zeljko obradovic'e 2014-2015 sezonu tbl yarı final serisinde bariz bir üstünlük kurarak pınar karşıyaka'yı finale çıkaran koç.
az önce sona eren maçta fenerbahçe ülker'i 82-64 mağlup edip play off yarı final serisinde durumu 3-1 yaparak 28 yıl aradan sonra finale yükselen takım. çok büyük iş başardılar.
galatasaray'ın iki yıllık kontrat yenilediği koç.
zenit ile iki yıl daha kontrat yenilemiştir.
--alıntı--
"Biliyorsunuz, bir iç savaş var. Evimizde değiliz uzun zamandır. Takımım ve ben bir senedir otelde yaşıyoruz. İnsanın aklını zorlayacak şartlar içindeyiz. Kiev’de ormanda kendimize bir saha bulduk. Orada çalışıyoruz. Görseniz çok şaşırırsınız. Dünyanın en güzel, en modern stadı olan Dombass Arena’dan yoksunuz. Sürekli seyahat ediyoruz. Bu sezon tam 52 kez uçağa bindiğimizi biliyor musun?
Beşiktaş gibi büyük takımlar, Türkiye’nin, hatta Avrupa’nın neresine giderse bir taraftar topluluğu onu destekler. Ancak Shakhtar Donetsk olarak biz Ukrayna’da düşman olarak görülüyoruz. Ayrılıkçı diyorlar, terörist diyorlar. Hak etmediğimiz yakıştırmalarla karşı karşıyayız. Ve bu tablo içinde futbol oynamaya, başarılı olmaya çalışıyoruz. Shakhtar, Zorya, Metalurg Donetsk, Chernomorets, Olimpik Donetsk, İlichivets. Hepimiz iç saha maçlarımızı Kiev’de oynadık. Dinamo Kiev şampiyon oldu ama maçlarının yüzde 80’ini evinde oynadı!
Kontratım bitmesine rağmen geçen sene uzattım. O imza, şartlar ne olursa olsun kaçmayacağımı göstermek içindi. Futbolcularımın şehri terk etmesini önlemek, takımı bir arada tutmak için yaptığım bir başkaldırıydı. Çok spektaküler oyuncuları alıp müthiş bir takım oluşturduk. Yatırım yaptık, bunun çöpe gitmesine izin veremezdim, veremem. Dombass Arena’da 50 bin kişinin desteğiyle oynadıklarında kendilerini çok iyi hissediyorlardı. Donetsk sakin ve huzur dolu bir şehirdi. Malum olaylar başlayınca özellikle Brezilyalı oyuncular gitmek istedi. Bir gece yarısı saat 02:00’de ünlü bir menacerlik şirketi 12 oyuncumu bedelsiz almaya kalktı. Hatırlarsınız, Brezilyalı oyuncularım kaçtı ve Süper Kupa maçına rezerv takımla çıktım. Savaştım ve takımı bir arada tuttum. Brezilyalılar imza attığımı görünce geri döndü. Biz de sonrasında Kiev’i üs olarak seçtik. Otel odasında kalıp hayatta kalmaya çalıştık. Adeta bir sığınmacı gibi yaşadık. Ama iyi iş yaptık takımımla. Onlarla gurur duyuyorum.
Bir yılım daha var. Başkana sözüm var. Ben kaçmam. Juande Ramos olaylar çıkar çıkmaz gitti ama ben dimdik ayakta durdum. Ben profesyonelliğimi değil, bu kez karakterimi ortaya koydum. Kaçmak çok kolaydı. Başkan Akhmedov’la bir durum değerlendirmesi yapacağız tabii ki. Futbolda neler olacağını kestiremezsiniz.
Ukrayna’da arazi yatırımlarım olduğu için Shakhtar’ı bırakamadığım iddialarına gülüyorum. Türkiye’de yazılıp çizilince Romanya’da da çıktı bunlar. Hükümet yabancıya toprak satmıyor ki! Bunlar tamamen spekülasyon. Benim burada 8 senem geçti. Kolay mı öyle bırakıp gitmek! Bu kulübü bu şartlarda bırakıp gidemem.
Türkiye’ye müthiş bir sevgim ve sempatim var. Şampiyon yaptığım iki kulüp tarafından haksızlığa uğramama rağmen onları seviyorum. Fenerbahçe ile görüştüm, evet. Ama yeni değil. Shakhtar ile Kadıköy’de UEFA Kupası’nı kazandığımız maçın ardından sayın Aziz Yıldırım ile görüştüm ama çok geçti.
Türkiye'de Taraftarlar beni seviyor. İkincisi, Mircea Lucescu ismi iyi bir isim. Beraberinde iddiayı ve başarıyı getirir. İddia ve başarı da sponsorları ve bilet satışlarını olumlu etkiler. Ukrayna’da tam 23 kupa kazandım. Kulübüyle aşık olan insanlarla çalışmayı severim. Bizim başkanımız Rinat Akhmedov gibi. Beni buraya getirirken ki tavrı, bana davranışları ve sunduğu imkanlar... Kısa dönemli projeler bana göre değil. Bakın; Brescia’da 5 yıl kaldım. Kulübü, başkanı, taraftarı sevdim. Dinamo Bükreş’te de öyle. Gezinen bir adam olmadım. Shakhtar’da 11 yıldır görev yapıyorum.
Fikret Orman ile görüştük, konuştuk, tartıştık. Başkanı severim ve ona saygı duyarım. Ama yazdığınız gibi ortada ne atılan bir imza var, ne de verilmiş bir söz. Daha fazla ayrıntı istemeyin lütfen.
kariyerimle ilgili ne olur Bilmiyorum. Ne kadar daha böyle sağlıklı olacağıma bağlı. Başarıya hâlâ açım. Futbola olan tutkum devam ettiği sürece sahalarda olacağım. Futbolda ne zaman ne olacağı belli olmuyor. Göreceğiz. Türkiye’yi, çok seviyorum. Kalbimde her zaman güzel anılarla hatırladığım bir ülke."
--alıntı--
"Biliyorsunuz, bir iç savaş var. Evimizde değiliz uzun zamandır. Takımım ve ben bir senedir otelde yaşıyoruz. İnsanın aklını zorlayacak şartlar içindeyiz. Kiev’de ormanda kendimize bir saha bulduk. Orada çalışıyoruz. Görseniz çok şaşırırsınız. Dünyanın en güzel, en modern stadı olan Dombass Arena’dan yoksunuz. Sürekli seyahat ediyoruz. Bu sezon tam 52 kez uçağa bindiğimizi biliyor musun?
Beşiktaş gibi büyük takımlar, Türkiye’nin, hatta Avrupa’nın neresine giderse bir taraftar topluluğu onu destekler. Ancak Shakhtar Donetsk olarak biz Ukrayna’da düşman olarak görülüyoruz. Ayrılıkçı diyorlar, terörist diyorlar. Hak etmediğimiz yakıştırmalarla karşı karşıyayız. Ve bu tablo içinde futbol oynamaya, başarılı olmaya çalışıyoruz. Shakhtar, Zorya, Metalurg Donetsk, Chernomorets, Olimpik Donetsk, İlichivets. Hepimiz iç saha maçlarımızı Kiev’de oynadık. Dinamo Kiev şampiyon oldu ama maçlarının yüzde 80’ini evinde oynadı!
Kontratım bitmesine rağmen geçen sene uzattım. O imza, şartlar ne olursa olsun kaçmayacağımı göstermek içindi. Futbolcularımın şehri terk etmesini önlemek, takımı bir arada tutmak için yaptığım bir başkaldırıydı. Çok spektaküler oyuncuları alıp müthiş bir takım oluşturduk. Yatırım yaptık, bunun çöpe gitmesine izin veremezdim, veremem. Dombass Arena’da 50 bin kişinin desteğiyle oynadıklarında kendilerini çok iyi hissediyorlardı. Donetsk sakin ve huzur dolu bir şehirdi. Malum olaylar başlayınca özellikle Brezilyalı oyuncular gitmek istedi. Bir gece yarısı saat 02:00’de ünlü bir menacerlik şirketi 12 oyuncumu bedelsiz almaya kalktı. Hatırlarsınız, Brezilyalı oyuncularım kaçtı ve Süper Kupa maçına rezerv takımla çıktım. Savaştım ve takımı bir arada tuttum. Brezilyalılar imza attığımı görünce geri döndü. Biz de sonrasında Kiev’i üs olarak seçtik. Otel odasında kalıp hayatta kalmaya çalıştık. Adeta bir sığınmacı gibi yaşadık. Ama iyi iş yaptık takımımla. Onlarla gurur duyuyorum.
Bir yılım daha var. Başkana sözüm var. Ben kaçmam. Juande Ramos olaylar çıkar çıkmaz gitti ama ben dimdik ayakta durdum. Ben profesyonelliğimi değil, bu kez karakterimi ortaya koydum. Kaçmak çok kolaydı. Başkan Akhmedov’la bir durum değerlendirmesi yapacağız tabii ki. Futbolda neler olacağını kestiremezsiniz.
Ukrayna’da arazi yatırımlarım olduğu için Shakhtar’ı bırakamadığım iddialarına gülüyorum. Türkiye’de yazılıp çizilince Romanya’da da çıktı bunlar. Hükümet yabancıya toprak satmıyor ki! Bunlar tamamen spekülasyon. Benim burada 8 senem geçti. Kolay mı öyle bırakıp gitmek! Bu kulübü bu şartlarda bırakıp gidemem.
Türkiye’ye müthiş bir sevgim ve sempatim var. Şampiyon yaptığım iki kulüp tarafından haksızlığa uğramama rağmen onları seviyorum. Fenerbahçe ile görüştüm, evet. Ama yeni değil. Shakhtar ile Kadıköy’de UEFA Kupası’nı kazandığımız maçın ardından sayın Aziz Yıldırım ile görüştüm ama çok geçti.
Türkiye'de Taraftarlar beni seviyor. İkincisi, Mircea Lucescu ismi iyi bir isim. Beraberinde iddiayı ve başarıyı getirir. İddia ve başarı da sponsorları ve bilet satışlarını olumlu etkiler. Ukrayna’da tam 23 kupa kazandım. Kulübüyle aşık olan insanlarla çalışmayı severim. Bizim başkanımız Rinat Akhmedov gibi. Beni buraya getirirken ki tavrı, bana davranışları ve sunduğu imkanlar... Kısa dönemli projeler bana göre değil. Bakın; Brescia’da 5 yıl kaldım. Kulübü, başkanı, taraftarı sevdim. Dinamo Bükreş’te de öyle. Gezinen bir adam olmadım. Shakhtar’da 11 yıldır görev yapıyorum.
Fikret Orman ile görüştük, konuştuk, tartıştık. Başkanı severim ve ona saygı duyarım. Ama yazdığınız gibi ortada ne atılan bir imza var, ne de verilmiş bir söz. Daha fazla ayrıntı istemeyin lütfen.
kariyerimle ilgili ne olur Bilmiyorum. Ne kadar daha böyle sağlıklı olacağıma bağlı. Başarıya hâlâ açım. Futbola olan tutkum devam ettiği sürece sahalarda olacağım. Futbolda ne zaman ne olacağı belli olmuyor. Göreceğiz. Türkiye’yi, çok seviyorum. Kalbimde her zaman güzel anılarla hatırladığım bir ülke."
--alıntı--
türkiye saati ile 21.45'te star tv'den canlı yayınlanacak olan karşılaşma.
470 milyon euro karşılığında % 47'si taylandlı iş adamı mr bee'ye satılan kulüp. 9 haziran'da satış sözleşmesi imzalanacak.
premier league ekiplerinden watford city ile sözleşme imzalamıştır.
yönetim kuruluyla konuştuktan sonra ayrılma kararından vazgeçmiştir. ekibiyle birlikte devam edeceği söyleniyor.
eskişehirspor'un, azerbaycan'ın karabağ takımından transfer ettiği 1988 doğumlu makedon hücuma dönük orta saha oyuncusu. üç yıllık sözleşme imzalanmış.
1923 yılında kurulan valencia şehrinin futbol takımı. 2014-2015 sezonunda la liga'yı 13. sırada bitirmelerine rağmen borçları sebebiyle ispanya futbol federasyonu tarafından küme düşürülmesine karar verildi. ligi 18.sırada tamamlayan eibar ise bu kararla ligde kalmış oldu.
edit: tabii bir de şöyle bir durum var.
https://twitter.com/VCF_Nordic/status/606446854293889024
edit: tabii bir de şöyle bir durum var.
https://twitter.com/VCF_Nordic/status/606446854293889024
başlama saati sebebiyle izleyemediğim için bir şeyler yazamadığım karşılaşma.[ybkz]swh[/ybkz] nba karşılaşmaları üniversite öğrencileri için ideal, çalışma hayatına atıldıktan itibaren abd ile aradaki saat farkları sizin bu maçları takip etmenize ciddi derecede engel teşkil ediyor açıkçası. zira sorumluluk alanlarınız çeşitleniyor.[ybkz]swh[/ybkz]
2015-2016 sezonunda türk telekom formasıyla mücadelesine devam edecektir.
kendisiyle iki yıllık kontrat yenilendiği ntvspor tarafından son dakika haberi olarak geçilmiştir.
32 milyon euro bonservis bedeliyle juventus'a 5 yıllık imza atmıştır.
eurobasket 2015 avrupa basketbol şampiyonası'nda yer alacağı kesinleşmiştir.
liverpool'a transferi resmileşmiştir.
sporting lisbon'un yeni teknik direktörü olmuştur.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?