kongre farelerinden başını kaldıramayan bir camia için, hayalden öteye gidemeyen lobidir. düşünün ki, eski başkanınız tff başkanı, ama size bir çöp katkısı dahi olmuyor
olası bir stad yenilemesinde, beşitkaş jimnastik kulübüne şimdi ki alanda yeniden stad yaptırmaya izin verilmeyeceğini düşünerek, üstünde durulan ihtimallerdir.
zetyinburnu ilk akla gelen ve söylenen yerlerden
zetyinburnu ilk akla gelen ve söylenen yerlerden
ayaktayken, sabunu almaya yere eğilmek
ertem eğilmez yönetmenliğinde çekilen, hüseyin rahmi gürpınarın gulyabani romanından esinlenilenerek beyaz perdeye aktarılan film. kemal sunal ve halit akçatepe baş rollerde.
(bkz: taşıt kredisi)
anne baba aynı takımlı tutuyorsa, sorun teşkil etmeyecek ve büyük ihtimal ebeveynlerin tuttuğu takım olacaktır. aile bireylerinden birinin futbol ile ilgisi yok veya takım tutma gibi bir derdi yoksa ortam gene rahattır. diğer olsalıklar ise pek hayırlı sonuçlar vermez aile saadeti için. son not; genel de babanın takımı olur
fast food tarzının, yaşamımıza en belirgin müdahelelerinden biridir. stadlarda da görülen çay şeklidir. sıcak veya samimi edğildir. en arma aşkı peşinde basiti hentbol maçlarına, süleyman sebaya giderseniz, demleme çay içersiniz. oysa futbol maçlarında sallama çay içebilrisiniz o eşsiz ama bize yabancı yıldızları izlerken
23 mart 2012 tarihi itibariyle gelmeyen saattir. arkadaş herkes işi gücü bıraktı, bankaya mı geliyor lan?
dayısı olunacak ufaklığın babasına bağlı olarak, şekillenecek durum. zira baba da beşiktaşlıdır, ve siz o yavru kartalı omuzlarınızda maça götürür, siyah beyaz giydirirsiniz. tadından yenemz bir hal alır. ya da babası takımına karışmaz ufaklığın, siz onu beşiktaşlı yaparsınız gene şahane.
iki çok günah olan eylemi bir arada yapmaktır. sol eli kullanmak başlı başına risk zaten, bir de 31 çekecekseniz, cehennemde yeriniz garanti
türkiye dışında bir ülkede doğmuş, yetişmiş, teknik adamlar için kullandığımız tanım. genelde memleketimizde, tercih edilen, takım emanet edilen teknik adamlardır. vizyonu geniş, geldiği takıma bir şey katma derdinde olanlar gerçekten büyük fayda sağlamışlardır. gerek futbol zihnimizi geliştrimişler, gerekse bireysel anlamda oyuncularımıza çok şey katmışlardır.
bir de işin diğer tarafı var tabi, ki bizim sıklıkla karşılaştığımız adamlar bu kategoridedir.
(bkz: yabancı teknik direktörler için cennet türkiye)
bir de işin diğer tarafı var tabi, ki bizim sıklıkla karşılaştığımız adamlar bu kategoridedir.
(bkz: yabancı teknik direktörler için cennet türkiye)
seçim adamı. her seçim dönemi elimde şu kadar oy var, şu kadar dernek bana bağlı şeklinde ortaya çıkar ve yönetim listelerinde ki yerini alır
teknik direktörlük mesleği gereği, beşiktaşlı hocaların daha faydalı olacağını düşünürsek. mantıklı olmayan iş. zira camiayı yakından bilen, kulübü tanıyan biri muhakkak daha faydalı olacaktır. kaldı ki, yabancı hoca olarak getirilen ama katkısı bir arpa boyu olmayan adamları da sıkça gördüğümüzü hatırlarsaki daha bir anlam kazanır.
bu sene sıklıkla maçlarımızda gördüğümüz an. filip holosko gibi bir forvetle, daha fazlasını beklemek zaten biraz saflık olur
(bkz: andre villas boas)
daha önce mütevazi kadrolarla yaptıkalrı ortada. onun için de bir çıkış gerekiyor
daha önce mütevazi kadrolarla yaptıkalrı ortada. onun için de bir çıkış gerekiyor
24 ekim 2011 mersin idman yurdu beşiktaş maçı ile ilgili olarak yazısında, bugünlerin gelişini anlatmıştır.
---------------alıntı---------------
QUARESMA çok kolay adam eksilten bir oyuncu. Süper yetenekleri var. Ancak bunları rakip kaleye daha yakın bölgelerde kullanmıyor. Büyük futbolcular kaleye uzak bölgelerde basit oynarlar. Rakip ceza alanı civarında risk alırlar. Quaresma ise tam tersini yapıyor.
iKiNCi yarıda top kayıpları yüzünden etkili hücum yapamayan Beşiktaş, Holoskonun getirdiği top ile çok net bir pozisyon yakaladı. Q7 topun gelişine vurmak yerine kontrol edip vurunca %100 golü kaçırdı. Ekonomik oynamak yerine kendisi için hep en zoru seçmesi takımına zarar veriyor.
---------------alıntı---------------
son yazıda söylediklerine de kelime kelime katılıyorum, o ayrı
---------------alıntı---------------
QUARESMA çok kolay adam eksilten bir oyuncu. Süper yetenekleri var. Ancak bunları rakip kaleye daha yakın bölgelerde kullanmıyor. Büyük futbolcular kaleye uzak bölgelerde basit oynarlar. Rakip ceza alanı civarında risk alırlar. Quaresma ise tam tersini yapıyor.
iKiNCi yarıda top kayıpları yüzünden etkili hücum yapamayan Beşiktaş, Holoskonun getirdiği top ile çok net bir pozisyon yakaladı. Q7 topun gelişine vurmak yerine kontrol edip vurunca %100 golü kaçırdı. Ekonomik oynamak yerine kendisi için hep en zoru seçmesi takımına zarar veriyor.
---------------alıntı---------------
son yazıda söylediklerine de kelime kelime katılıyorum, o ayrı
orta okul veya lise yıllarında, yanında bir kız ile birlikte gördüğünüz arkadaşımıza seslenme biçimimiz. ne ayak gibilerde
sonrasında çıkan olaylarla, hala konuşulmakta olan maç
http://video.cnnturk.com/2012/spor/3/22/boluspor-ve-bjk-taraftarlari-birbirine-girdi
http://video.cnnturk.com/2012/spor/3/22/boluspor-ve-bjk-taraftarlari-birbirine-girdi
ortaya atılan lafı, meydana salınan hareketi, kendine yönelik algılama işi, özellikle sanal alemde sık görülür. çoğu kez benim de yaşamışlığım vardır. en iyi ilaç insan olduğunu hatırlayıp, yüz yüze görüşmektir. alınmak yerine, bialder hayırdır demek, bana mı dedin diye sormak çok kere daha doğru
cumartesi günümü süsleyecek maç
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?