kartal sözlükte belirli insanlar gruplaşıyor, diğerleri dışarıda kalıyor gibi bir önermeyi ortaya sürenin ağzına ağzına vuracak yazar. bir yanlış gördü mü, katılmadığı bir şey oldu mu lafını sokar kendisi. vay arkadaşmış, tanışmış ayırmaz. iyi de yapar, orası ayrı
özlettiren yazardır. adam bi görünüp, aylarca görünmemekte usta.
sonuçları ile ayılınca pişmanlığa vesile olabilecek eylemdir. gene de güzeldir, yapılmalılıdır bence. sokakta nasıl içiyoruz, dilimiz dolanıyorsa
iyiden havasına girdiğim basketbol şöleni. iki denk takımın tabiri caiz ise, çatır çatır mücadelesine şahit olacağız
meltem1903 isimli yazarımızın dilinin hemen ucunda yer tutan üç harfli
(bkz: amiga 500) [ybkz]swh[/ybkz] [ybkz]swh[/ybkz]
abdesthane ne tarafta bacım?
binlerce pipi ile yüzleştikten sonra, mesleği bırakan efsane. mutlu son bu olsa gerek
(bkz: kemal özkan)
paranın köpeği olmuş bireyler için söylense de yanlış olmayacak betimleme. kapitalist çarkın içinde, aslında her birimize söylenmiş bile olabilir. gene de ihtiyacından çok çok fazlası için götünü yırtan, olmadık işler yapan, geçmişini bağlarını yok sayanlara daha çok yakışıyor gibi
sözlüklerin temel taşı, olayı çok iyi kavramış olan yazardır. eksi oy da bir görüş belirtme çeşididir ve sözlükler fikir belirtme alanıdır
---------------alıntı---------------
Hafta başında beklenmedik bir kararla Beşiktaş'taki görevine son verilen Carlos Carvalhal, Lig TV'de katıldığı programda, görev yaptığı dönem boyunca her zaman kendini yüzde yüz Beşiktaş'a adadığını belirtti. Carvalhal, ''Herkesle yüzde yüz saygı ve sevgiyle çalıştım. Irk, dil ve din ne olursa olsun saygıyla çalıştım. Ben de aynı davranışı gördüm. Türk halkı beni böyle kabul etti. Teşekkür ediyorum. ilk teşekkür edeceğim eski başkan Yıldırım Demirören. Beni buraya getirdi'' dedi.
Beşiktaş'ın başına kötü zamanda geldiğine dikkati çeken Portekizli çalıştırıcı, ''Takım için zor bir zamanda geldim. Hazırlanmak için az süremiz vardı. Benim için yeni macera oldu. Yeni takım, yeni sistem, alışmak zaman aldı. O dönemde çok çalıştım. Evime bile gitmiyordum. 2-3 ay resmen tesislerde yaşıyordum. Büyük bir kulübe hizmet ediyordum. Kendimi işime vermek zorundaydım. Böyle yaptım'' diye konuştu.
Carlos Carvalhal, Beşiktaş'ta ''Portekiz çetesi'' olup olmadığı yönündeki soruya ise ''Futbol takımında aynı dili konuşan oyuncuların bir arada olması normal. Ersan, Ernst ve Ekrem play-station oynamayı severlerdi. Onlar da birbirlerine çok yakındılar'' yanıtını verdi.
Portekizli oyuncuların kendisiyle vedalaşmadığı yönünde haberler çıktığının hatırlatılması üzerine Siyah-Beyazlı takımın eski çalıştırıcısı, ''Herkes kafasına göre söyler. Ama böyle bir şey bulamaz. Herkesi toplantı odasına aldım. Kişisel olarak tek tek vedalaşmak istemedim. Hepsiyle vedalaşmak istedim. Profesyonelliklerine teşekkür ettim. Yaptıkları işlerden dolayı teşekkür ettim. Bundan sonrası için iyi şanslar diledim. Tayfur Havutçu'ya da iyi şanslar ve mutluluklar diledim. Yönetime iyi şanslar diledim'' diye konuştu.
Carvalhal, ''Beşiktaş iyi oyunculardan kurulu bir takım mı?'' sorusunu, ''Evet. iyi oyunculara sahip. iyi bir ivme yakaladığında çok iyi takım oluyor'' diye yanıtladı.
''Başkan gidince tek başıma kaldım''
Galatasaray ile neden 20 puan fark olduğu yönündeki soruyu yanıtlayan Carvalhal, özellikle eski başkan Yıldırım Demirören'in ayrılmasıyla tek başına kaldığını dile getirdi.
Galatasaray ile puan farkı konusuna geniş bir pencereden bakmak gerektiğini vurgulayan Portekizli teknik adam, şöyle konuştu:
''Ocak ayı gibi rüzgar birden tersine döndü. O dönemde sayın başkanın TFF başkanı olacağına dair söylentiler çıkmaya başladı. Bu, takımı biraz dengesizliğe itti. Türkiye'de sırtımı dayadığım iki insan vardı. Ahmet Bulut takım dışındaki problemler olduğunda yardımcı oluyordu. Cengiz Zülfikaroğlu da takım içinde dayanacağım kişiydi. O ve başkan kulüpten çıkınca ben tek başıma kaldım. Ekip de benim gibi tek başına kaldı. Ondan sonra takımda dengesizlik başladı. Herhangi bir yerde yönetim olmadıkça o organizasyonun daha ileri gitmesi mümkün değil.''
Carlos Carvalhal, kendisinden sonra takımın başına geçen Tayfur Havutçu ile diyaloğu konusunda ''Normal olarak konuşuyorduk. Doğal olmayan bir şey yoktu. Tayfur, yapı olarak sakin, içine kapanık birisi. Ama sorunumuz olmadı. Sportif direktör de yönetim olmadan ne yapabilir? Başında yönetim olmadan o da bir şey yapamaz'' diye konuştu.
Sezon başında Beşiktaş'ın altyapısında görevlendirmenin planlandığı hatırlatılarak, son günlerde aynı teklif gelseydi kabul edip etmeyeceği sorulan Carvalhal, ''Sezon başında sadece altyapı değil, genel araştırma projesi bana sunuldu. Böyle geniş bir projenin başına geldim. Yeniden teklif gelseydi kabul etmezdim. Beşiktaş için göreve geldim. Sonra teknik direktörlük yaptım. Görevimi yaptığım inancındayım. Burada misyonum bitti'' dedi.
Eski Beşiktaş teknik direktörü, futbolculardan Manuel Fernandes'i kuralları uygulamadığı için sezon başında oynatmadığını, Quaresma'yı ise yapılan yanlış hareketten dolayı disiplin yönünde karar alarak kadro dışı bıraktığını ifade etti.
Quaresma'nın daha sonra gelip özür dilediğini hatırlatan Carvalhal, ''özür dilemeseydi dışarda kalacaktı. Sadece benden özür dilemedi. Takımdan da özür diledi. Her insan hata yapar'' diye konuştu.
Carlos Carvalhal, ''Ara transferde istediğiniz oyuncular oldu mu?'' sorusuna ise '' Bir iki genç futbolcu söylemiştim. Beşiktaş ara transferde futbolcu almayan herhalde tek takımdı. Almak istediğimiz halde alamadık'' şeklinde yanıt verdi.
'Cennetteydim''
Carvalhal, Beşiktaş'ın başında olduğu sırada teklifler aldığını ifade ederken, Türkiye'deki hayatıyla ilgili ilginç açıklamalarda bulundu.
Ara transfer döneminde başka ülkelerden iki teklif aldığını vurgulayan Portekizli teknik adam, şöyle konuştu:
''Ben o zaman 'şu an cennetteyim' dedim. O kadar zorluğa rağmen hayatımdan memnun olduğumu söyledim. Teklifleri geri çevirdim. Kendi taraftarımızın önünde yaşadığımız hiçbir anı dünyada satın alacak bir para yok. Beşiktaş taraftarını, çarşı'yı, stadımızı hiçbir şeye değişmezdim. Stattaki atmosferi yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum. Başka şeylere hiç değer vermedim. Ayrıca teklif gelirse ilk seçimim Türkiye olur. Burada kendimi evimde hissettim.''
Carvalhal, hayatında en çok üzüldüğü maçın ise Ziraat Türkiye Kupası'nda Boluspor ile yaptıkları maç olduğunu dile getirdi.
Spor Toto Süper Lig'de puan farkı nedeniyle Galatasaray'ın şanslı olduğunu kaydeden Siyah-Beyazlı takımın eski teknik direktörü, ''Buradaki futbolla gurur duyulmalı. çok iyi teknik adamlar ve futbolcular var. Avrupa'nın Türkiye'den öğreneceği çok şey var'' diyerek sözlerini tamamladı.
---------------alıntı---------------
Hafta başında beklenmedik bir kararla Beşiktaş'taki görevine son verilen Carlos Carvalhal, Lig TV'de katıldığı programda, görev yaptığı dönem boyunca her zaman kendini yüzde yüz Beşiktaş'a adadığını belirtti. Carvalhal, ''Herkesle yüzde yüz saygı ve sevgiyle çalıştım. Irk, dil ve din ne olursa olsun saygıyla çalıştım. Ben de aynı davranışı gördüm. Türk halkı beni böyle kabul etti. Teşekkür ediyorum. ilk teşekkür edeceğim eski başkan Yıldırım Demirören. Beni buraya getirdi'' dedi.
Beşiktaş'ın başına kötü zamanda geldiğine dikkati çeken Portekizli çalıştırıcı, ''Takım için zor bir zamanda geldim. Hazırlanmak için az süremiz vardı. Benim için yeni macera oldu. Yeni takım, yeni sistem, alışmak zaman aldı. O dönemde çok çalıştım. Evime bile gitmiyordum. 2-3 ay resmen tesislerde yaşıyordum. Büyük bir kulübe hizmet ediyordum. Kendimi işime vermek zorundaydım. Böyle yaptım'' diye konuştu.
Carlos Carvalhal, Beşiktaş'ta ''Portekiz çetesi'' olup olmadığı yönündeki soruya ise ''Futbol takımında aynı dili konuşan oyuncuların bir arada olması normal. Ersan, Ernst ve Ekrem play-station oynamayı severlerdi. Onlar da birbirlerine çok yakındılar'' yanıtını verdi.
Portekizli oyuncuların kendisiyle vedalaşmadığı yönünde haberler çıktığının hatırlatılması üzerine Siyah-Beyazlı takımın eski çalıştırıcısı, ''Herkes kafasına göre söyler. Ama böyle bir şey bulamaz. Herkesi toplantı odasına aldım. Kişisel olarak tek tek vedalaşmak istemedim. Hepsiyle vedalaşmak istedim. Profesyonelliklerine teşekkür ettim. Yaptıkları işlerden dolayı teşekkür ettim. Bundan sonrası için iyi şanslar diledim. Tayfur Havutçu'ya da iyi şanslar ve mutluluklar diledim. Yönetime iyi şanslar diledim'' diye konuştu.
Carvalhal, ''Beşiktaş iyi oyunculardan kurulu bir takım mı?'' sorusunu, ''Evet. iyi oyunculara sahip. iyi bir ivme yakaladığında çok iyi takım oluyor'' diye yanıtladı.
''Başkan gidince tek başıma kaldım''
Galatasaray ile neden 20 puan fark olduğu yönündeki soruyu yanıtlayan Carvalhal, özellikle eski başkan Yıldırım Demirören'in ayrılmasıyla tek başına kaldığını dile getirdi.
Galatasaray ile puan farkı konusuna geniş bir pencereden bakmak gerektiğini vurgulayan Portekizli teknik adam, şöyle konuştu:
''Ocak ayı gibi rüzgar birden tersine döndü. O dönemde sayın başkanın TFF başkanı olacağına dair söylentiler çıkmaya başladı. Bu, takımı biraz dengesizliğe itti. Türkiye'de sırtımı dayadığım iki insan vardı. Ahmet Bulut takım dışındaki problemler olduğunda yardımcı oluyordu. Cengiz Zülfikaroğlu da takım içinde dayanacağım kişiydi. O ve başkan kulüpten çıkınca ben tek başıma kaldım. Ekip de benim gibi tek başına kaldı. Ondan sonra takımda dengesizlik başladı. Herhangi bir yerde yönetim olmadıkça o organizasyonun daha ileri gitmesi mümkün değil.''
Carlos Carvalhal, kendisinden sonra takımın başına geçen Tayfur Havutçu ile diyaloğu konusunda ''Normal olarak konuşuyorduk. Doğal olmayan bir şey yoktu. Tayfur, yapı olarak sakin, içine kapanık birisi. Ama sorunumuz olmadı. Sportif direktör de yönetim olmadan ne yapabilir? Başında yönetim olmadan o da bir şey yapamaz'' diye konuştu.
Sezon başında Beşiktaş'ın altyapısında görevlendirmenin planlandığı hatırlatılarak, son günlerde aynı teklif gelseydi kabul edip etmeyeceği sorulan Carvalhal, ''Sezon başında sadece altyapı değil, genel araştırma projesi bana sunuldu. Böyle geniş bir projenin başına geldim. Yeniden teklif gelseydi kabul etmezdim. Beşiktaş için göreve geldim. Sonra teknik direktörlük yaptım. Görevimi yaptığım inancındayım. Burada misyonum bitti'' dedi.
Eski Beşiktaş teknik direktörü, futbolculardan Manuel Fernandes'i kuralları uygulamadığı için sezon başında oynatmadığını, Quaresma'yı ise yapılan yanlış hareketten dolayı disiplin yönünde karar alarak kadro dışı bıraktığını ifade etti.
Quaresma'nın daha sonra gelip özür dilediğini hatırlatan Carvalhal, ''özür dilemeseydi dışarda kalacaktı. Sadece benden özür dilemedi. Takımdan da özür diledi. Her insan hata yapar'' diye konuştu.
Carlos Carvalhal, ''Ara transferde istediğiniz oyuncular oldu mu?'' sorusuna ise '' Bir iki genç futbolcu söylemiştim. Beşiktaş ara transferde futbolcu almayan herhalde tek takımdı. Almak istediğimiz halde alamadık'' şeklinde yanıt verdi.
'Cennetteydim''
Carvalhal, Beşiktaş'ın başında olduğu sırada teklifler aldığını ifade ederken, Türkiye'deki hayatıyla ilgili ilginç açıklamalarda bulundu.
Ara transfer döneminde başka ülkelerden iki teklif aldığını vurgulayan Portekizli teknik adam, şöyle konuştu:
''Ben o zaman 'şu an cennetteyim' dedim. O kadar zorluğa rağmen hayatımdan memnun olduğumu söyledim. Teklifleri geri çevirdim. Kendi taraftarımızın önünde yaşadığımız hiçbir anı dünyada satın alacak bir para yok. Beşiktaş taraftarını, çarşı'yı, stadımızı hiçbir şeye değişmezdim. Stattaki atmosferi yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum. Başka şeylere hiç değer vermedim. Ayrıca teklif gelirse ilk seçimim Türkiye olur. Burada kendimi evimde hissettim.''
Carvalhal, hayatında en çok üzüldüğü maçın ise Ziraat Türkiye Kupası'nda Boluspor ile yaptıkları maç olduğunu dile getirdi.
Spor Toto Süper Lig'de puan farkı nedeniyle Galatasaray'ın şanslı olduğunu kaydeden Siyah-Beyazlı takımın eski teknik direktörü, ''Buradaki futbolla gurur duyulmalı. çok iyi teknik adamlar ve futbolcular var. Avrupa'nın Türkiye'den öğreneceği çok şey var'' diyerek sözlerini tamamladı.
---------------alıntı---------------
hiç bir yerde tek satır haberine, bilgsine ulaşamadığım eylem. derin meraktayım
her şeyden önce ağır bir itham. fakat başlığı tayfur havutçu özelinde inceleyecek olursak, kayıtlı telefon konuşmaları ve takım içi gruplaşmaların sü yüzüne çıkmasıyla boşta kalmayan yakıştırma ne yazık ki.
helal kola olarak, yüreklerde sarsılmaz yer edinen kola. cola turka, tahtını sallamaya çalışsa da, nafile
(bkz: trili li li li li yar )
mehmet özdilek in hayrına olmayacağı çok belli olan bir olayı istemektir. zira hiç bir teknik adam, küme düşmüş bir takımda çalışmayı, kişisel tarihinde görmek, barındrımak istemez. olası bir beşiktaş macerası sırasında ise ortaya çıkacak ilk terslikte, antalyayı zaten küme düşürmüştü sözleri ortaya çıkacaktır
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?