duruşması, bugün bölge idare mahkemesinde görülen dava. az önce sona erdi duruşma. ertuğrul mavioğlu, duruşmada yaşananları, twitter hesabından anlık olarak paylaştı.
--alıntı--
-Avukatlar adına söz alındı. Bilirkişi raporu dosyaya girmiş. Avukat gelişmeleri özetliyor.
-Hakim kısa konuşulmasını istiyor. Hakimden uyarı: görüntü ve ses kaydı yapmayın.
-Avukat devam ediyor: "koruma kurulunun görevi tarihi ve kültürel varlıkları korumaktır. O nedenle taksim yayalaştırma kararı geçersizdir."
-Avukat: "gezi için ölenler ve yaralananlar oldu." Hakim: "konunun dışına çıkmayalım." [ybkz]swh[/ybkz]
-Avukat: "avm tartışılmalı." hakim: "o da konu dışı, bunu biz değerlendireceğiz."
-avukat: "Gezi parkının 750 metrekaresi gasp edilmiş, planda olmayan yapılaşma çalışması var."
-Hakimden avukata bir uyarı daha: "çok uzun anlatıyorsunuz." [ybkz]swh[/ybkz] [ybkz]swh[/ybkz]
-Avukat: "bilirkişi raporuna uyulsun. Proje yayalaştırma değil araçlaştırma amaçlı."
-Avukat: "londra'da benzer bir proje yapılmış. Şimdi onu kaldırmak için 85 milyon dolar harcanacağı konuşuluyor. Prag'da meydanlar tünellerle değil trafiğe kapatılarak korunuyor."
-Avukat: "planlar hukuka ve halkın taleplerine aykırı. iptal edilsin."
-istanbul büyükşehir belediyesinin avukatı konuşuyor: "plan hukuka uygun. ilçe belediyelerine sormak gereksiz çünkü yetkisi yok."
-Belediye, avukatı talebin reddedilmesini istedi.
-Koruma kurulundan itiraz: biz projenin sadece cumhuriyet caddesi bölümüne onay verdik. Taksim'de onaylanmış plan bile uygulanmıyor, kültürel varlıklara tecavüz ediliyor.
-Duruşma bitti. Karar daha sonra yazılı verilecek.
-Duruşmadaki yüksek performansı, sağlam cümleleri için halkın avukatı Gonca Yılmaz'a tebrikler.
--alıntı--
artı bir yıllık kısmı, önümüzdeki beş yıl içinde benzer bir olay yaşanması durumunda devreye girecektir.
recep tayyip erdoğan'ın, dünkü akp grup toplantısında kullandığı ifade. kendisini ve iktidarını eleştirenleri hedef alarak "ayaklar, ne zamandan beri baş oldu?" demiş. 11 yıldır, zamanında kendisine ve tabanına yapılan muamelenin ekmeğini ye, mağdur edebiyatı yap; sonra gel, aynı dili kendin kullan. ayıp değil mi?
kendisini yıllarca yakından takip eden bir yazar tarafından, kendisiyle ilgili, şöyle güzel bir analiz yapılmış:
http://www.acikistihbarat.com/haberdetay.aspx?id=10369
http://www.acikistihbarat.com/haberdetay.aspx?id=10369
2013-2014 sezonundan itibaren, artık sahalarda göremeyeceğimiz grup. bunun yanında, anadolu efes, tüm sosyal sorumluluk projelerini de dondurma kararı almış. haberi şurada gördüm:
http://www.netgazete.com/gazeteler.php?id=22
http://www.netgazete.com/gazeteler.php?id=22
--alıntı--
Beşiktaş 2 sene önce "ben temizim" diye Avrupa kupasına katıldı. İdari mesele oradan geliyor. Daha uyanamayan medyaya selam.
--alıntı--
bir de şöyle bir şey var; uefa'nın beşiktaş ile ilgili kararında "besiktas jk is not eligible to participate..." demiş. yani, beşiktaş'ın avrupa kupalarına katılımının (vurgula: uygun olmadığı)nı söylüyor. fenerbahçe ile ilgili kararda yer alan ifade ise şöyle: "Fenerbahçe SK is excluded..." yani (vurgula: men edildi). bu farkın ne anlama geldiğini bilmiyorum ama böyle bir ayrım yapılmış sonuç olarak.
Beşiktaş 2 sene önce "ben temizim" diye Avrupa kupasına katıldı. İdari mesele oradan geliyor. Daha uyanamayan medyaya selam.
--alıntı--
bir de şöyle bir şey var; uefa'nın beşiktaş ile ilgili kararında "besiktas jk is not eligible to participate..." demiş. yani, beşiktaş'ın avrupa kupalarına katılımının (vurgula: uygun olmadığı)nı söylüyor. fenerbahçe ile ilgili kararda yer alan ifade ise şöyle: "Fenerbahçe SK is excluded..." yani (vurgula: men edildi). bu farkın ne anlama geldiğini bilmiyorum ama böyle bir ayrım yapılmış sonuç olarak.
mahkeme, kendisi hakkında tutuksuz yargılanma kararı verirken, görgü tanığı ifadelerini ve olayın görüntülerini yok saymış. karar, ahmet şahbaz'ın ifadelerine göre verilmiş.
http://www.bianet.org/bianet/insan-haklari/147921-mahkeme-kanitlari-yok-saydi
http://www.bianet.org/bianet/insan-haklari/147921-mahkeme-kanitlari-yok-saydi
kısaca, görünen olayların ardında, görünmeyen başka şeyler arama sonucu ortaya konulan teoriye verilen addır, diyebiliriz.
--vikipedi--
Komplo teorisi, kamuoyu tarafından belli bir şekilde algılanmış herhangi bir olay hakkında geliştirilmiş, kamuoyundan saklandığı iddia edilen bilgilerle, gizli bilgilere veya olayın arkasındaki görünmeyen güçlerle ilişkilendirilen alternatif açıklamalara verilen addır. Bilimadamlarına göre komplo iddialarına yatkın toplumlar (vurgula: uzun süreli politik, ekonomik veya ahlaki çöküntü yaşayan) veya kendilerine karşı önemli bir tehdit yöneldiğini düşünen insanlardır. Öte yandan, İngiliz sosyolog Mark Fenster'a göre belgelendirilebilen pek çok komplo teorisinin fos çıkması, bunların hepten önemsiz olmaları anlamına gelmiyor. Fenster, bu teorilerin ortaya koyduğu gerçeğin, toplumda var olan sisteme karşı genel güvensizlik ve özellikle her şeyin yüzeyde şeffaf ve özgür gözüktüğü demokratik sistemlerde aslında alttan alta süregiden başka mekanizmaların var olduğuna dair inançtır.
--vikipedi--
türkiye'de de çok rağbet görür bu teoriler. aralarında, gerçeklik payı barındıranlar da olmakla birlikte; başta dış mihraklar söylemi olmak üzere, çoğu zırvalıktan ibarettir. gerçekle alâkası olmayanların ortak özelliği, birtakım olayların sorumluluğunu, belirli bir kişinin/kesimin üzerinden alma işlevi görmesi. yani diyelim bir skandal patlıyor ve bir kişinin veya grubun foyası meydana çıkıyor. suçlu oldukları, belgelerle kanıtlanmış durumda. ama biri çıkıyor ortaya, "bize komplo kurdular hep..." tarzı iddialar ortaya atıyor. bunları destekleyecek kanıt var mı peki? genelde o da olmuyor. "görürsünüz bak." gibi cümlelerden öteye gidemiyorlar. bu şekilde zaman kazanıp, olayın unutulmasını bekliyorlar.
hiçbir dayanağı olmayanlara bir başka örnek de, kişinin, herhangi bir sebepten dolayı düşmanca duygular beslediği kişi/kurum/grupları, birtakım kirli ilişkiler/örgütlerle bağdaştırması. galatasaray ve pkk ilişkisi mesela. yanlış anlaşılmasın, o başlık üzerinden laf sokmak değil amacım. sözlük'te daha önce de bu "ilişki" ile ilgili entry'ler görmüşlüğüm var. yeniden hortlayınca, bir şeyler söyleme gereği duydum sadece. şimdi; bizim zaten galatasaray'ı (takımına gerçekten sevgiyle bağlı olan insanları tenzih ederek) sevmemek için fazlasıyla nedenimiz var. yıllar sonra gelen şike itirafları, göz göre göre yapılan usulsüzlükler, sürekli belaltı vuran taraftarlar, vs. ama pkk ile bağlantı kurulabilmesine olanak sağlayacak, hiçbir somut dayanak yok. abdullah öcalan galatasaraylıymış, pkk bayrağında sarı ve kırmızı varmış, eee? recep tayyip erdoğan da fenerbahçeli; abdullah gül ve bülent arınç da beşiktaşlı. belki daha bizim bilmediğimiz ne katiller ne psikopatlar beşiktaşlıdır. eee? varmak istediğiniz nokta ne? böyle bir adamın tuttuğu takımı tutmanın kabul edilemez olduğu mu? tamam, herkes biliyor futbolun siyasetten asla bağımsız olmadığını ve kirli ilişkiler yumağı olduğunu. ama o kadar da değil. galatasaray ve pkk ilişkisi başlığında da yazılmış: böyle bir ilişki kurmanın; çarşı'nın, sırf gezi direnişi'ne verdiği destek yüzünden terör örgütü ilan edilmeye çalışılmasından hiçbir farkı yok. nefretin paranoyaya dönüşmesi, tehlikeli. bunun en net örneği de, mevcut iktidar sahipleri. hadi onlar, iyice köşeye sıkıştıkları için, son çare böyle şeylere başvuruyorlar. ama yukarıdaki örneğin neye hizmet ettiği meçhul. en büyük hata da, pkk adlı örgütün ortaya çıkma sebeplerini tamamen gözardı edip, böyle hiçbir yere varmayacak iddialara sığınmak. ama o başka başlığın konusu.
--vikipedi--
Komplo teorisi, kamuoyu tarafından belli bir şekilde algılanmış herhangi bir olay hakkında geliştirilmiş, kamuoyundan saklandığı iddia edilen bilgilerle, gizli bilgilere veya olayın arkasındaki görünmeyen güçlerle ilişkilendirilen alternatif açıklamalara verilen addır. Bilimadamlarına göre komplo iddialarına yatkın toplumlar (vurgula: uzun süreli politik, ekonomik veya ahlaki çöküntü yaşayan) veya kendilerine karşı önemli bir tehdit yöneldiğini düşünen insanlardır. Öte yandan, İngiliz sosyolog Mark Fenster'a göre belgelendirilebilen pek çok komplo teorisinin fos çıkması, bunların hepten önemsiz olmaları anlamına gelmiyor. Fenster, bu teorilerin ortaya koyduğu gerçeğin, toplumda var olan sisteme karşı genel güvensizlik ve özellikle her şeyin yüzeyde şeffaf ve özgür gözüktüğü demokratik sistemlerde aslında alttan alta süregiden başka mekanizmaların var olduğuna dair inançtır.
--vikipedi--
türkiye'de de çok rağbet görür bu teoriler. aralarında, gerçeklik payı barındıranlar da olmakla birlikte; başta dış mihraklar söylemi olmak üzere, çoğu zırvalıktan ibarettir. gerçekle alâkası olmayanların ortak özelliği, birtakım olayların sorumluluğunu, belirli bir kişinin/kesimin üzerinden alma işlevi görmesi. yani diyelim bir skandal patlıyor ve bir kişinin veya grubun foyası meydana çıkıyor. suçlu oldukları, belgelerle kanıtlanmış durumda. ama biri çıkıyor ortaya, "bize komplo kurdular hep..." tarzı iddialar ortaya atıyor. bunları destekleyecek kanıt var mı peki? genelde o da olmuyor. "görürsünüz bak." gibi cümlelerden öteye gidemiyorlar. bu şekilde zaman kazanıp, olayın unutulmasını bekliyorlar.
hiçbir dayanağı olmayanlara bir başka örnek de, kişinin, herhangi bir sebepten dolayı düşmanca duygular beslediği kişi/kurum/grupları, birtakım kirli ilişkiler/örgütlerle bağdaştırması. galatasaray ve pkk ilişkisi mesela. yanlış anlaşılmasın, o başlık üzerinden laf sokmak değil amacım. sözlük'te daha önce de bu "ilişki" ile ilgili entry'ler görmüşlüğüm var. yeniden hortlayınca, bir şeyler söyleme gereği duydum sadece. şimdi; bizim zaten galatasaray'ı (takımına gerçekten sevgiyle bağlı olan insanları tenzih ederek) sevmemek için fazlasıyla nedenimiz var. yıllar sonra gelen şike itirafları, göz göre göre yapılan usulsüzlükler, sürekli belaltı vuran taraftarlar, vs. ama pkk ile bağlantı kurulabilmesine olanak sağlayacak, hiçbir somut dayanak yok. abdullah öcalan galatasaraylıymış, pkk bayrağında sarı ve kırmızı varmış, eee? recep tayyip erdoğan da fenerbahçeli; abdullah gül ve bülent arınç da beşiktaşlı. belki daha bizim bilmediğimiz ne katiller ne psikopatlar beşiktaşlıdır. eee? varmak istediğiniz nokta ne? böyle bir adamın tuttuğu takımı tutmanın kabul edilemez olduğu mu? tamam, herkes biliyor futbolun siyasetten asla bağımsız olmadığını ve kirli ilişkiler yumağı olduğunu. ama o kadar da değil. galatasaray ve pkk ilişkisi başlığında da yazılmış: böyle bir ilişki kurmanın; çarşı'nın, sırf gezi direnişi'ne verdiği destek yüzünden terör örgütü ilan edilmeye çalışılmasından hiçbir farkı yok. nefretin paranoyaya dönüşmesi, tehlikeli. bunun en net örneği de, mevcut iktidar sahipleri. hadi onlar, iyice köşeye sıkıştıkları için, son çare böyle şeylere başvuruyorlar. ama yukarıdaki örneğin neye hizmet ettiği meçhul. en büyük hata da, pkk adlı örgütün ortaya çıkma sebeplerini tamamen gözardı edip, böyle hiçbir yere varmayacak iddialara sığınmak. ama o başka başlığın konusu.
#283863 ve saat 17.00 itibariyle, taksim ve osmanbey metro durakları ile kabataş füniküler hattı kapatılmıştır. işte şimdi daha kalabalık olacağız.
yücel ildiz ile 2 yıllık sözleşme imzalamıştır.
http://www.youtube.com/watch?v=vWOPEv7ykHI
http://www.bianet.org/bianet/insan-haklari/147921-mahkeme-kanitlari-yok-saydi
“Bilirkişi raporunda ayrıca üç tanığın ifadesi vardı. Tanıklar, polisin kalkanını yere bırakarak yerde yatan eylemciyi tekmelemeye gittiğini, sonra da ateş edip kaçtığını ayrıntılarıyla anlattı. Otopsi raporunda da kurşunun sekmeyle değil direkt başına girdiği yazıyor. Tüm bu kanıtlar gerekçede yok sayıldı, karara yazılmadı.”
“Bilirkişi raporunda ayrıca üç tanığın ifadesi vardı. Tanıklar, polisin kalkanını yere bırakarak yerde yatan eylemciyi tekmelemeye gittiğini, sonra da ateş edip kaçtığını ayrıntılarıyla anlattı. Otopsi raporunda da kurşunun sekmeyle değil direkt başına girdiği yazıyor. Tüm bu kanıtlar gerekçede yok sayıldı, karara yazılmadı.”
---alıntı---
- Her şey karanlığa gömüldü. Geçmiş silindi. Silenler unutuldu. Yalanlar gerçek oldu.
- Çiftdüşün, bir kişinin aynı anda birbiriyle çelişen iki düşünceye sahip olması ve ikisine de inanmasıdır. demokrasinin uygulanmasının imkansız olduğuna inanmak ve partinin demokrasinin koruyucusu olduğuna inanmak, çift düşün budur.
- Bilmek ve bilmemek, bir yandan, gerçeği tamamen bilmek ve çok ince örülmüş olan yalanları söylemek. Ahlakı ahlaka karşı kullanmak.
- Her kim geçmişi kontrol ederse geleceği yönetir. Her kim bugüne sahipse geçmişi şekillendirir
---alıntı--- [ybkz]swh[/ybkz]
- Her şey karanlığa gömüldü. Geçmiş silindi. Silenler unutuldu. Yalanlar gerçek oldu.
- Çiftdüşün, bir kişinin aynı anda birbiriyle çelişen iki düşünceye sahip olması ve ikisine de inanmasıdır. demokrasinin uygulanmasının imkansız olduğuna inanmak ve partinin demokrasinin koruyucusu olduğuna inanmak, çift düşün budur.
- Bilmek ve bilmemek, bir yandan, gerçeği tamamen bilmek ve çok ince örülmüş olan yalanları söylemek. Ahlakı ahlaka karşı kullanmak.
- Her kim geçmişi kontrol ederse geleceği yönetir. Her kim bugüne sahipse geçmişi şekillendirir
---alıntı--- [ybkz]swh[/ybkz]
taksim gezi parkı direnişi sürecinde, polisin gezi parkı'nı basıp, halkı, halkın olan parktan kovup, parkı polis kontrolüne geçirmesinin ardından, istanbul'un pek çok semtinde bulunan parklarda yapılmaya başlanan halk forumları. yaklaşık bir haftadır devam ediyor. beşiktaş'ta abbasağa parkı, kadıköy'de yoğurtçu parkı ve göztepe parkı, forumların yapıldığı yerlerden bazıları. detaylar için:
http://parklarbizim.blogspot.com/
birkaç fevri tepkiden halk tahlili yapan arkadaşlar, üşenmeyip incelesin bence. hatta gidebiliyorsanız, gidin yerinde görün. ilerisi için, daha demokratik bir toplum için önemli bir adım bu.
http://parklarbizim.blogspot.com/
birkaç fevri tepkiden halk tahlili yapan arkadaşlar, üşenmeyip incelesin bence. hatta gidebiliyorsanız, gidin yerinde görün. ilerisi için, daha demokratik bir toplum için önemli bir adım bu.
biber gazı nedeniyle/tetiklemesiyle hayatını kaybeden, ancak medyada fazla yer bulmayan vatandaş. ankara kızılay'da bir dershanede temizlik görevlisi olarak çalışıyormuş ve 3 gün boyunca sürekli gaza maruz kalmış.
--alıntı--
47 yaşındaki Tuna, eylemler boyunca üç gün sürekli biber gazına maruz kaldı.
Rahatsızlığı artınca temiz havalı bir yere gitmek isteyen Tuna, polisin yine gaz bombası ve tazyikli su saldırısıyla karşılaşınca dershaneye geri döndü. Dershaneye kalbini tutarak giren Tuna, bir sandaleyeye oturarak “iyi değilim” dedi. Rahatsızlığının artması üzerine arkadaşları ambulans çağırdı. (vurgula: Polisin yolları kapatması ve saldırıları nedeniyle ambulansın 25 dakikada ancak gelirken) Tuna hastahaneye varamadan yaşamını yitirdi.
Adli Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Ümit Biçer, Tuna'nın ölümüyle ilgili şunları söylemişti:
"47 yaşında dershanede çalışan bir işçi. Çalıştığı dershane Kızılay'ın göbeğinde, özellikle olayların olduğu yerin ortasında. Üç gün boyunca aslında işe gidip gelirken, hep geliş saatlerinde göstericilere yönelik olarak sıkılan gazdan etkilendiği belirtiliyor. Son gelişinde de bir gösterinin arasında kalıyor. Çok yoğun gaza maruz kalıyor. Gaza maruz kaldıktan sonra iş yerine gelip göğsünün sıkıştığını, biraz nefes alıp vermekte problem olduğunu düşünüyor. Daha sonra arkadaşları yerde yatarken görüyorlar. Hastaneye götürüldüğünde öldüğü anlaşılıyor. Yapılan otopsisinde, özellikle aile, bu konuda endişesi olduğu için inceleme yapılmasını talep etmişti. Örnekler alındı, onların sonuçlarını bekliyoruz."
--alıntı--
--alıntı--
47 yaşındaki Tuna, eylemler boyunca üç gün sürekli biber gazına maruz kaldı.
Rahatsızlığı artınca temiz havalı bir yere gitmek isteyen Tuna, polisin yine gaz bombası ve tazyikli su saldırısıyla karşılaşınca dershaneye geri döndü. Dershaneye kalbini tutarak giren Tuna, bir sandaleyeye oturarak “iyi değilim” dedi. Rahatsızlığının artması üzerine arkadaşları ambulans çağırdı. (vurgula: Polisin yolları kapatması ve saldırıları nedeniyle ambulansın 25 dakikada ancak gelirken) Tuna hastahaneye varamadan yaşamını yitirdi.
Adli Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Ümit Biçer, Tuna'nın ölümüyle ilgili şunları söylemişti:
"47 yaşında dershanede çalışan bir işçi. Çalıştığı dershane Kızılay'ın göbeğinde, özellikle olayların olduğu yerin ortasında. Üç gün boyunca aslında işe gidip gelirken, hep geliş saatlerinde göstericilere yönelik olarak sıkılan gazdan etkilendiği belirtiliyor. Son gelişinde de bir gösterinin arasında kalıyor. Çok yoğun gaza maruz kalıyor. Gaza maruz kaldıktan sonra iş yerine gelip göğsünün sıkıştığını, biraz nefes alıp vermekte problem olduğunu düşünüyor. Daha sonra arkadaşları yerde yatarken görüyorlar. Hastaneye götürüldüğünde öldüğü anlaşılıyor. Yapılan otopsisinde, özellikle aile, bu konuda endişesi olduğu için inceleme yapılmasını talep etmişti. Örnekler alındı, onların sonuçlarını bekliyoruz."
--alıntı--
regal firması ile kontrat yenilemeyeceğini açıklamıştır.
http://trend-basket.blogspot.com/2013/06/barcelona-regal-ile-yollar-ayrd.html
http://trend-basket.blogspot.com/2013/06/barcelona-regal-ile-yollar-ayrd.html
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?