confessions

avcarlıçürük

2. nesil Yazar - - Yazar -

  1. toplam entry 13433
  2. takipçi 0
  3. puan 246734

kapalı tribün

avcarlıçürük
son yıllarda goygoycular tarafından işgal edilmiş olan tribün. sebepleri hepimizin malumu. 15 mart 2012 beşiktaş atletico madrid maçında bir silkelenme olacak, bir şeyler değişecek sanmıştık. yanılmışız. zaten şöyle gerizekâlıca hazırlanmış görselden anlamamız gerekirdi aslında:

http://tinyurl.com/84ngb5f

bu görsel ilk ortaya çıktığında da söylemiştim; maçı izlemeden rakibe nasıl baskı kuracaksın ve takımı nasıl destekleyeceksin? nitekim ilk golü yiyene kadarki süreçte, kapalı dışındaki tribünler sayesinde, top rakipteyken yoğun bir ıslık ve bizdeyken de ateşleyici tezahüratlar vardı. golü yedikten sonra ise, inönü cehenneminin mazide kaldığı, dakikalar geçtikçe daha da acı bir şekilde anlaşıldı. televizyona ses çok güzel gelmiş olabilir, bilemiyorum ama hep söyledim, yine söylüyorum: "koy şu madrid'e, koy şu madrid'e, koy şu götveren madrid'e de, inşallah!" tezahüratını, topun hangi tarafta olduğuna bile bakmadan transa geçmiş gibi söyleyerek hangi amaca hizmet ediliyor? şimdi söyleyeceğim şey nedeniyle çoğu kişi kızacaktır bana ama, ben artık kapalı'da tezahüratları yönlendiren kitlenin, takımı sabote ettiğini düşünüyorum. takımı desteklemek gibi bir dertleri olduğuna inanmıyorum. rakip taraftarlar ve bazı yorumcularca da sık sık dile getirildiği gibi, çarşı artık sadece kendini eğlendirmektedir. ne kadar beste varsa arka arkaya söyleyerek, yaratıcı besteleriyle övünerek egosunu şişirmektedir. oysa dünkü maçta, o ıslık ve destek işe yaramıştı ilk dakikalarda. baskılı oynuyorduk, ne olursa olsun azalmamalıydı bu destek. demek ki paint terk görsellerle artistlik yaparak olmuyormuş bu işler. beşiktaş ne yazık ki, ruhuyla birlikte kalbini [ybkz]swh[/ybkz] de kaybetmiştir. beşiktaş'ın kalbi, ne idüğü belirsiz boş beleş adamların oyuncağı olmuştur ve ne yazık ki uzun süredir can çekişmektedir. ne kadar dayanabileceğini, hep birlikte göreceğiz ya da izlemekle yetinmeyip bir şeyler yapacağız.

beşiktaşlılık terbiyesi

avcarlıçürük
süleyman seba'nın, hakkında çıkan "yalçın karadeniz'i aday gösterdi" haberleriyle ilgili yaptığı açıklamada kullandığı ifade.

---------------alıntı---------------
Beşiktaşlılık terbiyesi nedeniyle herhangi bir adaya emir vermem mümkün değildir.
---------------alıntı---------------

şu sıralar gerek bir kısım taraftar, gerekse kulübü yönetmeye talip olanlar tarafından, ayaklar altında çiğnenmekte olan terbiyedir.

finansal fair play

avcarlıçürük
uefa'nın, 2012-2013 sezonunun sonundan itibaren hayata geçireceği, kulüplerin ekonomik olarak daha eşit şartlarda mücadele etmesini öngören kurallar bütünü.

---------------alıntı---------------
1. Yöneticiler kulüp için ceplerinden harcama yapamayacak. ( (b: Paralı başkan dönem sona eriyor).)
2. Yöneticilere, şirket ortaklarına veya ilişkili şirketlere olan borçlar, 2012–13 sezonuna kadar kaynaklarına ödenecek. (Borçlar kaynaklarına iade olunacak)
3. 2012-2013’ten itibaren kulüpler transfere gelirlerinden daha fazla harcama yapamayacak. (Denk Bütçe uygulaması esas olacak.)
4. Mali tablolarda parasal olmayan gelirler yer alırsa, (örneğin, ( b: başkan veya ortakların borç verdiği paralar) ) bu gelirler futbol dışı gelir kabul edilecek ve kulüp gelirleri içinde sayılmayacak. (Sadece kulübe hibe edilen tutarlar gelir sayılacak.)
5. Hiçbir futbolcu, kulüp ya da yasal otoriteye vadesi geçmiş borç bulunmayacak. (Gelirlerden daha fazla borçlanılmayacak. -Denk Bütçe ilkesi-). Bu durumda transfer yasağı geliyor.
6. öz sermayenin eksiye düşmesine izin verilmeyecek. Kulüplerin başa baş noktasını yakalamalarına olanak sağlamak için kulüplerin belirli bir dönem zarar etmelerine izin verilecek.
7. Futbolculara yapılacak ücret, maaş ve prim ödemeleri, toplam gelirin yüzde 70’ini geçemeyecek.
8. Kulübün toplam borcu, toplam gelirinin yüzde 100’ünü geçemeyecek. (Denk Bütçe Uygulaması)
9. Bütçesi 5 milyon Euro’nun altındaki kulüpler finansal kriterlerden muaf tutulacak.
10. Kulüplerin ilişkili şirketleri ile yaptıkları her türlü ticari işlemde geçerli olan fiyatların piyasa emsallerinden oldukça yüksek veya düşük olması durumunda, bu rakamların gelir veya gider hesaplarına herhangi bir etkisi olmayacak, söz konusu işlem için bir emsal piyasa fiyatı bulunarak gelir ve giderin tespitinde bu fiyat dikkate alınacak. (örneğin, Mancester City sahibi Mansour bin Zayed Al Nahyan’ın firması Etihad ile sahibi olduğu kulübün 10 yıllığına 642 milyon dolarlık sponsorluk sözleşmesi gibi sözleşmeler…Nitekim bu sponsorluk sözleşmesi UEFA tarafından inceleme altına alınmıştır)
11. Kulüpler transfer ettikleri futbolculara ödeyecekleri bonservis ücretlerini, işlemin gerçekleştiği yılda tek seferde değil, futbolcu ile yapılan sözleşmenin süresi boyunca, amortisman mantığı içinde giderleştirecek. Ancak, söz konusu oyuncunun sözleşmesi devam ederken satılması halinde oluşacak kar veya zarar rakamı, içinde bulunulan senede dikkate alınacak.
12. Kulüplerin altyapı, stadyum veya antrenman sahası gibi yatırım amaçlı harcamaları başa baş noktası hesaplamalarına dahil edilmeyecek.

Yukarıdaki maddelerden de anlaşılacağı üzere, Finansal Fair Play kriterlerinin temel ve genel amacı: Kulüplerin gelirlerinden daha fazla para harcamamasını sağlamak. Bu hedefin arka planında ise kulüplerin ekonomik ve finansal kapasitelerini artırmak; kulüpleri, gelirlerini korumaya teşvik etmek, bonservis ve futbolcu ücretlerini sınırlandırmak, kulüplerde mali disiplini artırmak, altyapı gelişimine imkân vermek ve sonunda da kulüplerin daha uzun ömürlü ve sürdürülebilir bir finansal yapıya sahip olmalarını sağlamak suretiyle eşit koşullar içinde rekabet edebilmelerine olanak ve ortam hazırlamak.
---------------alıntı---------------

http://www.uefa.com/uefa/footballfirst/protectingthegame/financialfairplay/index.html
http://spor.milliyet.com.tr/ornek-oldu-/spor/spordetay/29.01.2011/1345627/default.htm
http://spor.milliyet.com.tr/futbol-alarm-veriyor/spor/spordetay/26.01.2012/1493976/default.htm?ver=73

ricardo quaresma

avcarlıçürük
hâlâ inatla, kendisi hakkında yapılan, hiçbir yere varmayacağı aşikâr olan tartışmalara, yeter lan yeter diyerek isyan ettiğim futbolcu.

(bkz: beşiktaş ın borcunun 700 milyon tl olduğu gerçeği)

bu gerçeği dile getirenleri romantiklikle itham edip aşağılamakla, sorunlar çözülmüyor. uefa, mali fair play kriterlerini uygulamaya koyup da beşiktaş avrupa kupalarından men edildiğinde, bunun sorumlusu quaresma'nın oynaması ya da oynamaması olmayacak. bugün turu atlasak ve hatta sonuna kadar gitsek bile, bu tehlike önümüzde durmaya devam edecek. ülkenin durumu gibi düşünebiliriz; kentsel dönüşüm, istikrar, büyüme masallarıyla hepimizi uyutuyorlar ama bir büyük depremlik işimiz var aslında. çünkü altyapı yok.
467 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol