26 mart 2015 fenerbahçe ülker unicaja malaga maçı'nda aşil tendonundan sakatlanarak karşılaşmayı yarıda bırakan oyuncu. kontrollerden sonra netleşecek ama durumunun ciddi olduğu söyleniyor.
Meclis Genel Kurulu'nda 32 ret oya karşılık 199 kabul oyu ile yasalaşan tasarı. sahi bülent arınç - melih gökçek "düellosunda" bir gelişme var mı?
rakipte vassilis spanoulis, kostas sloukas ve brent petway gibi üç önemli ismin forma giymemesine rağmen son çeyrekteki kötü oyunuyla anadolu efes 86-75 kaybettiği müsabaka. top 16'da işler hiç iyi gitmiyor duda ve talebeleri açaısından.
--alıntı--
tarih 7 şubat 2010. varşova’daki euro 2012 kuralarına türkiye ikinci torbadan, belçika ise dördüncü torbadan giriyor.
türkiye o gün uefa’nın en iyi 15’inci milli takımı. fıfa sıralamasında 66’ncı durumda olan belçika ise gabon’un, arabistan’ın, bahreyn’in gerisinde.
uefa kulüpler sıralamasında da bizim 11’inci bitirdiğimiz 2010’u onlar 14’üncü kapatabiliyorlar.
euro 2012 eleme maçlarında rakibimize sadece bir puan kaptırıyoruz, 3-2 ve 1-1’lik sonuçlarla.
5 yıl sonra...
belçika, fıfa sıralamasının 4’üncüsü. brezilya ve ispanya’nın üstünde. türkiye ise kongo’ya, yeşil burun adaları’na geçilerek 57’nciliğe düştü.
uefa kulüpler sıralamasında da belçika son 5 senede her yıl bir basamak yükselerek 10’unculuğa tırmandı. gelecek yıl 9’unculuğa çıkacaklar. bizse bu sezonu 12’nci bitirdik. avrupa kupalarında anderlecht galatasaray’ı, brugge beşiktaş’ı sürklase etti. üstelik çok daha ekonomik kadrolarla.
peki bu 5 yılda ne değişti? belçika neyi doğru yaparak yükseldi, biz neyi yanlış yaptığımız için geriledik?
altın nesil
önce şunu not ederek başlamak gerek: belçika altın bir nesil yakaladı. yarısı nitelikli altyapı yatırımı, yarısı da şans. evet, courtois’nın, de bruyne’ün, lukaku’nun, kompany’nin aynı nesle denk gelmesini herhangi bir bilimsel gerekçeyle açıklamak akıllıca olmaz. ancak şunu da not etmek gerek: belçika, üst üste 4 büyük turnuvayı (2004-2006-2008 ve 2010’u) pas geçince kaybeden nesline neşter vurdu. eylül 2010’da saracoğlu’nda türkiye’ye konuk olan belçika milli takımı tecrübeli aslarına teşekkür etmiş, 17 yaşındaki santrfor lukaku ve 23 yaş altı 7 futbolcuyla (alderweireld, verthongen, fellaini, dembele, hazard, witsel, mirallas’la) oynamıştı. evet, şimdi bu oyuncuların her biri birer süper yıldız. ama o gün değillerdi!
son 6 büyük turnuvanın yalnızca birine gittik. bununla 7’de 1 olacak gibi. önümüzdeki dünya kupası’nın kadrosunu kuracağız diyoruz ama hafta sonu milli takımımızda 2018’de 38 olacak emre, 36 olacak hamit var yine... bunlar oynayacağı için hakan çalhanoğlu yine 10 dakika alacak muhtemelen! anlaşılan, eylül 2010’da türkiye belçika’yı sahada 3-2 yenmiş. saha dışındaysa kazanan 10-0’la belçika olmuş.
kulüpler düzeyinde ne oldu?
bugün, bizim esas odaklanmamız gerekense belçika ligi... tamam, milli takımları fantastik bir nesil yakaladı; ama bütün büyük yıldızları ingiltere’ye-almanya’ya giderken bu arada belçika ligi nasıl 14’üncülükten 9’unculuğa tırmandı? anderlecht’le brugge kısıtlı bütçelerle nasıl gelişti?
belçika flaman parlementosu’nda çalışan gazeteci dostum dirk vermeiren’e göre belçika ligi, bugünlerin geleceğini 90’lı yıların sonunda hissetti. 95’te bosman yasası’nın devreye girmesiyle yıldızlarının büyük liglerin yolunu tutacağını fark eden kulüpler, altyapıya daha fazla önem verdiler.
eğitim programlamaya mecbur oldular. bu yıl anderlecht 23 yaş altı 9 futbolcuyla galatasaray’ı, brugge da 7 gençle beşiktaş’ı alt etti. şu anda belçika ligi’nin yaş ortalaması 24,2. hollanda’nın 23,1. türkiye’ninse maalesef 26,1...
24 yaş ortalamalı belçika ligi, son 5 yılda daha az bütçeyle, avrupa kupalarında yaşlı türkleri ikiye katladı. 462 milyon euroluk ligleriyle avrupa’da son 5 yılda 37 bin puan topladılar. yani bir puana ortalama 12,500 euro harcadılar. aynı dönemde 960 milyonluk türkiye ligi, puan başına 30 bin euro harcarken.
yabancı sınırı
belçika ligi’nde yabancı sınırı yok. öyleyse bu kulüpleri genç belçikalıları oynatmaya kim zorladı? belçika’nın yayıncı kuruluşu telenet’in yorumcusu frank van laeken açıklıyor: “evet, ligde yabancı sınırı yok. ama ilk 18’de 6 altyapı oyuncusu kuralı var. 21 yaşına kadar en az 3 yıl belçika’da eğitim görmüş altyapı oyuncusu da genelde vatandaş oluyor zaten.”
son bir yılda 3-4 kez dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım: “şu çağdışı yabancı sınırını kaldıralım. ama ilk 18’e 6, ilk 11’e 1-2 altyapı oyuncusu mecburiyeti getirelim” diye. maalesef süper lig’in yeni statüsünde esame listesi için herhangi bir altyapı oyuncusu zorunluluğu yok. unutuldu mu, gerek görülmedi mi ben anlayamadım doğrusu.
antrenör kalitesi
bu yıl belçika futbolunu daha yakından izledikten sonra benim bir başka etkilendiğim konuysa antrenör kaliteleri oldu. gerek anderlecht koçu hasi, gerek brugge koçu preud’homme, 10 üstünden 10 aldılar 4 maçta da. peki bizim antrenör kalitesi yükseltme adına planımız ne? süper lig’de 18 hocanın 14’ü yerli. televizyonlarda yaptıkları ayrımcılık kakafonisi sayesinde uzun süredir lige yabancı koç sokmuyorlar. üstelik kendileri de gelişmemek için direniyorlar. maç öncesi “mücadele edeceklerini” maç sonu da “yenemiyorlarsa yenilmeyeceklerini” söylüyorlar sadece! büyük kısmının dünyayla bağları kopuk, yabancı dil bilgileri sıfır düzeyinde.
peki türk futbolunun antrenör gelişimi adına gelecek planı nedir acaba? pro-lisans almak için bir fıfa resmi dili şartı getirilebilir mi? eğitim kapsamı ve sıklığı artırılabilir mi? eğitmen olarak uluslararası markalardan faydalanılabilir mi? ne düşünüyoruz bu antrenörleri geliştirmek için? çünkü antrenörlerimiz gelişmezse, sporcularımızın da gelişmesi zor olacak gibi.
“milleti kurtaranlar yalnız ve ancak eğitmenlerdir. eğiticiden yoksun bir millet, henüz millet namını almak istidadını keşfetmemiştir” (m.kemal atatürk). yakın gelecekte, sporda da millet namını alma istidadını keşfetme umuduyla. mutlu haftalar.
--alıntı--
tarih 7 şubat 2010. varşova’daki euro 2012 kuralarına türkiye ikinci torbadan, belçika ise dördüncü torbadan giriyor.
türkiye o gün uefa’nın en iyi 15’inci milli takımı. fıfa sıralamasında 66’ncı durumda olan belçika ise gabon’un, arabistan’ın, bahreyn’in gerisinde.
uefa kulüpler sıralamasında da bizim 11’inci bitirdiğimiz 2010’u onlar 14’üncü kapatabiliyorlar.
euro 2012 eleme maçlarında rakibimize sadece bir puan kaptırıyoruz, 3-2 ve 1-1’lik sonuçlarla.
5 yıl sonra...
belçika, fıfa sıralamasının 4’üncüsü. brezilya ve ispanya’nın üstünde. türkiye ise kongo’ya, yeşil burun adaları’na geçilerek 57’nciliğe düştü.
uefa kulüpler sıralamasında da belçika son 5 senede her yıl bir basamak yükselerek 10’unculuğa tırmandı. gelecek yıl 9’unculuğa çıkacaklar. bizse bu sezonu 12’nci bitirdik. avrupa kupalarında anderlecht galatasaray’ı, brugge beşiktaş’ı sürklase etti. üstelik çok daha ekonomik kadrolarla.
peki bu 5 yılda ne değişti? belçika neyi doğru yaparak yükseldi, biz neyi yanlış yaptığımız için geriledik?
altın nesil
önce şunu not ederek başlamak gerek: belçika altın bir nesil yakaladı. yarısı nitelikli altyapı yatırımı, yarısı da şans. evet, courtois’nın, de bruyne’ün, lukaku’nun, kompany’nin aynı nesle denk gelmesini herhangi bir bilimsel gerekçeyle açıklamak akıllıca olmaz. ancak şunu da not etmek gerek: belçika, üst üste 4 büyük turnuvayı (2004-2006-2008 ve 2010’u) pas geçince kaybeden nesline neşter vurdu. eylül 2010’da saracoğlu’nda türkiye’ye konuk olan belçika milli takımı tecrübeli aslarına teşekkür etmiş, 17 yaşındaki santrfor lukaku ve 23 yaş altı 7 futbolcuyla (alderweireld, verthongen, fellaini, dembele, hazard, witsel, mirallas’la) oynamıştı. evet, şimdi bu oyuncuların her biri birer süper yıldız. ama o gün değillerdi!
son 6 büyük turnuvanın yalnızca birine gittik. bununla 7’de 1 olacak gibi. önümüzdeki dünya kupası’nın kadrosunu kuracağız diyoruz ama hafta sonu milli takımımızda 2018’de 38 olacak emre, 36 olacak hamit var yine... bunlar oynayacağı için hakan çalhanoğlu yine 10 dakika alacak muhtemelen! anlaşılan, eylül 2010’da türkiye belçika’yı sahada 3-2 yenmiş. saha dışındaysa kazanan 10-0’la belçika olmuş.
kulüpler düzeyinde ne oldu?
bugün, bizim esas odaklanmamız gerekense belçika ligi... tamam, milli takımları fantastik bir nesil yakaladı; ama bütün büyük yıldızları ingiltere’ye-almanya’ya giderken bu arada belçika ligi nasıl 14’üncülükten 9’unculuğa tırmandı? anderlecht’le brugge kısıtlı bütçelerle nasıl gelişti?
belçika flaman parlementosu’nda çalışan gazeteci dostum dirk vermeiren’e göre belçika ligi, bugünlerin geleceğini 90’lı yıların sonunda hissetti. 95’te bosman yasası’nın devreye girmesiyle yıldızlarının büyük liglerin yolunu tutacağını fark eden kulüpler, altyapıya daha fazla önem verdiler.
eğitim programlamaya mecbur oldular. bu yıl anderlecht 23 yaş altı 9 futbolcuyla galatasaray’ı, brugge da 7 gençle beşiktaş’ı alt etti. şu anda belçika ligi’nin yaş ortalaması 24,2. hollanda’nın 23,1. türkiye’ninse maalesef 26,1...
24 yaş ortalamalı belçika ligi, son 5 yılda daha az bütçeyle, avrupa kupalarında yaşlı türkleri ikiye katladı. 462 milyon euroluk ligleriyle avrupa’da son 5 yılda 37 bin puan topladılar. yani bir puana ortalama 12,500 euro harcadılar. aynı dönemde 960 milyonluk türkiye ligi, puan başına 30 bin euro harcarken.
yabancı sınırı
belçika ligi’nde yabancı sınırı yok. öyleyse bu kulüpleri genç belçikalıları oynatmaya kim zorladı? belçika’nın yayıncı kuruluşu telenet’in yorumcusu frank van laeken açıklıyor: “evet, ligde yabancı sınırı yok. ama ilk 18’de 6 altyapı oyuncusu kuralı var. 21 yaşına kadar en az 3 yıl belçika’da eğitim görmüş altyapı oyuncusu da genelde vatandaş oluyor zaten.”
son bir yılda 3-4 kez dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım: “şu çağdışı yabancı sınırını kaldıralım. ama ilk 18’e 6, ilk 11’e 1-2 altyapı oyuncusu mecburiyeti getirelim” diye. maalesef süper lig’in yeni statüsünde esame listesi için herhangi bir altyapı oyuncusu zorunluluğu yok. unutuldu mu, gerek görülmedi mi ben anlayamadım doğrusu.
antrenör kalitesi
bu yıl belçika futbolunu daha yakından izledikten sonra benim bir başka etkilendiğim konuysa antrenör kaliteleri oldu. gerek anderlecht koçu hasi, gerek brugge koçu preud’homme, 10 üstünden 10 aldılar 4 maçta da. peki bizim antrenör kalitesi yükseltme adına planımız ne? süper lig’de 18 hocanın 14’ü yerli. televizyonlarda yaptıkları ayrımcılık kakafonisi sayesinde uzun süredir lige yabancı koç sokmuyorlar. üstelik kendileri de gelişmemek için direniyorlar. maç öncesi “mücadele edeceklerini” maç sonu da “yenemiyorlarsa yenilmeyeceklerini” söylüyorlar sadece! büyük kısmının dünyayla bağları kopuk, yabancı dil bilgileri sıfır düzeyinde.
peki türk futbolunun antrenör gelişimi adına gelecek planı nedir acaba? pro-lisans almak için bir fıfa resmi dili şartı getirilebilir mi? eğitim kapsamı ve sıklığı artırılabilir mi? eğitmen olarak uluslararası markalardan faydalanılabilir mi? ne düşünüyoruz bu antrenörleri geliştirmek için? çünkü antrenörlerimiz gelişmezse, sporcularımızın da gelişmesi zor olacak gibi.
“milleti kurtaranlar yalnız ve ancak eğitmenlerdir. eğiticiden yoksun bir millet, henüz millet namını almak istidadını keşfetmemiştir” (m.kemal atatürk). yakın gelecekte, sporda da millet namını alma istidadını keşfetme umuduyla. mutlu haftalar.
--alıntı--
(bkz: fenerbahçe spor kulübü)
26-33 kazanıp yarı finale yükseldiğimiz karşılaşma.
http://www.bjk.com.tr/tr/haber/62077/besiktas_mogaz_takimimiz_spor_toto_turkiye_kupasi_nda_yari_final_e_yukseldi.html
http://www.bjk.com.tr/tr/haber/62077/besiktas_mogaz_takimimiz_spor_toto_turkiye_kupasi_nda_yari_final_e_yukseldi.html
--alıntı--
Fenerbahçe Spor Kulübü'nün, vicdan sahibi herkesin görebileceği, tüm sporseverlerin gözleri önünde cereyan eden derbi maçtaki spor ve ahlak dışı olayları örtmek amacıyla yapmış olduğu açıklama, kulübümüzü kendi seviyelerine çekme ve asıl konudan uzaklaştırma gayreti taşımaktadır.
'Adalete fener yak' diyen bir kurumu yönetenlerin; adaletsizliklerin arkasına sığınması, adaleti kazanmak sanması, Türk futbolunun kanayan yarasının gün yüzüne çıkmasıdır.
Türk futbol ailesinin tüm paydaşlarının hem fikir olduğu şekilde; futbolumuza zarar veren bu zihniyete prim verecek şekilde cevap vermeyeceğiz ve o seviyeye asla inmeyeceğiz. Ancak futbolumuzdan bu zihniyet ve seviyenin temizlenmesi mücadelemize, aynı kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygılarımızla sunarız.
--alıntı--
(bkz: emre belözoğlu)
(bkz: 22 mart 2015 fenerbahçe beşiktaş maçı)
Fenerbahçe Spor Kulübü'nün, vicdan sahibi herkesin görebileceği, tüm sporseverlerin gözleri önünde cereyan eden derbi maçtaki spor ve ahlak dışı olayları örtmek amacıyla yapmış olduğu açıklama, kulübümüzü kendi seviyelerine çekme ve asıl konudan uzaklaştırma gayreti taşımaktadır.
'Adalete fener yak' diyen bir kurumu yönetenlerin; adaletsizliklerin arkasına sığınması, adaleti kazanmak sanması, Türk futbolunun kanayan yarasının gün yüzüne çıkmasıdır.
Türk futbol ailesinin tüm paydaşlarının hem fikir olduğu şekilde; futbolumuza zarar veren bu zihniyete prim verecek şekilde cevap vermeyeceğiz ve o seviyeye asla inmeyeceğiz. Ancak futbolumuzdan bu zihniyet ve seviyenin temizlenmesi mücadelemize, aynı kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygılarımızla sunarız.
--alıntı--
(bkz: emre belözoğlu)
(bkz: 22 mart 2015 fenerbahçe beşiktaş maçı)
türkiye saati ile 21.45'te başlayacak olan thy euroleague top 16 turu f grubu 12.hafta karşılaşması. gruptan dördüncü olup çeyrek finale çıkmak isteyen temsilcimiz için çok önemli bir maç olacak.
saat 20.00'de başlayacak olan thy euroleague top 16 turu f grubu 12.hafta karşılaşması. ntv spor'dan canlı olarak yayınlanacak.
pınar karşıyaka'nın çeyrek finalde elendiği, banvit'in ise yarı finalden yoluna devam edeceği sezon. eşleşmeler şu şekilde:
banvit - khimki basket
unics kazan - gran canaria
banvit - khimki basket
unics kazan - gran canaria
24-26 nisan 2015 tarihleri arasında trabzonspor medical park, energia rovinari, jsf nanterre ve frankfurt skyliners takımları arasında gerçekleşecek olan organizasyon. fiba tarafından maçların trabzon'da oynanacağı açıklandı. yarı final eşleşmeleri ise şu şekilde:
trabzonspor medical park - energia rovinari
jsf nanterre - frankfurt skyliners
trabzonspor medical park - energia rovinari
jsf nanterre - frankfurt skyliners
müthiş rakip seyirci desteğine rağmen iyi başlayan ve ritmini pek kaybetmeyen gran canaria'ya karşılık pınar karşıyaka'nın özellikle hücumda çok telaşlı olduğunu ve hemen her şeyin bobby dixon'un üzerine yıkıldığını gözlemlediğimiz karşılaşma. yine de tebrik ediyoruz elbette.
beşiktaş kadın basketbol takımı'nın kondisyoneri.
meryem keleşoğlu ile birlikte beşiktaş kadın basketbol takımı'nda asistan koçluk görevini yürüten antrenör.
beşiktaş kadın basketbol takımı'nın sevilen masörü. seyhan kesim gibi o da el üzerinde tutulur taraftarlarca.
10 yıldır beşiktaş kadın basketbol takımı'nın asistan koçluğunu yürüten isim. aynı zamanda eski oyuncularımızdandır.
saat 20.45'te başlayacak ve trt spor'dan canlı yayınlanacak olan uleb eurocup 2014-2015 sezonu çeyrek final rövanş karşılaşması. ilk maçı[ybkz]swh[/ybkz] 76-66 kaybeden izmir ekibine final four'a kalabilmesi için 11+ farkla elde edeceği bir galibiyet gerekiyor.
banvit'in 75-71 galip gelerek final four'a yükseldiği karşılaşma olmuştur. sammy mejia 18 sayı 9 ribaund, e.j. rowland 16 sayı 3 ribaund ile istatistiklerde başı çeken isimler oldu.
akaretler'deki kulüp binası önünde gazetecilere yapmış olduğu açıklamadır.
--alıntı--
"Bugün yapacağım açıklamaların Fenerbahçe maçı ile hiçbir alakası yok. Rakibimizin kazanmış olması üzerine yapılan bir açıklama değil. Ama bazı konulara açıklık getirilmesi taraftarıyım.
- Birincisi hakemle ilgili... Hakem tam anlamıyla maçı yönetmek için değil de 'idare etmek' için gelmişti. Bütün kararları o günü kurtarmak için. Emenike formayı çıkarıyor, herkesin gözü önünde. Oyuncu dışarı çıkıyor, taraftar da bağırıyor. Teknik heyet sonra geri gönderiyor. Bu bir kural hatasıdır. Kurallar ortada. Şimdi orada. 20 numaralı oyuncu hiçbir spor ahlakına uymayacak, hiçbir camiaya yakışmayacak şekilde, büyük bir camianın hocasına küfür ediyor. gözlemciler görmemiş, herhalde tavuk karası var gözlerinde...
- 4. hakem Deniz Çoban maçın hakemine Emre için 'Hocam küfür var, at' diyor. Bu belgeler bizim elimizde var.
- Tolga, takım kaptanı sakinleştirmek için geliyor, ona sarı kart gösteriyor.
- Rakip kaleci geliyor benim 3. kalecimle kavga ediyor. Onun da sarı kart görmesi gerekiyor.
- Maçı kaybettik..Rakibin galibiyetini küçümsemiyoruz..Ancak dünya literatüründe böyle bir hakem yönetimi yok..
- Merkez Hakem Kurulu Başkanı Yusuf Namoğlu'nun bu hakemi cezasız bırakmaması lazım.
- Bütün Fenerbahçelilere söylüyorum. Başka bir takımın oyuncusu, FB hocasına defalarca küfretse, ne düşünürler? Bu bir ahlaksızlıktır.
- Milli takımdan oyuncu çekmemizi isteyenler oldu ama bunu yapmayız. Milli takım başka bir davadır çünkü.
- Hem hakem hem Emre ile TFF'nin gereğini yapmasını bekliyoruz.
- Bir mesajım da taraftarlara... Bu yenilgiye en fazla biz üzüldük. Pazar günü de konuşabilirdik ama o sinirle konuşmayalım dedik. Biz bu takımla şampiyon olacağız.
- Derbi maçta çıkan olaylarla ilgili görüntüleri aldık, BJK TV'ye talimat verdim, yayınlamaları için...
- Bu adam milli takım kaptanlığı yapmış. Küfür ve tehdit yakışır mı?
- Kimse bize küfür edemez!
- 20 senedir aynı telefonu kullanıyorum. Fakat bu numaramı taraftarlar da ele geçiriyorlar. Maç öncesinde, maç sırasında bir milyon tane telefon, mesaj geliyor. Bazı üslubunu bilmeyen kişilerden dolayı telefonu kapatıyorum.
--alıntı--
--alıntı--
"Bugün yapacağım açıklamaların Fenerbahçe maçı ile hiçbir alakası yok. Rakibimizin kazanmış olması üzerine yapılan bir açıklama değil. Ama bazı konulara açıklık getirilmesi taraftarıyım.
- Birincisi hakemle ilgili... Hakem tam anlamıyla maçı yönetmek için değil de 'idare etmek' için gelmişti. Bütün kararları o günü kurtarmak için. Emenike formayı çıkarıyor, herkesin gözü önünde. Oyuncu dışarı çıkıyor, taraftar da bağırıyor. Teknik heyet sonra geri gönderiyor. Bu bir kural hatasıdır. Kurallar ortada. Şimdi orada. 20 numaralı oyuncu hiçbir spor ahlakına uymayacak, hiçbir camiaya yakışmayacak şekilde, büyük bir camianın hocasına küfür ediyor. gözlemciler görmemiş, herhalde tavuk karası var gözlerinde...
- 4. hakem Deniz Çoban maçın hakemine Emre için 'Hocam küfür var, at' diyor. Bu belgeler bizim elimizde var.
- Tolga, takım kaptanı sakinleştirmek için geliyor, ona sarı kart gösteriyor.
- Rakip kaleci geliyor benim 3. kalecimle kavga ediyor. Onun da sarı kart görmesi gerekiyor.
- Maçı kaybettik..Rakibin galibiyetini küçümsemiyoruz..Ancak dünya literatüründe böyle bir hakem yönetimi yok..
- Merkez Hakem Kurulu Başkanı Yusuf Namoğlu'nun bu hakemi cezasız bırakmaması lazım.
- Bütün Fenerbahçelilere söylüyorum. Başka bir takımın oyuncusu, FB hocasına defalarca küfretse, ne düşünürler? Bu bir ahlaksızlıktır.
- Milli takımdan oyuncu çekmemizi isteyenler oldu ama bunu yapmayız. Milli takım başka bir davadır çünkü.
- Hem hakem hem Emre ile TFF'nin gereğini yapmasını bekliyoruz.
- Bir mesajım da taraftarlara... Bu yenilgiye en fazla biz üzüldük. Pazar günü de konuşabilirdik ama o sinirle konuşmayalım dedik. Biz bu takımla şampiyon olacağız.
- Derbi maçta çıkan olaylarla ilgili görüntüleri aldık, BJK TV'ye talimat verdim, yayınlamaları için...
- Bu adam milli takım kaptanlığı yapmış. Küfür ve tehdit yakışır mı?
- Kimse bize küfür edemez!
- 20 senedir aynı telefonu kullanıyorum. Fakat bu numaramı taraftarlar da ele geçiriyorlar. Maç öncesinde, maç sırasında bir milyon tane telefon, mesaj geliyor. Bazı üslubunu bilmeyen kişilerden dolayı telefonu kapatıyorum.
--alıntı--
saatini henüz söylememekle birlikte 22 mart 2015 fenerbahçe beşiktaş maçı devre arası soyunma odası koridorlarında emre belözoğlu'nun slaven bilic'e yönelik hakaret ve tehditlerinin yer aldığı görüntüleri yayınlayacaklarını duyuran kanal.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?