beşiktaş futbol takımı 2013-2014 sezonu almanya hazırlık kampındaki yerini almıştır. telaşa mahal yok.
https://www.bjk.com.tr/tr/haber/55967/
(bkz: götünden anlamaya meyilli olmak)
2 temmuz 1993 sivas katliamı öncesinde yapıldığı doğrudur. ama insanları provoke eden, aziz nesin değildir. ahlaksızlık, medyanın, aziz nesin'in söylediklerini kamuoyuna yansıtma biçiminde başlıyor. bu ahlaksızlık, katliamdan sonra atılan manşetler ve yazılan köşe yazılarıyla ayyuka çıkıyor. (hatta o yazarlardan biri, dün radikal gazetesindeki köşesinden özür diledi.) medya, aziz nesin'i açıkça hedef gösteriyor. -tıpkı hrant dink'i, tıpkı danıştay üyelerini hedef gösterdiği gibi.- sonra, gaza getirilmek istenen kitleye, bir bildiri dağıtılıyor. ana fikir: "dinimize dil uzatıyorlar!". -tıpkı "camiye ayakkabıyla girdiler! camide içki içtiler! başörtülü bacılarıma saldırdılar!" gibi.- bir kesimin damarına damarına basıyor inatla. olay günü geliyor, gaza gelmiş kalabalık, otelin etrafını sarmaya başlıyor. belediye başkanı çıkıp "gazanız mübarek olsun" diyor. -tıpkı polisimiz taksim'de destan yazdı gibi. tıpkı melih gökçek'in, ethem sarısülük'ün vurulduğu parka, polise teşekkür pankartı asması gibi.- sayayım mı daha? açın, sivas katliamı ile ilgili yapılmış belgeselleri izleyin. malum yerlerinizden provokasyon uydurmak yerine, gerçek provokasyon nasıl oluyormuş görürsünüz. insanları, saldırmaya alenen teşvik etmek provokasyondur; o insanlarla herhangi bir konuda görüş ayrılığına düşmek değil. medya, aziz nesin'in sözlerini, bir kesimin damarına basacak şekilde çarpıtmış ve işine geldiği kısımları yayınlamıştır. bu olaydaki en büyük provokatör, medyadır.
2 temmuz 1993 sivas katliamı öncesinde yapıldığı doğrudur. ama insanları provoke eden, aziz nesin değildir. ahlaksızlık, medyanın, aziz nesin'in söylediklerini kamuoyuna yansıtma biçiminde başlıyor. bu ahlaksızlık, katliamdan sonra atılan manşetler ve yazılan köşe yazılarıyla ayyuka çıkıyor. (hatta o yazarlardan biri, dün radikal gazetesindeki köşesinden özür diledi.) medya, aziz nesin'i açıkça hedef gösteriyor. -tıpkı hrant dink'i, tıpkı danıştay üyelerini hedef gösterdiği gibi.- sonra, gaza getirilmek istenen kitleye, bir bildiri dağıtılıyor. ana fikir: "dinimize dil uzatıyorlar!". -tıpkı "camiye ayakkabıyla girdiler! camide içki içtiler! başörtülü bacılarıma saldırdılar!" gibi.- bir kesimin damarına damarına basıyor inatla. olay günü geliyor, gaza gelmiş kalabalık, otelin etrafını sarmaya başlıyor. belediye başkanı çıkıp "gazanız mübarek olsun" diyor. -tıpkı polisimiz taksim'de destan yazdı gibi. tıpkı melih gökçek'in, ethem sarısülük'ün vurulduğu parka, polise teşekkür pankartı asması gibi.- sayayım mı daha? açın, sivas katliamı ile ilgili yapılmış belgeselleri izleyin. malum yerlerinizden provokasyon uydurmak yerine, gerçek provokasyon nasıl oluyormuş görürsünüz. insanları, saldırmaya alenen teşvik etmek provokasyondur; o insanlarla herhangi bir konuda görüş ayrılığına düşmek değil. medya, aziz nesin'in sözlerini, bir kesimin damarına basacak şekilde çarpıtmış ve işine geldiği kısımları yayınlamıştır. bu olaydaki en büyük provokatör, medyadır.
yalama çalışmaları karşılık bulmuş ve başbakan recep tayyip erdoğan'ın ekonomiden sorumlu başdanışmanı olmuştur. gözü aydın.
biri polis memuru olmak üzere 4 kişinin hayatını kaybettiği, 7000'den fazla kişinin yaralandığı, 12 kişinin gözünü kaybettiği ve berkin elvan'ın 19 gündür komada olmasına sebep olan olayların yaşandığı direniş. tüm bu ölenler ve yaralananlarla ilgili, hükümet cephesinden ne bir başsağlığı mesajı verilmiş ne de geçmiş olsun denilmiştir. üstelik berkin elvan, olaylarla hiçbir ilgisi olmayan, 14 yaşında bir çocuk. polisin, yetkilerini aşarak, gaz fişeğini havaya değil de yere paralel doğrultarak ateşlemesi nedeniyle şimdi komada. ona da çok gördüler bir geçmiş olsun mesajını. oysaki 1 aydır ortalığı ayağa kaldırdıkları ama ne hikmetse kanıtlayamadıkları, başörtülü kadına dayak olayı duyulduğu anda, direniş cephesi bu olayı kınamış ve sorumluların bulunmasını istemişti, kanıt falan sorgulamaksızın.
işin bir de şu boyutu var; taciz olayının, başörtülüsü-başı açığı olmaz. nihayetinde kadına taciz söz konusu. ancak, "benim başörtülü bacılarıma saldırdılar" diyen ve onu destekleyenler bu olayı kınarken, gözaltında ağza alınmayacak sözlerle ve fiziksel olarak da tacize uğrayan kadınları görmüyorlar bile. hatta muhtemelen, yaşayanların bizzat anlattığı bu olaya inanmıyorlardır bile. zaten hükümetin bu konudaki samimiyetini, bu taciz olayından 10 gün sonra bdp'nin verdiği, kadın ve çocukların tacizlere karşı korunması konusundaki düzenleme önerisini reddetmesinden de anlayabilirsiniz. bu kadar duyarlıysan, koru o zaman kadınları? son 10 yılda kadın cinayetleri tavan yapmış, adım at o zaman bu konuda? hadi akp artık şaşırtmıyor da, kabataş olayını kınayıp da polis tacizinin lafını bile etmeyen direnişçi arkadaşlar üzdü beni esas. bunun adı ikiyüzlülük.
işin bir de şu boyutu var; taciz olayının, başörtülüsü-başı açığı olmaz. nihayetinde kadına taciz söz konusu. ancak, "benim başörtülü bacılarıma saldırdılar" diyen ve onu destekleyenler bu olayı kınarken, gözaltında ağza alınmayacak sözlerle ve fiziksel olarak da tacize uğrayan kadınları görmüyorlar bile. hatta muhtemelen, yaşayanların bizzat anlattığı bu olaya inanmıyorlardır bile. zaten hükümetin bu konudaki samimiyetini, bu taciz olayından 10 gün sonra bdp'nin verdiği, kadın ve çocukların tacizlere karşı korunması konusundaki düzenleme önerisini reddetmesinden de anlayabilirsiniz. bu kadar duyarlıysan, koru o zaman kadınları? son 10 yılda kadın cinayetleri tavan yapmış, adım at o zaman bu konuda? hadi akp artık şaşırtmıyor da, kabataş olayını kınayıp da polis tacizinin lafını bile etmeyen direnişçi arkadaşlar üzdü beni esas. bunun adı ikiyüzlülük.
--alıntı--
Kız kulesi manzaralı eski Üsküdar Evlendirme Dairesi, 26 milyon dolar'a eski Suudi Arabistan Adalet Bakanı’nın eşi Aycan Algethami’ye satıldı.
--alıntı--
Kız kulesi manzaralı eski Üsküdar Evlendirme Dairesi, 26 milyon dolar'a eski Suudi Arabistan Adalet Bakanı’nın eşi Aycan Algethami’ye satıldı.
--alıntı--
diyanet işleri tarafından da yalanlanmış ve bu konuda kanıt bulunamadığı açıklanmıştır.
http://www.gundempolitika.com/guncel/muezzinden-sonra-diyanette-yalanladi-h1527.html
http://www.gundempolitika.com/guncel/muezzinden-sonra-diyanette-yalanladi-h1527.html
geçmiş olsun sayın başbakanımız pankartı ile birlikte, utançla hatırlanacak ender pankartlardan.
milli eğitim bakanı tarafından, önümüzdeki eğitim döneminden itibaren [ybkz]swh[/ybkz] yapılmayacağı açıklanan sınav. dershaneler de kapatılacakmış. bu hamle, akp'nin cemaate attığı bir çalım olarak görülüyor ama o dershanelerin çoğu zaten özel okul da açtı ve hatta anaokullarına kadar inmiş durumda cemaat. pek de bir şey fark edeceğini zannetmiyorum o yüzden.
milli takım antrenörlüğü hakkında, an itibariyle düzenlenen basın toplantısında şu sözleri söylemiş: "oktay Mahmuti, ergin Ataman ve erman Kunter bu görevi hak edecek 3 isim. Fakat kısa süreçte takımı en iyi tanıyan ismin Tanjeviç olduğunu düşündük."
#285756
"Bogdan Tanjeviç ile 2014 Dünya Şampiyonası sonuna kadar yeniden anlaştık. Nihat iziç, Ertuğrul Erdoğan ve Ömer Uğurata yardımcı." [ybkz]swh[/ybkz] [ybkz]swh[/ybkz]
"Bogdan Tanjeviç ile 2014 Dünya Şampiyonası sonuna kadar yeniden anlaştık. Nihat iziç, Ertuğrul Erdoğan ve Ömer Uğurata yardımcı." [ybkz]swh[/ybkz] [ybkz]swh[/ybkz]
beşiktaş resmi internet sitesi, kendisi için şöyle bir teşekkür mesajı yayımlamış:
"MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye Kulübümüze göstermiş olduğu güven ve verdiği destek nedeniyle teşekkür ederiz.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün gerçekleştirdiği basın toplantısında Türk spor kamuoyunun büyük çoğunluğunun ortak kanaatini dile getirmiş ve bu süreçte yaşanan sıkıntılarla ilgili fikirlerini beyan etmiştir.
Sayın Bahçeli’ye duyarlılığı, konuya gösterdiği hassasiyet ve Kulübümüze vermiş olduğu destek nedeniyle teşekkür ederiz."
ne olmuş, neye teşekkür etmişler, anlayamadım ben tam olarak. ilginç şeyler oluyor.
"MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye Kulübümüze göstermiş olduğu güven ve verdiği destek nedeniyle teşekkür ederiz.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün gerçekleştirdiği basın toplantısında Türk spor kamuoyunun büyük çoğunluğunun ortak kanaatini dile getirmiş ve bu süreçte yaşanan sıkıntılarla ilgili fikirlerini beyan etmiştir.
Sayın Bahçeli’ye duyarlılığı, konuya gösterdiği hassasiyet ve Kulübümüze vermiş olduğu destek nedeniyle teşekkür ederiz."
ne olmuş, neye teşekkür etmişler, anlayamadım ben tam olarak. ilginç şeyler oluyor.
redd grubunun gitaristidir.
sivas katliamının 20. yıldönümü nedeniyle, diyanet işleri'nin internet sitesini hack'lemişler.
http://www.radikal.com.tr/turkiye/redhack_diyaneti_hackledi-1140180
eylem gerekçesi şöyle: "Bu eylem, 5 yıldızlı otellerde iftar yapıp 3 yıldızlı otellerde insan yakanlara cevaptir! Muslumanlari AKP tetikcisi Diyanet temsil edemez!"
bunlar da, site hack'lenmiş durumdayken milletin girip yazdıkları:
https://twitter.com/TheRedHack/status/352200373500514304/photo/1 [ybkz]swh[/ybkz]
http://www.radikal.com.tr/turkiye/redhack_diyaneti_hackledi-1140180
eylem gerekçesi şöyle: "Bu eylem, 5 yıldızlı otellerde iftar yapıp 3 yıldızlı otellerde insan yakanlara cevaptir! Muslumanlari AKP tetikcisi Diyanet temsil edemez!"
bunlar da, site hack'lenmiş durumdayken milletin girip yazdıkları:
https://twitter.com/TheRedHack/status/352200373500514304/photo/1 [ybkz]swh[/ybkz]
zaman gazetesi'nin haberine göre, istanbul 1. idare mahkemesi'nin, esastan iptal ettiği proje. bu kararın, halktan gizlendiği söyleniyor.
--alıntı--
Önce Gezi Direnişi’nin patlak verdiği 31 Mayıs 2013 günü Gezi Parkı’na Topçu Kışlası yapılması girişimine ilişkin olara “yürütmeyi durdurma” kararı verildi. 2 Temmuz günü ise Kültür Bakanlığı’nın yürütmeyi durdurma kararına yönelik itirazının reddedildiği açıklandı. Bugün (3 Temmuz) ise bu reddin gerekçesinin, AKP’nin Taksim projesine ilişkin olarak 6 Haziran’da verilen esastan iptal kararı olduğu açığa çıktı.
TMMOB’ye bağlı Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve Peyzaj Mimarları Odası “Taksim Yayalaştırma Projesi” adı altında yürütülen inşaat projelerine karşı dava açmıştı.
İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 6 Haziran’da verdiği ancak uzun süre kamuoyuna açıklanmayan bu kararla birlikte AKP’nin yağma projesine karşı verilen hukuk mücadelesinin kazanıldığı ortaya çıktı.
Uzun süre kamuoyundan saklanan haber, ilginç bir şekilde Zaman Gazetesi tarafından duyuruldu. İstanbul 1. İdare Mahkemesi, 6 Haziran 2013 tarihli kararıyla ‘Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi’ni iptal etti. İptal kararı, Topçu Kışlası’nın yeniden inşası ile ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın itirazını reddeden İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nin kararında yer aldı. Kararda, Topçu Kışlası’nın yeniden yapılması ile ilgili projenin dayanağı olan planların 1. İdare Mahkemesi tarafından 6 Haziran’da iptal edildiği belirtildi. Karar, Taksim’de çalışmaları devam eden yayalaştırma, battı-çıktı, Gezi Parkı ve Topçu Kışlası gibi bütün projeleri kapsıyor.
Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası’nın yeniden inşası ile ilgili projenin Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi’nin plan notlarında yer aldığı ifade edilerek, “Projeye dayanak teşkil eden imar planları yargı kararıyla iptal edilen bu davada hukuka uygunluk görülmemiştir.” denildi. Bu karara, mahkeme başkanı tarafından muhalefet şerhi yazıldı.
--alıntı--
http://www.sendika.org/2013/07/mahkemede-zafer-gezi-direnisinin-akpnin-butun-taksim-projeleri-esastan-iptal-edildi/
--alıntı--
Önce Gezi Direnişi’nin patlak verdiği 31 Mayıs 2013 günü Gezi Parkı’na Topçu Kışlası yapılması girişimine ilişkin olara “yürütmeyi durdurma” kararı verildi. 2 Temmuz günü ise Kültür Bakanlığı’nın yürütmeyi durdurma kararına yönelik itirazının reddedildiği açıklandı. Bugün (3 Temmuz) ise bu reddin gerekçesinin, AKP’nin Taksim projesine ilişkin olarak 6 Haziran’da verilen esastan iptal kararı olduğu açığa çıktı.
TMMOB’ye bağlı Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve Peyzaj Mimarları Odası “Taksim Yayalaştırma Projesi” adı altında yürütülen inşaat projelerine karşı dava açmıştı.
İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 6 Haziran’da verdiği ancak uzun süre kamuoyuna açıklanmayan bu kararla birlikte AKP’nin yağma projesine karşı verilen hukuk mücadelesinin kazanıldığı ortaya çıktı.
Uzun süre kamuoyundan saklanan haber, ilginç bir şekilde Zaman Gazetesi tarafından duyuruldu. İstanbul 1. İdare Mahkemesi, 6 Haziran 2013 tarihli kararıyla ‘Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi’ni iptal etti. İptal kararı, Topçu Kışlası’nın yeniden inşası ile ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın itirazını reddeden İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nin kararında yer aldı. Kararda, Topçu Kışlası’nın yeniden yapılması ile ilgili projenin dayanağı olan planların 1. İdare Mahkemesi tarafından 6 Haziran’da iptal edildiği belirtildi. Karar, Taksim’de çalışmaları devam eden yayalaştırma, battı-çıktı, Gezi Parkı ve Topçu Kışlası gibi bütün projeleri kapsıyor.
Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası’nın yeniden inşası ile ilgili projenin Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi’nin plan notlarında yer aldığı ifade edilerek, “Projeye dayanak teşkil eden imar planları yargı kararıyla iptal edilen bu davada hukuka uygunluk görülmemiştir.” denildi. Bu karara, mahkeme başkanı tarafından muhalefet şerhi yazıldı.
--alıntı--
http://www.sendika.org/2013/07/mahkemede-zafer-gezi-direnisinin-akpnin-butun-taksim-projeleri-esastan-iptal-edildi/
ankara'daki, eski adı "çaldıran parkı" olan parkın yeni adı. çankaya belediye meclisinin yaptığı toplantıda, parkın adının değiştirilmesi kararlaştırılmış. çok da güzel olmuş.
halkın takımı eylemlerinde sıkça duyulan; taksim gezi parkı direnişi sayesinde, bilmeyenlerin de öğrendiği slogan. dün akşam, 2 temmuz 1993 sivas katliamının 20. yıldönümü nedeniyle kadıköy'de düzenlenen yürüyüşte, çarşı kortejinde sıkça duyuldu.
http://www.youtube.com/watch?v=tzeabm3kwfU
http://www.youtube.com/watch?v=tzeabm3kwfU
ne anlattığı ve ne istediği gayet açık olan slogan. taksim gezi parkı direnişine en çok yakışan sloganlardan. "isyan" ve "devrim" hızlı hızlı, "özgürlük" ise üzerine basa basa ve heceleyerek söylenir. bu sırada sol yumruk havada. bir de şöyle bir şey var tabi:
(bkz: isyan devrim beşiktaş)
(bkz: isyan devrim beşiktaş)
bugün onlar da sivas'ta, 2 temmuz 1993 sivas katliamı anmasındaydı.
https://fbcdn-sphotos-g-a.akamaihd.net/hphotos-ak-prn1/1010308_500701793336292_1446537373_n.jpg
https://fbcdn-sphotos-g-a.akamaihd.net/hphotos-ak-prn1/1010308_500701793336292_1446537373_n.jpg
akit adlı lağım çukurunda yazar olarak görev yapan kişi. son yazısında, taksim gezi parkı direnişine katılan kişilere "ulan köpek oğlu köpek, ulan pezevenk, ulan kaltak" şeklinde hitap etmiştir. "benim başörtülü bacılarıma saldırdılaaaaaaaaaar" diye bir aydır bağıran duyarlı arkadaşları görmek isteriz. bu herif bana ve binlerce kadına daha kaltak dedi. binlerce insana hakaret etti, hem de bir gazete köşesinden. "x olurken neredeydiniz?"ciler, neredesiniz? göremiyorum?
--alıntı--
Ulan “köpek oğlu köpek!”
Ulan pezevenk!..
Ulan kaltak!..
--alıntı--
gezi direnişçileri için bu ifadeleri kullanan bir kişinin de içinde bulunduğu heyet.
http://www.nationalturk.com/iste-akil-insan-ulan-salak-oglu-salak-p-nk-k-k-embesiller-taksimin-gezi-zekalilari-140546#.UdLL3PnSAgi
Ulan “köpek oğlu köpek!”
Ulan pezevenk!..
Ulan kaltak!..
--alıntı--
gezi direnişçileri için bu ifadeleri kullanan bir kişinin de içinde bulunduğu heyet.
http://www.nationalturk.com/iste-akil-insan-ulan-salak-oglu-salak-p-nk-k-k-embesiller-taksimin-gezi-zekalilari-140546#.UdLL3PnSAgi
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?