serdal adalı

gidiyorum bu
"Oyun gayet zevkliydi ancak son dakika penaltısı maalesef yine hakemi konuşmaya mecbur bıraktı. Camia ve yönetim olarak VAR ile ilgili konuşmaktan sıkıldık. Saçma sapan bir hadise var ortada. Artık söylemekten de yoruldum. Bu MHK başkanı ve yardımcısı olan zat böyle devam ettikçe Türk futbolu ileri gidemez. Birazcık utanmaları varsa istifa ederler. Türk futbolunun yakasından düşün. Bu VAR hakemini atayan kimse… Türk futbolunun yakasından düşün. Emek veriyoruz, para harcıyoruz; sonra bir hakem… Zaten 3-4 hafta önce bizi temizlediler. Fenerbahçe'nin buna ihtiyacı yok. Bu emeği nasıl gasp edersiniz. Fenerbahçe de emek verdi. 15 tane hakem yetiştiremiyor musunuz?"

(bkz: 5 nisan 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı)

sergen yalçın

gidiyorum bu
“Oyuncular saha içinde penaltı mı, kırmızı kart mı, sarı kart mı biliyorlar. Bazı pozisyonlarda bizim aleyhimize bu kadar kararlar verilmesini nasıl normal karşılayalım? O tarafına bakıyorum. Bizim şampiyonluk iddiamız yok zaten ama Türkiye Kupası'nda bir iddiamız var. Bu şartlarda kazanamayız. Böyle bir şansımız olduğunu düşünmüyorum. Bu yönetimlerle, bu kararlarla. Pozisyon hem penaltı değil, hem dışarıda. Hakem hata yapabilir ama VAR'dakiler nasıl yapabilir diye düşünüyoruz.”

(bkz: 5 nisan 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı)

5 nisan 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı

gidiyorum bu
"Penaltıyla alakası yok. Birincisi ben topa dokundum, ikincisi pozisyon ceza sahasında değil. Hakemin VAR'a bakmaması imkansız! Dürüstçe maç kazanarak da şampiyon olabilirsiniz. Utanılacak bir durum yaşandı bugün. Bir şey icat etmelere gerek yok. Bu tarz yönetimler Süper Lig için çok kötü."

fatih tekke

gidiyorum bu
28 haftası geride kalan süper lig 2025-26 sezonunda trabzonspor'u maç fazlasıyla lider galatasaray'ın bir puan gerisinde ikinciliğe taşıyan teknik direktör. finali nasıl yapar bilinmez ancak büyük iş başardığı kesin.

felix magath

gidiyorum bu
wolfsburg'da görev yaparken kısa bir süre öğrencisi olan tuncay şanlı'nın pek de olumlu anmadığı hoca:

“Felix Magath anlatılacak gibi değil. Resmen askerî kamptaydım. Bir maç kaybettik. üç minibüs, oyuncuların kullandığı araçlarla ormana gidiyoruz. Oynayanlar bir saat hiç durmadan koşuyor, oynamayanlar ise bir buçuk saat… Durmak yok.

Yanındaki yardımcısı da komandoydu. gerçekten komando. Burnundan bir şey çekiyordu, 'Morgan' diyordu, biz de başlıyorduk. Askerî kampta iki gün antrenman yaptık. Hani o eski usul var ya, tek ayakla merdiven çıkma… Kaçıncı yüzyıldayız!

En son yaptırdığını söyleyeyim: Biz otelden bisikletlerle geliyoruz. O da sahanın ortasında, elinde düdükle dolaşıyor. Biz bekliyoruz. Sonra düdüğü çalıyor, 'Hadi koşun' diyor. Koş da nereye kadar koşacaksın!

Ben bıraktım, 'Belim ağrıyor' dedim. Keşke demeseydim. Atletik performansçıyı başıma verdi. Her gün iki buçuk saat bisiklet sürüyorduk, yoksa para cezası...

Sabah altıda yedi oyuncu, bir okulun spor salonuna gidiyorduk. Halatlara tırman, in, atla. Yapamayınca da göndermiyor. En sonunda 'Lanet olsun, futbolu bırakacağım' dedim. gerçekten bırakma noktasına gelmiştim.

Fulham'ı çalıştırırken basın sordu: 'Çok ağır idman yaptırıyormuşsunuz' diye. O da 'Kimse ölmedi daha' dedi. Takım küme düştü.”

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol