confessions

gidiyorum bu

3. nesil Moderatör - - Moderatör -

  1. toplam entry 40572
  2. takipçi 3
  3. puan 782889

shavonte zellous

gidiyorum bu
türkiye'de ilk defa 2009-2010 sezonunda aziz akkaya döneminde beşiktaş kadın basketbol takımı formasını giyen 1986 doğumlu ve 1.78 boyundaki abd'li shhoting guard. fenerbahçe kendisini sağlık kontrolünden geçirmiş. pek yakında da imzaların atılması bekleniyor.

5 şubat 2015 galatasaray liv hospital maccabi electra tel aviv maçı

gidiyorum bu
--alıntı--

“Euroleague hakem komitesi başkanı Kostas Rigas gece telefonuma mesaj atarak o bloğu gecenin bloğu seçeceklerini söyledi. Rigas, Yunan yorumcularına danıştıklarını ve kararın doğru olduğunu söyledi. Ben de Türkiye’deki Euroleague hakemleriyle konuştuğumu ve kararın yanlış olduğunu söyledim. Bir tartışma içine girdik, mesajları hala telefonumda duruyor. Avrupa basketbolu Yunan yorumcuların kararlarıyla mı yönetiliyor? Artık Turgay Demirel’in devreye girmesi gerekiyor. Bizim şansımız azaldı ama en azından final Four oynama ihtimali olan iki takımımıza (Fenerbahçe Ülker ve Anadolu Efes) bundan sonra haksızlık yapılmasın.”

--alıntı--

[ybkz]swh[/ybkz]

john carew

gidiyorum bu
--alıntı--

Geçen hafta... Görev gereği Antalya’daydım. Foto muhabiri dostum Hüseyin Yavuz ile otelin lobisinde oturuyordum. Yanımıza çok sevdiğimiz bir meslektaşımız geldi. Beşiktaş’a yakınlığı ile bilinen bu meslektaşımız, konuya doğrudan girdi:
- “Atilla ağabey, size John Carew’in transferini anlatmak istiyorum. Biliyorsunuz 10-11 yıl önce Carew, Beşiktaş’a geldi. Carew ile yıllık 2 milyon dolar üzerinden anlaşma yapıldı. İş tamamen bittikten sonra... Beşiktaş’tan bir yönetici, uluslararası düzeyde çalışan bir menajere telefon açtı, ‘Gel sana menajerlik ücreti verelim’ dedi.”
Ben ve Hüseyin, şaşkınlıkla dinlerken, meslektaşımız devam etti:
- “Menajer ilk uçakla geldi. Kendisine 400 bin dolarlık menajerlik ücreti verildi. Durduk yere verildi. Ama karşılığında da kendisinden 1 milyon dolarlık menajerlik faturası alındı. Aradaki 600 bin dolar, o yöneticinin cebine girdi...”
Biraz daha detay verdi meslektaşımız:
- “Bu yönetici, bu transferi gerçekleştirdiği için, camiadan büyük övgü aldı. Takdir topladı. Medya da göklere çıkarttı.”
Aynen böyle... İsimleri de tek tek söyledi bu meslektaşımız.
Sonra araştırdığımda... Söylediklerinin birebir tuttuğunu gördüm.
Meslektaşımızı kutlamak isterim, hafızası gerçekten çok iyiymiş...

--alıntı--

http://spor.haberturk.com/yazarlar/atilla-turker/1039743-400-bin-dolar-menajere-600-bin-dolar-kendi-cebine

ettore messina

gidiyorum bu
--alıntı--

"Ben net bir şekilde Final Four’a karşıyım ve bunu yıllardır söylüyorum. 2001 yılında Eurolig’in ilk final serisini, Virtus-Tau, yaşayanlardan biriyim ve 5 maçlık seri gerçekten fantastikti. Tüm maçlar dolu salonlarda oynanmıştı ve herkes TV’den seyretmişti. O yaz Arjantin’e bir antrenör seminerine gittiğimizi hatırlıyorum ve tüm Güney Amerika’nın bu organizasyona bayıldığı bana söylenmişti, sebep olarak da Arjantinli oyuncular Ginobili ve Scola gösterilmişti. Ben birkaç Final Four kazandım ve elbette bir kaçını da kaybettim ama işin temel noktası şu, şampiyonu tek bir maçın belirlemesi adaletli değil. Finallere giden yol çok zor – ilk raundda 10 maç oynuyorsunuz, sonra top 16′da çok daha zor 14 maç daha yapıyorsunuz, sonra da çeyrek finaller. Peki yarı finalde ve finalde neden tek maç yapılıyor? Bence eğer yarı finalleri ve finali 5 maçlık serilere çevirirsek ilgi anlamında hiçbir şey kaybetmeyiz. Mesela bir final serisi hayal edin CSKA ve Maccabi arasında ya da Real ile Maccabi arasında. Tüm Avrupa buna bayılacaktır. Maçlar her yerde gösterilecektir. Birkaç oyuncunun sakatlığından dolayı ya da takımlardan birinin kötü gününde olmasından dolayı etkilenebilecek tek bir maç yerine basketbolseverlere bu fırsatı vermeliyiz. Yani bence şampiyonu Final Four ile belirlemek adaletli ve mantıklı değil. Ve şunu da belirtmek istiyorum bu konuyu görüştüğüm tüm koçlar da benle aynı fikirde."

--alıntı--

5 şubat 2015 galatasaray liv hospital maccabi electra tel aviv maçı

gidiyorum bu
bitiminde galatasaray basketbol şubesi resmi twitter hesabının euroleague'e sitem ettiği karşılaşma.[ybkz]swh[/ybkz] zira alex tyus topu kestiğinde gerçekten de inişe geçmişti ve basket sayılması gerekiyordu. tüm ısrarlara rağmen (vurgula: luigi lamonica) ve yardımcıları pozisyonun tekrarını izlemek istemedi.

https://twitter.com/GSBasketbol/status/563435672506478595

hayır bir de euroleague dalga geçercesine gecenin bloku olarak bu pozisyonu seçmiş. [ybkz]swh[/ybkz]

5 şubat 2015 istanbul üniversitesi bgd beşiktaş kadın basketbol maçı

gidiyorum bu
72-68 mağlup olduğumuz karşılaşma. son 2 dakikaya 12 sayı geride girmemize rağmen güzel bir seri yakalayarak sadece 4 sayılık bir dezavantaj ile akatlar'daki rövanş maçına çıkacağız. frida eldebrink 22 sayı 5 ribaund 2 asist, ziomara morrison 15 sayı 11 ribaund 2 asist, jordan hooper da 15 sayı 6 ribaund 1 asist ile öne çıkan oyuncularımız oldu.

bundan sonrası artık beşiktaş taraftarına düşüyor. 12 şubat 2015 tarihi akşamı salonu doldurup yeterli skoru alarak final four'a kalma adına inisiyatif üstlenmesi elzem.

gazi akınal

gidiyorum bu
beşiktaş'ın buhranlı dönemlerinde başkanlık yapmıştı. az önce vefat ettiği haberi ajanslara düştü. huzur içinde yatsın.

--resmi site--

"1977-1979 yılları arasında Beşiktaşımızın Başkanlığını yapan, 2000-2002 yılları arasında ise Divan Kurulu Başkanlığı görevini üstlenen, camiamızın duayenlerinden, kıymetli ağabeyimiz Gazi Akınal'ın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.

Merhuma Allah'tan rahmet, camiamıza, Akınal ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileriz.

Cenaze detayları daha sonra bildirilecektir."

--resmi site--

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol