dün akşam son banliyö trenini uğurlayan, tarihî mekân. görünürde "marmaray çalışmaları nedeniyle 24 ay boyunca haydarpaşa banliyö seferleri yapılmayacak" ama haydarpaşa projesi diye de bir şey var. o nedenle, belki de son vedaydı dün akşamki.
http://www.youtube.com/watch?v=K_1_zMahm2Q
mehmet yağmur'un çeşme'de yapılacak olan düğünü için, yeniden türkiye'ye gelecek olan can.
9 kişinin kayıp olduğu açıklanmıştır.
#282963
#282963
taksim gezi parkı direnişi sürecinde yapılan gözaltılar ve kayıplarla ilgili bir basın toplantısı düzenlemiştir. önemli açıklamalar yapmış.
--spoiler--
Milli irade kavramı Rousseau’ya ait. Yüzde 51 ne diyorsa milli irade odur. Yani yüzde 49’un hakkı yoktur. Bu yüzden milli irade kavramını en çok kullanan iki kişi Hitler ve Mussolini’dir. Bu kavramlar tehlikeli. Bana oy verenler vermeyenler tehlikeli. Milli irade yüzde 51 ise yüzde 49 ne?
Ümit Kocasakal, Başbakan’ın ve hükümet üyelerinin yargıya müdahale suçu işlediklerini söyleyerek şunları anlattı: “Savcı baret ve gözlüğü silah olarak görüp cebir ve şiddet unsurunu sokup tutuklama istiyor. İstanbul ve Ankara’daki mahkemeler tutuklamaları reddetti. İşte bundan sonra Başbakan çıktı dedi ki ‘yargıdan üzerine düşeni yapmasını bekliyorum’. Açıkçası bu söylem TCK’ya göre suç. Yargıyı etkileme suçudur. Bu söz, bu kişileri tutuklayın demektir. Hüseyin Çelik tahliyelerden sonra dedi ki ‘bu tahliyeler yeniden değerlendirilir’. Egemen Bağış dedi ki ‘oraya girenler terör suçu işliyor’. Bunların hepsi yargıyı etkileme suçudur. Görüyoruz ki yargı bu açıklamalardan vazife çıkarıp harekete geçiyor.”
Başbakan ‘tabii polis biber gazı sıkacak, bu Avrupa Birliği’nde de böyle’. Hayır öyle değil. Polisin istediği zoru kullanma yetkisi yok. Bunun sınırı Polis Vazife ve Selahiyetler Kanunu’nda çizilmiş. Kanunda ‘polis görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir. Zor kullanma yetkisi kapsamında direnmenin mahiyetine ve ölçüsüne göre direnenleri etkisiz hale getirmek için gittikçe artan ölçüde kullanabilir’ diyor. Yani önce ihtar yapacak, sonra kademeli olarak güç kullanacak. Yani önce bedeni güç, sonra biber gazı, cop su kullanacak. Yani polisin güç kullanması için direniş olması lazım. Ayrıca böyle durumlarda polisin kendiliğinden kullanma yetkisi de yok. Amiri karar verir.”
Tam bir cadı avının kullanılacağını gösteren işaretler var ve hatta başladı. Ergenekon, Balyoz, Odatv gibi toplu davalara dönüştürüleceği görülüyor. 146 kişilik kayıp şikayeti geldi. 39 kadın 105 erkek. Bunlardan 137’sini biz bulmuşuz. Ama 9’u kesin kayıp. 30 duran adam gözaltına alınmış 2’si avukat. Bunlar serbest bırakılmış. Yani polis sadece duran insanı bile gözaltına alıyor.
--spoiler--
http://www.odatv.com/n.php?n=9-kisi-kayip-2006131200
--spoiler--
Milli irade kavramı Rousseau’ya ait. Yüzde 51 ne diyorsa milli irade odur. Yani yüzde 49’un hakkı yoktur. Bu yüzden milli irade kavramını en çok kullanan iki kişi Hitler ve Mussolini’dir. Bu kavramlar tehlikeli. Bana oy verenler vermeyenler tehlikeli. Milli irade yüzde 51 ise yüzde 49 ne?
Ümit Kocasakal, Başbakan’ın ve hükümet üyelerinin yargıya müdahale suçu işlediklerini söyleyerek şunları anlattı: “Savcı baret ve gözlüğü silah olarak görüp cebir ve şiddet unsurunu sokup tutuklama istiyor. İstanbul ve Ankara’daki mahkemeler tutuklamaları reddetti. İşte bundan sonra Başbakan çıktı dedi ki ‘yargıdan üzerine düşeni yapmasını bekliyorum’. Açıkçası bu söylem TCK’ya göre suç. Yargıyı etkileme suçudur. Bu söz, bu kişileri tutuklayın demektir. Hüseyin Çelik tahliyelerden sonra dedi ki ‘bu tahliyeler yeniden değerlendirilir’. Egemen Bağış dedi ki ‘oraya girenler terör suçu işliyor’. Bunların hepsi yargıyı etkileme suçudur. Görüyoruz ki yargı bu açıklamalardan vazife çıkarıp harekete geçiyor.”
Başbakan ‘tabii polis biber gazı sıkacak, bu Avrupa Birliği’nde de böyle’. Hayır öyle değil. Polisin istediği zoru kullanma yetkisi yok. Bunun sınırı Polis Vazife ve Selahiyetler Kanunu’nda çizilmiş. Kanunda ‘polis görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir. Zor kullanma yetkisi kapsamında direnmenin mahiyetine ve ölçüsüne göre direnenleri etkisiz hale getirmek için gittikçe artan ölçüde kullanabilir’ diyor. Yani önce ihtar yapacak, sonra kademeli olarak güç kullanacak. Yani önce bedeni güç, sonra biber gazı, cop su kullanacak. Yani polisin güç kullanması için direniş olması lazım. Ayrıca böyle durumlarda polisin kendiliğinden kullanma yetkisi de yok. Amiri karar verir.”
Tam bir cadı avının kullanılacağını gösteren işaretler var ve hatta başladı. Ergenekon, Balyoz, Odatv gibi toplu davalara dönüştürüleceği görülüyor. 146 kişilik kayıp şikayeti geldi. 39 kadın 105 erkek. Bunlardan 137’sini biz bulmuşuz. Ama 9’u kesin kayıp. 30 duran adam gözaltına alınmış 2’si avukat. Bunlar serbest bırakılmış. Yani polis sadece duran insanı bile gözaltına alıyor.
--spoiler--
http://www.odatv.com/n.php?n=9-kisi-kayip-2006131200
mvp felipe reyes oldu.
real madrid 79-71 kazanarak şampiyon oldu. oh be.
real madrid yine ateşle oynuyor. çok rahat fark atabileceği maç, neredeyse son topa kalma noktasına geldi.
üçüncü çeyrek 55-48 real madrid üstünlüğüyle tamamlandı.
https://pbs.twimg.com/media/BNJQp1XCYAIETjk.jpg:large
ilk çeyreğe 10-0'lık seriyle başşlayan real madrid, üçüncü çeyreğe de 4-0'lık seriyle başladı. barcelona mola aldı.
ilk yarısı 41-32 real madrid üstünlüğüyle tamamlandı.
(vurgula: genç) arkadaşlarımızın, ne demek istediğini anlamakta sıkıntı çektiğini düşündüğüm kişi. #282765 buradaki alıntıyı tekrar tekrar, sindire sindire okumalarını ve tam olarak hangi dönemden, kimlerden ve hangi olaylardan bahsettiğini iyice anlamak için çaba göstermelerini tavsiye ediyorum. zira "ekmek yemeye çalışıyor" denilen adam, islamcıların o ekmeğini yemeye doyamadığı "28 şubat" döneminde hapis yatmış, 12 eylül'ü falan hep yaşayarak görmüş bir insan. 80 sonrasında doğan nesil gibi, oradan buradan duymamış yani olanları. yaşamış.
geleneksel mazlum edebiyatı şenliklerine verilebilecek en güzel cevabı vermiştir:
--alıntı--
12 Eylül darbesinde hiç islamcı ölmemiştir. 28 Şubat'ta ölen yoktur, cezaevi çok azdır (birisi de benim). Varsa yoksa başörtüsü.. Ama hala. islamcılar; sosyalistler, ülkücüler, Kürtler ve Aleviler kadar acı ve ölüm tatmamıştır. Ama mağdur edebiyatını da kimseye bırakmazlar.
--alıntı--
--alıntı--
12 Eylül darbesinde hiç islamcı ölmemiştir. 28 Şubat'ta ölen yoktur, cezaevi çok azdır (birisi de benim). Varsa yoksa başörtüsü.. Ama hala. islamcılar; sosyalistler, ülkücüler, Kürtler ve Aleviler kadar acı ve ölüm tatmamıştır. Ama mağdur edebiyatını da kimseye bırakmazlar.
--alıntı--
yöneltilen suçlamalar ve polisin sorduğu sorular:
http://www.radikal.com.tr/turkiye/polis_carsiya_sordu_bizim_tomadan_ne_istediniz-1138247
"toma kaçırdılar" söylentisine gücenmiş polis. "çarşı'nın gerçek hesabı değil" denilen twitter hesapları bile yırtındı: "öyle bir şey yok. o telsiz konuşmaları gerçek değil." dedi ama dinletemedi kimseye. nitekim bunu da sormuşlar; "neden bu yanlış bilgiyi yaydınız?" diye. şov uğruna insanlar ateşe atıldı. özellikle başbakanlık ofisini basma (!) kısmı çok tehlikeli. umarım alınlarının akıyla çıkarlar bu süreçten.
http://www.radikal.com.tr/turkiye/polis_carsiya_sordu_bizim_tomadan_ne_istediniz-1138247
"toma kaçırdılar" söylentisine gücenmiş polis. "çarşı'nın gerçek hesabı değil" denilen twitter hesapları bile yırtındı: "öyle bir şey yok. o telsiz konuşmaları gerçek değil." dedi ama dinletemedi kimseye. nitekim bunu da sormuşlar; "neden bu yanlış bilgiyi yaydınız?" diye. şov uğruna insanlar ateşe atıldı. özellikle başbakanlık ofisini basma (!) kısmı çok tehlikeli. umarım alınlarının akıyla çıkarlar bu süreçten.
11 mayıs 2013 beşiktaş'ta polis faşizmi, taksim gezi parkı direnişi ve 16 haziran 2013 çarşı operasyonu olaylarında, şiddete maruz kalan ve günah keçisi seçilen taraftarına sırt çeviren, olanları görmezden gelen yönetim. tek yaptığı, semti ve insanları polis vahşetinden korumaya çalışma olan insanlar, şu an mahkemede ve üzerlerine "başbakanlık ofisini basmak" gibi suçlar atılmış durumda. ve yönetimden tek bir açıklama yok. şimdilik kenarda dursun bu bilgi.
polisin, duran insanları gözaltına alabilmek için uydurduğu sebep.
bugünkü sayısında, taksim gezi parkı direnişi ile ilgili yayınlar yapan cnn muhabiri (vurgula: christiane amanpour) ile yaptıkları "fake" bir röportaja ilk sayfada yer veren gazete. haberde, amanpour "her şeyi para için yaptım" diyor. 14. sayfaya da küçücük bir dipnot düşüp, haberin asparagas olduğunu belirtmişler. amanpour, az önce attığı tivit ile, gazeteyi kınadı. biz şu direnişle ülkenin bin yıllık imajını ilk defa düzeltmeye başlamışken, el birliğiyle sıçıp batırmaya yemin etmişsiniz.
--alıntı--
Shame on you @Takvim for publishing FAKE interview with me. (benimle ilgili sahte röportaj yayımlayan takvim gazetesine yazıklar olsun.)
--alıntı--
https://twitter.com/camanpour/status/347001846541467648
--alıntı--
Shame on you @Takvim for publishing FAKE interview with me. (benimle ilgili sahte röportaj yayımlayan takvim gazetesine yazıklar olsun.)
--alıntı--
https://twitter.com/camanpour/status/347001846541467648
altı çizili olan ikinci kısım daha şahane. kısaca "başbakanımızı çekemeyen anten taksın xd" diyor:
"türkiye, avrupa'daki en reformist, en güçlü hükumete ve dünyadaki en karizmatik, en güçlü lidere sahip. bununla ilgili bir sorunu olan varsa da, hiç kusura bakmasınlar. erdoğan'ın liderliği, sadece kendini çaresiz hissedenler için bir sorun olabilir."
ahahahahahahah lan bir de kemalistlere putperest falan dersiniz. allah gibi tapıyonuz başbakanınıza. sanki avrupa birliği bakanı değil de mahalle bakkalı konuşuyor. bitiriş de şahane bu arada: "faiz lobisi ve dış mihraklar ın, başbakanın saygınlığına zarar vermesine izin vermeyeceğiz, buna kimsenin gücü yetmez."
kim türkiye'nin imajını yerle bir ediyor acaba. tüm dünyaya ilham veren çapulcular mı, yoksa koskoca avrupa birliği'ne, ilkokul terk bir üslupla yazılmış bir metni göndermeye utanmayan bir bakanlık mı?
"türkiye, avrupa'daki en reformist, en güçlü hükumete ve dünyadaki en karizmatik, en güçlü lidere sahip. bununla ilgili bir sorunu olan varsa da, hiç kusura bakmasınlar. erdoğan'ın liderliği, sadece kendini çaresiz hissedenler için bir sorun olabilir."
ahahahahahahah lan bir de kemalistlere putperest falan dersiniz. allah gibi tapıyonuz başbakanınıza. sanki avrupa birliği bakanı değil de mahalle bakkalı konuşuyor. bitiriş de şahane bu arada: "faiz lobisi ve dış mihraklar ın, başbakanın saygınlığına zarar vermesine izin vermeyeceğiz, buna kimsenin gücü yetmez."
kim türkiye'nin imajını yerle bir ediyor acaba. tüm dünyaya ilham veren çapulcular mı, yoksa koskoca avrupa birliği'ne, ilkokul terk bir üslupla yazılmış bir metni göndermeye utanmayan bir bakanlık mı?
troll'lükte melih gökçek ile kıyasıya bir yarış içinde olan bakan. hangisinin bir adım önde olduğuna karar vermek, oldukça zor. avrupa birliği'ne yapmış olduğu son basın açıklaması:
http://www.abgs.gov.tr/index.php?p=49004&l=2
üçüncü paragrafın dördüncü satırında "Turkey is not a banana republic." yazıyor. anlamı: "türkiye, muz cumhuriyeti değil." ve bu açıklama gerçek. gerçekten avrupa birliği'ne yapılmış bir açıklama. sanırım yazının geri kalanını tercüme etmeye gerek yok?
http://www.abgs.gov.tr/index.php?p=49004&l=2
üçüncü paragrafın dördüncü satırında "Turkey is not a banana republic." yazıyor. anlamı: "türkiye, muz cumhuriyeti değil." ve bu açıklama gerçek. gerçekten avrupa birliği'ne yapılmış bir açıklama. sanırım yazının geri kalanını tercüme etmeye gerek yok?
ana muhalefet liderinden 9348579 kat daha iyi muhalefet yapan adam. saygı duyuyorum.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?