zeki önder özen

0 /
gidiyorum bu
beşiktaş futbol takımının 2026-27 sezonu öncesindeki slovakya kampını değerlendirmiştir:

"Kampta antrenman temposu çok yüksekti. Oyuncular yoğun bir çalışma döneminden geçti. Hoca neredeyse hiç boş gün vermedi. Bu yüzden hazırlık maçlarında beklenen performansı sergileyemediler. Ancak lig başladığında çok diri ve fiziksel olarak hazır bir takım izleyeceğiz."
gidiyorum bu
"Gündemdeki isimleri telefon kapalı olduğu için bilmiyorum ama bitmeye yakın olan üç futbolcu var. üç oyuncudan ikisinin kendisiyle, birinin kulübüyle anlaştık. İki oyuncunun yurt dışı kampına yetişme ihtimali yok çünkü Dünya Kupasındalar. Sözleşmeleri yetişir ama gelemezler. Diğer oyuncu ise mutlaka kampta olacak. Hatta kampa gitmeden önce bile transferi tamamlanabilir. Onu da bekleyip göreceğiz.

Anlaştığımız bir futbolcunun kulübünde devir işlemi daha yeni bitti. Oyuncuyla anlaştık, kulübünün yeni yönetimi bize dönüş yapacak. Diğer kulüpte CEO, başka bir kulübe transfer oldu. Yeni CEO gelmesini bekliyoruz.

Birinci aşama bittikten sonra ikinci aşama, takımı güçlendirmek olacak. Daha geniş bir rotasyon için transferler yapacağız. Ayrılacak oyuncular da var. Onlarla ilgili teklifler de geliyor. Onları da değerlendirmeye alıyoruz. Son aşamada da diğer kulüplerin fırsat transferi dediği, bizim 'maliyet/performans' denklemine uygun olarak değerlendiğimiz futbolcular için de hamlelerimiz olabilir.

Bu sezon 2-3 parça değil yekpare olan bir takıma ihtiyacımız var. Bunu sağlamak için taraftarın da aynı şekilde olmasına ihtiyacımız var. Herkesin aynı noktaya basması ve aynı yere bakması gerekiyor. Kendi içimizde rekabet etmeyeceğiz, rakiplerimizle rekabet edeceğiz. Sonrasında yürüdüğümüz yollar nereye çıkacak bekleyip göreceğiz."
gidiyorum bu
beşiktaş'ın 2026-27 sezonu uefa avrupa ligi 2. turunda fc midtjylland ile eşleşmesini yorumlayan siyah-beyazlı ekibin futbol direktörü:

"Olasılıklar arasında en mesafeli durduğumuz ekip çıktı. Kendi ligine açık ara şampiyon olabilecek takımdı ama sürpriz şekilde ligi kaptırdılar. Yakından tanıdığımız oyuncuları var. Hızlı oynayan, rakibe nefes aldırmamak üzere baskı ve pres kabiliyeti yüksek, atletik, dinamik bir takım.

Geçtiğimiz yıl eylül ayına hiçbir şey bırakmadı Beşiktaş. Bu döngüyü kırmak için elimizden geleni yapacağız. Avrupa Liginde yarışma hedefimiz var. Konferans Ligi olursa da finale gitmek istiyoruz. Beşiktaş, Avrupa'da mutlak olmalı. Gidebildiği maksimum yere gitmeli. Beşiktaş rekabetten beslenir. Rekabetçi kimliğini göstermeli. Rekabet edemediği yerde bu döngünün içine girer. O gücümüz var. Mevcut oyuncuların tamamına güveniyorum. Gelecek oyunculara ve antrenör ekibine de güveniyorum."
gidiyorum bu
"Beşiktaş'a hayır demek benim için imkansız. Evet dedik ve bir anda işin içine girmiş olduk. Teknik direktör koltuğunun boş olduğu bir dönemde göreve başladım ve ilk yaptığım şey üçlü karar mekanizması kurmak oldu.

Avrupa futbolunda şu an en yaygın metriklerden biri ppda (Savunma Aksiyonu Başına İzin Verilen Pas). Bu veriyi istedik, bunu en iyi yapan 3 mütevazi kulüp dikkatimizi çekti. Bunlardan biri Bologna'ydı. Bunun üzerine Vincenzo Italiano ismi bize cazip geldi. Hoca son derece rekabetçi, başarma arzusu yüksek, kendi kariyeri için önemli hedefler kovalayan ve kendi geleceğiyle Beşiktaş geleceği arasında kuvvetli bir bağ kurmuş teknik direktör.

Beşiktaş yıllardır acının etrafında dolaşıyor ama sonuç alamıyor. Acının içine girmeden sonuç almak mümkün değil. Acının içinden geçmeden başarmak mümkün değil. Önümüzdeki sezon Beşiktaş, PPDA (Savunma Aksiyonu Başına İzin Verilen Pas) verilerinde bir numara olacak. O veriler bizi nereye kadar taşır bilmiyorum. Ama şunu biliyorum, kendi sahasında veya deplasmanda rakibine nefes aldırmayan bir Beşiktaş ortaya çıkacak. Italiano bunu daha düşük seviyeli takımlarla İtalya'da yaptı.

Beşiktaş'ta uzun bir süredir teknik direktörler arada geldi. Transfer döneminin öncesinde başlama şansları çok olmadı. Şu an başladığımız nokta bir yapılanma fırsatı. Beşiktaş'ın geleneksel oyun kimliğine yakın, Dolmabahçe'ye gelen rakipleri üzmeden yollamayan bir takım yolundayız. Büyük oyunlar oynamak istediğinizde oyuna kaleden başlamanız şart. Bunun için ciddi bir hazırlığa ihtiyacınız var. Geçmişteki teknik direktörlerin böyle bir zamanı olmadı. Geçiş oyunu daha kolaydır. Bu sebeple geçmişteki hocaları eleştirmem. Her biri o döneme göre doğru oyunu oynatmaya çalıştı.

Kadroda çok değerli oyuncular var. Ülkenin en değerli orta sahası bizde. Onun etrafında çok değerli oyuncular var. Ersin, Rıdvan lise öğrencisiyken şampiyonluk yaşadı. Yine aynısını yapabilirler.

10 + 4 kuralının değişmemesini memnuniyetle karşılıyorum. TFF tüzel kimliği zaman zaman yıpranıyor. Çok fikir değiştirmeleri Beşiktaş için olumsuz sonuçlar getirmişti. Sadece Beşiktaş'a olmuştu bunlar. Toplam transfer hedefimiz 7. Bunlardan 6'sı yabancı, 1'i Türk. Başka izlediğimiz yerli oyuncular da var."

gidiyorum bu
"Benim için daha önce çalıştığım yerden tekrar istenmek mutluluk verici. Bir şey başardık da mı istendik, hayır. Nasıl iz bıraktığımız galiba kupayla ölçülmüyor, en azından Beşiktaş'ta. Beşiktaş'ın başka kriterleri var. O dönemde çok uyumlu, geçimli olmadım. Umarım bu dönem daha uyumlu olurum.

Beşiktaş için iyi olur mu? Bunu bilemiyorum. Sadece şunu söyleyebilirim, ben elimden geleni yapacağım. Elimden gelen neye yetecek onu bilmiyorum. Onu da bekleyip göreceğiz."
gidiyorum bu
"Beşiktaş'tan dün akşam saatlerinde bir telefon geldi. Bekleyip göreceğiz. Hayat ne gösterir bilemeyiz. Konuşulur, bir karar çıkar. Aslolan kulüplerdir, şahıslar değil. Özellikle Beşiktaş söz konusu olduğunda benim duygularım yüksektir. Saygım ve minnettarlığım da yüksektir. Aslolan Beşiktaş'tır, gerisi teferruattır.

Beşiktaş, son birkaç yıldır acının etrafından dolanarak çözüm arıyor. Ancak başarılı olmanın yolu bu değil. Acının içine gireceksiniz, bedel ödeyeceksiniz.

Bunun iki yolu var. Birincisi kestirme yol. Çok büyük bir bütçe ortaya koyarsınız, ihtiyaç duyduğunuz tüm oyuncuları alırsınız. Ancak bunun da ciddi bir finansal yükü olur. Galatasaray, ligi 13. sırada bitirdiği sezonun ardından bu yolu tercih etti.

Beşiktaş'ın tarihinde ise farklı örnekler var. Metin-Ali-Feyyaz'lı kadro kurulurken genç oyunculara yatırım yapıldı. İlk yıllar sancılı geçti ama sonrasında o takım Türkiye Ligi'ne damga vurdu.

Daha sonra Feda dönemi yaşandı. Olcay, Oğuzhan, Gökhan Töre, Atiba gibi isimlerle kurulan kadro da ilk etapta sıkıntılar yaşadı ama o sürecin karşılığı ilerleyen yıllarda alındı.

Beşiktaş, geçmişteki başarılarını hiçbir zaman acıdan kaçarak değil, o sürecin içinden geçerek elde etti.

Bugün de önünde iki seçenek var. Ya ciddi bir bütçe ayırıp yıldız oyuncularla hemen yarışın içine girer ya da istikrarlı bir yapılanmanın sancısını çeker. Ancak artık camianın tek bir konuda birleşmesi gerekiyor. Çünkü Beşiktaş çok fazla bölündü.

Yabancı teknik direktör seçerken sadece kariyerine değil, farklı ülkelerdeki performansına da bakmak gerekiyor. Özellikle kendi ülkesi dışında çalıştığında ne kadar hızlı uyum sağladığı ve ilk sezonunda hedefe ulaşıp ulaşamadığı iyi analiz edilmeli. Bu süreç çok detaylı araştırılmalı.

Mesela bir isim çıktı, Fenerbahçe ve Beşiktaş için de yazıldı. O ismi çıkan teknik direktörün takım formasyonuyla ilgili hiçbir araştırma yapmamış kulüpler. Çünkü bu kulüp taraftarlarının ve yorumcularının takım formasyonu konusunda öyle bir perspektifi var ki adam taban tabana zıt. Yani 1. hafta infial kopacak. Çok değerli bir teknik direktör ama tutucu. Takım formasyonu da net: 3-4-3.

Yeni ve keskin fikirleri olmayan hiçbir teknik direktör, büyük kulüplerde başarılı olamıyor artık; markası ne kadar kuvvetli olursa olsun. Jose Mourinho, Portekiz Ligi'nde 35 yaşında bir gence geçildi. Neden? Çünkü fikirleri keskin."
wynne
Beşiktaş bir film olsaydı hangisi olurdu? Sorusunu yanıtlayan eski sportif direktör.

"Zeki Demirkubuz'dan seçeriz. Yeraltı filmi olur. Beşiktaş biraz 'underground' bir ekiptir. Taraftarı da kendine özgüdür. Şampiyon olan takımları da öyledir. Diğerlerine benzemez. Yer üstünde, birbirine benzer şeyler daha çok."
forzanarchy
tanrı parçacığı olup olmadığı konusunda bir karar vardığım eskinin spor şimdinin siyaset adamı. kesinlikle tanrı parçacığı değilsin dostum, sorry.
kaptan
bilmediği bir siyaset boku kalmıştı derken, bizi yanıltan bir nevi herbokolog, hasan şaş umursamaz bir ex sportif direktör...
anonymous
19 şubat 2017 beşiktaş akhisar belediyespor maçı'ndan sonra

"Beşiktaş u15 takımı gibi. oynamaya doyamıyorlar. Bugün lig bitse kendi aralarında whatsapp grubu kurarlar, toplanıp halı sahaya para verip bir arada oynarlar. Beraber oynamaktan da çok keyif alıyorlar. Çok ilginç. Uzun süredir beraber oynamaktan bu kadar keyif alan bir Türk takımı seyretmemiştim."

diyen eski sportif direktörümüz.
blackeagle1903
değişik bir imaj yapan yorumcu.

https://pbs.twimg.com/media/Cp0KLY0WYAAKQqw.jpg

hayatı boyunca yorumcu kalması temennisiyle. zira öbür türlü sıçıp sıvıyor.
optik basgan yardımcısı
those who can't do, teach insanı.
yapamaz; ama öğretir.
birincisi çok daha zor olmakla birlikte 2si de farklı meziyettir.
mesela bizim bölümde bir hoca vardı, istediğin soruyu götür çözer,
kendi ismini verdiği bir teorem bulmuştu, dahi bir insan; ama verdiği
linear algebra dersine giden sayısı 10-15'i geçmez.
işte önder özen de bunun tam tersi.
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol