confessions

semt bizim aşk bizim

2. nesil Yazar - - Yazar -

  1. toplam entry 8116
  2. takipçi 0
  3. puan 154933

1 nisan 2012 beşiktaş samsunspor maçı

semt bizim aşk bizim
sözlük yazarlarınca maçın saat 15.00 de olmasını fırsat bileceğimiz karşılaşma. saat 13:00 - 13:30 sularında semtte buluşup muhabbet sohbet ardından maç ardından tekrar muhabbet sohbet amaçlı bir zirvemsi planları içindeyiz. "ben de gelirim hacı, beni unutmayın hoop.." diyen varsa bu başlıkta bildirebilir ya da özel mesaj atabilir şahsıma.

maçın dışında toplanma amacımızın içine 25 mart 2012 forzanarchy seren1903 söz törenine katılamayıp bu heyecana ortak olamayan yazarlarımızın nişanlı çiftimizi kutlama, tebrik etme imkanını da yerleştiriyoruz.

şimdilik katılımcı listesi şöyledir;

semt bizim aşk bizim
19seda03
seren1903
forzanarchy
albatros
newcastle
metalmilitia
nickbulmakdanezorişmiş

beşiktaş inönü stadyumu

semt bizim aşk bizim
kültür ve turizm bakanımız sayın ertuğrul günay'ı rahatsız eden stadımız.

her yıl yok yıkılacak yenilenecek haberlerinin yanı sıra bir de günay'ın "başka yere yapılsın"larına maruz kalıyoruz.

stadın altından geçen saray tünelleri, yok efendim önündeki cami, vay efendim saat kulesi vs. vs.

kültürden sanat eserlerinden bahsediyor kendisi; görsellikten falan. inönü stadı tarihin ta kendisidir ne zaman farkına varacak acaba?

peki ya bu görsellik neyin nesidir sayın bakanım?https://twitter.com/#!/zekiicoglu/status/184712021386866688/photo/1

size batan stadımız mı daha eğreti bu oteller mi sorarım size?


---------------alıntı---------------

Stadyum başka bir yere inşaa edilebilir

"Belki Galatasaray'ın yaptığı gibi başka kulüplerin dünyada da Türkiye'de de örneklerinin olduğu gibi stadyumu başka bir yere yapmak ve o sahayı tümüyle o tarihsel dokuyu ortaya çıkaracak biçimde, tarihsel dokuya uygun biçimde bir rekrasyon alanına çevirmek; istanbul'un çok güzel seyir mekanlarından birisi olan bu yeri, stadyumu ortadan kaldırıp orada çok güzel bir istanbul panaromasını verebilecek bir mekanı istanbul'a bahşetmek sanıyorum ki Beşiktaş'ın şanına, Beşiktaş'ın köklü istanbul takımı olmasının şanına çok daha yakışacaktır. Yeni yönetimden bu konuyu müzakere etmek için önümüzdeki tarihlerde bir randevu talebim olcak."


---------------alıntı---------------

stadı taşımakmış, beşiktaş'ın şanına yakışırmışmış... beşiktaş'ın şanı semt takımı olmasından gelir. stadımız, kulüp binamız, kurucumuzun mezarı, taraftarların buluşma noktaları ve dahası hep beşiktaş'tadır. semtimizdedir. biz başkaları gibi taksim'de buluşup stada gidemeyiz hiç kusura bakmayın.

(bkz: inönü bizimdir direkleri sizin)

( (g: haberin devamı=spor.internethaber.com/spor/super-lig/bakan-gunay-besiktaslilari-uzecek-118893.html) )

forzaquila

semt bizim aşk bizim
sakinken sahip olduğu mantığı sinirlendiği anda kaybedebilen yazar. zira boş plastik bardağın en az 10 metre uzağa gidemeyeceğini adı gibi bilmesi gerekir. [ybkz]swh[/ybkz] döner yemek dünyasının büyük bölümünü kaplar; totem yapar döner yer, iddaa kazanır döner yer falan. yaptığı totemleri eksik uygulamasıyla da bilinir ancak bunu maçı kaybedince açıklar. diyorum ya sinirliyken mantıklı düşünemiyor diye. [ybkz]swh[/ybkz]

2 mart 2003 beşiktaş göztepe maçı

semt bizim aşk bizim
beşiktaş'ın 100. yılını kutladığı efsane maç. 7-3'lük gününe yakışır bir skorla sonuçlanmıştır.

golleri özetlersek;

daha 2. dakikasında o kadar güzel bir orta yapılmıştır ki cumhur bile dayanamamış bu ortaya karşılık verip kendi kalesine gol atmıştır. [ybkz]swh[/ybkz] 10. dakikasında kaan dobra'nın golü ile maç kendini belli etmiş ve 2-0 olmuştur. ancak kaan dobra'nın ikinci yarıyı beklemeyip diğer kaleye bir gol atmasıyla göztepe ilk golünü bulmuş ve durum 2-1 olmuştur. göztepe'nin hanesine yazılan ilk golünün ardından pek geçmeden ercan'ın attığı müthiş [ybkz]swh[/ybkz] füze ile de maç 2-2 olmuş taraftarı yine korku kaplamıştır. [ybkz]swh[/ybkz]maçın 28. dakikasında beşiktaş'ın kullandığı korneri gole çeviren isim yasin sülün olmuştur ki yasin sülün'ün o dönem güzel oyun çıkardığı nadir maçlardandır bu maç. [ybkz]swh[/ybkz] o dönemde bile hakemlerin anlaşılmayan hareketlerinden biri de pascal nouma'nın göztepeli futbolcunun boğazına sarılışını görüp oyunu devam ettirmesi hatta arkasını dönüp uzaklaşmasıdır. pascal'ın aldığı darbe sonucu vermiş olduğu bir tepki de olsa bu hakemin müdahale etmesi gerekirdi bence. ama oyunu devam ettirmesi 3 göztepeli oyuncunun pascal'la dalaşıyor olduklarından savunmadan uzak kalmasına neden olmuş ve 36. dakikada pancu'nun golü bulmasını kolaylaştırmıştır. 1 dakika uzatma oynanan ilk yarının son dakikalarında göztepeli alp golü bulmuş ve ilk yarı sonucunu 4-3 beşiktaş'ın üstünlüğüyle bitirmesine neden olmuştur. ikinci yarıya ronaldo- zoga değişikliğiyle başlayan beşiktaş daha 46. dakikada serdar'ın golü ile skoru 5-3 yapmış ve adeta bir resitale çevirmiştir maçı. 5. golün üzerinden çok geçmeden göztepeli oyuncunun geri pasının kısa düşmesi, topu takip eden nouma'ın kaleci tarafından düşürülmesi sonucu gelen penaltıyla skor 6-3 olmuş taraftarlar ise keyiften 4 köşe olmuştur. skoru belirleyen gol ise ahmet'in orta saha çizgisinin biraz gerisinden gelen şık ortasına cevap veren ilhan mansız'dan olmuş maç 7-3 sona ermiştir.

------------------------------------------------------------

not1: golleri maçın özetini izleyip yorumladığımı belirtmek isterim.
not2: ve buradan aşağısının bir hikaye tarzında ilerlediğini de. sevgiler.

------------------------------------------------------------


benim içinse önemi ayrıdır. [ybkz]swh[/ybkz]

14 yaşında fanatik fenerbahçeli bir ailenin beşiktaşlı kızının öyle kolay değildi o yaşına kadar maça gidebilmesi. eniştem için belki de tek iyi ki dediğim şey beşiktaşlı olması ve beni bu maça götürmesi olmuştur.

sabahın köründe şu an nerede olduğunu bile hatırlamadığım bir migros un önünde saatlerce kuyrukta beklememiz, bizim hazır olan eski açık biletlerimize sonradan aramıza katılacak olan mahalle arkadaşımız için bilet eklemekti tüm çabamız. ancak eski açık biletleri tükendiğinden yeni açık almıştık onun biletini. ben eniştemin o anki rahat ruh halini anlayamamıştım -şimdi o kadar iyi anlıyorum ki- yunus bizden ayrı mı izleyecekti maçı? "siz merak etmeyiiinn" diyordu başka da bir şey demiyordu. yunus da gerilmişti epey ama çaktırmıyordu. [ybkz]swh[/ybkz] meğer eniştemin rahatlığı stadın orada nasılsa takas edebilecek birini buluruz-muş. bulduk da. pek de kolay olmuştu. ee yeni açık bileti alıp eski açık bileti verecek insanı 5 dakika içinde bulabilirim bugün maç olsa ben.

deli gibi bir kuyruk vardı. sanki herkes birbirini tanıyordu. eniştem bile önümüzdeki adamlarla muhabbet ediyordu. bu tür şeylere pek alışkın olmayan bünyemin pek hoşuna gidiyordu bu durum. önümüzdeki amca belli ki bozuk paralarından kurtulmak amacıyla aldığı siyah & beyaz örgüleri bize vermişti, ilk kez maça geldiğimizi duyunca. hala durur. yavaştan kapılar açılmış bizde ilerlemeye başlamıştık. kutlamalar olacaktı, o yüzden erken alıyorlardı içeri, zaten girer girmez büyüsüne kapılmıştım. stadın, insanların. çoluk çocuk, genç yaşlı bir sürü insan aynı şeyleri söylüyor. tek bir şey için toplanıyor falan. inanılmaz gelmişti. hey gidi.

sonra gösteriler başladı.

önce dostluk maçı oynandı. beşiktaş'ın emektar topçuları arasında. benim daha vitamin bile olmadığım yıllarda beşiktaş forması ile top koşturan insanları izlemek, onların birbirleriyle tam anlamıyla makara geçtikleri bir maçı izlemek hem de. çok şanslı hissediyorum şu an kendimi. kaçırılmaması gereken bir andı o an ve ben kaçırmadım. [ybkz]swh[/ybkz]

ardından sahanın ortasına kocaman beşiktaş bayraklı kare platform geldi. yavaş yavaş aşağı doğru açıldı ve içinden o devasa pasta ortaya çıktı. sonra da kapalının üzerinden saçılan kıvılcımlar, havai fişekler taraftarların ellerinde maytaplar.. gel de aşık olma..

futbolcuların sahaya çıkması, ısınmaları. mesela ilhan mansız'ın bizim önümüze geldiği o anı hiç unutamam. hatta kuzenim [ybkz]swh[/ybkz] hala dalga geçer ki geçilmeyecek gibi değildir. baya murat boz konserinde "murraaaatt" diye ağlayan kızın tribinde "ilhaaaaaan" diye zırlamıştım. -yine görsem yine ağlarım lan-

maçın 60 dakikası bile dolmadan gole doymuş bünyem zevkten 4 bin 500 köşe olmuş enişte falan dinlemeyip kapalının söylediği küfürlü tezahüratlara eşlik etmeye başlamıştım. zaten eniştem de bunu pek takmamıştı. [ybkz]swh[/ybkz] maç bitiminde eve gidip babama yaşadıklarımı anlattığımda büyük ihtimalle babam bugün olacakları o an aklından geçirmiştir ki bana "senin böyle olacağını biliyordum" demesini başka türlü açıklayamıyorum. [ybkz]swh[/ybkz]

ama en güzeli de okula sesi kısık gitmem ve sınıftaki tüm erkeklere "maçtaydım da" havasını atmam olmuştu hiç şüphesiz. [ybkz]swh[/ybkz]

bana kelime yapma

semt bizim aşk bizim
fevkaladenin fevkinde bir umut kaya şarkısıdır.

Yanımdaydın ne oldu
Niye gittin ne oldu
Ne güzel başlamıştık
Sonumuz yalan oldu

Felekten bir geceydi
Her yer eğlenceydi
O üç kuruşluk adam mı seni yola getirdi

Aynı şeyler bir daha olmaz gülüm olmaz
Boş bi'kaç kelimeyle şu koca gönül doymaz
Yaptığın bana evlat acısı gibi koymuş
Senin derdin üzerimden prim olmuş, reklam olmuş
Yalan olmuş, yılan olmuş

isteyen (g: şuradan=fizy.com/#s/21p12k) pek ala dinleyebilir.

soğuk odalar

semt bizim aşk bizim
emre aydın'ın yeni albümünde yer alan yepis yeni şarkısı. ergenlerin sevgilisi emre aydın olarak akıllarda kalan yerini bir ölçüde silebilir bu parça. tabi ağızlara sakız olduktan sonra dinlenmesi can sıkıcı olacaktır her zaman ki gibi o ayrı..

[ybkz]swh[/ybkz]

durdu zamanım, bir şey diyemedim
gitmek istedin ve gittin..
aynı gökyüzünde ayrıydı güneşin
söyle bari iyi misin?

burası soğuk, soğuk odalar
yoksun neye yarar
örtünsem kat kat yorganlar aman
soğuk, soğuk olanlar
vurdum dibe kadar
halimden yalnız uyuyanlar anlar.

durdu zamanım, bir şey diyemedim
gitmek istedin ve gittin..
aynı gökyüzünde ayrıydı güneşin
söyle bari iyi misin?

burası soğuk, soğuk odalar
yoksun neye yarar
örtünsem kat kat yorganlar aman
soğuk, soğuk olanlar
vurdum dibe kadar
halimden yalnız uyuyanlar anlar.

bilader hanımlar var küfür etme

semt bizim aşk bizim
bu cümleyi kullanan insanın hayallerde asla bir kadının yanında küfür etmeyen figürü yaşasa da; bir kaç dakika sonra okkalı küfürler savurduğı görülmüştür. netice de kimse mükemmel değil hocam.

tribün denen yere küfür duymak istemeyen, küfürden haz etmeyen insan gelmesin. insan sinirlenince masaya bile ana avrat düz gidebiliyorken, maçın anasını ağlatan hakemlere sevgi sözcükleri mi fısıldayalım?
185 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol