(bkz: yengen)
elle bile yenmiyor ya...
yağmur nereye tarla oraya medyası.
bi kaç tane muhalif kanal vardı, onların da akibeti belli. önce kanallara cezalar, sonra adamlar hop içeri.
bi kaç tane muhalif yazar vardı.. neyse konuşmayacağım. ilhan selçuk gibi bir çınarı bile içeri attınız lan.
neticesinde. maymun bunların hepsi. halkı uyutmak için kullanılan en kolay yol.
evdeki televizyonları atsak, yeridir. hem kafamız açılır, hem her şeyden daha kolay haberimiz olur inanın.
bi kaç tane muhalif kanal vardı, onların da akibeti belli. önce kanallara cezalar, sonra adamlar hop içeri.
bi kaç tane muhalif yazar vardı.. neyse konuşmayacağım. ilhan selçuk gibi bir çınarı bile içeri attınız lan.
neticesinde. maymun bunların hepsi. halkı uyutmak için kullanılan en kolay yol.
evdeki televizyonları atsak, yeridir. hem kafamız açılır, hem her şeyden daha kolay haberimiz olur inanın.
---------------alıntı---------------
Beşiktaş'ın Efsane Başkanı Süleyman Seba'nın, Divan Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz'i işaret göstererek Kongre sürecine yön vermesi çok tartışıldı.
Hatta Serdal Adal'nın çekilme nedeni de buna bağlandı.
Benim en çok ağrıma giden, sanki bu sürecin tek sorumlusu 86 yaşında ki, bu koca adam mış gibi davranılması ve ona ağır ithamlarda bulunulması.
Ben mahalle baskısından korkmam, Benim sorumluluğunu üstlendiğim kurumun sahibi, Başkan adayı, Levent Erdoğan olabilir. Levent Erdoğan da, Seba'nın çağrısı doğrultusunda Başkanlıktan çekilip Yalçın Karadeniz'i destekleyebilir.
Hatta taraftarların göz bebeği Serdal Adalı'nın adaylıktan vaz geçme kararı da, Seba'ya bağlanabilir.
Ama bunun koca bir yalan olduğunu bilmenizi isterim.
çünkü Seba, Yalçın Karadeniz'i Aday Göstermedi.
Sayın Süleyman Seba Allah ömür versin hala ayakta. Arada bir sevenleriyle buluşur sohbetlerde bulunur.
Geçenlerde bu sohbetlerden birine katıldım. Gecenin ilerleyen saatlerinde, Cengiz Sarıkaya ,Seba'ya sokularak "Ne olacak Başkanım Beşiktaş'ın hali" diye fısıldadı.
Seba, duymadı. Sarıkaya'nın koluna "Bir daha sorar mısın" anlamında dokundum.
Seba kafyı çevirip sert bir ifadeyle baktı ve "Ne diyorsun Cengiz" diye sordu.
"Başkanım ne düşünüyorsunuz. Başkan kim olmalı?"
Seba kendinden emin bir tavırla, "Beşiktaş'a Başkan mı yok, ne sorup duruyorsunuz" dedi.
Masadakilerle ile göz göze geldik, çünkü ortada herkesin birleşeceği bir aday falan yoktu.
Sonra bir anda gülümsedi.
"Korkmayın, Beşiktaş Başkansız Kalmaz. En kötü son gün biri çıkar camia onun altında toplanır" diye ekledi.
Başka soru soramadık.
Hata yapmışız.. Keşke Kağıt imzalatsaymışız!
Seba anlaşılan bir kaç gece sonra da dostlarıyla buluşmuş. Bu buluşmada ona Beşiktaş gündemi daha da karartılarak anlatılmış. "Başkan adayı yok kimsede çıkmıyor. Beşiktaş kayyuma gidiyor" denince, sinirlenip aynı tepkileri vermiş ve eklemiş.
"Söyleriz Yalçın'a (Karadeniz) kimse çıkmazsa o çıkar"
"O zaman bunu yazılı olarak duyuralım da Camia rahat etsin" dediklerindeyse güvenmiş.
Ve imza!..
Sonrasını biliyorsunuz zaten.
Seba, Adayını Seçti.
işte Seba'nın adayı.
Seba Yalçın Karadeniz'in Başkan olmasını istedi.
(b: Süleyman Seba, Yalçın Karadeniz'i aday falan göstermedi. "Kimse çıkmazsa söyleriz o çıkar" dedi.)
Faruk Pala, Mehki Başak, Erdoğan Nasıroğlu maalesef bu olayı dolandırdılar.
(b: 86 yaşında ki bir çınarın tepesine çıkıp "Budayacağız" diyerek, dallarını kırdılar).
"Sulayacağız" diyerek köküne kazma vurdular.
Koca Ağacı da Beşiktaş'ın üzerine yıktılar.
önce Adalı gitti. Sanki tek suçlu Seba'ymış gibi.
Fikret Orman, "Adalı yoksa ben varım" dedi.
L.Erdoğan adaylıktan çekilip, Karadeniz'i destekledi.
Karadeniz'e göreyse, Seba'nın söylediği. "Emir" teşkil edilmeli.
Hiç kimse gidipte "Sen ne demek istedin Başkan?" demedi.
çünkü herkesin işine öyle geldi.
Seba'nın tüm yemeklerinde hazır bulunan Genel Kurul üyesi Altay Altın, geçen gün kendisini arayarak, kilit soruyu sordu:
Yalçın Ağabeyi mi destekliyoruz Başkan?
(b: Seba sinirlendi ve "Ne münasebet. Kimi destekleyeceğinizi bana mı soruyorsunuz. Kime inanıyorsanız gidin onu destekleyin" dedi).
Son Başkan adayı Nazmi Koca'da helallik almaya gittiği Seba'ya, dün akşam, kimseyi aday göstermediğini doğrulattı.
(b: Koskoca Beşiktaş, 86 yaşında ki bir çınarın arkasına saklanarak resmen saklambaç oynadı).
Ben Seba'yı kandırdılar demiyorum.
(b: Seba'yı alet edip, hepimizi kandırdılar diyorum).
Yalçın Karadeniz, ya bu işi acilen netleştirmeli, ya da adaylıktan hemen çekilmeli.
Yoksa bu ayıp hepimize yeter.
Bu ayıp tarihe geçer.
(bkz: Erdem ULUS)
---------------alıntı---------------
Beşiktaş'ın Efsane Başkanı Süleyman Seba'nın, Divan Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz'i işaret göstererek Kongre sürecine yön vermesi çok tartışıldı.
Hatta Serdal Adal'nın çekilme nedeni de buna bağlandı.
Benim en çok ağrıma giden, sanki bu sürecin tek sorumlusu 86 yaşında ki, bu koca adam mış gibi davranılması ve ona ağır ithamlarda bulunulması.
Ben mahalle baskısından korkmam, Benim sorumluluğunu üstlendiğim kurumun sahibi, Başkan adayı, Levent Erdoğan olabilir. Levent Erdoğan da, Seba'nın çağrısı doğrultusunda Başkanlıktan çekilip Yalçın Karadeniz'i destekleyebilir.
Hatta taraftarların göz bebeği Serdal Adalı'nın adaylıktan vaz geçme kararı da, Seba'ya bağlanabilir.
Ama bunun koca bir yalan olduğunu bilmenizi isterim.
çünkü Seba, Yalçın Karadeniz'i Aday Göstermedi.
Sayın Süleyman Seba Allah ömür versin hala ayakta. Arada bir sevenleriyle buluşur sohbetlerde bulunur.
Geçenlerde bu sohbetlerden birine katıldım. Gecenin ilerleyen saatlerinde, Cengiz Sarıkaya ,Seba'ya sokularak "Ne olacak Başkanım Beşiktaş'ın hali" diye fısıldadı.
Seba, duymadı. Sarıkaya'nın koluna "Bir daha sorar mısın" anlamında dokundum.
Seba kafyı çevirip sert bir ifadeyle baktı ve "Ne diyorsun Cengiz" diye sordu.
"Başkanım ne düşünüyorsunuz. Başkan kim olmalı?"
Seba kendinden emin bir tavırla, "Beşiktaş'a Başkan mı yok, ne sorup duruyorsunuz" dedi.
Masadakilerle ile göz göze geldik, çünkü ortada herkesin birleşeceği bir aday falan yoktu.
Sonra bir anda gülümsedi.
"Korkmayın, Beşiktaş Başkansız Kalmaz. En kötü son gün biri çıkar camia onun altında toplanır" diye ekledi.
Başka soru soramadık.
Hata yapmışız.. Keşke Kağıt imzalatsaymışız!
Seba anlaşılan bir kaç gece sonra da dostlarıyla buluşmuş. Bu buluşmada ona Beşiktaş gündemi daha da karartılarak anlatılmış. "Başkan adayı yok kimsede çıkmıyor. Beşiktaş kayyuma gidiyor" denince, sinirlenip aynı tepkileri vermiş ve eklemiş.
"Söyleriz Yalçın'a (Karadeniz) kimse çıkmazsa o çıkar"
"O zaman bunu yazılı olarak duyuralım da Camia rahat etsin" dediklerindeyse güvenmiş.
Ve imza!..
Sonrasını biliyorsunuz zaten.
Seba, Adayını Seçti.
işte Seba'nın adayı.
Seba Yalçın Karadeniz'in Başkan olmasını istedi.
(b: Süleyman Seba, Yalçın Karadeniz'i aday falan göstermedi. "Kimse çıkmazsa söyleriz o çıkar" dedi.)
Faruk Pala, Mehki Başak, Erdoğan Nasıroğlu maalesef bu olayı dolandırdılar.
(b: 86 yaşında ki bir çınarın tepesine çıkıp "Budayacağız" diyerek, dallarını kırdılar).
"Sulayacağız" diyerek köküne kazma vurdular.
Koca Ağacı da Beşiktaş'ın üzerine yıktılar.
önce Adalı gitti. Sanki tek suçlu Seba'ymış gibi.
Fikret Orman, "Adalı yoksa ben varım" dedi.
L.Erdoğan adaylıktan çekilip, Karadeniz'i destekledi.
Karadeniz'e göreyse, Seba'nın söylediği. "Emir" teşkil edilmeli.
Hiç kimse gidipte "Sen ne demek istedin Başkan?" demedi.
çünkü herkesin işine öyle geldi.
Seba'nın tüm yemeklerinde hazır bulunan Genel Kurul üyesi Altay Altın, geçen gün kendisini arayarak, kilit soruyu sordu:
Yalçın Ağabeyi mi destekliyoruz Başkan?
(b: Seba sinirlendi ve "Ne münasebet. Kimi destekleyeceğinizi bana mı soruyorsunuz. Kime inanıyorsanız gidin onu destekleyin" dedi).
Son Başkan adayı Nazmi Koca'da helallik almaya gittiği Seba'ya, dün akşam, kimseyi aday göstermediğini doğrulattı.
(b: Koskoca Beşiktaş, 86 yaşında ki bir çınarın arkasına saklanarak resmen saklambaç oynadı).
Ben Seba'yı kandırdılar demiyorum.
(b: Seba'yı alet edip, hepimizi kandırdılar diyorum).
Yalçın Karadeniz, ya bu işi acilen netleştirmeli, ya da adaylıktan hemen çekilmeli.
Yoksa bu ayıp hepimize yeter.
Bu ayıp tarihe geçer.
(bkz: Erdem ULUS)
---------------alıntı---------------
süleyman seba'nın aday gösterdiğine ilişkin okunması elzem yazı. yazı sahibi erdem ulus.
---------------alıntı---------------
Beşiktaş'ın Efsane Başkanı Süleyman Seba'nın, Divan Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz'i işaret göstererek Kongre sürecine yön vermesi çok tartışıldı.
Hatta Serdal Adal'nın çekilme nedeni de buna bağlandı.
Benim en çok ağrıma giden, sanki bu sürecin tek sorumlusu 86 yaşında ki, bu koca adam mış gibi davranılması ve ona ağır ithamlarda bulunulması.
Ben mahalle baskısından korkmam, Benim sorumluluğunu üstlendiğim kurumun sahibi, Başkan adayı, Levent Erdoğan olabilir. Levent Erdoğan da, Seba'nın çağrısı doğrultusunda Başkanlıktan çekilip Yalçın Karadeniz'i destekleyebilir.
Hatta taraftarların göz bebeği Serdal Adalı'nın adaylıktan vaz geçme kararı da, Seba'ya bağlanabilir.
Ama bunun koca bir yalan olduğunu bilmenizi isterim.
çünkü Seba, Yalçın Karadeniz'i Aday Göstermedi.
Sayın Süleyman Seba Allah ömür versin hala ayakta. Arada bir sevenleriyle buluşur sohbetlerde bulunur.
Geçenlerde bu sohbetlerden birine katıldım. Gecenin ilerleyen saatlerinde, Cengiz Sarıkaya ,Seba'ya sokularak "Ne olacak Başkanım Beşiktaş'ın hali" diye fısıldadı.
Seba, duymadı. Sarıkaya'nın koluna "Bir daha sorar mısın" anlamında dokundum.
Seba kafyı çevirip sert bir ifadeyle baktı ve "Ne diyorsun Cengiz" diye sordu.
"Başkanım ne düşünüyorsunuz. Başkan kim olmalı?"
Seba kendinden emin bir tavırla, "Beşiktaş'a Başkan mı yok, ne sorup duruyorsunuz" dedi.
Masadakilerle ile göz göze geldik, çünkü ortada herkesin birleşeceği bir aday falan yoktu.
Sonra bir anda gülümsedi.
"Korkmayın, Beşiktaş Başkansız Kalmaz. En kötü son gün biri çıkar camia onun altında toplanır" diye ekledi.
Başka soru soramadık.
Hata yapmışız.. Keşke Kağıt imzalatsaymışız!
Seba anlaşılan bir kaç gece sonra da dostlarıyla buluşmuş. Bu buluşmada ona Beşiktaş gündemi daha da karartılarak anlatılmış. "Başkan adayı yok kimsede çıkmıyor. Beşiktaş kayyuma gidiyor" denince, sinirlenip aynı tepkileri vermiş ve eklemiş.
"Söyleriz Yalçın'a (Karadeniz) kimse çıkmazsa o çıkar"
"O zaman bunu yazılı olarak duyuralım da Camia rahat etsin" dediklerindeyse güvenmiş.
Ve imza!..
Sonrasını biliyorsunuz zaten.
Seba, Adayını Seçti.
işte Seba'nın adayı.
Seba Yalçın Karadeniz'in Başkan olmasını istedi.
(b: Süleyman Seba, Yalçın Karadeniz'i aday falan göstermedi. "Kimse çıkmazsa söyleriz o çıkar" dedi.)
Faruk Pala, Mehti Eker, Erdoğan Nasıroğlu maalesef bu olayı dolandırdılar.
(b: 86 yaşında ki bir çınarın tepesine çıkıp "Budayacağız" diyerek, dallarını kırdılar).
"Sulayacağız" diyerek köküne kazma vurdular.
Koca Ağacı da Beşiktaş'ın üzerine yıktılar.
önce Adalı gitti. Sanki tek suçlu Seba'ymış gibi.
Fikret Orman, "Adalı yoksa ben varım" dedi.
L.Erdoğan adaylıktan çekilip, Karadeniz'i destekledi.
Karadeniz'e göreyse, Seba'nın söylediği. "Emir" teşkil edilmeli.
Hiç kimse gidipte "Sen ne demek istedin Başkan?" demedi.
çünkü herkesin işine öyle geldi.
Seba'nın tüm yemeklerinde hazır bulunan Genel Kurul üyesi Altay Altın, geçen gün kendisini arayarak, kilit soruyu sordu:
Yalçın Ağabeyi mi destekliyoruz Başkan?
(b: Seba sinirlendi) ve "(b: Ne münasebet. Kimi destekleyeceğinizi bana mı soruyorsunuz. Kime inanıyorsanız gidin onu destekleyin)" dedi.
Son Başkan adayı Nazmi Koca'da helallik almaya gittiği Seba'ya, dün akşam, kimseyi aday göstermediğini doğrulattı.
Koskoca Beşiktaş, 86 yaşında ki bir çınarın arkasına saklanarak resmen saklambaç oynadı.
Ben Seba'yı kandırdılar demiyorum.
Seba'yı alet edip, hepimizi kandırdılar diyorum.
Yalçın Karadeniz, ya bu işi acilen netleştirmeli, ya da adaylıktan hemen çekilmeli.
Yoksa bu ayıp hepimize yeter.
Bu ayıp tarihe geçer.
Erdem ULUS
---------------alıntı---------------
http://www.kartalbakisi.com/kose/bu-ayip-tarihe-gecer/38560/
---------------alıntı---------------
Beşiktaş'ın Efsane Başkanı Süleyman Seba'nın, Divan Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz'i işaret göstererek Kongre sürecine yön vermesi çok tartışıldı.
Hatta Serdal Adal'nın çekilme nedeni de buna bağlandı.
Benim en çok ağrıma giden, sanki bu sürecin tek sorumlusu 86 yaşında ki, bu koca adam mış gibi davranılması ve ona ağır ithamlarda bulunulması.
Ben mahalle baskısından korkmam, Benim sorumluluğunu üstlendiğim kurumun sahibi, Başkan adayı, Levent Erdoğan olabilir. Levent Erdoğan da, Seba'nın çağrısı doğrultusunda Başkanlıktan çekilip Yalçın Karadeniz'i destekleyebilir.
Hatta taraftarların göz bebeği Serdal Adalı'nın adaylıktan vaz geçme kararı da, Seba'ya bağlanabilir.
Ama bunun koca bir yalan olduğunu bilmenizi isterim.
çünkü Seba, Yalçın Karadeniz'i Aday Göstermedi.
Sayın Süleyman Seba Allah ömür versin hala ayakta. Arada bir sevenleriyle buluşur sohbetlerde bulunur.
Geçenlerde bu sohbetlerden birine katıldım. Gecenin ilerleyen saatlerinde, Cengiz Sarıkaya ,Seba'ya sokularak "Ne olacak Başkanım Beşiktaş'ın hali" diye fısıldadı.
Seba, duymadı. Sarıkaya'nın koluna "Bir daha sorar mısın" anlamında dokundum.
Seba kafyı çevirip sert bir ifadeyle baktı ve "Ne diyorsun Cengiz" diye sordu.
"Başkanım ne düşünüyorsunuz. Başkan kim olmalı?"
Seba kendinden emin bir tavırla, "Beşiktaş'a Başkan mı yok, ne sorup duruyorsunuz" dedi.
Masadakilerle ile göz göze geldik, çünkü ortada herkesin birleşeceği bir aday falan yoktu.
Sonra bir anda gülümsedi.
"Korkmayın, Beşiktaş Başkansız Kalmaz. En kötü son gün biri çıkar camia onun altında toplanır" diye ekledi.
Başka soru soramadık.
Hata yapmışız.. Keşke Kağıt imzalatsaymışız!
Seba anlaşılan bir kaç gece sonra da dostlarıyla buluşmuş. Bu buluşmada ona Beşiktaş gündemi daha da karartılarak anlatılmış. "Başkan adayı yok kimsede çıkmıyor. Beşiktaş kayyuma gidiyor" denince, sinirlenip aynı tepkileri vermiş ve eklemiş.
"Söyleriz Yalçın'a (Karadeniz) kimse çıkmazsa o çıkar"
"O zaman bunu yazılı olarak duyuralım da Camia rahat etsin" dediklerindeyse güvenmiş.
Ve imza!..
Sonrasını biliyorsunuz zaten.
Seba, Adayını Seçti.
işte Seba'nın adayı.
Seba Yalçın Karadeniz'in Başkan olmasını istedi.
(b: Süleyman Seba, Yalçın Karadeniz'i aday falan göstermedi. "Kimse çıkmazsa söyleriz o çıkar" dedi.)
Faruk Pala, Mehti Eker, Erdoğan Nasıroğlu maalesef bu olayı dolandırdılar.
(b: 86 yaşında ki bir çınarın tepesine çıkıp "Budayacağız" diyerek, dallarını kırdılar).
"Sulayacağız" diyerek köküne kazma vurdular.
Koca Ağacı da Beşiktaş'ın üzerine yıktılar.
önce Adalı gitti. Sanki tek suçlu Seba'ymış gibi.
Fikret Orman, "Adalı yoksa ben varım" dedi.
L.Erdoğan adaylıktan çekilip, Karadeniz'i destekledi.
Karadeniz'e göreyse, Seba'nın söylediği. "Emir" teşkil edilmeli.
Hiç kimse gidipte "Sen ne demek istedin Başkan?" demedi.
çünkü herkesin işine öyle geldi.
Seba'nın tüm yemeklerinde hazır bulunan Genel Kurul üyesi Altay Altın, geçen gün kendisini arayarak, kilit soruyu sordu:
Yalçın Ağabeyi mi destekliyoruz Başkan?
(b: Seba sinirlendi) ve "(b: Ne münasebet. Kimi destekleyeceğinizi bana mı soruyorsunuz. Kime inanıyorsanız gidin onu destekleyin)" dedi.
Son Başkan adayı Nazmi Koca'da helallik almaya gittiği Seba'ya, dün akşam, kimseyi aday göstermediğini doğrulattı.
Koskoca Beşiktaş, 86 yaşında ki bir çınarın arkasına saklanarak resmen saklambaç oynadı.
Ben Seba'yı kandırdılar demiyorum.
Seba'yı alet edip, hepimizi kandırdılar diyorum.
Yalçın Karadeniz, ya bu işi acilen netleştirmeli, ya da adaylıktan hemen çekilmeli.
Yoksa bu ayıp hepimize yeter.
Bu ayıp tarihe geçer.
Erdem ULUS
---------------alıntı---------------
http://www.kartalbakisi.com/kose/bu-ayip-tarihe-gecer/38560/
14.03 itibariylen bugün onun günü.
canı gönülden kutlar, bir çemberi çevresine bölmesi hususunda esenlikler dilerim.
canı gönülden kutlar, bir çemberi çevresine bölmesi hususunda esenlikler dilerim.
memleketimin 4 duvarından birinde çarşı yazdığına göre, kitlemiz tarafından onaylanmaması için hiç bir sebep göremiyorum.
insan bi duygulanıyor o duvarları görünce.
zaten tuvalet en güzel fikirlerimizin akla geldiği yer...
bağlantı kuramadım kendi söylediklerim arasında ama yeni soda içtim.
onun şişkinliği mevcut üzerinize afiyet.
bu eylemi onaylıyorum ha, yazalım her yere yazalım.
silinmez kalemle yazalım.
insan bi duygulanıyor o duvarları görünce.
zaten tuvalet en güzel fikirlerimizin akla geldiği yer...
bağlantı kuramadım kendi söylediklerim arasında ama yeni soda içtim.
onun şişkinliği mevcut üzerinize afiyet.
bu eylemi onaylıyorum ha, yazalım her yere yazalım.
silinmez kalemle yazalım.
(bkz: dingoç başkan beşiktaş'ım şampiyon)
bana da tesislerin kenarında köşesinde bir iş verirse çok kral olur tabi.
güzel kahve içerim, yazım güzeldir, matematik desen gırla..
ne iş olsa yaparım dicektim de kalifiye yalakalık yapayım dedim. euhue
bana da tesislerin kenarında köşesinde bir iş verirse çok kral olur tabi.
güzel kahve içerim, yazım güzeldir, matematik desen gırla..
ne iş olsa yaparım dicektim de kalifiye yalakalık yapayım dedim. euhue
şu aralar londra'dan yarışmacıların yarıştığı program.
aksanlı konuşmalar olmasa anlayamazsın ama, londra'da mı, anadolu'da mı.
yurdum insanı her yerde statik özelliklerini koruyor. tamam ben de süper şık bir insan değilim ama programlara katılmıyorum.
aksanlı konuşmalar olmasa anlayamazsın ama, londra'da mı, anadolu'da mı.
yurdum insanı her yerde statik özelliklerini koruyor. tamam ben de süper şık bir insan değilim ama programlara katılmıyorum.
yazılarına her denk geldiğimde - du bi hoşgeldin diyeyim- dediğim, lakin yeltenme esnasında, isminde ne demek istemiş acaba sorularıyla napıcağımı unuttuğum yazar.
ben sonunda amacıma ulaştım ve hoşgeldin diyebildim, kendisi de isim seçerken ki kıvılcımları bizimle paylaşırsa sevinirim. paylaşmassa da üzülmem ha. kişisel giz'e saygım mevcut. [ybkz]swh[/ybkz]
ben sonunda amacıma ulaştım ve hoşgeldin diyebildim, kendisi de isim seçerken ki kıvılcımları bizimle paylaşırsa sevinirim. paylaşmassa da üzülmem ha. kişisel giz'e saygım mevcut. [ybkz]swh[/ybkz]
basın toplantısındaki quaresma sorusunu derinlemesine bir çalımla uzaklaştıran teknik adam.
son anda kaybetmelere alışmış bir taraftar kitlesi için , güzel haber.
camiamıza hediye ediyorum ben. euheu
camiamıza hediye ediyorum ben. euheu
okumaya doyamadığım parça...
---------------alıntı---------------
insanın kaderinin efendisi olamamasından daha acısı vicdanının efendisi olamamasıdır.
Anladığım şeylerin yanında oldum, tam anlayamadıklarıma tarafsız kaldım, hiç anlamadıklarıma karşı çıktım. Hata yapmaya son derece açık bir tutum olduğunu kabul ediyorum, ama başkalarının sahip olduğu değer biçme enstrümanlarına sahip değilseniz, akıl sizin için bir Tanrıya dönüşebiliyor.
Hayatımda pek çok kesilip atılmış ilişki var, kimi kangrene dönüşmüştü, başka çare yoktu, ama bazıları sadece sorunu anlamakta, değerlendirmekte ve çözmekte beceriksiz kaldığım için bu hale geldi. Bazıları da kendimi ifade edemediğim için, bazen tembelliğe kapılıp ifade etmek istemediğim, hatta çoğu zaman kibrime yenilip yanlış anlaşılmalara göz göre göre izin verdiğim için beni terk etti. Karşımdakiler de en az benim kadar korkak, bencil ve beceriksizdi.
insan bir ilişkiler çöplüğü oluyor zamanla. Evinizdeki kütüphane gibi, o nasıl bir süre sonra ciltler çöplüğüne dönüşüyorsa, koleksiyoncu kelebekleri öldürmek zorundaysa insanlar da anılar müzesindeki yerini alıyor.
Geçmişe sünger çekmek konusunda üstüme tanımam, yine de söylemek isterim ki bu benim için de hiçbir zaman kolay olmadı. Yine de şimdi, söylüyorum ki; son sözler bitmez, insanın susması gereken anı bilmesi gerekir. Yoksa sonlara alışamayan insan ölüme nasıl alışır?
Siz olmadan, ben olmadan, o olmadan yaşamanın ya da ölmenin inanın sizinle, benimle, onunla yaşamaktan ya da ölmekten farkı yok. Ya da daha fazla işinize geleceğini sandığım bir savla, illa haklı olduğunuza inanıyorsanız, illa her ilişkiden muzaffer ayrılmak zorundaysanız, bırakın diğerlerini ikna etmeye çalışmayı ve haklılığınızın tadını çıkarın. Yoksa bu canınızı mı yakıyor bilmiyorum ama maalesef size sizden başka kimse hesap sormayacak.
---------------alıntı---------------
---------------alıntı---------------
insanın kaderinin efendisi olamamasından daha acısı vicdanının efendisi olamamasıdır.
Anladığım şeylerin yanında oldum, tam anlayamadıklarıma tarafsız kaldım, hiç anlamadıklarıma karşı çıktım. Hata yapmaya son derece açık bir tutum olduğunu kabul ediyorum, ama başkalarının sahip olduğu değer biçme enstrümanlarına sahip değilseniz, akıl sizin için bir Tanrıya dönüşebiliyor.
Hayatımda pek çok kesilip atılmış ilişki var, kimi kangrene dönüşmüştü, başka çare yoktu, ama bazıları sadece sorunu anlamakta, değerlendirmekte ve çözmekte beceriksiz kaldığım için bu hale geldi. Bazıları da kendimi ifade edemediğim için, bazen tembelliğe kapılıp ifade etmek istemediğim, hatta çoğu zaman kibrime yenilip yanlış anlaşılmalara göz göre göre izin verdiğim için beni terk etti. Karşımdakiler de en az benim kadar korkak, bencil ve beceriksizdi.
insan bir ilişkiler çöplüğü oluyor zamanla. Evinizdeki kütüphane gibi, o nasıl bir süre sonra ciltler çöplüğüne dönüşüyorsa, koleksiyoncu kelebekleri öldürmek zorundaysa insanlar da anılar müzesindeki yerini alıyor.
Geçmişe sünger çekmek konusunda üstüme tanımam, yine de söylemek isterim ki bu benim için de hiçbir zaman kolay olmadı. Yine de şimdi, söylüyorum ki; son sözler bitmez, insanın susması gereken anı bilmesi gerekir. Yoksa sonlara alışamayan insan ölüme nasıl alışır?
Siz olmadan, ben olmadan, o olmadan yaşamanın ya da ölmenin inanın sizinle, benimle, onunla yaşamaktan ya da ölmekten farkı yok. Ya da daha fazla işinize geleceğini sandığım bir savla, illa haklı olduğunuza inanıyorsanız, illa her ilişkiden muzaffer ayrılmak zorundaysanız, bırakın diğerlerini ikna etmeye çalışmayı ve haklılığınızın tadını çıkarın. Yoksa bu canınızı mı yakıyor bilmiyorum ama maalesef size sizden başka kimse hesap sormayacak.
---------------alıntı---------------
son saniyelere berabere girmek en büyük karamsarlığımken hem de...
kader elinde olmadan çizilenken, vicdan yüreğinle çizdiğindir.
---------------alıntı---------------
insanın kaderinin efendisi olamamasından daha acısı ki vicdanının efendisi olamamasıdır...
---------------alıntı---------------
---------------alıntı---------------
insanın kaderinin efendisi olamamasından daha acısı ki vicdanının efendisi olamamasıdır...
---------------alıntı---------------
(bkz: ali desidero)
bu kadar hak yiyen, bu kadar zalim insanın,
kendine hırsızlığı ,tecavüzü ,katilliği mübah gören bir topluluğun, ulema geçinmesi, beni yeminlen dinden çıkarmak üzere.
kendine hırsızlığı ,tecavüzü ,katilliği mübah gören bir topluluğun, ulema geçinmesi, beni yeminlen dinden çıkarmak üzere.
ülkeden ziyade , şahsım adına konuşayım ;
(bkz: insanı dinden soğutan olaylar)
toprağımın ne günahı var.. suyum havamın ne günahı var ...
(bkz: insanı dinden soğutan olaylar)
toprağımın ne günahı var.. suyum havamın ne günahı var ...
genel de bir olayı kutlamak için kullanılan , esenlikler dileyen ifade.
ve senin başbakanın ; sivas katliamı davasının zamanaşımından düşmesi nin sonucunda ;
vatanıma hayırlı olsun diye kutluyor....
terbiyesizliğin, insanın gözünün içine baka baka hak yemenin daha güzel bir örneği olamazdı herhalde.
ne zaman ki bu adam ölecek ; eğer ben görürsem ; o zaman vatanıma hayırlı olacak.
ve senin başbakanın ; sivas katliamı davasının zamanaşımından düşmesi nin sonucunda ;
vatanıma hayırlı olsun diye kutluyor....
terbiyesizliğin, insanın gözünün içine baka baka hak yemenin daha güzel bir örneği olamazdı herhalde.
ne zaman ki bu adam ölecek ; eğer ben görürsem ; o zaman vatanıma hayırlı olacak.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?