beşiktaş'ın iyi gittiği, şampiyon olduğu dönemlerde; galatasaray ve fenerbahçe için kullanılan bahanelerden sadece biri. galatasaray şampiyonluk yaşadığında da beşiktaş'ın kötü bir sezon geçirmiş olması akıllara gelmiyor elbette.
yayıncı kuruluşun önünde el pençe duran kurum.
2013 yapımı gerilim filmi. Metro tüneline su sızıntısının önemsenmemesi ile alakalı rusların yaptığı bir film. gayet başarılı olmuş. izledikten sonra marmaray'a [ybkz]swh[/ybkz]iksen binmem.
http://www.dizimag.com.tr/wp-content/uploads/metro-filmi-izle-52b89b53e4ec1.jpg
http://www.dizimag.com.tr/wp-content/uploads/metro-filmi-izle-52b89b53e4ec1.jpg
soğanların pembeleşmesi. bak bu çok önemli.
galatasaray maçlarından sonra en zorlu mücadelemiz olacak karşılaşma. geçtiğimiz sezon [ybkz]swh[/ybkz] yine karabükspor bizi ciddi derecede zorlamıştı. Takımımız galatasaray'ın ardından 5 galibiyet 1 mağlubiyet ile 2. sırada yer alıyor. Aynı şey karabükspor içinde geçerli tabi. Sadece daha fazla basket attığımızdan ötürü averaj farkıyla 2. sırada bulunuyoruz. Takımın ciddi derecede desteğe ihtiyacı var. Yeni transferlerden sonra takım da bir bocalama söz konusu ilk maçları kolay alsak bile zorlandığımız oyuna yansımıştı. en büyük etkisi galatasaray'a transfer olan cem gezinci ve galatasaray'ın yabancı oyuncuları.
Geçtiğimiz sene ve bu sene olmak üzere galatasaray ile aynı sayılarda basket atıyoruz. fakat galatasaray karşılaşmalarında savunmamız hep ciddi hatalar yapıyor. Karabükspor'da güçlü ve çok hızlı oyuncular var. atağa o kadar çabuk kalkıyorlar ki; bir anda rakip potada 5 gibi olabiliyorlar.
maç günlerden cumartesi, saat 14:30. fırsat bulabilen çıkıp gelsin. bu takımın gerektiğinden çok daha fazla desteğe ihtiyacı var. biz orada olacağız.
Geçtiğimiz sene ve bu sene olmak üzere galatasaray ile aynı sayılarda basket atıyoruz. fakat galatasaray karşılaşmalarında savunmamız hep ciddi hatalar yapıyor. Karabükspor'da güçlü ve çok hızlı oyuncular var. atağa o kadar çabuk kalkıyorlar ki; bir anda rakip potada 5 gibi olabiliyorlar.
maç günlerden cumartesi, saat 14:30. fırsat bulabilen çıkıp gelsin. bu takımın gerektiğinden çok daha fazla desteğe ihtiyacı var. biz orada olacağız.
grup yorum'un nadide parçalarındandır. baskınlar, toplar, tüfekler, mermiler ve altındaki yürekler'in yazmaya ittiği derin anlamlı eserlerdendir.
gezi parkı olaylarından sonra yapılan kongrelerde, konserlerde ve dinletilerde hep kendini göstermiştir. saçlarını da uzatıp geriye yatırmıştır.[ybkz]swh[/ybkz]
ömer seyfettin kaşağı
forma giyimesini, nasıl oynadığını görmek istediğimiz oyuncu. belki formayı almak için yeteri kadar çabayı sarf etmiyordur. Bizimde gidip idmanları izleme gibi bir lüksümüz yok. yer, vakit vs. baştan aşağı zarar. bu tip transferlerden sonra, insan ister istemez yapılacak her transferden çekiniyor. ronaldinho dahil.
http://www.fanatik.com.tr/porto-da-q7-cilginligi_3_Detail_33_349748.htm
yuvasına dönen eski beşiktaş'lı oyuncu.
yuvasına dönen eski beşiktaş'lı oyuncu.
tramsferi gerçekleşmesi pek mümkün olmayan oyuncu. zira hocası bırakmak istemiyor, türkiye'de ki yabancı sınırlamasıda eklenince...
sen artık benim hiçbir şeyimsin.
sabahın ilk saatlerinden beri dinlediğim, doyamadığım bestemiz.
Kasımpaşa yokken ne yapıyorlardı, hangi takımın dibindeydiler yada hangi siyasinin dibinde.
spoiler--
Gayrı eşkıyaya çıkar adımız.. Kaçakçıya.. Soyguncuya.. Hayına..
Serhat, üniversite okuyan ağabeylerine yardım edecekti sınırdan getirdiği parayla.
Annesiz büyümüş Celal bir futbol forması alacaktı kendine.
Evin ilk göz ağrısı Hüseyin, anası yorulmasın diye söz dinleyen bir gelin getirecekti ona.
Liseye yaya giderdi Cemal, okuyup öğretmen olacaktı.
Salih’in üniversite hayalleri vardı.
Bedran ayakkabı alacaktı ilk önce, öyle ikna etti babasını. Sonra da avukat olup halkını savunacaktı.
Yüksel, kardeşi okula iki lira yakıt parasını götüremedi diye kahrolduğundan gitti.
Adem iki gözü de görmeyen babası ve nişanlısı Garibe için.
Selam iki yıllık üniversite bitirmiş, DGS’ye girecekti. Kırk lira lazımdı ona da.
Aslan mayında bacağını kaybeden ağabeyinin eskimiş protezini değiştirecekti.
Hamza evlenecekti.
Hüsnü sekiz yıl beklediği, anne karnındaki çocuğunun geleceği için gitti.
Bilal doktor olup gözleri görmeyen babasını ameliyat ettirecekti.
Mahsun daha on yedi yaşındaydı.
Nevzat geçim derdinin peşindeydi.
Kimliğinde Selahattin yazana karker derdi annesi: İşçi.
Savaş. Evlerinde pirinç bitmiş, şeker bitmiş, yağ bitmek üzereydi.
Şivan. Babası onu da alıp evi terk etmiş, annesine daha üç yıldır kavuşabilmişti.
Şerafettin. Yedi kardeşin büyüğü, evin ilk evladı. Okul müdürü olup hayaller dağıtacaktı.
Çok sevdiği uykusuna kıyıp yollara düşen Şervan şoför olacaktı.
Fadıl sekiz kardeşine bakacaktı.
Vedat tüm ailesiyle göçmüş fakat gurbete dayanamayıp gelmişti. En çok matematiğin dilini severdi.
Orhan bilgisayar mühendisi olacaktı. Öğretmenleri çok zeki bir çocuk bu deyip duruyorlardı. Kaçaktan getirdiği parayı kumbarasına atıp bilgisayar alacaktı.
Zeyda Orhan’ın ağabeyiydi. Hem babası hasta hasta göndermez, hem de kardeşi bilgisayar hayali kuruyor diye öksürüğünü gizlemişti.
Özcan amcasının düğününde kızlara bakacaktı.
Osman beş çocuğun babası. Karısına yeni bir fistan alacaktı.
Orta iki terk Nadir askerdeki iki kardeşine harçlık salacaktı.
Erkan’ın korucu olan babası mayında iki gözünü birden kaybetmişti. Devlet yeterli para verseydi kaçağa çıkmayacaktı.
Mehmed Ali on sekiz ay gelememişti askerden, yol parası bulup da. Ama geçindirecek on üç kardeşi vardı.
Selman doksanlı yıllarda doğudaydı. Ya gidecek ya korucu olacaktı. Oldu da. devletin parası ikisi zihinsel engelli, biri ana karnında ölmüş dört çocuğuna yetmedi.
Cihan. Baba ölmüş, anne sonradan ölmüş. Ablası Bahar üniversiteyi yarım bırakıp ana olmuşsa o da baba olacaktı ailesine.
Muhammed hayvanlara o kadar bağlıydı ki veteriner olacaktı. Katliamda sadece onun katırı sağ kaldı.
Seyithan, kontör alıp Gölyazı köyündeki sevdiğinin sesini duyacaktı.
Salih, mayına basıp bacağını kaybeden babasının yerine iki ağabeyini okutacaktı.
Yokluğu, yoksulluğu yaşadı bu coğrafya. Katliamdan sağ kurtulan kaçakçı Servet ENCÜ ‘Ben ölsem kardeşim gidecek, o ölse oğlum gidecek, bir yol gösterin bize.’ diyor. ‘Biz oradan eroin, silah getirmiyoruz; bir karton sigara, bir bidon mazot getiriyoruz.’ diyor. ‘Bu bizim ekmek kapımız, çizgiler çektiler ama akrabalarımızla ticareti kesmeyeceğiz.’ diyor.
Haklı. Zengin olmak için ticaret şart. İzin yok, imkan yok. Ya da toprağın desteklenmesi lazım tarım açısından, tarım da yok. Diğer gelişme faktörü eğitim. Eğitimde de anadil sorunu, öğretmen eksikliği, coğrafi şartlar.. Ki o insanlar zengin olmak için değil yaşamak için gidiyorlardı karın tokluğuna..
Vurulmuşum
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun...
Vurulmuşum
Düşüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz
Sığdıramam kitaplara
Şifre buyurmuş bir paşa
Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız
Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki...
Demişti Ahmed ARİF.. Ve tekerrür edip duruyor tarih. Otuz üç kurşun, otuz dört insan.. Kavgalar değişmiyor ama, algılar değişmiyor. Filistin’de, Bosna’daki çocuklara ağlayan Türk halkı aynı samimiyeti Kürt halkına göstermiyor. Bu gece havai fişeklerle yeni yılı karşılayacak insanlar, otuz dört bedenin göğe savrulması karşısında sustular. Bu yüzden Kürtler artık kardeşlik değil eşitlik istiyor.
Kimsenin kalmadığı darmadağın köylerde
'Önce Vatan' yazısı bir hüzün değil midir?
Şükrü ERBAŞ
Ve anladım ki
Hiçbir demir
Hiçbir çelik
Hiçbir toprak
Ve hiçbir vatan
Daha kutsal değildir insandan!
Nazım HİKMET
spoiler--
http://pervarihaber.com/yazar-22-gayri_eskiyaya_cikar_adimiz.._kacakciya.._soyguncuya.._hayina...html
Gayrı eşkıyaya çıkar adımız.. Kaçakçıya.. Soyguncuya.. Hayına..
Serhat, üniversite okuyan ağabeylerine yardım edecekti sınırdan getirdiği parayla.
Annesiz büyümüş Celal bir futbol forması alacaktı kendine.
Evin ilk göz ağrısı Hüseyin, anası yorulmasın diye söz dinleyen bir gelin getirecekti ona.
Liseye yaya giderdi Cemal, okuyup öğretmen olacaktı.
Salih’in üniversite hayalleri vardı.
Bedran ayakkabı alacaktı ilk önce, öyle ikna etti babasını. Sonra da avukat olup halkını savunacaktı.
Yüksel, kardeşi okula iki lira yakıt parasını götüremedi diye kahrolduğundan gitti.
Adem iki gözü de görmeyen babası ve nişanlısı Garibe için.
Selam iki yıllık üniversite bitirmiş, DGS’ye girecekti. Kırk lira lazımdı ona da.
Aslan mayında bacağını kaybeden ağabeyinin eskimiş protezini değiştirecekti.
Hamza evlenecekti.
Hüsnü sekiz yıl beklediği, anne karnındaki çocuğunun geleceği için gitti.
Bilal doktor olup gözleri görmeyen babasını ameliyat ettirecekti.
Mahsun daha on yedi yaşındaydı.
Nevzat geçim derdinin peşindeydi.
Kimliğinde Selahattin yazana karker derdi annesi: İşçi.
Savaş. Evlerinde pirinç bitmiş, şeker bitmiş, yağ bitmek üzereydi.
Şivan. Babası onu da alıp evi terk etmiş, annesine daha üç yıldır kavuşabilmişti.
Şerafettin. Yedi kardeşin büyüğü, evin ilk evladı. Okul müdürü olup hayaller dağıtacaktı.
Çok sevdiği uykusuna kıyıp yollara düşen Şervan şoför olacaktı.
Fadıl sekiz kardeşine bakacaktı.
Vedat tüm ailesiyle göçmüş fakat gurbete dayanamayıp gelmişti. En çok matematiğin dilini severdi.
Orhan bilgisayar mühendisi olacaktı. Öğretmenleri çok zeki bir çocuk bu deyip duruyorlardı. Kaçaktan getirdiği parayı kumbarasına atıp bilgisayar alacaktı.
Zeyda Orhan’ın ağabeyiydi. Hem babası hasta hasta göndermez, hem de kardeşi bilgisayar hayali kuruyor diye öksürüğünü gizlemişti.
Özcan amcasının düğününde kızlara bakacaktı.
Osman beş çocuğun babası. Karısına yeni bir fistan alacaktı.
Orta iki terk Nadir askerdeki iki kardeşine harçlık salacaktı.
Erkan’ın korucu olan babası mayında iki gözünü birden kaybetmişti. Devlet yeterli para verseydi kaçağa çıkmayacaktı.
Mehmed Ali on sekiz ay gelememişti askerden, yol parası bulup da. Ama geçindirecek on üç kardeşi vardı.
Selman doksanlı yıllarda doğudaydı. Ya gidecek ya korucu olacaktı. Oldu da. devletin parası ikisi zihinsel engelli, biri ana karnında ölmüş dört çocuğuna yetmedi.
Cihan. Baba ölmüş, anne sonradan ölmüş. Ablası Bahar üniversiteyi yarım bırakıp ana olmuşsa o da baba olacaktı ailesine.
Muhammed hayvanlara o kadar bağlıydı ki veteriner olacaktı. Katliamda sadece onun katırı sağ kaldı.
Seyithan, kontör alıp Gölyazı köyündeki sevdiğinin sesini duyacaktı.
Salih, mayına basıp bacağını kaybeden babasının yerine iki ağabeyini okutacaktı.
Yokluğu, yoksulluğu yaşadı bu coğrafya. Katliamdan sağ kurtulan kaçakçı Servet ENCÜ ‘Ben ölsem kardeşim gidecek, o ölse oğlum gidecek, bir yol gösterin bize.’ diyor. ‘Biz oradan eroin, silah getirmiyoruz; bir karton sigara, bir bidon mazot getiriyoruz.’ diyor. ‘Bu bizim ekmek kapımız, çizgiler çektiler ama akrabalarımızla ticareti kesmeyeceğiz.’ diyor.
Haklı. Zengin olmak için ticaret şart. İzin yok, imkan yok. Ya da toprağın desteklenmesi lazım tarım açısından, tarım da yok. Diğer gelişme faktörü eğitim. Eğitimde de anadil sorunu, öğretmen eksikliği, coğrafi şartlar.. Ki o insanlar zengin olmak için değil yaşamak için gidiyorlardı karın tokluğuna..
Vurulmuşum
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun...
Vurulmuşum
Düşüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz
Sığdıramam kitaplara
Şifre buyurmuş bir paşa
Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız
Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki...
Demişti Ahmed ARİF.. Ve tekerrür edip duruyor tarih. Otuz üç kurşun, otuz dört insan.. Kavgalar değişmiyor ama, algılar değişmiyor. Filistin’de, Bosna’daki çocuklara ağlayan Türk halkı aynı samimiyeti Kürt halkına göstermiyor. Bu gece havai fişeklerle yeni yılı karşılayacak insanlar, otuz dört bedenin göğe savrulması karşısında sustular. Bu yüzden Kürtler artık kardeşlik değil eşitlik istiyor.
Kimsenin kalmadığı darmadağın köylerde
'Önce Vatan' yazısı bir hüzün değil midir?
Şükrü ERBAŞ
Ve anladım ki
Hiçbir demir
Hiçbir çelik
Hiçbir toprak
Ve hiçbir vatan
Daha kutsal değildir insandan!
Nazım HİKMET
spoiler--
http://pervarihaber.com/yazar-22-gayri_eskiyaya_cikar_adimiz.._kacakciya.._soyguncuya.._hayina...html
ayrı düştüğümde içimin huzursuzluk kapladığını hissettiren sözlük. pislik şey!
takımının ilk yarı bitiminde hala kırmızı kart görmemiş olması, nasıl bir anlayış ile futbol oynadığını gösteriyor.
bir kanka furyasıyla başlayıp; kanki, pampa, pampi, pampiş, kankiş, ponçik... ve gittikçe ibneleşen bir yaklaşım olduğunu farkettiğimiz sözlerdir.
ara verdiğimiz, özlediğimiz takımımız. en kısa sürede görüşmek dileğiyle.
ikinci yarıya başlarken büyük çaplı olmasa da; kısmi değişikliklerin olması gereken takım.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?