grup yorum'un bestelediği bir ümit ilter şiiri.
bağdatl'ıyız, bağdat'tayız, bağdat'lıyız
bağdat'ta düşünce bombalar adımız meçhule kalır
adımız meçhul
yanar kavrulur bedenimiz sevdiklerimiz
yanar kavrulur
külümüz kalır geriye rüzgarda savrulur
sözümüz kalır
bir de öfkemiz, birde öfkemiz, birde öfkemiz
öfkeliyiz
kül savrulur, söz kalır, öfke büyür
büyüyor
bağdat'lıyız, bağdat'tayız, dünyanın her yanındayız
bu kan denizinin dalgalarıyla
yankileri boğacağız
bağdat'lıyız, bağdat'tayız, bağdat'tayız, her yandayız
geçit yok, isyan var emperyalizme karşı
katlettiğin yetti artık, yetti artık, yetti
geçit yok, isyan var emperyalizme karşı
söndürdüğün ocaklar yetti artık, yetti, yetti
yetmez artık
bombaların durduramaz bu seli
sorulacak bir hesap var
yetti artık yetti
atılan bombanın bir hesabı olacak
olmalı
yetti artık, yetti
bu hesap vakti geldi
bombalanan topraklarda yakılan hayatların
söyleyecekleri bitmedi daha
bitmeyecek
bombalanan insanlarımız adına da
haykırıyoruz bir kez daha
katil amerika
önce gürleyen sesimiz kovar yankileri
sonra biz
bombalanan topraklarda yakılan halkların
soracakları hesap bitmedi daha
bitmeyecek
geçit yok amerika'ya
buralarda biz varız hey
türküz, kürdüz, arabız biz
sömürü, işgal, istila varsa
ya istiklal ya ölüm diyenler de vardı
varlar, varolacaklar hey
biz varken, geçit yok amerika'ya
buralarda biz varız
halkız biz
sömürü işgal istila varsa
kurtuluş kavgası olacaktır
biz halkız
bağdat yanan çocuk çığlık çığlığa
çığlık dicle'ye, nehir denize
denizler dalgalı mahir'ce meydanlarda
vurun dalgalar made in usa kıyılara
yükselin denizler
meydanları sel alsın
boğulup gitsin bu yankiler coni'siyle toni'siyle
bağdat'lı çocuğun çığlığı meydanlarda
öfke dolu bir haykırış, bir taş, bir ateş
ki hıncımız yanan çocukların acısı kadar büyük
kim yaktı bağdat'lı bebeleri böyle
hangi alçak çıkarlar için yüksek teknolojiyle
yaktılar, yıktılar, bombaladılar biliyoruz
biliyoruz suç kesin
suçlu malum emperyalizm
gereği düşünüldü
"iyi halsiz" katillere adil olmaktır en büyük ceza
bağdat'ta yanan çocukların acısı kadar
acımasız olacağız kovboylara
bağdat'ta yananların ahı kadar
adaletli olacağız.
http://www.youtube.com/watch?v=-jDL6Us_TbM&feature=youtu.be
kendilerine ayrılan sürenin sonuna geldikleri için, twitter hesaplarını kapatmışlar.
http://www.odatv.com/n.php?n=gorev-tamam-2709131200
http://www.odatv.com/n.php?n=gorev-tamam-2709131200
#302245
alen markaryan gözaltına alınırken, doğan haber ajansı kameralarının, apartman adına ve kapı numarasına zum yaptığı operasyon. sadece çarşı'yı değil, 3 büyük takımın taraftar gruplarını kapsaması ve yandaş medya'da yazarlık yapan alen'in de alınması gibi detaylar da, insanların malum maçtaki müsamereyi inandırıcı bulmayıp "çarşı'yı yedirmeyiz" diye tepki göstermesinin bir sonucu olsa gerek. ha bir de şöyle bir şey var, arada kaynamasın. nelere kılıf hazırlandığı daha iyi anlaşılsın:
http://www.ntvspor.net/haber/futbol/94550/uefanin-kapisi-calinacak
alen markaryan gözaltına alınırken, doğan haber ajansı kameralarının, apartman adına ve kapı numarasına zum yaptığı operasyon. sadece çarşı'yı değil, 3 büyük takımın taraftar gruplarını kapsaması ve yandaş medya'da yazarlık yapan alen'in de alınması gibi detaylar da, insanların malum maçtaki müsamereyi inandırıcı bulmayıp "çarşı'yı yedirmeyiz" diye tepki göstermesinin bir sonucu olsa gerek. ha bir de şöyle bir şey var, arada kaynamasın. nelere kılıf hazırlandığı daha iyi anlaşılsın:
http://www.ntvspor.net/haber/futbol/94550/uefanin-kapisi-calinacak
kuzey kale arkası tribününden izlediğim, olaylı karşılaşma. şu güne kadar hiçbir şey yazmadım, elim gitmedi çünkü. herkes bir şeyler söyledi. insanlar birbirine girdi. kimisi "fırat aydınus kışkırttı, taraftar sahaya indi. komplo teorisi kurmayın, olay normal bir taraftar tepkisi." dedi. kimisi, "5 kırmızı kartlı samsun maçında bunu yapmayan taraftar, şimdi neden yapsın? bu işte bir iş var." dedi. ben ikinci kısımdaydım. daha tribünde ağzım açık izlerken "yeni bir şafak operasyonu yapacaklar" dedim. saatler sonra eve gelip de "lan siz ne bileceksiniz tribüncülüğü? işin içinde iş falan yok" diye insanları küçümseyenleri görünce inanamadım. gördüklerimiz ortadaydı çünkü. evet, hakem, işin bu noktaya gelmesi için var gücüyle çalıştı, tribünü kışkırttı. ama hepsi bir kenara, sadece insanlar sahaya indikten sonra olanlara bakmak bile, olayın normal olmadığını görmeye yeterdi. gözümüzün önünde, saha kenarına kadar gelen bir tip, elindeki plastik sandalye (vurgula: parçası) ile, yelekli sivil polise vurdu. polis, kafasına cop yemiş gibi bir refleksle acı içinde kafasını tutarak eğildi. "aha hayatını kaydıracaklar şimdi o vuranın" dedik ama, polisler arkalarını dönüp yürüyüp giymeyi tercih etti. polisin kaçmasını normal karşılamak nasıl bir kafa, ben bunu anlayamadım. aynı polis, maç başlamadan önce sahaya girip tolga'yı öpüp geri çıkan genç bir çocuğu, boğazına sarılıp ağzını kapatarak götürmüştü ama kafasını vurana arkasını dönüp gidiyor?
bir de sahaya inerken her yer taksim her yer direniş diye bağırmak var ki, evlere şenlik. kazlıçeşme'ye çakma çarşı flaması getirmekten hiçbir farkı yok. ancak bu kadar göze sokulabilir. bir de, tamamen ortalığı bulandırma amaçlı ortaya çıktığına inandığım, 1453 kartalları saçmalığı var. bu konuda da ikiye bölündü insanlar. iyi de, konu o değil ki? 1453 veya değil, bir şekilde işin içinde bir tezgâh var ve bir sürü insan da bu tuzağa düştü. 1453'müş, 1071'miş, ne fark eder ki? taksim gezi parkı direnişi sürecinde çarşı'ya yapılan operasyondan beri biliyorduk bugünün geleceğini zaten. evet, 1453 pankartı, olayın başladığı tribünün karşı çaprazında yer alıyordu. ama bu, aralarında doğu tribününe girenlerin olmadığının bir kanıtı değil ve daha önceki söylemlerini masum göstermez. kaldı ki rasim ozan kütahyalı, bu grubu kuranların akp gençlik kolları üyesi olduğunu açıklamış. hâlâ neyi savunuyorsunuz? tribüne siyaset karıştırmayın martavalıyla ortaya çıkanlar, akp gençlik kolları. çok normal bir durum bu, haklısınız. her neyse, dediğim gibi, onlar veya değil hiç fark etmez; yaşananlar yine de normal değil. hiç kimse beni, polisin plastik sandalyeden kaçmasının normal olduğuna inandıramaz.
tüm bu saçmalıklara rağmen, özellikle twitter'da bazı arkadaşlar, "bu olay normal değil" diyenleri, melih gökçek tarzı komplo teorileri kurmakla suçladı. ama atladıkları şey şuydu: gökçek ve benzerlerinin "dış mihraklar" söylemleri, komplo teorisinden ibaret. çünkü bu heriflerin kafa yapısı, çalışma tarzı bu. bu nedenle herkesi kendileri gibi sanıyorlar. miting kalabalık olsun diye, parayla ve baskıyla adam toplamak, çakma çarşı bayrağı üretmek, çakma tribün grupları oluşturmak, vs. birine/birilerine kafayı taktılarsa, yapılacak operasyon için mutlaka bir kılıf hazırlarlar. bizim "bu işin içinde bir iş var" dememiz de onlara benzediğimizden değil, 11 yılın, bu adamları tanımak için yeterli bir süre olmasından kaynaklanıyor. biz bu filmi çok gördük daha önce. nitekim haklı çıktık.
(bkz: 27 eylül 2013 taraftar gruplarına yönelik operasyon)
bir de sahaya inerken her yer taksim her yer direniş diye bağırmak var ki, evlere şenlik. kazlıçeşme'ye çakma çarşı flaması getirmekten hiçbir farkı yok. ancak bu kadar göze sokulabilir. bir de, tamamen ortalığı bulandırma amaçlı ortaya çıktığına inandığım, 1453 kartalları saçmalığı var. bu konuda da ikiye bölündü insanlar. iyi de, konu o değil ki? 1453 veya değil, bir şekilde işin içinde bir tezgâh var ve bir sürü insan da bu tuzağa düştü. 1453'müş, 1071'miş, ne fark eder ki? taksim gezi parkı direnişi sürecinde çarşı'ya yapılan operasyondan beri biliyorduk bugünün geleceğini zaten. evet, 1453 pankartı, olayın başladığı tribünün karşı çaprazında yer alıyordu. ama bu, aralarında doğu tribününe girenlerin olmadığının bir kanıtı değil ve daha önceki söylemlerini masum göstermez. kaldı ki rasim ozan kütahyalı, bu grubu kuranların akp gençlik kolları üyesi olduğunu açıklamış. hâlâ neyi savunuyorsunuz? tribüne siyaset karıştırmayın martavalıyla ortaya çıkanlar, akp gençlik kolları. çok normal bir durum bu, haklısınız. her neyse, dediğim gibi, onlar veya değil hiç fark etmez; yaşananlar yine de normal değil. hiç kimse beni, polisin plastik sandalyeden kaçmasının normal olduğuna inandıramaz.
tüm bu saçmalıklara rağmen, özellikle twitter'da bazı arkadaşlar, "bu olay normal değil" diyenleri, melih gökçek tarzı komplo teorileri kurmakla suçladı. ama atladıkları şey şuydu: gökçek ve benzerlerinin "dış mihraklar" söylemleri, komplo teorisinden ibaret. çünkü bu heriflerin kafa yapısı, çalışma tarzı bu. bu nedenle herkesi kendileri gibi sanıyorlar. miting kalabalık olsun diye, parayla ve baskıyla adam toplamak, çakma çarşı bayrağı üretmek, çakma tribün grupları oluşturmak, vs. birine/birilerine kafayı taktılarsa, yapılacak operasyon için mutlaka bir kılıf hazırlarlar. bizim "bu işin içinde bir iş var" dememiz de onlara benzediğimizden değil, 11 yılın, bu adamları tanımak için yeterli bir süre olmasından kaynaklanıyor. biz bu filmi çok gördük daha önce. nitekim haklı çıktık.
(bkz: 27 eylül 2013 taraftar gruplarına yönelik operasyon)
semt-i müdafaa'ya dönüştüğü andan itibaren, beşiktaş'tan uzak olma ihtimalinin ortadan kalktığı direniş. beşiktaş'a zarar veren de direniş değil, direnenleri susturmak için ortalığı karıştıranlar, tribüne adam sokanlardır. sapla samanı ayırt etmeyi öğrenelim, ona göre tespit yapalım. hâlâ her yer taksim, her yer direniş ve her yer inönü, her yer beşiktaş.
tükürdüğü iddiasının büyük bir iftira olduğu ortaya çıkmıştır. hazırda bekliyorsunuz asmaya, "yakışmaz" zart zurt etmeye. bir durun, işin aslını öğrenin önce.
https://twitter.com/siyahlabeyaz/status/382837491545284608
https://twitter.com/siyahlabeyaz/status/382837741378994178
https://twitter.com/siyahlabeyaz/status/382837491545284608
https://twitter.com/siyahlabeyaz/status/382837741378994178
devrimci halk kurtuluş cephesi, konuyla ilgili şöyle bir açıklama yapmış:
http://halkinsesitv.com/index.php/acklamalar/11640-dhkc-aciklama-no416.html#top
bir de şöyle bir şey var:
http://www.odatv.com/n.php?n=zaman-gazetesi-saldirinin-olacagini-16-gun-onceden-bildi-2109131200
http://halkinsesitv.com/index.php/acklamalar/11640-dhkc-aciklama-no416.html#top
bir de şöyle bir şey var:
http://www.odatv.com/n.php?n=zaman-gazetesi-saldirinin-olacagini-16-gun-onceden-bildi-2109131200
aşağıdaki haberde sözü edilen gözaltılar için bahane olarak kullanılacak bu saldırı, büyük ihtimalle.
http://www.baskahaber.org/2013/09/buyuk-gezi-davas-geliyor-bine-yakn.html
http://www.baskahaber.org/2013/09/buyuk-gezi-davas-geliyor-bine-yakn.html
"duydum ki sözlük'te siyah-beyaz anılarla dolu, sımsıcak bir ortam varmış, doğru mu? aranızda olmak isterdim..."
hüseyin avni mutlu / sözlük'ü kapatmadan 24 saat önce
hüseyin avni mutlu / sözlük'ü kapatmadan 24 saat önce
eurobasket 2013 avrupa basketbol şampiyonasında sempati duyduğum tüm takımların elenmesine sebep olan hastalık. son kurbanı 20 eylül 2013 ispanya fransa maçını kaybeden ispanya oldu. ispanya gibi bir takımın, en kritik anda bu kadar aptallaşması, plansız ve amaçsız hücum etmesi kabul edilemez.
ispanya'nın aptalca, beyinsizce, gerizekalıca hatalarla kaybettiği maç. aferin size, aferin.
65-65 tamamlanan ve uzatmaya giden maç. heyecandan ölmezsek iyi.
65-65 son 40 saniye. top ispanya'da.
sergio rodriguez - rudy fernandez a.ş.'nin mest ettiği karşılaşma.
ilk yarı, 34-20 ispanya üstünlüğüyle tamamlandı. ilk yarının özeti şöyle: (bkz: sergio rodriguez)
murat kosova'nın, geçen seneki yumruk olayını 6098560 kez hatırlattığı karşılaşma.
ilk çeyreği, sergio rodriguez-rudy fernandez ikilisinin alley-oop'u ve 18-14 ispanya üstünlüğüyle tamamlandı.
melodisi için:
http://www.youtube.com/watch?v=0J2QdDbelmY
http://www.youtube.com/watch?v=0J2QdDbelmY
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?