galatasaray'ın 1-0 mağlup olduğu karşılaşma.
saat 21.00'de başlayacak olan la liga mücadelesi.
ikinci yarısı oynanmakta olan ve 1-0 bursaspor üstünlüğüyle devam eden karşılaşma.
36-23 galibiyetimizle sonuçlanmıştır.
ne yazık ki 84-81 kaybettiğimiz karşılaşma.
fenerbahçe taraftarı'nın twitter aracılığıyla yaptığı çağrı. deplasman yasağına tepki olarak, 5 şubat 2012 fenerbahçe beşiktaş maçı için yapılan çağrıdır.
100-58 kazandığımız mücadele.
2-1 liverpool galibiyetiyle sonuçlanan, manu'nun kupadan elendiği karşılaşma.
kuyt attı, 2-1 oldu. dakika 88.
58-79 üstünlüğümüzle sonuçlanmıştır.
39. dakikada manchester united'ın, durumu 1-1'e getirdiği karşılaşma. an itibariyle ikinci yarı oynanıyor.
27 ocak 2012 tarihli duruşmadan da tahliye çıkmamış ve bir sonraki duruşma tarihi 12 mart 2012 olarak belirlenmiştir. aptal gibi umutlanmıştık oysa ki "tahliye istiyoruz" diye. dün başbakan'ın verdiği talimatı ("onlar gazetecilikten değil terörden içeride") unuttuk. bekledik, yine gelmedi adalet. galiba yolunu kaybetti ya da biz kaybolduk.
benim ilkokulda olduğum dönemde, türkçe kitaplarında yer alan bir bölüm. her sayfada bir okuma parçası olurdu. altında da bu parça ile ilgili sorular olurdu, soru bölümünün başlığı bu şekildeydi. hâlâ var mıdır bilmiyorum ama oldukça faydalı bir bölüm olduğu kanısındayım. zira günümüzde, okuduğunu anlamama veya yanlış yerlerinden anlama olayı çok sık görülen bir rahatsızlık.
rıdvan akar'ın, forza beşiktaş ile bağlarını kopardığını belirten yazısının kapanış cümlesi. şimdi devekuşları düşünsün.
altay kulübü başkanı. 26 ocak 2012 tff olağanüstü genel kurulunda şahane bir konuşma yapmıştır. medyada hiç yer verilmediği için, bu konuşmayı kaydeden ve hakkında bir yazı kaleme alan uğur meleke sayesinde öğrendik çoğumuz. mutlaka okunması gereken bir yazı.
http://www.meleke.com/?p=4891
http://www.meleke.com/?p=4891
25 ocak 2012 barcelona real madrid maçından sonra hakemi çıkışta, elinde sopa ile beklese, hakkıdır. dünyanın en sakin insanını bile tımarhanelik edebilecek kadar rezil maç yöneten bir hakemden söz ediyoruz.
##172371
---------------rıdvan akar---------------
Beşiktaş taraftarı olarak bizler kendimizi çarşı olarak bilinen o büyük şemsiyenin altında hissederiz. Zira çarşı pek çok konuda bizim adalet ve vicdanımızla örtüşen bir duruş sergilemiştir. Bunun son örneği Van için gösterilen duyarlılıktı.
Ancak saygınlık zor kazanılan ama çabuk kaybedilen bir haslettir.
çarşı'nın Pluton'dan Etoo'ya, nükleer santralden Hasankeyf'e kadar pek çok konuda gösterdiği hassasiyeti kendi "varlık nedeni" ile yani Beşiktaş ile de göstermesini beklemek hakkımızdır.
Eğer sevdalısı olduğunuz kulubün başkanı şike Soruşturması sürecinde Fenerbahçe'yi kurtarmayı kendisine görev edinmişse, eğer sevdalısı olduğunuz kulübün başkanı doğruları dile getiren -geçmişten beri dost olduğumuz- Altay Kulübünün başkanına "okur, haddini bil" demişse ve en beteri de sevdalısı olduğunuz kulübün başkanı "Fenerbahçemiz" sözcüğünü böylesine keyfiyet içinde kullanabiliyorsa, çarşı'nın da bir tepki göstermesini beklemek hakkımızdır.
Aksi takdirde "çarşı'nın neye karşı" olduğunu sorgulamaya başlarız ki o takdirde çarşı'yı "Asi" yapan o A mahsun kalır....
Kusura bakmayın arkadaşlar, geçmişte çokça sorgulanan ve sizleri de çok rahatsız ettiğini bildiğim, "çarşı - yönetim" iddialarını boşa çıkarmak içir tarihi bir fırsat elinizdedir. Bu fırsatı harcamamanızı tavsiye ederim.
En azından o Denizli maçında dayak yiyen Beşiktaşlılar için...isterim.
Benim duruşum ise şudur: Statta iki elimi havaya kaldırır ve çapraz sallarım:
YETER DEMiRöREN
---------------rıdvan akar---------------
Beşiktaş taraftarı olarak bizler kendimizi çarşı olarak bilinen o büyük şemsiyenin altında hissederiz. Zira çarşı pek çok konuda bizim adalet ve vicdanımızla örtüşen bir duruş sergilemiştir. Bunun son örneği Van için gösterilen duyarlılıktı.
Ancak saygınlık zor kazanılan ama çabuk kaybedilen bir haslettir.
çarşı'nın Pluton'dan Etoo'ya, nükleer santralden Hasankeyf'e kadar pek çok konuda gösterdiği hassasiyeti kendi "varlık nedeni" ile yani Beşiktaş ile de göstermesini beklemek hakkımızdır.
Eğer sevdalısı olduğunuz kulubün başkanı şike Soruşturması sürecinde Fenerbahçe'yi kurtarmayı kendisine görev edinmişse, eğer sevdalısı olduğunuz kulübün başkanı doğruları dile getiren -geçmişten beri dost olduğumuz- Altay Kulübünün başkanına "okur, haddini bil" demişse ve en beteri de sevdalısı olduğunuz kulübün başkanı "Fenerbahçemiz" sözcüğünü böylesine keyfiyet içinde kullanabiliyorsa, çarşı'nın da bir tepki göstermesini beklemek hakkımızdır.
Aksi takdirde "çarşı'nın neye karşı" olduğunu sorgulamaya başlarız ki o takdirde çarşı'yı "Asi" yapan o A mahsun kalır....
Kusura bakmayın arkadaşlar, geçmişte çokça sorgulanan ve sizleri de çok rahatsız ettiğini bildiğim, "çarşı - yönetim" iddialarını boşa çıkarmak içir tarihi bir fırsat elinizdedir. Bu fırsatı harcamamanızı tavsiye ederim.
En azından o Denizli maçında dayak yiyen Beşiktaşlılar için...isterim.
Benim duruşum ise şudur: Statta iki elimi havaya kaldırır ve çapraz sallarım:
YETER DEMiRöREN
---------------rıdvan akar---------------
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?