confessions

gidiyorum bu

3. nesil Moderatör - - Moderatör -

  1. toplam entry 39922
  2. takipçi 3
  3. puan 771096

kenan sipahi

gidiyorum bu
--alıntı--

"birkaç yıldır dimitris diamantidis’i beğeniyorum ama bu yıl euroleague’de oynadığı için khimki takımındaki zoran planinic’i de takip ettim. bu iki oyuncu da uzun oyun kurucular arasında ve bana faydalı olabilecek özellikleri olduğu için dikkatimi çekiyor. saha görüşleri çok iyi ve uzun olmalarına rağmen iyi dripling yapıyorlar. karşılarında onları savunan kısa oyuncular var ama onlar neredeyse hiç top kaybetmiyor ve bu durumdan hiç rahatsız olmuyorlar. ben ise zaman zaman kısa oyunculara karşı dripling sorunu yaşıyorum. özellikle zoran planinic’i izleyerek bu sorunuma karşı alabileceğim çözümleri öğrenmeye çalışıyorum. tecrübeleriyle karşılarında hiç kimse yokmuş, savunmasız oynuyormuş gibi bir duruş sergiliyorlar. bu iki oyuncu da benim idolüm.

benim şu an için gitmek istediğim herhangi bir takım yok. oyuncu ağabeylerim, “bir takıma gitmeyi çok isterin ve gidersin. ama beklentilerin büyük olduğu için orası sana kötü gelebilir” diyorlar. bu yüzden doğru yer, doğru zaman ve doğru insanlarla çalışmayı istiyorum. benim için şu an önemli olan gelişim. onun için de iyi oynayarak fazla süre almaya çabalıyorum. istanbul’da yetişmiş olsam veya seneye istanbul’a gidecek olsam hangi kulüpte oynardım? bilmiyorum… yakın gelecekteki hedefim euroleauge atmosferini yaşamak olduğu için belki bir sonraki ilk adım yurt dışı olur. zaman kaybetmek istemiyorum ama büyük konuşmamak, yaşayarak görmek lazım. insanın başına neler gelir, belli olmaz."

--alıntı--

beşiktaş erkek basketbol takımı

gidiyorum bu
--alıntı--

beşiktaş'a gelince... en zor durum onlarda gözüküyor. basketbolumuzun bu yılki en büyük kazancı erman kunter'in ülkemize geri dönüşü oldu. onun yanında da türkiye'nin en iyi menajerlerinden biri olmaya aday haluk yıldırım var ama takım kadrosu çok karışık. oyuncuları iyi ama onları bir araya getirecek gerçek bir lidere sahada ihtiyaçları var. "tutku bu görevi yüklenebilir mi?" diyorsanız hepimiz merakla bunu izliyoruz. tutku sağlıklıyken geçen sezon galatasaray'da beraber oynadığı her oyuncuyu daha iyi oyuncu yapma özelliğine sahipti ama onun bu özelliğini koç oktay mahmuti kullanmadı. oktay mahmuti'nin çok iyi bir koç olduğu tartışılmaz ama onun "her şeyi en iyi ben bilirim" anlayışı yüzünden tutku genç türk oyun kuruculara örnek olamadı. tutku beşiktaş'ta da aynı görevi yapmaya çalışıyor. beşiktaş'ta hücumda hiçbir değişik oyuna ihtiyaç yok. top tutku'nun elindeyken uzun veya forvet, kim olursa olsun, ona perdeye gelip sonra içeri kaçarsa takım oyunu başlıyor. tutku'nun takıma faydalı olup olmadığının ölçüsü onun asist sayıları olacaktır. tutku yaptığı asistten çok sayı atıyorsa, bu yine onun yeteneğinin eksik kullandığının göstergesi olacaktır.

basketbolda faul atışlarına serbest atış denir. bunun nedeni faul çizgisinde kimsenin sizi tutmaması ile sayı atmak için serbest olmanızdır. ama serbest atışlarda en büyük tehlike psikolojiktir. rakip seyircinin bağırışı ile atacağınız şutun girmeyeceği korkusu serbest atışın en güç yanıdır. beşiktaş'ın pivotu vidmar iyi bir oyuncu . eğer vidmar serbest atışları soksa takıma çok daha faydalı olur. serbest atışlardaki bu moral gerilimi antrenmanlara taşıyıp oyuncuları bu gerilime alıştırmak için yenilikler var. rakip seyircilerin faul atışlarındaki korkunç gürültüsünü teybe kaydediyorlar ve gerilimden etkilenen oyuncularına antrenmanlarda faul çalışırken kulaklık takıp o sesi dinlerken atış kullandırıyorlar. böylece oyucuları gerilime alıştırıyorlar. türk basketbolu beko ligi'nde zirve yarışında beşiktaş'ı da bekliyor, özeti bu...

--alıntı--[ybkz]swh[/ybkz]

damir markota

gidiyorum bu
neredeyse bir aydır - büyük ihtimalle maddi sıkıntılar nedeniyle- hayli keyifsiz. yine hırslı gerçi ama eski tadı yok. az kaldı 15 nisan'a reyiz. sık biraz daha dişini. özledik dudaklarını yukarıya doğru büzüp "vallahi ne bileyim" tarzı bakışlarını.

31 mart 2013 antalya bşb beşiktaş maçı

gidiyorum bu
28 mart 2013 maccabi electra tel aviv beşiktaş maçı'nda yaşanan kepazelik dönüşü ligde kimle oynarsak oynayalım zorlanacağımız aşikârdı. yediğimiz 83 sayı çok fazla gerçekten. bunda ben gasper vidmar'ın erken beş faul alıp oyun dışında kalmasının da payı olduğunu düşünüyorum. hücumda sayı dağılımının tutku açık, serhat çetin, daniel ewing, ricky minard ve cevher özer arasında büyük oranda eşit olarak paylaşılması sevindirici.

sonuç olarak derin bir moral çöküntü sonrası galip gelmek önemliydi. bu da başarıldı.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol