sevgi, saygı, aşk, sadakat, güven, hoşgörü.. bu şekilde uzayıp gidecek olan beklentilerdir ki bunların hepsi zaten mevcuttur sadece her zaman böyle olmasını istiyorum.
ha bir de evlenme teklifi aşamasını geçtik gelsin istesin artık beni babamdan. [ybkz]swh[/ybkz]
ağzımız mı sulandı ki acaba
(bkz: hazır ayaktayken insanları )
77. dakikada khedira'nın yerine nuri şahin oyunda. nuri, haftalar sonra ilk kez sahada.
Benı. Ikı defa aglatmıs fılmdır yapay zeka fılmlerı normalde etkılemezdı ama sonu sahane olmus. Kartalsın chappıe.
gülten akın`ın yapı kredi yayınlarından çıkan şiir kitabı.
--------------- sezon sonuna doğru spoiler---------------
66. bölüm itibariyle ani bir ivme kazanmıştır, olaylar olaylar derecesinde anlayacağınız. aslında biraz da senaryo konusunda acemiliğe kurban gittiğini düşünüyorum bu noktada sezonun. hiçbir aşama kaydedilemeyen ve sezona yayacak kadar kaliteli bir altyapıya sahip olduğunu düşünmediğim kesik parmak cinayetinde kaç bölüm boyunca boşa kürek çektikten sonra, son 1-2 bölümde her şey kabak gibi ortaya çıktı. suna'dan kıllanır gibi olmuştu amirim bir ara, hastane odasında yaşanan olay sırasında; fakat sonradan unuttu nasılsa(şizofren bir adamdan bahsediyoruz burada).
bunlar yetmezmiş gibi "anne ç." çıktı şimdi bir de, hatta hastanelik bile oldu kadın, epey eğreti durdu. kilit bir rol alacağını tahmin etmek güç değil. bundan sonrası ercüment-behzat kan bağının ortaya çıkışı ile klasik türk filmine bağlayacaktır. hep evlilik dışı ilişki, alkol falan; ne oluyorsa bunlardan dolayı oluyor bak sözlük dikkatini çektiyse. dur ben bi şikâyet mektubu hazırlayayım, en acilinden ve yalakasından.
hayalet'in öleceğini hiç sanmıyorum, parmakları kesilmiş olmasa (gerçi onun parmakları mıydı? o da net değil) suna'yı yakalayacak olan da o olacak diyeceğim; ama "bahçada yeşil çınar" hepimizi kıllandırdı, hallendirdi. la dokunmayın olum hayalet'e!
ercüment dallamasının geri döneceğini söylemekten dilimizde ziyadesiyle tüy birikimi gerçekleştiği için, izleyip görelim artık o ânı diyorum. o yavşağa bu kısa paragraf yeterli. [ybkz]swh[/ybkz]
behzat'ın yapması gereken tercih konusu ise şimdilik tamamen bir muamma. ben, eski eşi ceyda ile ilgili olacağını düşünüyorum. kızını öldüren de ceyda olabilir mi hatta? böyle şizofrenik bir dizide o da mümkün, ama fantaziye kaçacak bu kadarı da sanki. zaten böyle bir durumda seçim yapmanın söz konusu olması için, şule'nin de mine'nin kızı olmaması gerekiyor ki, birinci sezon sonunu bağlayan bu olayı hiçe saymaları çok saçma olur.
onu bunu bırakın da, uzun bir aranın ardından ilk kez sorgu odasında iki sille yapıştırdı amirim. devamı da geliyordu da neredeyse, idare edin dediler artık bu kadarıyla.
--------------- sezon sonuna doğru spoiler---------------
66. bölüm itibariyle ani bir ivme kazanmıştır, olaylar olaylar derecesinde anlayacağınız. aslında biraz da senaryo konusunda acemiliğe kurban gittiğini düşünüyorum bu noktada sezonun. hiçbir aşama kaydedilemeyen ve sezona yayacak kadar kaliteli bir altyapıya sahip olduğunu düşünmediğim kesik parmak cinayetinde kaç bölüm boyunca boşa kürek çektikten sonra, son 1-2 bölümde her şey kabak gibi ortaya çıktı. suna'dan kıllanır gibi olmuştu amirim bir ara, hastane odasında yaşanan olay sırasında; fakat sonradan unuttu nasılsa(şizofren bir adamdan bahsediyoruz burada).
bunlar yetmezmiş gibi "anne ç." çıktı şimdi bir de, hatta hastanelik bile oldu kadın, epey eğreti durdu. kilit bir rol alacağını tahmin etmek güç değil. bundan sonrası ercüment-behzat kan bağının ortaya çıkışı ile klasik türk filmine bağlayacaktır. hep evlilik dışı ilişki, alkol falan; ne oluyorsa bunlardan dolayı oluyor bak sözlük dikkatini çektiyse. dur ben bi şikâyet mektubu hazırlayayım, en acilinden ve yalakasından.
hayalet'in öleceğini hiç sanmıyorum, parmakları kesilmiş olmasa (gerçi onun parmakları mıydı? o da net değil) suna'yı yakalayacak olan da o olacak diyeceğim; ama "bahçada yeşil çınar" hepimizi kıllandırdı, hallendirdi. la dokunmayın olum hayalet'e!
ercüment dallamasının geri döneceğini söylemekten dilimizde ziyadesiyle tüy birikimi gerçekleştiği için, izleyip görelim artık o ânı diyorum. o yavşağa bu kısa paragraf yeterli. [ybkz]swh[/ybkz]
behzat'ın yapması gereken tercih konusu ise şimdilik tamamen bir muamma. ben, eski eşi ceyda ile ilgili olacağını düşünüyorum. kızını öldüren de ceyda olabilir mi hatta? böyle şizofrenik bir dizide o da mümkün, ama fantaziye kaçacak bu kadarı da sanki. zaten böyle bir durumda seçim yapmanın söz konusu olması için, şule'nin de mine'nin kızı olmaması gerekiyor ki, birinci sezon sonunu bağlayan bu olayı hiçe saymaları çok saçma olur.
onu bunu bırakın da, uzun bir aranın ardından ilk kez sorgu odasında iki sille yapıştırdı amirim. devamı da geliyordu da neredeyse, idare edin dediler artık bu kadarıyla.
--------------- sezon sonuna doğru spoiler---------------
seneye yabancı sayısı düşürüleceğinden alınması mantıklı olur. yabancı sayısı düşürüldüğünde,keleci, gerçekten iyi bir kaleci değilse kesinlikle yabancı olmamalı.
barış ersek ile direndiğimiz maç
#246781
#247962
#247962
an itibariyle bütün telegol ekibi milletvekili olmalıdır inşallah dediğim program...
ayrı bir kabine olarak görev almalıdır...
serhat ulueren : spor bakanı
ziya şengül : çalışma ve sosyal güvenlik bakanı
erman toroğlu : tarım ve hayvancılık bakanı
kaya çilingiroğlu: aile ve sosyal politikalar bakanı
gökmen özdenak : başbakan
rasim ozan kütahyalı : muhalefet
cübbeli ahmet hoca: diyanet işleri başkanı
nihat doğan : bülent arınç
ayrı bir kabine olarak görev almalıdır...
serhat ulueren : spor bakanı
ziya şengül : çalışma ve sosyal güvenlik bakanı
erman toroğlu : tarım ve hayvancılık bakanı
kaya çilingiroğlu: aile ve sosyal politikalar bakanı
gökmen özdenak : başbakan
rasim ozan kütahyalı : muhalefet
cübbeli ahmet hoca: diyanet işleri başkanı
nihat doğan : bülent arınç
patronların "biz çocuk değiliz" diyerek kendilerini haklı çıkarma çabasının sonucudur. [ybkz]swh[/ybkz] [ybkz]swh[/ybkz]
90'lı yıllarda sony playstation ile rekabet edemeyerek ezilmesini hiç umursamadığım harika nintendo konsolu.
isminin hikâyesi, içinde barındırdığı, dönemi için über sayılabilecek 64 bitlik bir işlemciye ve oyunlarının bulunduğu kartuşların 64mb'lik bir hafızaya sahip olmasından gelmekteydi. oldukça fantastik gamepad'leri bulunmaktaydı.
ps ile rekabet edememesinin en büyük nedenleri tahmin edebileceği üzere kullandığı kartuş medya teknolojisi ve konsolun teknik yapısı itibariyle oyun tasarlamanın oldukça zor olmasıdır şüphesiz. buna rağmen kendisi için üretilmiş legend of zelda ocarina of time ve super mario 64 gibi oyunlar tüm zamanlar en iyi oyunları arasında gösterilir ki, kesinlike çok çok haklı tespitlerdir.
(bkz: alamancı teyzenin faydaları)
isminin hikâyesi, içinde barındırdığı, dönemi için über sayılabilecek 64 bitlik bir işlemciye ve oyunlarının bulunduğu kartuşların 64mb'lik bir hafızaya sahip olmasından gelmekteydi. oldukça fantastik gamepad'leri bulunmaktaydı.
ps ile rekabet edememesinin en büyük nedenleri tahmin edebileceği üzere kullandığı kartuş medya teknolojisi ve konsolun teknik yapısı itibariyle oyun tasarlamanın oldukça zor olmasıdır şüphesiz. buna rağmen kendisi için üretilmiş legend of zelda ocarina of time ve super mario 64 gibi oyunlar tüm zamanlar en iyi oyunları arasında gösterilir ki, kesinlike çok çok haklı tespitlerdir.
(bkz: alamancı teyzenin faydaları)
büyüğünü küçüğünü biliyor. diğer versiyonlar gibi her şeyi küçük gören bir anlayışa sahip değil. örf ve ananelerimize en bağlı versiyon. takdire şayan.
bir arkadaş
bir arkadaş
ihsan oktay anar'ın son kitabı. ilk dikkatimi çeken nokta, yedinci gün'den sonra ihsan başkan'ın sanatını eleştiren haddini bilmez beynamazlara aşırı sinirlenmiş olması. kitapta zaten baştan sona göndermeler mevcut ama özellikle dille ilgili olan kısımları okuduktan sonra kafanızı kaldırdığınızda ihsan başkan'ı kaşları çatık, size her an dalacakmış gibi görebilirsiniz. gönderme demişken, romanın yarısına geldiğiniz an siz de romanın ana karakteri idris amil hazretleri'ni hemen tanıyacak; bu arsız, kaba, kibirli, görgüsüz kişinin kim olduğunu hemen anlayacaksınız.[ybkz]swh[/ybkz] yine kitabın dili ve kurgusu diğerlerine göre farklı ama akıcılığından bir şey kaybetmemiş. alınız, okuyunuz.
volkan demirel ve sinan bolat'ın sakatlıkları nedeniyle oynayamayacağı, ilk 11 de cenk gönen' başlayacağı karşılaşma.
her yıl nisan ayının 20 nde kutlanan kafaları güzelleştiren bayram...katılacaklara ev ortamı tavsiye edilir...[ybkz]swh[/ybkz]
http://fotogaleri.ntvmsnbc.com/dumanli-kafalar-bayrami.html
http://fotogaleri.ntvmsnbc.com/dumanli-kafalar-bayrami.html
'nostalji forma kartal yuvalarında hala satılıyor arkadaşlar' dedirten yorumlar okuduğum efsane formamız. ben kendime aldım üzerinde sadece reklamlar yok şekil aynı armamız da var. daha ne olsun.
bu akşam tavaf ettiğim evimiz.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?