doğrusu "van minüts"tür. yani doğrusu derken, başbakanımız bu şekilde söylemişti. [ybkz]swh[/ybkz]
tanışmanın değil de, bir insanı tanımanın en kısa yollarından biridir aslında. kişi hakkında pek çok ipucu verme olasılığı yüksektir. zaten bu sebeple, bilhassa genç kızlarımız, genç yaşta, henüz "gözü açılmadan" evlendirilir ki, bu konuda kıyaslama yapıp, sonra "armudun sapı, üzümün çöpü" falan demesinler. aylarca, belki yıllarca sözlü/nişanlı kaldığı adamı tanıdığını sanır. ta ki o mesut [ybkz]swh[/ybkz] geceye kadar. [ybkz]swh[/ybkz]
klasikleşmiş bir öğrenci bahanesi türü. bir dersten istikrarlı bir şekilde zayıf not alan öğrenci, ailesine durumu bu şekilde açıklar genelde; yıllardır süregelen bir gelenektir bu. kimi zaman da gerçekten hoca takmıştır ve işte o durumda, elden bir şey gelmez. serbest çağrışımlı örnek: (bkz: oğuzhan özyakup)
hayal dünyasının genişliği ile gülümseten taraftarlardan oluşan bir kitle.
https://fbcdn-sphotos-c-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash3/562340_10152682863005696_677929656_n.jpg
https://fbcdn-sphotos-c-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash3/562340_10152682863005696_677929656_n.jpg
1977-1987 yılları arasında real madrid'de forma giyen ve bu süreçte 2 uefa kupası, 5 lig şampiyonluğu, 2 kral kupası ve 1 lig kupası finali gören, juanito adıyla anılan real madrid efsanesi. oynadığı 401 maçta, 153 gole imza atmış. 21 yıl önce bugün, [ybkz]swh[/ybkz] henüz 37 yaşındayken, bir trafik kazasında hayatını kaybetmiş. real madrid taraftarlarının da, kendisini anmak için şöyle bir ritüeli varmış: her maçın 7. dakikasında "illa, illa, illa, juanito maravilla" (muhteşem juanito) diye bağırırlarmış.
http://www.realmadrid.com/cs/Satellite/en/Actualidad/1330141881681/noticia/Noticia/It_has_been_21_years_since_Juanito_passed_away.htm
http://www.realmadrid.com/cs/Satellite/en/Actualidad/1330141881681/noticia/Noticia/It_has_been_21_years_since_Juanito_passed_away.htm
galatasaray'ın, bu maçı da dahil ederek çıkardığı 5 maçlık kombine biletler, bugün tükenmiş. galatasaray taraftarı olmayanları, istanbul'da real madrid izleme şansından mahrum bırakan galatasaray yönetimi'ni tebrik ediyorum.
türk hava yolları desteğiyle çekilen ve; thy euroleague takımlarının bir kısmına ev sahipliği yapan şehirlerin kültürünün ve basketbol tutkusunun tanıtıldığı espn belgeseli. belgesel'de yer alan takımlar: real madrid baloncesto, alba berlin, anadolu efes spor kulübü, beşiktaş erkek basketbol takımı, fenerbahçe ülker, galatasaray medical park, olympiacos bc, panathinaikos bc. mayıs ayında yayınlanacak.
http://www.youtube.com/watch?v=fR_dj1yFHPE&feature=youtu.be
edit: başkent lafın gelişiymiş ve ben bun fark etmeyecek kadar coğrafya terkmişsem demek. [ybkz]swh[/ybkz]
http://www.youtube.com/watch?v=fR_dj1yFHPE&feature=youtu.be
edit: başkent lafın gelişiymiş ve ben bun fark etmeyecek kadar coğrafya terkmişsem demek. [ybkz]swh[/ybkz]
burada "aşırı" vurgusuna dikkat edilmesi gerekir. bunu göz önünde bulundurarak; koşarak uzaklaşılması gereken erkektir bana göre. ( burada da "bana göre" vurgusuna dikkat edelim de, şey olmasın sonra. [ybkz]swh[/ybkz] ) bu kategorideki kişilerin çocukluğuna indiğinizde, annenin aşırı düşkünlüğüyle karşılaşırsınız. aşırı korumacılık ve kaç yaşına gelirse gelsin, bazı şeyleri oğlunun yerine yapmak zorunda hissetmek gibi özelliklere sahiptir bu anneler ve türk toplumunun büyük bir çoğunluğunu oluştururlar. sevgi ile bağımlılık arasında ince bir çizgi vardır oysa ve o çizgiyi aşmadan da evladınızı sevebilirsiniz. bu konunun bir sorun olarak algılanmasının sebebi ise, annenin, erkeğin yetişkin yaşamına da doğrudan müdahale etmesidir. özellikle evlilik hayatını kâbusa çeviren en önemli sebeplerden biridir bu. yani kimsenin, anneyi çok sevmeye bir itirazı yok. ama, henüz erken çocukluk çağlarında gerçekleşmesi gereken, bir bağımsızlaşma ve bireyselleşme aşaması vardır insan gelişiminde. işte o aşama sağlıklı bir şekilde gerçekleşmemişse, aradaki bağ hastalıklı bir nitelik kazanıyor. sonrası, erkek için de, çevresi için de, bol sancılı bir süreç. bizdeki bu "gelenek-görenek" manyaklığı devam ettiği sürece, bu devran da böyle devam edecek. şimdi devir değişti gibi gözüküyor ama, okul öncesi eğitim alanında 6 yılını tamamlamış biri olarak şunu söyleyebilirim; çok daha beter bir nesil yetişiyor. çünkü, zamanında despot aileler tarafından yetiştirilen, özgürlüğü kısıtlanan, bugünün ebeveynleri, kendi çocuklarını da bu şekilde yetiştirmemek için, onlara aşırı bir düşkünlük ve sınırsız hoşgörü gösteriyorlar. ses yükseltmeye bile kıyamıyorlar. çocuk ağlamasın diye, bir amuda kalkmadıkları kalıyor. aşırı kırılgan ve kendi ayakları üzerinde duramayan insanlar yetişiyor böyle böyle. geniş zamanda baktığımızda da, maalesef yine aynı kapıya çıkıyoruz.
neyse, fazla uzattım. ilgi alanıma giren konu olunca herhalde... ben bunları toparlayıp bir makale falan yazayım bari, hazır gaza gelmişken. [ybkz]swh[/ybkz]
edit: başlıkta "aşırı" vurgusu yokmuş meğer. olsun, ben aşırısı için konuşuyorum sonuçta. [ybkz]swh[/ybkz]
neyse, fazla uzattım. ilgi alanıma giren konu olunca herhalde... ben bunları toparlayıp bir makale falan yazayım bari, hazır gaza gelmişken. [ybkz]swh[/ybkz]
edit: başlıkta "aşırı" vurgusu yokmuş meğer. olsun, ben aşırısı için konuşuyorum sonuçta. [ybkz]swh[/ybkz]
türkiye'de yaşayan futbolseverleri, ülker link arama, bulma ve yaygınlaştırma konusunda uzman olmaya zorlayan kuruluş. bir türk takımı [ybkz]swh[/ybkz] real madrid ile şampiyonlar ligi'nde çeyrek final maçı yapacak, hâlâ dsmart. lanet olsun böyle para hırsına. maça gitmek isteyen taraftarı ayrı, evinde izlemek isteyen taraftarı ayrı söğüşle, üstüne bir de, yasal olmayan yollardan izleyenleri suçla. keriz çok nasıl olsa. neyse, sakinim. sonuç olarak, hiçbir zaman para kazandırmamaya kararlı olduğum bir kuruluştur.
tutku açık, daniel ewing ve ricky minard'ın son birkaç maçtır sürekli yükselen performanslarını düşünerek, azıcık umutlandığım maç. ki zaten, hafızam beni yanıltmıyorsa, bu sezon beko basketbol ligi'nde fb ülker ile oynadığımız 2; türkiye kupası'nda oynadığımız 1 ve euroleague'de oynadığımız 1 maçın hiçbirinde maçtan kopmadık. hepsi başa baş giden maçlardı ve hep son çeyreği kötü oynamamız yüzünden kaybettik. son haftalarda [ybkz]swh[/ybkz] bu hastalıktan da kurtulmaya başladığımızı düşünürsek... öyle işte. hayırlısı tabi.
filip holosko'nun, haftalardır devam eden durgunluğundan sıyrılacağı maç. ben demiyorum, istatistikler diyor. [ybkz]swh[/ybkz]
1 nisan 2013 mersin idman yurdu beşiktaş maçı sonrası filip holosko'nun kameralara cesurca sergilemekten çekinmediği çizgi. şortu 1 milimetre daha çekiştirse, kanal kapanacaktı. kameraları unuttuysa demek. [ybkz]swh[/ybkz]
son haftalarda neden kalede olmadığını anlayamadığım kaleci. sakatlık durumu falan mı var, bir şey mi kaçırdım? yerine oynayan ramazan, 8 maçta 18 gol yemiş. son olarak 1 nisan 2013 adana demirspor bucaspor maçında birbirinden rezalet 5 gol yedi. o olmasaydı farklı kazanacakken, maç 5-5 oldu. bu nasıl iş, ben anlayamadım. bilen varsa, lütfen aydınlatsın beni de.
5-5 bitti. olacak iş değil ya, ben böyle şey görmedim.
mehmet batdal attı: 5-5...
40. dakikada nobre attı: 1-1. ersan'ın gereksiz faulü sayesinde kazandıkları serbest vuruştan geldi gol. defans evlere şenlik yine.
32. dakikada fernandes attı ve 0-1 öne geçtik. golü niang'a da yazabiliriz gerçi.
78'de nurullah kaya attı ve adana demirspor 5-4 öne geçti. tarihi maç oluyor resmen.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?