real madrid'in rencide ettiği maç. 47-23 önde tamamladılar ilk yarıyı. her zaman olduğu gibi yine alley-oop'lar havada uçuştu ve her zaman olduğu gibi murat kosova, basketbol adına müthiş hareketler olmasına rağmen sırf türk takımı sayı yiyor diye, cenaze ses tonuyla sundu bunları. basketbolu sevmek bu değil bence.
sergio rodriguez, iki kişinin sıkıştırmasındayken ve steps yapıp topu kaybetmesi gerekirken, o pozisyonda, pota altına koşan arkadaşına asist yaptı. bakmadan. allah mısın be adam?
ntvspor'un en sevimsiz ikilisine maruz kalacağımız karşılaşma. murat kosova anlatıyor, ibrahim kutluay yorumluyor.
bir zeki önder özen betimlemesi. seni sevmeyenin hayat damarlarından biri kopmuş demektir hocam, saygılar.
http://sairlerparki.blogspot.com/2013/11/onder-ozen-kadir-has-universitesi-panel.html
http://sairlerparki.blogspot.com/2013/11/onder-ozen-kadir-has-universitesi-panel.html
bugün kadir has üniversitesi'nde bir panele katılmış.
--alıntı--
- Sambade ile anlaştıktan sonra planlarımız hakkında konuştuk. Bize Casillas gibi dünya çapında fenomen bir kaleci bul dedik. Bulacak ya da yaratacak. Ayrıca her ay özkaynağımızdaki 14 kaleciyle spesifik bir konu üzerinde çalışmalar yapıyor. Bir ay yan topsa, diğer ay adımlama çalışması gibi.
- Yetenek seçimi 2 türlü olur. Hem anatomik, hem de koordinasyon. Eski Doğu Avrupa ülkeleri, sporcuyu sadece aşil tendon kiriş çapına bakarak seçerlerdi. Batı Avrupa'daysa koordinasyon ön planda. Benim için ikisi de geçerli.
- Hep bahsettiğim 7 büyük görevimden içime sinmeyen tek şey scouting oldu, yakında sinecek. Mesela artık Hollanda'dan futbolcu kaçırmayacağız diye düşünüyorum. Biri yetenek vaat ediyorsa, o oyuncudan önce biz haberdar olacağız.
- Bir scout, bize Isaac Success hakkında rapor vermişti. Oyuncuyu çok istedik, almamıza ramak vardı ama çok küçük bir farkla Udinese'ye gitti. Udinese'nin müthiş bir scout ekibi var. Gökhan İnler, 2003 yılında 2 ay F.Bahçe'de denendi ama beğenilmedi. Udinese, Gökhan İnler'i F.Bahçe'deki o 2 aylık deneme süresinde buldu ve aldı.
- Udinese ve Birmingham gibi kulüplerin sıralamadaki yerleri ne olursa olsun, kasaları her zaman artıdadır. Udinese'nin 240 profesyonel sözleşmeli futbolcusu var. Birmingham, Zarate'yi Arap Yarımadası'nda bulup, kendi oynatıp, sonra da Lazio'ya satmıştır. Birmingham'ın sadece Türkiye'de 8 scoutu olduğunu biliyorum. Kim olduklarını bilmiyorum.
- Leverkusen kulübünü görme fırsatımız oldu. 7000 m rakımlı bir yükseklikle aynı özellikleri taşıyan bir oda yapmışlar. Bu odada, yorgunluk yaratan laktik asitleri çok kısa zamanda yok edebiliyorlar. Biz ise aynı etki için 2 gün harcıyoruz. Benzer odadan inşa etmeyi düşünüyoruz.
- Ahmet Nur Çebi önderliğinde bir medya organizasyonu yapılanması oluşturulacak. Takımdan da artık daha sağlıklı haberler alabileceksiniz.
- (vurgula: Kötü gidişleri durdurmak için takımların ağabeylere ihtiyacı yoktur. Ne yapacağız? Futbolcuya harçlık verip, saçını mı okşayacağız? Performansa 4 faktör etki eder: Teknik, taktik, fiziksel ve psikolojik. Bunları da takımın hocası çözer, ağabeyi değil. Bu dört faktörden 1-2'sinde sıkıntı varsa, bu bir kriz değil, problemdir. Beşiktaş'ta da kriz değil, problem oluşmuştur. Ve Bilic bu problemleri çözebilecek kişidir. Bilic çözemeyecek de spor programlarında sallayan birkaç gros tonluk adam çözecek öyle mi?)
- Bir ayağımızı Avrupa yakasına attık sayılır. Genç futbolcuları bünyemize katmamızı yardımcı olacak bir kulüple anlaşmış gibiyiz. Normalde Avrupa yakası gençleri G.Saray'ın, Anadolu yakasındakiler de F.Bahçe'nin elinin altında gibi görünüyor. (vurgula: Beşiktaş, kendi semtine sahip ama şöyle bakarsanız Fulya'nın etrafında Nişantaşı, Bebek, Ortaköy gibi semtler var ve açık konuşalım, bu semtlerden topçu çıkmaz. Biz, ucuz ekmeğin hangi bakkalda satıldığını bilen ailelerin yaşadığı semtlerin peşindeyiz.)
- Bu haftadan itibaren, özkaynaktan Alperen A takıma çıkartılacak. Altyapı değil, özkaynak ifadesini kullanıyorum; çünkü bizim kulübümüzde böyle denir. Alperen'i teknik, taktik ve fiziksel olarak yeterli bulduk. Benim dönemimde A takıma çıkan ilk oyuncu olduğu için ben de Alperen adına ayrıca heyecanlıyım.
- Yorumculuk hiç içime sinmedi ve bence en başarısız olduğum alandı. Yorumculuk hayatımın çok uzun sürmeyeceğini biliyordum. Kırmızı, küçük bir kare çizdim ve kendi kendime bunun dışına hiç çıkmayacağımı söyledim. Ve çizgiyi hiç aşmadım. Birgün tekrar yorumculuk yaparsam aşabilirim.
- En başarılı dönemim, 2. ligdeki antrenörlük dönemim. Birgün finalde, penaltılarda, direkten dönen bir topla kupayı kaybettim. O an, hayatımı da kaybettim diye düşündüm. Benim dünya kupam oydu.
- Kazanmak öğretir ama kaybetmek daha fazla öğretir. Ben, hep kaybederek öğrendim. Keşke Dünya Kupası'na gidebilseydik. Futbolcularımız, ne olursa olsun çok şey öğrenecekti.
- (vurgula: Rahmetli babam, "Beşiktaş'ın hamurunda vardır son dakika golleri" derdi. Ve ben de buna çok inanırım geçmişten beri. Bu yüzden, G.Saray maçında kullanamadığımız o son top bence çok önemliydi.)
- Bilic, küfür etmedim diyorsa, etmemiştir. (vurgula: Ha apartman çocuğu değil, iç savaş görmüş bir adam. Etmek istese kralını ederdi.)
- Bence Akhisar'da kaybetmedik ama Rize ve Karabük maçlarında 4 puan kaybettik.
- Oğuzhan, ayağında top varken kendi jenerasyonunda dünya çapında bir oyuncu. Fizik olarak gelişmesi, psikolojik olarak güçlenmesi gerekiyor.
- Yeni üretilmiş ama kaza geçirmiş bir araba düşünün. Bizde böyle futbolcu sayısı fazla. Biyonik bir takım değiliz ama yaratmaya çalışıyoruz.
- Hacettepe'de başarısız bir antrenörlük kariyeri geçirdim. İlhan Cavcav, bana gelip: "30 senelik başkanım ama ilk defa bir hocama iyi takım kuramadım, affet dedi. O gün affettim. Ama dediğim gibi sadece o gün affettim.
--alıntı--
--alıntı--
- Sambade ile anlaştıktan sonra planlarımız hakkında konuştuk. Bize Casillas gibi dünya çapında fenomen bir kaleci bul dedik. Bulacak ya da yaratacak. Ayrıca her ay özkaynağımızdaki 14 kaleciyle spesifik bir konu üzerinde çalışmalar yapıyor. Bir ay yan topsa, diğer ay adımlama çalışması gibi.
- Yetenek seçimi 2 türlü olur. Hem anatomik, hem de koordinasyon. Eski Doğu Avrupa ülkeleri, sporcuyu sadece aşil tendon kiriş çapına bakarak seçerlerdi. Batı Avrupa'daysa koordinasyon ön planda. Benim için ikisi de geçerli.
- Hep bahsettiğim 7 büyük görevimden içime sinmeyen tek şey scouting oldu, yakında sinecek. Mesela artık Hollanda'dan futbolcu kaçırmayacağız diye düşünüyorum. Biri yetenek vaat ediyorsa, o oyuncudan önce biz haberdar olacağız.
- Bir scout, bize Isaac Success hakkında rapor vermişti. Oyuncuyu çok istedik, almamıza ramak vardı ama çok küçük bir farkla Udinese'ye gitti. Udinese'nin müthiş bir scout ekibi var. Gökhan İnler, 2003 yılında 2 ay F.Bahçe'de denendi ama beğenilmedi. Udinese, Gökhan İnler'i F.Bahçe'deki o 2 aylık deneme süresinde buldu ve aldı.
- Udinese ve Birmingham gibi kulüplerin sıralamadaki yerleri ne olursa olsun, kasaları her zaman artıdadır. Udinese'nin 240 profesyonel sözleşmeli futbolcusu var. Birmingham, Zarate'yi Arap Yarımadası'nda bulup, kendi oynatıp, sonra da Lazio'ya satmıştır. Birmingham'ın sadece Türkiye'de 8 scoutu olduğunu biliyorum. Kim olduklarını bilmiyorum.
- Leverkusen kulübünü görme fırsatımız oldu. 7000 m rakımlı bir yükseklikle aynı özellikleri taşıyan bir oda yapmışlar. Bu odada, yorgunluk yaratan laktik asitleri çok kısa zamanda yok edebiliyorlar. Biz ise aynı etki için 2 gün harcıyoruz. Benzer odadan inşa etmeyi düşünüyoruz.
- Ahmet Nur Çebi önderliğinde bir medya organizasyonu yapılanması oluşturulacak. Takımdan da artık daha sağlıklı haberler alabileceksiniz.
- (vurgula: Kötü gidişleri durdurmak için takımların ağabeylere ihtiyacı yoktur. Ne yapacağız? Futbolcuya harçlık verip, saçını mı okşayacağız? Performansa 4 faktör etki eder: Teknik, taktik, fiziksel ve psikolojik. Bunları da takımın hocası çözer, ağabeyi değil. Bu dört faktörden 1-2'sinde sıkıntı varsa, bu bir kriz değil, problemdir. Beşiktaş'ta da kriz değil, problem oluşmuştur. Ve Bilic bu problemleri çözebilecek kişidir. Bilic çözemeyecek de spor programlarında sallayan birkaç gros tonluk adam çözecek öyle mi?)
- Bir ayağımızı Avrupa yakasına attık sayılır. Genç futbolcuları bünyemize katmamızı yardımcı olacak bir kulüple anlaşmış gibiyiz. Normalde Avrupa yakası gençleri G.Saray'ın, Anadolu yakasındakiler de F.Bahçe'nin elinin altında gibi görünüyor. (vurgula: Beşiktaş, kendi semtine sahip ama şöyle bakarsanız Fulya'nın etrafında Nişantaşı, Bebek, Ortaköy gibi semtler var ve açık konuşalım, bu semtlerden topçu çıkmaz. Biz, ucuz ekmeğin hangi bakkalda satıldığını bilen ailelerin yaşadığı semtlerin peşindeyiz.)
- Bu haftadan itibaren, özkaynaktan Alperen A takıma çıkartılacak. Altyapı değil, özkaynak ifadesini kullanıyorum; çünkü bizim kulübümüzde böyle denir. Alperen'i teknik, taktik ve fiziksel olarak yeterli bulduk. Benim dönemimde A takıma çıkan ilk oyuncu olduğu için ben de Alperen adına ayrıca heyecanlıyım.
- Yorumculuk hiç içime sinmedi ve bence en başarısız olduğum alandı. Yorumculuk hayatımın çok uzun sürmeyeceğini biliyordum. Kırmızı, küçük bir kare çizdim ve kendi kendime bunun dışına hiç çıkmayacağımı söyledim. Ve çizgiyi hiç aşmadım. Birgün tekrar yorumculuk yaparsam aşabilirim.
- En başarılı dönemim, 2. ligdeki antrenörlük dönemim. Birgün finalde, penaltılarda, direkten dönen bir topla kupayı kaybettim. O an, hayatımı da kaybettim diye düşündüm. Benim dünya kupam oydu.
- Kazanmak öğretir ama kaybetmek daha fazla öğretir. Ben, hep kaybederek öğrendim. Keşke Dünya Kupası'na gidebilseydik. Futbolcularımız, ne olursa olsun çok şey öğrenecekti.
- (vurgula: Rahmetli babam, "Beşiktaş'ın hamurunda vardır son dakika golleri" derdi. Ve ben de buna çok inanırım geçmişten beri. Bu yüzden, G.Saray maçında kullanamadığımız o son top bence çok önemliydi.)
- Bilic, küfür etmedim diyorsa, etmemiştir. (vurgula: Ha apartman çocuğu değil, iç savaş görmüş bir adam. Etmek istese kralını ederdi.)
- Bence Akhisar'da kaybetmedik ama Rize ve Karabük maçlarında 4 puan kaybettik.
- Oğuzhan, ayağında top varken kendi jenerasyonunda dünya çapında bir oyuncu. Fizik olarak gelişmesi, psikolojik olarak güçlenmesi gerekiyor.
- Yeni üretilmiş ama kaza geçirmiş bir araba düşünün. Bizde böyle futbolcu sayısı fazla. Biyonik bir takım değiliz ama yaratmaya çalışıyoruz.
- Hacettepe'de başarısız bir antrenörlük kariyeri geçirdim. İlhan Cavcav, bana gelip: "30 senelik başkanım ama ilk defa bir hocama iyi takım kuramadım, affet dedi. O gün affettim. Ama dediğim gibi sadece o gün affettim.
--alıntı--
--ahmet kandemir--
Bizim için grupta liderlik adına ve gruptan çıkma adına onemli bir maçtı. Grupta oynadığımız tüm deplasman maçlarını kazandık. Bu maçta genel olarak taktiğimiz point guardı tutmaktı. Farkı açtığımız dönemlerde rakibin hatalarını cezalandıramadık. Maçın sonunda onları ümitlendirdik fakat son yaptığımız hamlelerde başarılı olduk ve güzel bir galibiyet aldık. Buraya gelen taraftarlarımıza ve bizi burada çok iyi ağırlayan Sırbistan temsilcisine teşekkür ederim.
--ahmet kandemir--
bu arada muratcan güler'in kıymetini anlayan oldu mu aramızda? olduysa bana da anlatsın bir ara. [ybkz]swh[/ybkz]
Bizim için grupta liderlik adına ve gruptan çıkma adına onemli bir maçtı. Grupta oynadığımız tüm deplasman maçlarını kazandık. Bu maçta genel olarak taktiğimiz point guardı tutmaktı. Farkı açtığımız dönemlerde rakibin hatalarını cezalandıramadık. Maçın sonunda onları ümitlendirdik fakat son yaptığımız hamlelerde başarılı olduk ve güzel bir galibiyet aldık. Buraya gelen taraftarlarımıza ve bizi burada çok iyi ağırlayan Sırbistan temsilcisine teşekkür ederim.
--ahmet kandemir--
bu arada muratcan güler'in kıymetini anlayan oldu mu aramızda? olduysa bana da anlatsın bir ara. [ybkz]swh[/ybkz]
92-84 alba fehervar galibiyetiyle sonuçlanan karşılaşma. son çeyrekte verdi maçı ted. yazık oldu.
her zaman olduğu gibi yine "kapatıyoruz" paniğini izleyen ilk birkaç gün boyunca online yazar ve entry bolluğu yaşayan; birkaç günün sonunda ise 1, bilemedin 2 online yazar'lı günlerine geri dönmeye başlayan sözlüğümüz.
13 kasım 2013 radnicki kragujevac beşiktaş integral forex maçını kazanarak, eurocup h grubunda liderliğe yükselen takımımız.
3-1 kazandığımız karşılaşma.
ilk yarı, pınar karşıyaka'nın 48-34 üstünlüğüyle tamamlandı.
son çeyreğe 10-0'lık seri yiyerek başlayıp farkı kapattırsak da, 77-70 kazanmayı başardık. brad buckman 19 sayı 5 ribaund, chris lofton 14 sayı (3/13 üç sayı, 2/4 iki sayı) 2 ribaund 2 asist, colton iverson 13 sayı 12 ribaund 2 asist, ryan broekhoff 12 sayı 4 ribaund 2 asist, doron perkins 6 sayı 5 ribaund 6 asist, caner topaloğlu 6 sayı 2 asist, mehmet yağmur 7 sayı 2 ribaund 2 asist ile oynadı.
banvit'in 83-64 kazandığı maç. bir ara farkı 25'e kadar çıkarmışlardı.
banvit, son çeyreğe 65-42 önde giriyor. çok iyi oynuyorlar.
son çeyreğe 48-61 önde giriyoruz.
ilk çeyreği 16-28 ted ankara üstünlüğüyle tamamlandı.
--alıntı--
Siyah beyazlılar ilk yarıda 23 ribaund aldı, 12 asist yaptı, 2 top çaldı, 3 blok yaptı ve 5 top kaybetti. Ayrıca Beşiktaş İntegral Forex, iki sayılık atışlarda 16/23, üç sayılık atışlarda 2/10 ve serbest atış çizgisinden 4/5 isabet kaydetti.
--alıntı--
Siyah beyazlılar ilk yarıda 23 ribaund aldı, 12 asist yaptı, 2 top çaldı, 3 blok yaptı ve 5 top kaybetti. Ayrıca Beşiktaş İntegral Forex, iki sayılık atışlarda 16/23, üç sayılık atışlarda 2/10 ve serbest atış çizgisinden 4/5 isabet kaydetti.
--alıntı--
çıtır çerez maçlarda şov yapıp, önemli maçlarda sahadan silinen oyuncu. 13 kasım 2013 radnicki kragujevac beşiktaş integral forex maçının ilk yarısında 13 dakika süre almış, 0 (sıfır) sayı atmış. iki sayılık atış denememiş bile; üç sayılık atışı da 4 kere denemiş ama hiçbiri girmemiş. buna karşın, bir türlü hak ettiği süreleri alamayan ryan broekhoff, bu maçın ilk yarısında 11:52 süre almış ve 6 sayı atıp, 1 ribaund alıp 1 de asist yapmış.
ilk yarı 39-25 banvit üstünlüğüyle tamamlandı.
ilk yarıyı 34-42 önde kapattık. Brad Buckman 15 Sayı 5 Ribaund, Colton iverson 7 Sayı 4 Ribaund 2 Asist, Caner Topaloğlu 6 Sayı 1 Asist.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?