uzun süredir niyetinde olduğum ama fiilata dökemediğim durum. ya ele yapışacak bir yapıta rastlamadım ya da uykuya yenildim
26 ocak 1997 vanspor beşiktaş maçında hüngür hüngür ağlamış, kadıköy de 90. dakika da frikik golüyle sevince boğulmuştur
modern toplumda işini bilmek, kurnazlık olarak lanse edilen ve yapmayının saf olmakla suçlandığı eylem. kapitalizm ve bireysel çıkarlar ile gelişen bir toplumda, daha ötesi beklenemez
suskunluk durumunda, bir anda sessizliği bıçak gibi yırtarcasına söylendiğinde esas anlamını bulan, tribün hareketlendirici bestelerden
(bkz: beşiktaş ı özlemek)
(bkz: banu alkan)
bu ülkenin gerçeğidir. akp ye oy veren kitlenin tamamı veya büyük çoğunluğu değildir yalnız bu güruh. zira son seçimde, liberaller, özgürlük isteyen azınlıklar, hatta kimi kürt aydınlar bile oy vermiştir.
yönetim kanadından taraftarı müşteri olarak görmek şeklinde görülebilecek, futbolcu kanadında ise maç seçmek olarak yansıyabilecek durum
muhtemel bölge müdürlüğü veya merkezden satış baskısı yemiş, yahut hedeflerin uzağında kaldığı kanısına kapılmış müdürdür. her ne sebeple olursa, siki altındakilere kalkacak ve iş yükünü arttırarak, elemanlarına yüklenecektir.
annesine özenen evlattır.
(bkz: anasına bak kızını al)
(bkz: anasına bak kızını al)
(bkz: dsb)
(bkz: hayal kırıklığına uğramak)
üyelerinin yaratıcı beşiktaş taraftarına iyi birer örnek olacağı, sözlüğün gelişirken gülümsemesini de sağlayacak kulüptür. her ne kadar başlıklardan alakasız yorumlar gelse de, iyidir hoştur serbest çağrışım
ne yazık ki, takımımızda kimi oyuncuların açıkça yaptığı, kafasına göre bir maçta çok iyi oynayıp, hemen ertesi haftalar ortada gözükmeme durumumudur. kendince önemli gördüğü, kariyeri için bir reklam olabilecek maçlarda sahada her şeyi yapan, skoru direk değiştiren oyuncu, daha sonra ki haftalarda, genede ulusal düzeyde ki maçlarda, sahada gezinir, takıma katkı yapmaz hatta bilerek kırmızı kart görerek oyundan atılır. ne yazık ki profesyonel hayatın getirisidir. çok paraya oynayan, bir şey vermeden yıldız ilan edilen futbolcularda çok sık görülür.
14 şubat 2012 sc braga beşiktaş maçı boyunca sadece 2 metre yanında ki oyunculara pas veren, asla ileri doğru yönelmeyen, hücum adına hiç bir sorumluluk almayan genç yeteneğimiz. böyle giderse, umut veren genç yetenek olarak jübilesini yapacak
takım olarak kusursuza yakın bir savunma kurgusu ile tamamladığımız maç. rakibin 10 kişi kalması buna imkan verdi ama, oyunun genel yapısı da, savunma başarımızı ortaya koydu zaten. savunma da uygulanan bu direnç ve başarı, hücumda ne yazık ki pek ortaya konmadı. özellikle necip uysal ve veli kavlakın ileri top taşımaya yönelik en ufak bir isteklerinin olmaması, q7 nin tek forvet başlaması ana etkenlerdi bu durumda.
netice itibariyle avantajlı bir skor olduğu aşikar, rövanş maçı için avantaj bizde. ama 0-2 den çok daha iyi bir skor gelebilirdi bence. gecenin en güzel yanı ise, tribünden gelen başkan olsana başkan olsana fenerbahçe ye başkan olsana sesiydi
netice itibariyle avantajlı bir skor olduğu aşikar, rövanş maçı için avantaj bizde. ama 0-2 den çok daha iyi bir skor gelebilirdi bence. gecenin en güzel yanı ise, tribünden gelen başkan olsana başkan olsana fenerbahçe ye başkan olsana sesiydi
geri dönüp bakılıdığında sağlam bir kişisel arşiv elde etmenize olanak sağlayacak, samimiyet göstergesi eylem. hele torunlar falan bir gün yazar olduğunda, tadından yenmez olur.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?