ah muhsin ünlü

tenten
ben sana düzenli olarak telefon ediyorum.
adlı bir cengaver olarak telefon ediyorum.
hakiki cinayetler işleniyor görüyorum.
isa görüyor, şeyhim görüyor, ben görüyorum.
ben sana düzenli olarak telefon ediyorum.

yüzyıl şilisinden bir dazz javulcusu inliyor tam arlarımda
hiç durmadan kentlimağlup kıyasıya mağrur ve mor
bir çocuğum şimdi pişman olmak için
birbiriylebağlantılıyüzbinlerceyılım vor.

seni sevmem
bu savaşı
kesintiye uğratmaz
ama ordan bakma!
bu, werther'in
leş kanını
gül kılar.

birleşmemiz radikal olacak ben kan vereceğim
otobüsler olacak, tirenler, bütün öldürülmüş cumhuriyet şehirleri
saçlarım uzun olacak, bıyıklar, gözlükler, gideceğim
çığlıklarla düzülmüştür aşk şiirleri.
gideceğim ensk ökümde devlet denen şirk,
beb gözüğümde kent gördükçe kırılan gıçlar,
ve bir dizeyi haklar gibi terli ellerim
bu çağın açısını dik tutacaklar.

bana bir öpücük verin yoksa galip döneceğim
ufka bir kesin ordum akıverecek
elimde çözülecek makina ve cinayet
marşlar yazıp halkımla söyleyeceğim yoksa.

inanmışım kaybetmek esrarıdır olmanın
çıldırmış bir vaşak gibi kaybediyorum.
ipimden kurtulmuşum kaybediyorum.
birleşmiyor ellerimiz haykırıyor trapez
tanklar tank olup geçiyor üstümüzden
helvetius haklı, devlet şaşkın, piyanist kara
memleket sana rağmen ket vururken yarama
şu çıplak çocuk şu tüyük bürk şairi ben
-ve emir "kun" diyor; doğuruluyorum-
"bu ülke"den daha bıçkın tamlama bilmiyorum.
bana bir öpücük verin yoksa şair öleceğim
ikdildar tohmekecek sözüme yoksa
ve bir dizenin tan yerini ağartamsıysa
ellerini tutarım ki kudurtucudur.
bunun için gözlerinin meryem hali sevgilim
gözlerinin meryem hali gerçek yurdumdur
ki zuhrettiğinde ilk formuyla isa yeniden
ağlıyorum, ağlıyorum, ağlıyorumdur.

ben bu çağdan bir kere de şerefimle geçeceğim
lazım gelen gülleri göğsüme gömmüşüm
birleşmemiz radikal olacak ben kan vereceğim
bunu daha çok küçükken bir filmde görmüştüm!

ah laikse aşkımız biter elbet bir kışbaharyaz günü
gözlerin uçurumlar kaydeder avuçlarıma
bir çınar gövdesini bir hamle daha yayar
üç içbükey komodin silah çeker vurulur
sen gidersin, denklem düşer, ben aşk olduğumu ağlarım
bir kelebek konduğu yerde bir mayın olduğunu anlar.

ben dünyaya karşı durmak ile meşhurum
olma. yokluğun bulunmama larcivert lavlar akıtır.
nasıl çekip gitmiş bir şaman
çekip gitmiş, bir şaman değilse en çok
benim gibi sonsuz bir at
hiç koşmuyorken de attır.

biliyorum lir sızmıyor şakaklarımdan
ve yüzümde şeyh çıldırtan yarıklar da yok
annem beni hep çok sevdi, kız gördüm mü ağlıyorum
modern bir alışkanlıktır ölmek, seni doğasıya seviyorum
ben sana düzenli olarak telefon ediyorum.

mıknatıssız bir pusula olarak
ah muhsin ünlü

ayrıca (bkz: onur ünlü)

tanıdığım çok acayip adamlar listesindedir. şiirleri muazzamdır filmleri çok acayiptir hele çektiği bir dizi vardır ki... ahh muhsin ünlü...

fikret orman

iker casillas
bugüne kadar genelde destekledim kendisini.

edit: baya uzun yazmışım arkadaşlar ama vakti olan beşiktaş taraftarının okuyup yorumlarını beklerim. katıldığınız ya da katılmadığınız noktalar olabilir.

dedim ki stadı bitirecek, takımı dediği gibi avrupa'da başarılı hale getirecek ama hepsinden de önemlisi dedim ki bu adam eski yönetimden hesap soracak, hakemlere diş geçirecek, beşiktaş'ın hakkını yedirmeyecek.

şu an gelinen nokta da bi iki çift lafım var kendisine. biliyorum buraları okumayacak okumasında zaten ama yine de söylemek istiyorum.

inönü yıkıldı, yıllar yıllar sonra inşaatına başlandı heyecanlandık, sevindik ne güzel dedik stadımız yapılıyor. evet yapılıyor ve mutluyuz bu açıdan takdir ediyorum kendisini ama arada çok yalan söyledi bize. xx tarihinde bitirecez stadı dedi, bitmedi. sonra geldi eylül dedi ağustos dedi hiç bi söylediği zamanda o stad bitmedi. yanlış anlaşılmasın "niye stadı ağustos'a yetiştirmedi" demiyorum, sadece diyorum ki yapıcam dediği şeyi yapmadı. gereksiz yere yalan söyledi. ha kendince haklı sebepleri vardır, dersiniz ki taraftarı rahatlamak için öyle dedi, eyvallah derim. ama ikide bir programlara çıkıp çıkıp stadı şu tarihe yapcaz demesi çok gereksizdi. ki kendisi de biliyordu zaten o tarihte bitmeyeceğini. zaten adam inşaat mühendisi yani.

hadi bunu geçtim hiç unutmam 110. yıl kutlaması, yer inönü, karşısınad tribünde süleyman seba var, binlerce taraftar var. inönü inliyor "hesap sorsana, hesap sorsanaa, demirören'e hesap sorsanaa" fikret başkan durdu dedi ki: "sorucaz, hepsinden hesap sorucaz." o an baktım gözlerine duruşuna, dedim ki sorucak lan galiba cidden. helal olsun başkan dedim. şimdi gelinen noktada tff başkanlık seçimlerinde o hesap sorucam dediği yıldırım demirören'e destek verdi. demirören yeniden başkan seçildi tff'ye. ulan hadi hesap sormadın bari destekleme be!

yav kulübe avrupa'da kupa kaldırtıcam dedi. kulüp ilk görece kolay bi rakiple eşleştiğinde-club brugge- suratında rahat bi ifade. böyle geniş geniş konuşmalar. adamın gözlerinden "yeneriz la brugge kim" havası vardı. camia oyuncuları taraftarı rehavete sürükledi. nitekim o rahat bakışlar bi tarafımıza girdi. ilk kura çekildiğinde brugge başkanı gerilmiş, fikret orman'sa rahat rahat hatta rahat bile değil "raad raad" açıklama yaptı. maçlar oynandı, bi beşiktaşlı olarak söylüyorum son gülen iyi güldü.

hakemlerden hesap sorma olayına hiç girmiyorum bile. bi arada resmen bilic hesap soruyordu. fikret orman hiç bi şey demiyordu hatta zaman zaman övüyordu hakemleri.

takımdan ayrılan futbolcudur, teknik direktör hiç kimse medeni bi şekilde gitmedi. hep bi olay çıktı. bi bakaın başta bilic olmak üzere bi kaç tane istisna var onlar hariç bu takımdan gidenler şöyle gittiler: önce bi gazetelerde, web sitelerinde karalamalar-x takımdan ayrılmak istiyorlar-x ülkesine dönmek istiyor, türk futbolunu beğenmiyor-x'ten zehir zemberek açıklamalar ve sonuç x takımdan ayrıldı.

her neyse demem odur ki fikret başkan. seni sevdik, destekledik. hala daha da arkandayız ama tahmin ediyorum eğer böyle gidersen son 1 senen kaldı. bu taraftar takımdan adam göndermesini iyi bilir. kimleri kimler taraftarın hışmına dayanamadı, lütfen taraftarla aranı iyi tut. senden umudumuz vardı, azaldı ama hala var. lütfen yanlışlarını gör.

carlos arroyo

dingoc
son antremanda sakatlanarak; hastaneye kaldırılmış guard.
spoiler--


Arroyo'nun bugün (dün) MR'ı çekildi. Doktorlar kendisini yarın (bugün) tekrar kontrol edecek. Arroyo yarın (bugün) antrenman yapamayabilir. Maccabi maçında oynayıp oynamayacağı ise bu kontroller sonrasında belli olur. Oynayıp oynamayacağı konusunda şimdiden kesin bir şey söyleyemeyiz. Ama Arroyo'nun baldırında sorun var

spoiler--

kabul günü

kaptan
tüm olumsuzlukların üst üste geldiği günlere verilen isimdir...
sabah işe gelirsin, tak, bir telefon, falan filan bey, kredi kartı ödemeniz gerçekleşmedi, yasal faizi....
arkadan tak, "abi, kamyonu vurduk, usta camdan fırladı, hastaneye gidiyoruz..."
"ulan" dersin "bu ne böyle" o sırada karın arar, "aşkım kumandayı bozmuş muyum" "ver bakayım anasını .... kumandanın"
o biter, yan taraftan gelirler, "abi arabayı çekmen lazım mal gelecek" inersin, o sırada zift makinesi takımı batırır...
tabi bu kadar şey üst üste gelmez de, bir kısmı geldiği zaman kendine deli misali şöyle dersin, "hacı bugün senin kabul günün"
o hesap...

sibel üresin

avcarlıçürük
##212495 numaralı entryde de belirtildiği gibi, bu şahıs, medyada boy gösteren onlarca kukladan biridir. görevi de, kadını ikinci sınıf olarak görme ve hatta insandan bile saymama düşüncesini normalleştirmektir. akp, 10 yıldır gerçekleştirdiği her icraati bu yöntemle gerçekleştirdi zaten. önce çapsızın biri çıkar, ortaya bir bomba bırakır, ortalık karışır. sonra bu bomba ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmaya çalışılarak kamuoyunun nabzı yoklanır; çok tepki varsa geri çekilir. en fazla 1-2 yıl sonra, bir gece ansızın yapılır o düzenleme. o 1-2 yıl içinde de, mevzu sıkça gündeme gelmiştir zaten. bu balon tartışmaları ortaya atan kişi, kimi zaman kalemini satmış bir köşe yazarı, kimi zaman bu başlıkta adı geçen şahıs gibi bir kişi, çoğu zaman da siyasetçiler ve hatta bizzat başbakandır. yöntem hep aynı. işin en kötü yanı ise, biz sosyal medya ortamlarında böyle tiplerle dalga geçip, konuyla ilgili espri üretme yarışına girerek, bu tür konuların normalleştirilmesi sürecine en büyük katkıyı yapmış oluyoruz. çok zeki ve komiğiz, böyle şeyleri ciddiye bile almıyoruz aklımızca ama bu saçmalıkları ortaya atanlar, bizi uzaktan sessizce gülümseyerek izliyorlar bu esnada. doğru zamanın gelmesini bekliyorlar. şimdi bu söylediklerimden de "uyanın!!11" gibi geyikler üretilebilir mesela; bunu yapacaklara 4 4 4 kesintili eğitim sisteminin nasıl yasalaştığını hatırlatır kaçarım ben de.

kurt hoca

newcastle
genellikle yaşlı teknik direktörler için kullanılan ve duyanlar üzerinde hocanın futbolu yemiş, yutmuş, geri tükürmüş kadar tecrübeli olduğu izlenimi yaratan tabir.

http://www.zaytung.com/sondakikadetay.asp?newsid=26666

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol