bir ara sözlükte yaşadığım sıkıntının ortadan kalkması üzerine içimden haykırdığım sözcükler.
daha önceden mahsun kırmızıgül den dinlediğimiz aslında bora duran a ait olan şarkıdır ve artık kendi söylemektedir.pek güzelmiş şarkı...
http://videoklipx.com/bora-duran-gul-senin-tenin-bende-guller-icinde-kafesdeyim-video-klibi.htm
http://videoklipx.com/bora-duran-gul-senin-tenin-bende-guller-icinde-kafesdeyim-video-klibi.htm
bir serdar ortaç şarkısı sözü.
şarkının tamamı anlamsız, klibinde dans eden serdar ortaç ise çok gülünesidir.
şarkının tamamı anlamsız, klibinde dans eden serdar ortaç ise çok gülünesidir.
2013/14 sezonunda çok genç bir kadroyla mücadele eden takım. bunun dezavantajını yaşıyorlar haliyle.
takımın yaş ortalaması 22 ama takımdaki en önemli isimlerden bazıları ve yaşları şöyle;
kalede jeroen zoet: 22
savunma; jeffrey bruma (22), jetro willems (19), Jorrit Hendrix (18)
orta saha: adam maher (20), oscar hiljemark (21), wijnaldum (23)
hücum hattı; depay (19), locadia (20), jozefzoon (22), bakkali (17), matavz (24), narsingh (23)
şahane bir oyun oynuyorlar bazen ama tecrübesizlikten de kaybediyorlar. yine de güzel.
takımın yaş ortalaması 22 ama takımdaki en önemli isimlerden bazıları ve yaşları şöyle;
kalede jeroen zoet: 22
savunma; jeffrey bruma (22), jetro willems (19), Jorrit Hendrix (18)
orta saha: adam maher (20), oscar hiljemark (21), wijnaldum (23)
hücum hattı; depay (19), locadia (20), jozefzoon (22), bakkali (17), matavz (24), narsingh (23)
şahane bir oyun oynuyorlar bazen ama tecrübesizlikten de kaybediyorlar. yine de güzel.
maçın kadrolarının neye göre yapıldığını merak ettiğim organizasyon.
2015-2016 sezonuna kadar bayrampaşaspor'da kiralık olarak forma giyecektir.
2. çeyrek itibariyle ali ağa petkim'in arayı epey kapattığı karşılaşma oluyor. farkı 4'e kadar indirdiler son 1 dakika kala.
neyseki hücum faul falan derken sayı yapma şansını kaybettiler, beşiktaş'ın da son saniyelerde kaçırdığı toplarla 51-45 6 sayılık farkla ilk yarıyı bitirebildik.
neyseki hücum faul falan derken sayı yapma şansını kaybettiler, beşiktaş'ın da son saniyelerde kaçırdığı toplarla 51-45 6 sayılık farkla ilk yarıyı bitirebildik.
ipne olmasından mütevellit dünyasını bilemediğimizi bize gerçek gelenin ona rüya, ona rüya gelenin bize gerçek gelmesi sonucu kurulan ifade.
(bkz: ali kurtuluş gültiken)
maç günleri tarifi olmayacak derecede keyif veren eylem. her türlü trafiğin kapandığı gerçeği.
kocaeli'ni istanbul'da 7-0 yendiğimiz maçtır,detaylarını hatırlamıyorum
ismail cevahir son noktayı koyup gerçekleri söylemiştir.
saat 16'da başlayan ve 82. dakikada michael bradley'in attığı golle roma'nın 0-1 kazandığı ve 9'da 9 yaptığı mücadele.
ayrıca, 66. dakikada maicon douglas sisenando kırmızı kart gördü.
ayrıca, 66. dakikada maicon douglas sisenando kırmızı kart gördü.
1-0 devam eden maç sneijder golüyle
sezonun ilk 4 maçında sahada kim vardı diye düşündüren takım. ben mi farklı bir takım izledim [ybkz]swh[/ybkz], yoksa takım mı ishal oldu anlamış değilim.
sezon başında kanatlarımızı ardına kadar açmış, önümüze çıkan koca dağları bile tuz buz edebilecektik. slaven bilic geldi, zeki önder özen geldi. takıma ilk etapta bir karakter bir misyon oturdu dedik. takım oyuncularının dili dışarıda köpekler gibi koşmaya başladı. bu beşiktaş'ın hiç göremediğimiz bir tarafıydı. siksen önümüzde kimse duramaz dedik. lakin bu koşuların genelinin boş alanda koşular olduğunu bir zaman sonra anlayabildik. takımın üzerine çökmüş, pres manyağı eden bir ekip olmadıktan sonra koşularında pek bir önemi kalmıyor.
işlerin seyri değişip mağlubiyet ve beraberlikler peş peşe gelince; medyanın ekmeğine bal sürüldü zaten. manuel fernandes kötü, olcay şahan kayıp, hugo almeida bıyık bıraktı, muhammed demirci oynamıyor, oğuzhan özyakup sakat, necip uysal gittikçe geriye gidiyor...kim kaldı. kalede tolga zengin, defansta tomas sivok, orta alanda atiba hutchinson ve veli kavlak. bunun dışındaki bütün isimler performansını rayına oturtamadı. bir hafta çok iyiyse sonraki hafta muhakkak boka sarıyor. bir şeyler eksik bu takımda. sadece bu seneye özgü bir şey değil bu. sürekli başımıza gelen bir şey. beşiktaş taraftarı işte bu yüzden asi, bu yüzden sert, bu yüzden inatçı. sabır taşı olsa çatlardı.
sevinmek için sevmediğimizi bir kez daha canı gönülden dile getirir, güneşli günlere selamımı çakarım.
sezon başında kanatlarımızı ardına kadar açmış, önümüze çıkan koca dağları bile tuz buz edebilecektik. slaven bilic geldi, zeki önder özen geldi. takıma ilk etapta bir karakter bir misyon oturdu dedik. takım oyuncularının dili dışarıda köpekler gibi koşmaya başladı. bu beşiktaş'ın hiç göremediğimiz bir tarafıydı. siksen önümüzde kimse duramaz dedik. lakin bu koşuların genelinin boş alanda koşular olduğunu bir zaman sonra anlayabildik. takımın üzerine çökmüş, pres manyağı eden bir ekip olmadıktan sonra koşularında pek bir önemi kalmıyor.
işlerin seyri değişip mağlubiyet ve beraberlikler peş peşe gelince; medyanın ekmeğine bal sürüldü zaten. manuel fernandes kötü, olcay şahan kayıp, hugo almeida bıyık bıraktı, muhammed demirci oynamıyor, oğuzhan özyakup sakat, necip uysal gittikçe geriye gidiyor...kim kaldı. kalede tolga zengin, defansta tomas sivok, orta alanda atiba hutchinson ve veli kavlak. bunun dışındaki bütün isimler performansını rayına oturtamadı. bir hafta çok iyiyse sonraki hafta muhakkak boka sarıyor. bir şeyler eksik bu takımda. sadece bu seneye özgü bir şey değil bu. sürekli başımıza gelen bir şey. beşiktaş taraftarı işte bu yüzden asi, bu yüzden sert, bu yüzden inatçı. sabır taşı olsa çatlardı.
sevinmek için sevmediğimizi bir kez daha canı gönülden dile getirir, güneşli günlere selamımı çakarım.
4 mart 2012 real madrid espanyol maçındaki nefis pasların adamı.
şırnak'ta taşlı sopalı molotoflu gösteri hazırlığı içindeyken, esnafın 'yeter artık' tepkisiyle karşılaşmıştır.
sabah sabah bundan güzel haber olamazdı. hadi kardeşler, dönün sırtınızı şu soysuzlara!
http://gundem.milliyet.com.tr/eylemcileri-tekme-tokat-dovduler/gundem/gundemdetay/27.10.2011/1455822/default.htm
sabah sabah bundan güzel haber olamazdı. hadi kardeşler, dönün sırtınızı şu soysuzlara!
http://gundem.milliyet.com.tr/eylemcileri-tekme-tokat-dovduler/gundem/gundemdetay/27.10.2011/1455822/default.htm
0-0 sona ermiştir. necip uysal ve ismail köybaşı'nın atılmasıyla maçı 9 kişi tamamladık.
yüksek olması gereken seviyedir, lakin bu seviyeyi uzunca süre sözlüğe uğramadan ayda yılda bir gelip sağa sola bok atarak düşürmemek gerekir. yok kartal sözlük'te kültür düzeyi düşük falan hiç yakışmıyor yani.
tedavisinde müzik dinletilmeye başlanışmış.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?