http://www.ntvspor.net/haber/futbol/91405/iste-inonude-son-durum
hadi siktirin gidin şimdi.
https://twitter.com/gokhansirin34/status/360749819465170944
https://twitter.com/gokhansirin34/status/360762586947518464
https://twitter.com/gokhansirin34/status/360762586947518464
Nemanja Bjelica, Luka Zoric ve Linas Kleiza için, 29 temmuz pazartesi günü saat 18.00'de imza töreni düzenleneceğini açıklamışlar.
çok doğru konuşmalarının bugünkü ayağında, aynı konuşma içerisinde şu iki cümleyi kullanan başbakan:
1. sandıktan korkuyorlar.
2. seçim barajını düşürmeyiz.
çelişkilerinin hastasıyız başbakanım.
1. sandıktan korkuyorlar.
2. seçim barajını düşürmeyiz.
çelişkilerinin hastasıyız başbakanım.
cumhuriyet tarihinin en onurlu direnişidir, kim ne derse desin. bu direnişi karalamak için "başta iyi niyetliydi ama sonradan marjinal grupl..." kalıbına sarılanların sayısı, oldukça fazla. yalnız şöyle bir şey var ki, bu arkadaşların büyük çoğunluğu, o iyi niyetli başlangıçta da bu olayı desteklemiyordu. sonradan birisi bu argümanı attı ortaya (ki bunun da amacı, direnişi bölmekti), o arkadaşlar da hemen buna sarıldılar. unuttukları çok önemli bir şey var ama, kafalarına kazınana kadar hatırlatmak gerek: bu direniş, gezi parkı'nın park olarak kalması gerektiğini savunan insanların çadırlarının, bir şafak vakti polis tarafından (vurgula: yakılması) ile başladı. kuracağınız hiçbir "ama" cümlesi, bu olayı meşru kılamaz. evet, çok haklı gerekçelerle başladı. ama hiçbir zaman haksız duruma düşmedi çünkü bu haklı ve masum talebe karşı alınan cevaplar, şöyleydi:
- 1 yıllık stoğu 1 ayda tüketecek miktarda biber gazı
- su ve boyalı kimyasal sıkan ve insanların üzerine sürülen toma'lar
- cop
- "ne yaparsanız yapın. biz kararımızı verdik. oraya topçu kışlası yapacağız".
- "3-5 çapulcu, marjinal"
- sokak aralarında direnişçi döven eli sopalılar ve onları izleyen polis
- "yüzde elli'yi evinde zor tutuyorum"
- ethem sarısülük'ün, polis tarafından gerçek mermi ile öldürülmesi
- mehmet ayvalıtaş'ın, eylemcilerin üzerine kasıtlı olarak sürülen bir aracın altında kalarak ölmesi
- abdullah cömert'in, kafasına nişan alınarak atılan gaz bombası nedeniyle ölmesi
- ali ismail korkmaz'ın, sıkıştırıldığı bir sokakta, polis ve sivil kişiler tarafından dövülerek öldürülmesi
- polisin, öldürülenlerin cenazelerine de saldırması
- melih gökçek'in, ethem'in öldürüldüğü yere, polise teşekkür afişi astırması
- (bkz: polisimiz taksim'de destan yazdı)
ilk anda aklıma gelenler bunlar. hepsi zaten başlığın önceki entry'lerinde var ve bu saydıklarımın hepsi, taksim gezi parkı'ndaki projenin mahkeme kararıyla durdurulmasından önce olan şeyler. yani, çok masum gerekçelerle başlayan bu direniş, sürekli ve sistematik bir şekilde kışkırtıldı. direnişçiler terörize edilmek istendi ki, uygulanan şiddete bir kılıf bulunabilsin. hiçbir şekilde adım atılmadığı gibi, cinayetler işlendi. bunlar için bir taziye mesajı bile çok görüldü; keza yaralanan 7000 küsur kişi için verilmesi gereken geçmiş olsun mesajları. soruyorum; yüzde yüz haklı olduğunuz herhangi bir konuda isyan edip de karşılığında bu muameleyi görseniz, susar mıydınız? yoksa hakkınızı alana kadar mücadele mi ederdiniz? ekmek almak için evden çıkan 14 yaşındaki kardeşiniz, kafasından gaz kapsülüyle vurulsa ve 1 buçuk aydır komadan uyanmamış olsa, yine bu direnişi haksız bulur muydunuz? birilerinin ortaya attığı ezberlere tutunmak kolay, gerçeklerle yüzleşmek ise zor. "mücadele" sözcüğünden bile rahatsız olacak kadar ezbere batmış bir kesime sesleniyorum gerçi, büyük ihtimalle boşa konuşuyorum. ama unutulmasın ki, adalet bir gün herkese lazım olacak. sadece bakkala gittiği için komada olan kişi, siz de olabilirdiniz. berkin [ybkz]swh[/ybkz] gibi. ve bunun suçlusu, direnişçiler değil. onların haklı mücadelelerine, ölümüne bir nefretle saldıranlar.
- 1 yıllık stoğu 1 ayda tüketecek miktarda biber gazı
- su ve boyalı kimyasal sıkan ve insanların üzerine sürülen toma'lar
- cop
- "ne yaparsanız yapın. biz kararımızı verdik. oraya topçu kışlası yapacağız".
- "3-5 çapulcu, marjinal"
- sokak aralarında direnişçi döven eli sopalılar ve onları izleyen polis
- "yüzde elli'yi evinde zor tutuyorum"
- ethem sarısülük'ün, polis tarafından gerçek mermi ile öldürülmesi
- mehmet ayvalıtaş'ın, eylemcilerin üzerine kasıtlı olarak sürülen bir aracın altında kalarak ölmesi
- abdullah cömert'in, kafasına nişan alınarak atılan gaz bombası nedeniyle ölmesi
- ali ismail korkmaz'ın, sıkıştırıldığı bir sokakta, polis ve sivil kişiler tarafından dövülerek öldürülmesi
- polisin, öldürülenlerin cenazelerine de saldırması
- melih gökçek'in, ethem'in öldürüldüğü yere, polise teşekkür afişi astırması
- (bkz: polisimiz taksim'de destan yazdı)
ilk anda aklıma gelenler bunlar. hepsi zaten başlığın önceki entry'lerinde var ve bu saydıklarımın hepsi, taksim gezi parkı'ndaki projenin mahkeme kararıyla durdurulmasından önce olan şeyler. yani, çok masum gerekçelerle başlayan bu direniş, sürekli ve sistematik bir şekilde kışkırtıldı. direnişçiler terörize edilmek istendi ki, uygulanan şiddete bir kılıf bulunabilsin. hiçbir şekilde adım atılmadığı gibi, cinayetler işlendi. bunlar için bir taziye mesajı bile çok görüldü; keza yaralanan 7000 küsur kişi için verilmesi gereken geçmiş olsun mesajları. soruyorum; yüzde yüz haklı olduğunuz herhangi bir konuda isyan edip de karşılığında bu muameleyi görseniz, susar mıydınız? yoksa hakkınızı alana kadar mücadele mi ederdiniz? ekmek almak için evden çıkan 14 yaşındaki kardeşiniz, kafasından gaz kapsülüyle vurulsa ve 1 buçuk aydır komadan uyanmamış olsa, yine bu direnişi haksız bulur muydunuz? birilerinin ortaya attığı ezberlere tutunmak kolay, gerçeklerle yüzleşmek ise zor. "mücadele" sözcüğünden bile rahatsız olacak kadar ezbere batmış bir kesime sesleniyorum gerçi, büyük ihtimalle boşa konuşuyorum. ama unutulmasın ki, adalet bir gün herkese lazım olacak. sadece bakkala gittiği için komada olan kişi, siz de olabilirdiniz. berkin [ybkz]swh[/ybkz] gibi. ve bunun suçlusu, direnişçiler değil. onların haklı mücadelelerine, ölümüne bir nefretle saldıranlar.
twitter'daki 3 milyon 200 bin takipçisinin 1 milyon 639 bin'i sahte hesaptır.
http://www.twitteraudit.com/rt_erdogan
http://www.twitteraudit.com/rt_erdogan
transferiyle ilgili resmi açıklama da gelmiştir, taze taze.
https://www.bjk.com.tr/tr/haber/56152/colton_iverson_ve_gokhan_sirin_besiktas_ta.html
https://www.bjk.com.tr/tr/haber/56152/colton_iverson_ve_gokhan_sirin_besiktas_ta.html
sol gazetesine verdikleri röportajda, "futboldaki egemenlerin hesapları, Çarşı’ya uymayacak." demişler.
http://haber.sol.org.tr/node/77043
http://haber.sol.org.tr/node/77043
"the prisoner" [ybkz]swh[/ybkz] adlı şarkı esnasında, izleyenlerin gaz maskeleri takacağı konuşuluyor. güzel olur.
--alıntı--
grubun, üçüncü sırada seslendirmesi beklenen 'The Prisoner' (Mahkum) isimli şarkısı sırasında ilginç bir protesto eylemi gerçekleştirilecek. Şarkı çalmaya başladığı anda binlerce iron Maiden hayranı yüzüne beyaz 'toz maskesi' takacak ve Gezi Direnişi sırasında tutuklananlar için özgürlük çağrısında bulunulacak.
Eylemde 'The Prisoner'ın seçilme nedeni ise şarkının sözleri... Şarkıda;
(vurgula: Ben bir rakam değilim,
özgür bir adamım.
Hayatımı nasıl istersem öyle yaşarım...
Ben mahkum değil, özgür bir adamım )
sözleri yer alıyor.
--alıntı--
http://www.radikal.com.tr/hayat/iron_maidena_gaz_maskeleriyle_eslik_edecekler-1143537
--alıntı--
grubun, üçüncü sırada seslendirmesi beklenen 'The Prisoner' (Mahkum) isimli şarkısı sırasında ilginç bir protesto eylemi gerçekleştirilecek. Şarkı çalmaya başladığı anda binlerce iron Maiden hayranı yüzüne beyaz 'toz maskesi' takacak ve Gezi Direnişi sırasında tutuklananlar için özgürlük çağrısında bulunulacak.
Eylemde 'The Prisoner'ın seçilme nedeni ise şarkının sözleri... Şarkıda;
(vurgula: Ben bir rakam değilim,
özgür bir adamım.
Hayatımı nasıl istersem öyle yaşarım...
Ben mahkum değil, özgür bir adamım )
sözleri yer alıyor.
--alıntı--
http://www.radikal.com.tr/hayat/iron_maidena_gaz_maskeleriyle_eslik_edecekler-1143537
kimi zaman, ben butonuna bastıktan sonra aklınızdan geçen sözcüklerdir.
skandallarla dolu akp projeleri zincirinin halkalarından biri.
http://www.gasteci.tv/her-ogrenciye-tablet-projesinde-buyuk-skandal/
http://www.gasteci.tv/her-ogrenciye-tablet-projesinde-buyuk-skandal/
bir direniş sloganı. taksim gezi parkı direnişinde sıkça haykırdık, bundan sonra da haykırmaya devam edeceğiz.
gün itibariyle, ankara ayağında tutuklananların tamamı serbest kaldı. aralarında, ethem sarısülük cinayetinin tanıkları da var.
(bkz: bu daha başlangıç mücadeleye devam)
(bkz: bu daha başlangıç mücadeleye devam)
“Özellikle tanıdığım bir camiaya gelmek beni mutlu etti. Gönül isterdi ki; 10 yıl hizmet edeyim. İlk zamanlarda söylemiştim ama olmadı. 3 yıllık kontratım bittiğinde devam et deseler imzalar devam ederdim. Futbolu bırakana kadar burada oynamak isterim. Her yaşadığım olaydan ders çıkardım. Hatalarım olmuştur. Beşiktaş’a çok uzun yıllar hizmet etmek isterim. Unutamadığım, hedefi olan bir takımda oynamak farklı bir durum. Sürekli iyi olmak zorundasınız.”
https://www.bjk.com.tr/tr/haber/56150/en_guzel_gunlerim_burada_gecti.html
https://www.bjk.com.tr/tr/haber/56150/en_guzel_gunlerim_burada_gecti.html
http://birgun.net/haber/turkan-saylani-sildiler-1152.html
bir kere öldürmek, asla yetmiyor. tekrar tekrar öldürüyorlar güzel insanları.
bir kere öldürmek, asla yetmiyor. tekrar tekrar öldürüyorlar güzel insanları.
facebook sayfasından, beşiktaş taraftarına veda mesajı yayınlayan adam.
--alıntı--
Sevgili Besiktas taraftarlari, son haftalar cok yogundum ve bu telasin icinde sizler ile vedalasamadim. Sizlere bana üc sene boyunca verdiginiz destekten dolayi tekrardan cok cok tesekkür ederim. Harikasiniz. Ayrica istikbalim icin basari dilediginizden dolayi tesekkür ederim. Bunun benim icin cok büyük bir anlami var. Kalbimde sizin icin herzaman bir yer olacak. Sizlere ve takima basari dolu bir sezon diliyorum.
--alıntı--
--alıntı--
Sevgili Besiktas taraftarlari, son haftalar cok yogundum ve bu telasin icinde sizler ile vedalasamadim. Sizlere bana üc sene boyunca verdiginiz destekten dolayi tekrardan cok cok tesekkür ederim. Harikasiniz. Ayrica istikbalim icin basari dilediginizden dolayi tesekkür ederim. Bunun benim icin cok büyük bir anlami var. Kalbimde sizin icin herzaman bir yer olacak. Sizlere ve takima basari dolu bir sezon diliyorum.
--alıntı--
beşiktaş ile 1 yıllık sözleşme imzalayan oyuncu. hayırlı olsun.
https://twitter.com/TwoPointsBBall/status/360703772621680642
https://twitter.com/TwoPointsBBall/status/360703772621680642
çayan birben davasında, silah olarak kabul edilen gaz.
--alıntı--
Yalova’da, geçen yıl 27 Mayıs’ta bir kavgayı ayırmak isterken, “Abi ben astım hastasıyım, sıkmayın” dediği halde, yüzüne sıkılan biber gazının etkisiyle hayatını kaybeden Çayan Birben’le ilgili soruşturma, 14 ay sonra tamamlandı. Yalova Savcısı Derya Karslıoğlu, 31 yaşındaki Birben’in ölümünün biber gazından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti için dosyayı Adli Tıp Kurumu ’na (ATK) gönderdi. ATK 1. İhtisas Kurulu, 13 Şubat 2003 tarihli raporunda, Birben’in beyin damarlarında oluşmuş baloncukların patlaması suretiyle beyin kanaması geçirdiğini, patlamaya yakın mesafeden sıkılan biber gazının yol açmış olabileceğini belirtti. Savcı Karslıoğlu, bu rapordan sonra hazırladığı iddianamede polisleri şöyle suçladı:
(vurgula: “Birben kavga dışında kalmasına, ‘Benim olayla ilgim yok, astım hastasıyım, bana sıkmayın’ demesine rağmen polislerin Birben’e yoğun olarak biber gazı sıktıkları, rahatsızlanan Birben’in ‘Bırakın yüzümü yıkayayım, nefes alamıyorum, rahatsızım’ demesine rağmen polislerin izin vermedikleri, Birben’in ‘Ben fenalaşıyorum, kötü oluyorum, ambulans çağırın’ demesine rağmen şüphelilerin ambulans çağırıp tedavisini de yaptırmayarak ölümüne sebebiyet verdikleri...” )
İddianamede; şüpheli polisler İbrahim Baltacı, Serhat Ayhan Yeni, Ercüment Küçükakça ve Tekin Ceyhan’a TCK’nın ‘taksirle ölüme sebebiyet verme’ suçlaması yöneltildi. İddianameyi kabul eden Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sürpriz bir kararla dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi. Hâkim Kemal Kaçan, 17 Temmuz’daki kararında savcılığı eleştirerek, “İddianamedeki ‘yoğun olarak biber gazı sıktıkları’, ‘izin vermedikleri’, ‘ambulans çağırıp tedavisini de yaptırmayarak’ şeklindeki anlatımlara rağmen hangi gerekçeyle ‘taksirle ölüme neden olmak’ suçundan dava açıldığı anlaşılamamıştır” dedi. Eylemin ‘kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme’ kapsamına girdiğini kaydeden Hâkim Kaçan, sanıkların ‘silah yoluyla kasten yaralama’ suçundan 12 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmaları gerektiğini savundu. İddianamenin Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabulü bekleniyor.
--alıntı--
http://www.radikal.com.tr/turkiye/mahkeme_biber_gazi_da_silahtir-1143433
--alıntı--
Yalova’da, geçen yıl 27 Mayıs’ta bir kavgayı ayırmak isterken, “Abi ben astım hastasıyım, sıkmayın” dediği halde, yüzüne sıkılan biber gazının etkisiyle hayatını kaybeden Çayan Birben’le ilgili soruşturma, 14 ay sonra tamamlandı. Yalova Savcısı Derya Karslıoğlu, 31 yaşındaki Birben’in ölümünün biber gazından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti için dosyayı Adli Tıp Kurumu ’na (ATK) gönderdi. ATK 1. İhtisas Kurulu, 13 Şubat 2003 tarihli raporunda, Birben’in beyin damarlarında oluşmuş baloncukların patlaması suretiyle beyin kanaması geçirdiğini, patlamaya yakın mesafeden sıkılan biber gazının yol açmış olabileceğini belirtti. Savcı Karslıoğlu, bu rapordan sonra hazırladığı iddianamede polisleri şöyle suçladı:
(vurgula: “Birben kavga dışında kalmasına, ‘Benim olayla ilgim yok, astım hastasıyım, bana sıkmayın’ demesine rağmen polislerin Birben’e yoğun olarak biber gazı sıktıkları, rahatsızlanan Birben’in ‘Bırakın yüzümü yıkayayım, nefes alamıyorum, rahatsızım’ demesine rağmen polislerin izin vermedikleri, Birben’in ‘Ben fenalaşıyorum, kötü oluyorum, ambulans çağırın’ demesine rağmen şüphelilerin ambulans çağırıp tedavisini de yaptırmayarak ölümüne sebebiyet verdikleri...” )
İddianamede; şüpheli polisler İbrahim Baltacı, Serhat Ayhan Yeni, Ercüment Küçükakça ve Tekin Ceyhan’a TCK’nın ‘taksirle ölüme sebebiyet verme’ suçlaması yöneltildi. İddianameyi kabul eden Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sürpriz bir kararla dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi. Hâkim Kemal Kaçan, 17 Temmuz’daki kararında savcılığı eleştirerek, “İddianamedeki ‘yoğun olarak biber gazı sıktıkları’, ‘izin vermedikleri’, ‘ambulans çağırıp tedavisini de yaptırmayarak’ şeklindeki anlatımlara rağmen hangi gerekçeyle ‘taksirle ölüme neden olmak’ suçundan dava açıldığı anlaşılamamıştır” dedi. Eylemin ‘kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme’ kapsamına girdiğini kaydeden Hâkim Kaçan, sanıkların ‘silah yoluyla kasten yaralama’ suçundan 12 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmaları gerektiğini savundu. İddianamenin Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabulü bekleniyor.
--alıntı--
http://www.radikal.com.tr/turkiye/mahkeme_biber_gazi_da_silahtir-1143433
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?