darağacında üç fidan dan birisi.. 6 mayıs 1972 de idam edilmiştir.. türk ceza kanununca suçlu bulunamayıp yinede asıllanlardandır!.
bir karaçalı parçası.
ilk perde :
Devir daim saatlerde karanlık cadı kazanı
öyle bir sevda ki bin yerden delik deşik
resmen devrik yaşamakta
kurallı tek cümle :
seviyorsam git !
sevmiyorsan gitme !
yüreksiz şehir bu ki
gözlerini kalbime dikmiş
toz mavi - kış zehir - göz yeşil
Rap siyah - gök kırmızı
uffff , bütün renkler yine karıştı..
- geçen gündü işte , girdim otelden içeri, kafamı şöyle bi kaldırdım ki
baba, on numara be, akıyor be , orta kulvardan şaha kalkmış bir tay
gibi! atıma vuriim varya, onu varya uffff..
-oğlum , ben bu karıyı 50 kere soydum , 300 kere giydirdim..
nasıl olur lann? nasıl olur lan? kim demiş lan!kim görmüş lan?
ne alakası var? gördüğünüz karı Sophia olamaz oğlum!
-valla bilmiyorum abi, öyle bi parçaydı yani..çıkardı böyle paltosunu
oturdu kontes kontes herifin karşısında..yaktılar böyle mum ışında şampanya
patlattırdılar..sonra adam aldı abi böyle bir tango, bir vals, bir
salsa, bir çaça..artık bir samba mı desem sevişircesine böyle..
ne bilim abi..
-doğru konuşun lan! o gördüğünüz karı benim otuz senelik aşkım Sophia lan!
biraz seviyeli olun lan! s*kmiğim kafanızı! akıllı olun lan! (tamam abi.
ne oluyo yaa..) susun lan! ( lan ne oluyo?) sus lan! sus lan sus s*k...)
şimdi Sophia'yı aricam lan..ulan varya eğer yalan söylüyorsanız varya ! ulan o zaman
varya..... ( tetik çekilmesi )
Defolu caddelerde
ihraç fazlası kadınlar görüyordum
fiyaka arabalardan
üstü açık oyunlara oyalanan
defolu caddelerde
yüreği yırtmaçla ağzına kadar açık
işporta giysili kadınlar
yine de
kocaman göğüsle önüne bakmak zor iş
yada ne bileyim
her gördüğünü
silikonlu kaldırım sanmak
yürüyorum arkama bakmadan
lakin sürümlerden kazanmıyor bile
adımlarım...
as beni meleğim
kendi karanlık rüyama ..
-abi kim dedi sana o karı Sophia diye yaaa!
Hep bir önceki keşfi yeniden tekrarlamak gibi
sen hep
el sürülmüş
ve üstünde adım izleri olan
o kadınları sevmiştin
dokunduğun her duyguda
bir başkasına ait
parmak izleri vardı
ya da
duyguları öldürülmüş bir sevdanın
ipuçları
sen hep daha önce öpülmüş bir kadının
dudaklarında sana dair cümleler bekledin
oysa ıslanan kelimeler
bir başkası adına sana yönlendirilmiş
öznesi eylemine uymayan
devrik cümleler kurmaya görevlendirilmişti
onu öperken
başka birinin gölgesi araya giriverirdi hep
ve aslında
sevişlerin senle olmadığını bilemedin
kapanan gözlerde sen hep
bir başka resim üzerine
fotomontajdın azizim
defolu caddelerde fotomontaj..
ve perde , böylece kapanır..
fotomontaj...
ilk perde :
Devir daim saatlerde karanlık cadı kazanı
öyle bir sevda ki bin yerden delik deşik
resmen devrik yaşamakta
kurallı tek cümle :
seviyorsam git !
sevmiyorsan gitme !
yüreksiz şehir bu ki
gözlerini kalbime dikmiş
toz mavi - kış zehir - göz yeşil
Rap siyah - gök kırmızı
uffff , bütün renkler yine karıştı..
- geçen gündü işte , girdim otelden içeri, kafamı şöyle bi kaldırdım ki
baba, on numara be, akıyor be , orta kulvardan şaha kalkmış bir tay
gibi! atıma vuriim varya, onu varya uffff..
-oğlum , ben bu karıyı 50 kere soydum , 300 kere giydirdim..
nasıl olur lann? nasıl olur lan? kim demiş lan!kim görmüş lan?
ne alakası var? gördüğünüz karı Sophia olamaz oğlum!
-valla bilmiyorum abi, öyle bi parçaydı yani..çıkardı böyle paltosunu
oturdu kontes kontes herifin karşısında..yaktılar böyle mum ışında şampanya
patlattırdılar..sonra adam aldı abi böyle bir tango, bir vals, bir
salsa, bir çaça..artık bir samba mı desem sevişircesine böyle..
ne bilim abi..
-doğru konuşun lan! o gördüğünüz karı benim otuz senelik aşkım Sophia lan!
biraz seviyeli olun lan! s*kmiğim kafanızı! akıllı olun lan! (tamam abi.
ne oluyo yaa..) susun lan! ( lan ne oluyo?) sus lan! sus lan sus s*k...)
şimdi Sophia'yı aricam lan..ulan varya eğer yalan söylüyorsanız varya ! ulan o zaman
varya..... ( tetik çekilmesi )
Defolu caddelerde
ihraç fazlası kadınlar görüyordum
fiyaka arabalardan
üstü açık oyunlara oyalanan
defolu caddelerde
yüreği yırtmaçla ağzına kadar açık
işporta giysili kadınlar
yine de
kocaman göğüsle önüne bakmak zor iş
yada ne bileyim
her gördüğünü
silikonlu kaldırım sanmak
yürüyorum arkama bakmadan
lakin sürümlerden kazanmıyor bile
adımlarım...
as beni meleğim
kendi karanlık rüyama ..
-abi kim dedi sana o karı Sophia diye yaaa!
Hep bir önceki keşfi yeniden tekrarlamak gibi
sen hep
el sürülmüş
ve üstünde adım izleri olan
o kadınları sevmiştin
dokunduğun her duyguda
bir başkasına ait
parmak izleri vardı
ya da
duyguları öldürülmüş bir sevdanın
ipuçları
sen hep daha önce öpülmüş bir kadının
dudaklarında sana dair cümleler bekledin
oysa ıslanan kelimeler
bir başkası adına sana yönlendirilmiş
öznesi eylemine uymayan
devrik cümleler kurmaya görevlendirilmişti
onu öperken
başka birinin gölgesi araya giriverirdi hep
ve aslında
sevişlerin senle olmadığını bilemedin
kapanan gözlerde sen hep
bir başka resim üzerine
fotomontajdın azizim
defolu caddelerde fotomontaj..
ve perde , böylece kapanır..
fotomontaj...
filmini çakma bir çekimden izlesem de, konusu bakımından sarılmadığım eser.
kitabını merak ediyorum.filminin etkisinde kalmadan..
kitabını merak ediyorum.filminin etkisinde kalmadan..
siyaha sevdalı beyaza hasret kalma durumu.
severek ayrıldığım meret.
2 ay etti ve ben ayrılık acısı çekiyorum. sanırım mesaj atacağım.
2 ay etti ve ben ayrılık acısı çekiyorum. sanırım mesaj atacağım.
chief executive officer şeklinde açılımı olan, şirketteki en yüksek yetkili yöneticidir.
(bkz: godaman)
(bkz: godaman)
"gereksiz bilgi yoktur, o an ihtiyaç olmayan bilgi vardır. gereksiz olsaydı bilgi olmazdı ki ?" diyerek muhalefet ettiğim tanımlama.
ilk tehlike atak 4. dakika da tangoculardan geldi. higuain vurdu top kaleye paralel taça gitti.
fragmanındaki this is sparta böğürmesiyle ünlenmiş film.
ilk yarısını 34-43 geride kapattığımız maç...
Sözlükte karşılaştığınız zaman gülerek 'merhaba nasılsın' deyip hızlıca yol almak gereken kişiler.
ilk yarısı golsüz sona ermiştir.
iyi makaranın döndüğü kaliteli blog yazarlarını takip edebileceğiniz facebook tan daha samimi ve sıcak oldunu düşündüğüm site bizimde var takip etmek isteyenlerhttps://twitter.com/#!/zgnBera
bu sezon pek kullanılmayan formamız. aslında iyi oldu. çok özlettiler. önümüzdeki sezon nasıl bir forma stratejileri var bilmem ama muhakkak çubuklu alacağım. arkasına da pepük yazdıracağım. bilemedin necip uysal. [ybkz]swh[/ybkz]
ziraat türkiye kupası grup maçı. saat 19.00 da başladı
fernandes varken kaygılanılmaması gereken durum.
beşiktaş'ın 2006 yılında antalyaspor'dan transfer ettiği ve iki sezon formamızı giyen 1985 doğumlu hücum oyuncusu. şu an trabzonspor'da oynuyor. atlamasi, ziplamasiyla nefret ettigim futbolcuydu. besiktas'ta oldugu dönemlerde de hic yakistiramazdim.
ama bir gercek var ki futbol yönünden bakarsak şenol güneş'e olan saygimi bir kat daha arttirmistir burak yilmaz. sanirim ligde kendisini en cok gelistiren futbolcularin basinda gelmektedir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?