confessions

gidiyorum bu

3. nesil Moderatör - - Moderatör -

  1. toplam entry 41678
  2. takipçi 3
  3. puan 801676

28 aralık 2013 tofaş beşiktaş integral forex maçı

gidiyorum bu
oyuna dair zaten fazla ayrıntıya girmeye gerek olmayan karşılaşma. 10 tane beşiktaş taraftarının küfür etmeden, tahrik etmeden sadece "beşiktaş" diye bağırmasından rahatsız olunan bir ortam vardı dün bursa atatürk spor salonu'nda. hemen apar topar o bölgeye gidilip bu çocukların salonun dışına çıkartılmasının hiçbir izahı yok. kaldı ki geçen sezon oynanan maçta[ybkz]swh[/ybkz] daha fazla sayıda beşiktaş seyircisi aynı bölümde yerini almış, takımına desteğini vermiş ve müsabaka bitiminde gayet güvenli bir şekilde dışarı çıkarılmıştı. şimdi ise işgüzarlığın kitabı yazıldı bir nevi.

maçın bitiminde faruk beşok haklı olarak herkesin kabak gibi gördüğü faul pozisyonu için hakem üçlüsüne sitemlerini dile getirirken birden bire önce tofaş koçu (vurgula: ahmet çakı)'nın tepkisine daha sonra ise çakı'nın yardımcısı (vurgula: murat hüseyin yılmaz)'ın açık bir şekilde sözlü saldırısına ve üstüne yürümesine maruz kaldı. evet abartmıyorum, şayet iki takımın oyuncuları araya girmese, efe aydan, (vurgula: tolga öngören) gibi akl-ı selim insanlar ayağa kalkıp müdahil olmasa faruk açık şekilde tofaş yardımcı koçu murat hüseyin yılmaz'ın ve teknik ekipten eşofmanlı birisinin -kim olduğunu bilmiyorum- doğrudan fiziki saldırısına maruz kalacaktı. ki faruk beşok tamamen hakemlere sitem ediyordu, ne ahmet çakı'ya ne de tofaş'ın teknik ekibine bir lâf söylemedi.

mesele orada yatıştırılmış gibi gözükse de birden insanlar telaşla soyunma odalarına doğru koşmaya başladılar. ilk başta anlam veremedim ancak sonradan jeton düştü. zira, hırsını alamayan söz konusu kişiler bu kez soyunma odası koridorlarında faruk'u kıstırmaya kalkımış olacak ki hem tofaşlı oyuncular hem de çevik kuvvet çıkabilecek arbedeyi -ki belki de çıkmıştır- önlemek adına soyunma odası koridorlarına doğru koşuyorlardı.

yazık ki ne yazık. hâlâ arkasındaki seyirci desteğine güvenerek rakip ama daha öncesinde "misafir" takımın teknik ekibine işi fiziksel saldırıya başvurmaya kadar götürecek derecede fanatikleşen teknik idarecilerden basketbol çok zarar görecek.

terry porter

gidiyorum bu
clyde drexler ile birlikte yıllarca portland trail blazers'ı sırtlamış olan emekli point guard. sonradan aralarına cliff robinson da katıldı. pota altında da -çok yetenekli olmasa da- merhum (vurgula: kevin duckworth) elinden geldiği kadar bu ikiliye yardım ederdi.

1995 yılında drexler ile birlikte blazers'tan ayrıldı. minnesota'dan yana tercihini kullandı ancak gidişiyle ne portland uzun bir süre kendini toparlayabildi ne de kendisi o parlak kariyerini aynı şekilde devam ettirebildi.

şimdilerde timberwolves'un hocası rick adelman'ın yardımcılığını yapıyor. tabii bu sıradan bir tercih değil zira terry porter'ın portland forması giydiği dönemlerde takımın koçu yine adelman idi.

vaggelis aggelou

gidiyorum bu
hali hazırda yunanistan ligi takımlarından aris'i çalıştıran, dusan ivkovic'in dinamo moskova ve olimpiacos'ta asistanlığını yürütmüş olan koç. anadolu efes ile 2,5 yıllık anlaşma sağlamış.

dedikodular önümüzdeki sezon[ybkz]swh[/ybkz] takımın başına ivkovic'in geleceği yönünde.

zeki önder özen

gidiyorum bu
--alıntı--

"ben profesyonel kaygıları anlayabilecek birisiyim. amatör ruh nedir bugün onu gördük. belki maçı izlmeyenler görmemiş olabilir. derin bir kadroya sahibiz ama cezalı ve sakatlarımız var. profesyonel kaygıları olan oyuncularımız da var. belki bir süre sonra bizim oyuncumuz olmayacak onlar.

sakat olmasına rağmen gökhan töre benim odama geldi ve 'hocam ben hastaneye gitmek istiyorum' dedi. 'mr çektirmek istiyorum. kadro bu kadar eksikken böyle kötü bir günde oynama ihtimalım yüzde 1 bile olsa değerlendirmek istiyorum' dedi. mr'ı çektirdiler, koşarak geldi. taktik toplantıya yetişemedi. kapıya dayandı 'ben oynamak istiyorum' dedi. amatörce olabilir, uğur'un ağrılar içinde oynaması amatörce olabilir. olcay'ın bugün ciğerleri patlarcasına koşması amatörce bulunabilir. tolga geçen hafta gördünüz büyük bir acı yaşadı. 48 saat sonra her şeyi bir kenara bırakıp amatörce mücadele etti."

--alıntı--

dragan milosavljevic

gidiyorum bu
2010 yılında radnicki kragujevac'tan partizan'a transfer olan ve bogdan bogdanovic ile birlikte 2013-2014 sezonunda siyah beyazlılarda kendisini iyiyden iyiye gösterme fırsatını yakalamış 1.98 boyunda ve 24 yaşındaki sırp shooting guard/small forward. aynı zamanda partizan'ın kaptanlığını da yapan milosavljevic'in sözleşmesi 2013 yazında sona eriyor. artık oyunu olgunlaştı. belki bir liga endesa? kim bilir..

bogdan bogdanovic

gidiyorum bu
fmp zeleznik'te yetişip 18 yaşında partizan'a gelerek ilk profesyonel kontratını yapan 1992 doğumlu ve 1.98 boyundaki sırp shooting guard-small forward. ilk adımı çabuk, şut kabiliyeti de ortalamanın üzerinde bir genç skorer kimliği ile thy euroleague 2013-2014 sezonunda daha çok göze çarpmaya başladı. fenerbahçe ülker'de forma giyen hırvat bojan bogdanovic ile sıkça karıştırılır.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol