------
http://www.ntvmsnbc.com/id/25335977
---------------alıntı---------------
şimdi gideceğiz gerekirse evleri yıkacağız. Bunun yetkisini aldık mı aldık. Yasal düzenlemeleri buna göre, kentsel dönüşüm değişimle beraber yaptık, yapıyoruz, yapacağız.
---------------alıntı---------------
http://www.ntvmsnbc.com/id/25335977
tayfur havutçu'nun, pozitif düşünüp, evrene pozitif mesajlar vererek, sorunları yok edebileceğine inandığını gösteren iddia.
(bkz: inanırsak olur bence)
(bkz: inanırsak olur bence)
tez zamanda kulüple ilişiğinin kesilmesi gerektiğine inandığım futbol genel direktörü. yeni yönetimin carvalhal'i play-off maçlarından önce gönderip, havutçu'yu teknik direktörlüğe getireceği söylentileri dolaşıyor. bu maçlarda başarılı olursa, takımın başında kalacakmış. biz bu filmi geçen sene kupa maçında da gördük. umarım yine aynı hata yapılmaz. bazıları kabul etmek istemese de, tayfur havutçu "futbol genel direktörü" adı altında göreve döndüğü günden itibaren, beşiktaş'ın düşüşü başladı ve bir türlü de durmadı. tabi bu carvalhal'in başarısız olduğu gerçeğini değiştirmez, öyle bir anlam çıkmasın. gidecekse, ikisi birden gitsin diyorum ben. üzerinde beşiktaş formasını, armasını taşıyan adama ibne diyen; ciğeri beş para etmez kişilerle, kenar mahalle dilberi gibi dedikodu yapan bir adamı, bu takımın başında görmeyi, şahsen istemiyorum.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?