nişanlanırken yüzükleri birbirine bağlayan kırmızı kurdela.
ucundan bir parça yutarsanız ; size de yol gözükür gibim şeklindeki bilgilere riayet ederek ;
nişanlanan arkadaşlarımın kurdelasından; bir tutam ağzıma atmış,susuz bir şekilde yutmaya çalışarak ; boğazımda aşınma yaratmış ve hala acısını yaşamaktayım.
sanırım başlamadan vazgeç bağbında bir işaretti bu. [ybkz]swh[/ybkz]
çalıştığım firmanın en çok vurgun yaptığına inandığım mevzu.
sürekli lisanslama kurallarını değiştirip milleti punduna getiriyorlar.
sonra illegal ürün kullanıyorsun ayağına getirip avukatlarlan basıp; o gün için doğru lisanslamayı yaptırıp, paraları cukkaya indiriyorlar.
vallahi pes.
hiç bir yanlış lisanslama kullanıcının suçu değilmiş, ben bunu gördüm.
hatta firmaların ticari politikasının en sağlam ayaklarından biriymiş.
sürekli lisanslama kurallarını değiştirip milleti punduna getiriyorlar.
sonra illegal ürün kullanıyorsun ayağına getirip avukatlarlan basıp; o gün için doğru lisanslamayı yaptırıp, paraları cukkaya indiriyorlar.
vallahi pes.
hiç bir yanlış lisanslama kullanıcının suçu değilmiş, ben bunu gördüm.
hatta firmaların ticari politikasının en sağlam ayaklarından biriymiş.
çok fena kafalar yaşadığımızın işareti olabilecek mevzu.
böyle parmaklarımız turunçgil kokuyormuş ta tırnak etlerimiz ekşimsi yanıyormuş..
böyle parmaklarımız turunçgil kokuyormuş ta tırnak etlerimiz ekşimsi yanıyormuş..
saymaya başlasam şordan köyiçine yol olur sözlükçüm.
bikerem ; votka kafayı dağıtır,sevgili bünyeyi..
bikerem ; votka kafayı dağıtır,sevgili bünyeyi..
yalanın katmerlisi. bunu söyleyenden korkarım arkadaş. arada kendim söylüyorum ; bildiğin tırsıyorum zannımdan.
nitekim gelecekle ilgili fikir beyanı gibim saçma bir eylem yok.
nitekim gelecekle ilgili fikir beyanı gibim saçma bir eylem yok.
(bkz: vay homukoim)
kaçan treninin uzaktan gelen sesi.
şu hayatta doğru zamanlama kadar mühim olan başka birşey daha varsa kulağımı keserim. [ybkz]swh[/ybkz]
şu hayatta doğru zamanlama kadar mühim olan başka birşey daha varsa kulağımı keserim. [ybkz]swh[/ybkz]
ucundan da alınsa bir parçan senden ayrıldı hissiyatından mıdır , kuaför ortamında o renkli tırnaklı adamların sana dokanmasından mıdır nedir ; ruhum çöküntüye uğruyor resmen sözlük.
elalemin cebi para dolsun diye yapılan eylem. her türlü baskıyı,hakareti, bilimum tacizsel kelamı yersin ,ama yinede isyan edemez, hıyar gibi kalırsın afedersin.moralin bozulur haliylen verimin iyice düşer.
varlığından şüphe ettiğim çocuk cinsi.
büyük bir eksiklik ; nitekim kuzenim beni öle öküz gibi sallayarak düşürmeseydi belki de şoanki hurremden eser olmayacağdı.
büyük bir eksiklik ; nitekim kuzenim beni öle öküz gibi sallayarak düşürmeseydi belki de şoanki hurremden eser olmayacağdı.
şöle bi kendini göstermek baabında yürümek olarak anladığım fiil.
"bu hafta biter mi lam" yoğunluğunda geçen ruh hali. bitmecek galibam.
en tatlı uykuların,en atraksiyonlu rüyaların habercisi olan eylem. resmen aşerdim be sözlük. [ybkz]swh[/ybkz]
adam olucakları söylüyor, dürüst ve net yaklaşımından ötürü kutluyor ve tüm erkek sevgili adaylarına tavsiye ediyorum.
haftaiçinin son günü. cumartesinin arifesi olmasıylan da değişik duyguların günü.
bir adet can yücel yazısı.
oburum.
akşam oturayım televizyon karşısına... bir kanalı izlerken, öbüründekini merak ederim; orada da aşağı yukarı aynı şeyi göreceğimi adım gibi bilmeme rağmen...
bir şehirde yaşarken, diğerindedir aklım; o şehirler ki, çok da farkı yok birbirinden...
doymak bilmez bir çocuk gibiyim; yetinemiyorum.
islığım, bütün şarkıları aynı anda çalmak istiyor; uçurtmam, kainatın tüm semalarında kanat çırpmak...
gemlenmez bir merak duygusu, "her yemeği tat", "her çiçeği kokla" diye ha babam kamçılıyor beni... telaştan ne tadını ayırt edebiliyorum yemeklerin, ne de kokusunu çiçeklerin...
her akarsuya karışıp gitmek geliyor içimden; hangisine karışsam, gözüm ters akıntıda...
halbuki her akarsu, aynı denize karışıyor sonunda...
sinemadaysam, gelecek filmi, izleyeceğimden daha çok merak ediyorum; ki onun sonu da aynı, biliyorum.
hangi mektubu açsam, açılmayan için meraklanırım...
kulağım, çalacak telefonda; en sıkıldığım anda dahi telefon edenlerden...
kış boyu yazı iple çekmişken...
şimdi sonbaharı özlemek neden...?
Çünkü yüreğimin iki yanına taht kurmuş ikizler, o ilk hazirandan beri durmaz, tepişir.
"kalk gidelim" derken biri, "halt etme otur" diye eteğinden çeker diğeri
biri karınca, öbürü ağustos böceği...
hergele sokak çocuğuyla, evinin uysal erkeği.
oysa yaş kemale erdi; "nihai tercih"in vakti geldi.
tepeleyeceğim birini; ama bilmem hangisini
oburum.
akşam oturayım televizyon karşısına... bir kanalı izlerken, öbüründekini merak ederim; orada da aşağı yukarı aynı şeyi göreceğimi adım gibi bilmeme rağmen...
bir şehirde yaşarken, diğerindedir aklım; o şehirler ki, çok da farkı yok birbirinden...
doymak bilmez bir çocuk gibiyim; yetinemiyorum.
islığım, bütün şarkıları aynı anda çalmak istiyor; uçurtmam, kainatın tüm semalarında kanat çırpmak...
gemlenmez bir merak duygusu, "her yemeği tat", "her çiçeği kokla" diye ha babam kamçılıyor beni... telaştan ne tadını ayırt edebiliyorum yemeklerin, ne de kokusunu çiçeklerin...
her akarsuya karışıp gitmek geliyor içimden; hangisine karışsam, gözüm ters akıntıda...
halbuki her akarsu, aynı denize karışıyor sonunda...
sinemadaysam, gelecek filmi, izleyeceğimden daha çok merak ediyorum; ki onun sonu da aynı, biliyorum.
hangi mektubu açsam, açılmayan için meraklanırım...
kulağım, çalacak telefonda; en sıkıldığım anda dahi telefon edenlerden...
kış boyu yazı iple çekmişken...
şimdi sonbaharı özlemek neden...?
Çünkü yüreğimin iki yanına taht kurmuş ikizler, o ilk hazirandan beri durmaz, tepişir.
"kalk gidelim" derken biri, "halt etme otur" diye eteğinden çeker diğeri
biri karınca, öbürü ağustos böceği...
hergele sokak çocuğuyla, evinin uysal erkeği.
oysa yaş kemale erdi; "nihai tercih"in vakti geldi.
tepeleyeceğim birini; ama bilmem hangisini
cumanın yarattığı bir sendrom bençe. böle tatlı ekşi bişi.
eskiden ulus civarındaymış ve tüm ünlülerin akın akın ; akın ettiği pazar imiş. halan ordamı bilmiyorum ama 20,30 milyina tüm dolabı gayet ciks bişekilde yenileme imkanı var imiş.. muş miş..
haftaiçinin sondan birinci günü. sona yaklaşmanın verdiği bahar tazeliğiylen yüzlerde bir damla tebessüm içeren gün. yinede bitmiyor bitmiyor...
nasıl sevgiymiş görün de bakın
sevgilim seninle buluşmam yakın
unuttum desem de inanma sakın
anılarla yazdım seni kalbime...
by müslüm olan güzel eser.
sevgilim seninle buluşmam yakın
unuttum desem de inanma sakın
anılarla yazdım seni kalbime...
by müslüm olan güzel eser.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?