confessions

gidiyorum bu

3. nesil Moderatör - - Moderatör -

  1. toplam entry 41163
  2. takipçi 3
  3. puan 793139

pamuk prenses ve yedi cüceler

gidiyorum bu
zeynep değirmencioğlu'nun pamuk prenses'i canlandırdığı yeşilçam'a uyarlanmış hâlini an itibariyle cine 5'te izlediğim eser. yalnız bir sahnede cücelerden birisi diğerine "aboooo ne kadar da çok çalışmışsın bugün" dedi.

bizim o taraflardan da istihdam etmişler demek ki. o şimdi pamuk prenses'ten akşam yemeğinde gâvurdağı salatası da ister.

25 nisan 2013 barcelona regal panathinaikos maçı

gidiyorum bu
barcelona regal'in işler zora girdiğinde oldukça soğukkanlı kalabilen iki büyük oyuncusu [ybkz]swh[/ybkz] [ybkz]swh[/ybkz] ile daha önde gözüktüğü karşılaşma. pana'nın savunma direncini her zamankinin daha üzerine çekmesi, sofo'nun erken faul problemine girmemesi, gist'in toparlanması önemli parametreler.

bir de argiris pedoulakis'in gözlerine inanıyorum ben.[ybkz]swh[/ybkz]

26 nisan 2013 olympiacos anadolu efes maçı

gidiyorum bu
anadolu efes'te, kadro dışı bırakılan sasha vujacic'in forma giyemeyeceği mücadele. pire barış ve dostluk spor salonu'nun atmosferi bir oaka kadar değil elbette ancak oly taraftarının bu maçta elinden geleni yapacağı aşikâr. tahminimce maç sonuna kadar karşılaşmayı kafa kafaya götüremeyen bir efes, yenilerek veda eder. son saniyeye kadar sayı fark 2-3 civarında gezerse kimin kimini kandıracağı belli olmaz.

eh bir de tabii vassilis spanoulis geçen seneki formundan fersah fersah uzakta olmasa şimdi bunları konuşmazdık.

mario götze

gidiyorum bu
bayern'in son dönemde bilhassa real madrid özelinde avrupa'nın büyük takımlarına kaptırdığı bundesliga'da boy veren yıldızları[ybkz]swh[/ybkz] [ybkz]swh[/ybkz] [ybkz]swh[/ybkz] toplama alışkanlığına yeniden geri döndüğünün nişanesidir. ha bu sefer önceki hamlelerinden farklı olarak uli höness'in mevzularından dolayı "el çabukluğu marifet" düzleminde işi bitirdiler.

dortmund açısından feveran edilecek herhangi bir durum olduğunu düşünmüyorum. yapılanmasını önemli ölçüde tamamlamış, oturmuş ve işleyen bir düzenleri var. bir tek mario götze'nin ayrılışıyla alt üst olacaklarsa şayet, biz başka bir filme bilet almışız demektir.

yoksa bayern aynı bayern..

rıdvan dilmen

gidiyorum bu
bu akşam[ybkz]swh[/ybkz] yüzde yüz futbol programına canlı yayında bağlanan fikret orman'ın sağlı sollu salvolarına maruz kalmış futbol yorumcusu. programın bitimine yakın güntekin onay ve ntv yönetimine sitem ederek bilinçli olarak fikret orman'ın canlı yayına alındığını ima etmiştir.

"bunlara ne gerek var, beşiktaş başkanı gelir burada bir gün canlı yayın konuğumuz olur. bizler sorarız, kendisi anlatır. tamam beşiktaş'ın futbolcularına borcu olmadığını, samet aybaba ile aralarında hiçbir sorun olmadığını öğrenmiş olduk. çok güzel. umarım bundan sonra da hiç olmaz." mealinde bir şeyler gevelemiştir.

ahaha üzmeyin rıdo'yu.[ybkz]swh[/ybkz]

fikret orman

gidiyorum bu
anladığım kadarıyla (başından yetişemedim çünkü) yüzde yüz futbol programında rıdvan dilmen merkezli olarak konuşulanlar üzerine bağlanmış ve sert bir şekilde konuşmuştur.

teknik direktörlük olarak uzun dönemli bir strateji belirledikten sonra samet aybaba ile dört yıllık bir sözleşme imzaladıklarını, ancak her ne kadar söylem olarak stratejiler uzun dönemli belirlense de saha içinde alınan skorların bu plânları icraat kısmında hayata geçirmeyi engelleyebildiğini söylemiştir. bu doğrultuda sezon bitiminde tekrar bir araya gelerek samet aybaba'nın durumunu görüşeceklerini, ancak şu aşamada basında çıkan isimlerin yahut bu isimlerle görüşüldüğü iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıklamıştır.

beşiktaş'ın profesyonel bir anlayışla yönetilmediğini söyleyenlerin sezon sonunda ne kadar profesyonelce yönetileceğini göreceklerini belirtmiştir.

sinan engin'i kastederek, geçmişte beşiktaş'ta menajer olarak çalışanların kulubü nasıl zarara uğrattıklarını söyleyerek o programları ciddiye almadığından bağlanma ihtiyacı hissetmediğini söylemiştir.

oyunculara hiçbir borçlarının olmadığını, en geç nisan sonu/mayıs ayı içinde stad inşaatına başlayacaklarını ve önümüzdeki sene beşiktaş'ın borçlarını 100'lü, 200'lü rakamlara çekmeyi hedeflediklerini açıklamıştır.

mustafa denizli ile yaşananlar hakkında ise, bir basın mensubunun soruyu o şekilde sorduğunu (sanırım soru "mustafa denizli fatih terim'in karşısına çıkmaya cesaret edemediği için mi beşiktaş'ın teknik direktörlüğünü kabul etmedi?" şeklinde gelmiş), kendisinin de "o mustafa hocanın takdiridir" şeklinde yanıtladığını ve bu cevabın ilgili basın mensubu tarafından twitter'a bilinen şekliyle yansıttığını açıklamıştır.

yalap şap aklımda kalanlar bunlar. tabii programın dökümü internete düşerse daha net bir şekilde paylaşma imkânı olacaktır.

selim soydan

gidiyorum bu
zamanında saba'nın reklam yüzü olarak nasıl değerlendirilmediğine hayıflandığım ali şen döneminin fenerbahçe futbol şubesi sorumlusu. (şadan kalkavan ile ortak yürütüyorlardı galiba)

"saba çok iyi televizyon" mottosu için ondan ideali var mıydı? bir de "tamam mı" eklerdi sonuna, mis..

felix magath

gidiyorum bu
laubalilikten hoşlanmayan, disiplini seven, ciddiyete hayran alman teknik adam. oldukça ağır idman programlarıyla bilinir. ancak son dönemde görev yaptığı takımlarda oldukça yüksek maliyetli ve fazla sayıda transfere yönelmişliği vardır ki, şu an beşiktaş'ın malî portresi buna ne kadar el verir bilmiyorum. zira volkswagen ya da gazprom gibi bir sponsora sahip değiliz.

24 nisan 2013 erdemir beşiktaş maçı

gidiyorum bu
saat 16.00'da başlayacak olan beko basketbol ligi 28. hafta karşılaşması. sezon ortasında yapılan anlaşma gereği beşiktaş erkek basketbol takımı bu maça özel "kalde" değil, "ağır haddecilik" firmasının göğüs reklamı ile çıkacakmış. iyi hoş da, formanın önünde ağır haddecilik.. ne bileyim şimdi ben. enteresan camiayız vesselam.

firmayı merak edenler için,

http://www.agirhaddecilik.com/

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol