Beşiktaş A2, Beşiktaş A Genç Takımı, Beşiktaş B Genç Takımı, Beşiktaş Minik Takımı, Beşiktaş Mini Minik Takımı, Beşiktaş U-14 Takımı, Beşiktaş U-14 Akademi Takımı, Beşiktaş U-15 Takımı ve Beşiktaş U-15 Akademi Takımı'nı içinde barındıran sistem.
türk futbolunda, gerek beşiktaş'ta gerekse diğer takımlarda önemli başarılar elde etmiş türk futbolcuların büyük çoğunluğu, bu altyapıda yetişmiştir. yanılmıyorsam yakın zamanda fatih terim de, şu an için halen en iyi altyapının beşiktaş'ta olduğunu söyledi. günümüzde, portekizli artizlerin baş tacı edilmesinin tek sebebi, özkaynak'a gereken önemin verilmemesi, orada oynayan çocuklara yeterli şans verilmemesidir. verilmeyince de haliyle, hayatında hiç a2 maçı izlememiş taraftarlar çıkıp "bizim altyapımızdan xavi'ler, iniesta'lar, messi'ler çıkmaz!!11" diyor. çıkmadığı için muhammed demirci el kadarken fc barcelona peşine düştü; çıkmadığı için demirören muhammed'in, atınç nukan'ın, necip uysal'ın haklarının yarısını fona devretmeye kalktı, değil mi? çıkar arkadaşım, bal gibi de çıkar altyapıdan yıldız. bunun için tek ihtiyacımız, bu vizyona sahip bir başkan. ondan sonra gerisi gelir zaten. bu taraftar ahmet dursun seba gitsin, iki kupayı unutma vefasızlık yapma, çıldırt bizi başkan çıkart bizi baştan diyebilecek kadar evrim geçirebildiyse, her şeye alışır. kaldı ki, 5-10 yılda bir gelen şampiyonluklara zaten alışkın. e sen, uğruna kulübü batağa sürüklediğin transferlerle de 10 yılda 1-2 kere şampiyon olabiliyorsun, onlarsız da. o zaman neden her şeyi göze alıp şans vermeyelim ki gençlere?
altyapı ile alâkası olmayan mustafa pektemek, 26 şubat 2012 galatasaray beşiktaş maçının sonunda sahada olduğu yere çöktü ve hırsından ağladı. altyapımızda da bu ruhla oynayacak onca çocuk var ama, "nasıl olsa hiçbir yere gelemeyecekler!" diye onlara şans vermeyeceğiz öyle mi? o ruh olmadan 100. yıl şampiyonluğunu nah görürdük biz. biraz kendinizi o çocukların yerine koyun, azıcık vicdanınız olsun. hayatını beşiktaş'a adamış, adayacak adamlar lazım bize. burası ticarethane değil, burası beşiktaş.
şu an itibariyle "boğaların da, protestonuzun da, reklamınızın da..." şeklinde başladığım cümlenin devamını getireceğim veya getirmeyeceğim maç olacak. az önce, pek de haz etmediğim bir insan olan mehmet demirkol da söyledi; inönü'de bu maçı almak için şov değil, ciddi anlamda baskı lazım. evet, atletico'yu oraya gömecek kadar büyük bir baskı lazım hem de. başlarım marşından, tezahüratından. maçın içinde ol, takımının zoru başarmasına yardım et, hatta bunda en büyük etken ol, tarih yazacaksan böyle yaz. şu noktada beşiktaş taraftarı ancak bu şekilde tarih yazar. çok da imkânsız olmayan 2-0'lık galibiyeti alamayıp sahadan hezimetle ayrıldıktan sonra, haftalarca hazırlandığın o boğa güreşi protestosunu, çok afedersin ama al, münasip bir yerine sok. ki zaten madridliler de bu protestoya, o münasip yerleriyle güleceklerdir en fazla. resmen en çok bunun için dua ediyorum şu an; taraftar artık aklını başına devşirsin diye. umarım tüm bunların farkındadır artık herkes.
beşiktaş taraftarı'nı itin kıçına defalarca kez sokup çıkarılacak kadar değersiz kılabilecek değerde olduğunu, bazı yazarlarımız sayesinde öğrendiğimiz çete. vay anasını, o kadar 'götoğlanı'yız, o kadar 'sikik'iz ki, onlar olmasaydı uefa'da buralara gelemeyeceğimizi hesap edemiyoruz. acaba bu sezon, fernandes haricinde ne yaptı o portekiz çetesi, çok merak ediyorum ben. stoke city'yi de, braga'yı da ve öncesinde grup maçlarındaki takımları da, bugün fark yememize engel olan şansımız sayesinde geçtik biz. o maçlar bıçak sırtında oynandı. ligde de aynı durum söz konusu ve görüldüğü üzere, bir sıçradık, iki sıçradık ve sonunda patladık. özkaynak mevzuuna gelince; artık klişeleşen bir örnek olan fc barcelona der susarım -ki taraftarı değilim-. sen kendi evlatlarına güvenmezsen, 109 yıllık çınarı, elin portekizli tüccarına oyuncak edersen, olacağı bu işte. velhasıl, fernandes kalsın, geri kalanlar ne hâli varsa görebilir. 2 kelimede bir küfür yazarak haklı çıkmaya çalışanlar da onlara eşlik edebilir veya biraz daha sakin olmayı deneyebilir diye düşünüyorum.
(bkz: özlüyoruz reyiz)
takımımızın, 8 mart 2012 atletico madrid beşiktaş maçı öncesi yaptığı son antrenmanı izlemeye gelen, eski teknik direktörümüz.
basında yer alan "beşiktaş'ın muhtemel 11'i" haberlerinde, braga maçındaki forvetsiz kadro görünüyor. bu doğruysa, bu bir maçtan ziyade intihar olacaktır. herkes dilaltı haplarını yanında hazır bulundursun bu akşam.
https://twitter.com/#!/suyorumcusu/status/177510981587574785
halk arasında en çok rağbet gören küfürlerden biri. kimileri içinse küfürden de öte, noktalama işareti. haliyle, "tüm kadınların dünya kadınlar günü'nü kutlarım" cümlesinin, içi boş bir cümle olma sebeplerinden yalnızca bir tanesidir.
günün [ybkz]swh[/ybkz] anlam ve önemini en güzel anlatan şarkı.
(bkz: 8 mart 2012 atletico madrid beşiktaş maçı)
(bkz: umutsuzluğa alışma)
(bkz: 8 mart 2012 atletico madrid beşiktaş maçı)
(bkz: umutsuzluğa alışma)
2011-2012 sezonu itibariyle, içinde egemen korkmaz yer almadığı takdirde varlığından bile söz edemediğimiz defans hattı.
maksimum verim alınabilmesi için, kafalar güzelken yapılması gereken eylem.
kura sonucu rakibimiz olan boluspor takımı ile, deplasmanda karşılaşacağız.
7 mart 2012 ziraat türkiye kupası kura çekimleri sonucu rakibimiz olan takım.
bu kış daha da popüler hale gelen; tıpkı bir şarap gibi, yıllandıkça değeri artan güzide eser.
bir süleyman seba sözü. o başkanlığı bıraktığından beri, bu felsefeyi benimseyen bir adam görmedi bu kulüp.
tutuklu gazeteci sayısı en fazla olan ülkeler sıralamasında cümle aleme fark atan ülkemizde, bu yıl daha da büyük bir coşkuyla kutlanacak olan gün. [ybkz]swh[/ybkz]
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?