bir gün değil her gün beşiktaş

besiktaskli
dinlediğim anda beni benden almış, "dur be bir daha çevireyim şunu" şeklinde kelamlar ettirmiş, üçüncüsünde saate baktırmaksızın sesini tavan yaptırmış, dördüncü de şarkı şakır kendisine eşlik ettirmiş ve nihayetinde beni kartal sözlükle tanıştırmış muhteşem beste.

ulan bir aşk daha güzel nasıl anlatılır be. ölüyorum abi ben bu besteyi dinlerken de söylerken de...

halk otobüsü şoförü

anasonik
hayatımda gördüğüm en hırslı, en azimli insan topluluğudur. hatta azimle sıçsa mermeri delebildiğine inanırım. otobüsünü nasıl boyutlarda hayal ediyorsa içine aldığı yolcu sayısı otobüste yazan ayakta ve oturan yolcu sayısı toplamının iki katı olur genelde. bir de altında son model spor bir araba varmışçasına gaza yüklenir ki tutunacak bir direk bile bulamayan pek sevgili yolcu bir kaç insan arasında türk filmi edasında yuvarlanır gider. ama düşmez, düşemez. nasıl düşsün garibim? yazık.

entelektüel

nilhanim
benim gözümde; bilgi birikimi fazla, hayatı ve hayatın getirilerini anlamak konusunda duyuları açık, kısacası farkındalıklarını bilgi birikimiyle destekleyen kişileri tasvir ederken kullanılan kelimedir. entel ise entellektüel görünümü kazanmak uğruna içi boş ve desteksiz cümleler kuran, bolca laf kalabalığı yapandır.

bireysel olduklarında kız gibiler

saniyede yirmidört kare
''kız gibi'' lafının cinsiyet doğası dışındaki toplumsal baskısını ve toplumsal cinsiyet belasını kavrayamamışların savunduğu açıklama.

büyük resmin en temelinden bahsediyorum, en az adem ile havva kadar temel hatta. başımıza ne geldiyse (vurgula: öteki)ni aşağılanabilmesinin olağan kabul edildiğinden meydana geldiğini söylüyorum.

toplum kadın ve erkek üzerine inşa edilir. bu inşa sırasında herhangi taşı yamuk, eksik koyduğunuzda o toplum temelinden sarsılmaya mahkumdur. bu taş, öyle bir taştır ki, bunun üzerine koyabileceğiniz ne hukuk sistemi, ne eğitim sistemi ne de başka zıkkım sistemler tam olarak oturmayacaktır. nitekim bu ülkede gayet oturmuyor ki, x ülkenin çoktaaan hallettiği temelde ''insan'' ve özelde ''kadın'' meselesini bugün hâlâ kafamızda bir yere oturtamıyoruz.

olsun, üç-beş entryde elli yıl ileri gitmenizi beklemiyorum zaten. yavaş yavaş, sindire sindire...
bir anda o kadar insanlık ağır gelir zaten bu ülkeye.

gökhan töre

isyan devrim beşiktaş
beşiktaşımızın son yıllardaki en yetenekli futbolcularından birisidir. kendisini geliştirmesini hayranlıkla izliyorum. onu ilk gördüğümüzün üzerine fazlasıyla koydu ve koymaya devam ediyor. böyle giderse ve mental olarak da güçlenmeye devam ederse bize çok daha fazlasını kazandıracak gibi duruyor.

zeki önder özen'in söylediğine göre antrenmanlarda çokça uzaktan şut ve sağ ayakla şut çalışıyormuş. hatta kendisine sol ayaklı futbolcu dendiğinde çok sinirleniyormuş, ben çift ayağını kullanabilen bir futbolcuyum diyerek. umarım zamanla sağ ayağıyla attığı golleri de göreceğiz kendisinin.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol