yeni yaşını idman sonrası takım arkadaşlarıyla birlikte pasta keserek kutlayan oyuncumuz.
http://www.bjk.com.tr/tr/haber/62104/chris_lofton_un_dogum_gunu_kutlandi.html
--alıntı--
"Eurocup'ta oynamak demek, ağır deplasmanlar, yolculuklar, yurt dışına gidip gelmek, ayrı bir konsantrasyon demek. Eurocup takımlarının yabancı oyuncu rotasyonunun çok geniş olması gerek. Biz Eurocup'ta da iyi yol aldık, son 8'e kadar geldik. Tabi tüm bu yolculuklar ve maç temposu bizim lige konsantrasyonumuzu etkiliyordu. Çok fazla antrenman yapma ve rakibe hazırlanma fırsatı bulamıyorduk. Hataları düzeltmek için çok fazla zaman olmuyordu, hataları maç içinde düzeltmeye çalışıyorduk. Eurocup'tan elendikten sonra tüm konsantrasyonumuzu lige verdik. Bu çok önemli bir olgu. Oyuncularda zaman ilerledikçe birbirlerine ve sisteme daha çok alıştı. Bu benim oyun içinde daha rahat hamle yapmamı sağladı ve son haftalarda çok daha iyi basketbol oynamaya başladık.
Sakatlıkları sezon başında yaşasaydık süreç çok daha sancılı olurdu. Bu periyot içerisinde eksik kaldığımız için kaybettiğimiz bir Edirne maçı var. Belki tam kadro olabilsek o maçı da kazanacaktık. Keza gene bir Hatay maçı var. Bu maçları oynarken tüm oyuncular sahada olsa belki de bu süreci 8/8 geçecektik. Bu tür olguları sezonun başıyla sonu arasında değerlendirdiğinizde durum çok farklı olabiliyor. Bu tür çalkantıları sezon başında yaşasaydık herkes kendi dahili pozisyonuna alışıyor olacaktı, sisteme alışıyor olacaktı, düzene alışıyor olacaktı ve zorlanacaklardı. Ama sezon sonunda oyuncularım profesyonel, tecrübeli ve oyunu bilen oyuncular oldukları için birbirlerinin eksikliklerini kapatabiliyorlar. Elbette ki asla istemeyiz hiçbir oyuncunun sakatlanmasını ama görece olarak bu tür sıkıntıları sezon sonunda yaşamak bizi daha az etkiledi. Ama tabi birbirlerinin eksikliklerini kapatmaya çalışan oyuncularım aşırı yoruluyorlar. Son oynadığımız Orman Gençlik maçında da bu yorgunluğu bir hayli hissettik ve özellik savunma anlamında kötüydük. iyi savunma yapamadık.
Fenerbahçe'yi ligde hem deplasmanda hem de içeride yenmek oyuncularıma ciddi bir özgüven ve motivasyon sağladı. Fenerbahçe'yi değerlendirdiğinizde çok iyi bir kadro olduğunu, özellikle yabancı oyuncu rotasyonun çok etkili olduğunu görüyoruz. Fenerbahçe şu anda Avrupa'nın en pahalı üç takımından biri, Euroleague şampiyonluğu için kurulmuş bir takım.
Hedefimiz elbette ki kalan maçlarda 3'te 3 yapmak ve ligi bitirebildiğimiz en iyi yerde bitirmek. Tek bir galibiyet bile bizi play-off'lara bizi atacaktır. Ondan sonraki hedefimiz de gidebildiğimiz yere kadar gitmek. Bu sene çok ilginç bir lig oynuyoruz. 3 maçımız kaldı ve matematiksel olarak biz ligi 4. sırada da bitirebiliriz 9. sırada da bitirebiliriz. Altta bulunan 5 takımdan kimin düşeceği belli değil, arada bulunan 4 takımdan kimin play-off oynayacağı belli değil. Biz galibiyet serimize devam edip rakiplerimizin kaybetmesini bekleyeceğiz. Biz Fenerbahçe-Adana ASKİ ve Mersin galibiyetleriyle bu ligde her takımla başa baş oynayabileceğimizi gösterdik."
--alıntı--
"Eurocup'ta oynamak demek, ağır deplasmanlar, yolculuklar, yurt dışına gidip gelmek, ayrı bir konsantrasyon demek. Eurocup takımlarının yabancı oyuncu rotasyonunun çok geniş olması gerek. Biz Eurocup'ta da iyi yol aldık, son 8'e kadar geldik. Tabi tüm bu yolculuklar ve maç temposu bizim lige konsantrasyonumuzu etkiliyordu. Çok fazla antrenman yapma ve rakibe hazırlanma fırsatı bulamıyorduk. Hataları düzeltmek için çok fazla zaman olmuyordu, hataları maç içinde düzeltmeye çalışıyorduk. Eurocup'tan elendikten sonra tüm konsantrasyonumuzu lige verdik. Bu çok önemli bir olgu. Oyuncularda zaman ilerledikçe birbirlerine ve sisteme daha çok alıştı. Bu benim oyun içinde daha rahat hamle yapmamı sağladı ve son haftalarda çok daha iyi basketbol oynamaya başladık.
Sakatlıkları sezon başında yaşasaydık süreç çok daha sancılı olurdu. Bu periyot içerisinde eksik kaldığımız için kaybettiğimiz bir Edirne maçı var. Belki tam kadro olabilsek o maçı da kazanacaktık. Keza gene bir Hatay maçı var. Bu maçları oynarken tüm oyuncular sahada olsa belki de bu süreci 8/8 geçecektik. Bu tür olguları sezonun başıyla sonu arasında değerlendirdiğinizde durum çok farklı olabiliyor. Bu tür çalkantıları sezon başında yaşasaydık herkes kendi dahili pozisyonuna alışıyor olacaktı, sisteme alışıyor olacaktı, düzene alışıyor olacaktı ve zorlanacaklardı. Ama sezon sonunda oyuncularım profesyonel, tecrübeli ve oyunu bilen oyuncular oldukları için birbirlerinin eksikliklerini kapatabiliyorlar. Elbette ki asla istemeyiz hiçbir oyuncunun sakatlanmasını ama görece olarak bu tür sıkıntıları sezon sonunda yaşamak bizi daha az etkiledi. Ama tabi birbirlerinin eksikliklerini kapatmaya çalışan oyuncularım aşırı yoruluyorlar. Son oynadığımız Orman Gençlik maçında da bu yorgunluğu bir hayli hissettik ve özellik savunma anlamında kötüydük. iyi savunma yapamadık.
Fenerbahçe'yi ligde hem deplasmanda hem de içeride yenmek oyuncularıma ciddi bir özgüven ve motivasyon sağladı. Fenerbahçe'yi değerlendirdiğinizde çok iyi bir kadro olduğunu, özellikle yabancı oyuncu rotasyonun çok etkili olduğunu görüyoruz. Fenerbahçe şu anda Avrupa'nın en pahalı üç takımından biri, Euroleague şampiyonluğu için kurulmuş bir takım.
Hedefimiz elbette ki kalan maçlarda 3'te 3 yapmak ve ligi bitirebildiğimiz en iyi yerde bitirmek. Tek bir galibiyet bile bizi play-off'lara bizi atacaktır. Ondan sonraki hedefimiz de gidebildiğimiz yere kadar gitmek. Bu sene çok ilginç bir lig oynuyoruz. 3 maçımız kaldı ve matematiksel olarak biz ligi 4. sırada da bitirebiliriz 9. sırada da bitirebiliriz. Altta bulunan 5 takımdan kimin düşeceği belli değil, arada bulunan 4 takımdan kimin play-off oynayacağı belli değil. Biz galibiyet serimize devam edip rakiplerimizin kaybetmesini bekleyeceğiz. Biz Fenerbahçe-Adana ASKİ ve Mersin galibiyetleriyle bu ligde her takımla başa baş oynayabileceğimizi gösterdik."
--alıntı--
ikinci kez ön çapraz bağlarından sakatlık geçiren oyuncu. muhtemelen sezonu kapattı.
akşam idmanında necip uysal ile girdiği ikili mücadele sonrasında sakatlanan ve yapılan kontrollerde sağ ayak dördüncü parmağında kırık tespit edilen oyuncu. tedavisine başlanmış.
23-26 Nisan 2015 tarihleri arasında İspanya’nın Getafe şehrinde düzenlenecek Andre Vergauwen Kupası’nda B Grubu’nda yer alan, Almanya temsilcileri BG-Baskets Hamburg, Goldmann Dolphins Trier ve Fransa temsilcisi Hyeres Handi Basket ile karşılaşacak olan takımımız. program şu şekilde:
24 Nisan Cuma
13:30 Beşiktaş RMK Marine – Hyeres Handi Basket
20:15 BG-Basket Hamburg – Beşiktaş RMK Marine
25 Nisan Cumartesi
11:45 Goldmann Dolphins Trier – Beşiktaş RMK Marine
24 Nisan Cuma
13:30 Beşiktaş RMK Marine – Hyeres Handi Basket
20:15 BG-Basket Hamburg – Beşiktaş RMK Marine
25 Nisan Cumartesi
11:45 Goldmann Dolphins Trier – Beşiktaş RMK Marine
yeni yaşını idman sonrası takım arkadaşlarıyla birlikte pasta keserek kutlayan oyuncumuz.
http://www.bjk.com.tr/tr/haber/62095/esra_erden_atacan_rsquo_in_dogum_gunu_kutlandi.html
http://www.bjk.com.tr/tr/haber/62095/esra_erden_atacan_rsquo_in_dogum_gunu_kutlandi.html
saat 20.00'de başlayacak olan thy euroleague top 16 turu e grubu 12.hafta karşılaşması.
milwaukee bucks'ın indiana pacers'ı 111-107 mağlup ettiği maçta 34 sayı kaydederek nba'deki kariyer rekoruna imza atmıştır.
https://twitter.com/Emishor/status/581143899961483264
26 mart 2015 fenerbahçe ülker unicaja malaga maçı'nda aşil tendonundan sakatlanarak karşılaşmayı yarıda bırakan oyuncu. kontrollerden sonra netleşecek ama durumunun ciddi olduğu söyleniyor.
Meclis Genel Kurulu'nda 32 ret oya karşılık 199 kabul oyu ile yasalaşan tasarı. sahi bülent arınç - melih gökçek "düellosunda" bir gelişme var mı?
rakipte vassilis spanoulis, kostas sloukas ve brent petway gibi üç önemli ismin forma giymemesine rağmen son çeyrekteki kötü oyunuyla anadolu efes 86-75 kaybettiği müsabaka. top 16'da işler hiç iyi gitmiyor duda ve talebeleri açaısından.
--alıntı--
tarih 7 şubat 2010. varşova’daki euro 2012 kuralarına türkiye ikinci torbadan, belçika ise dördüncü torbadan giriyor.
türkiye o gün uefa’nın en iyi 15’inci milli takımı. fıfa sıralamasında 66’ncı durumda olan belçika ise gabon’un, arabistan’ın, bahreyn’in gerisinde.
uefa kulüpler sıralamasında da bizim 11’inci bitirdiğimiz 2010’u onlar 14’üncü kapatabiliyorlar.
euro 2012 eleme maçlarında rakibimize sadece bir puan kaptırıyoruz, 3-2 ve 1-1’lik sonuçlarla.
5 yıl sonra...
belçika, fıfa sıralamasının 4’üncüsü. brezilya ve ispanya’nın üstünde. türkiye ise kongo’ya, yeşil burun adaları’na geçilerek 57’nciliğe düştü.
uefa kulüpler sıralamasında da belçika son 5 senede her yıl bir basamak yükselerek 10’unculuğa tırmandı. gelecek yıl 9’unculuğa çıkacaklar. bizse bu sezonu 12’nci bitirdik. avrupa kupalarında anderlecht galatasaray’ı, brugge beşiktaş’ı sürklase etti. üstelik çok daha ekonomik kadrolarla.
peki bu 5 yılda ne değişti? belçika neyi doğru yaparak yükseldi, biz neyi yanlış yaptığımız için geriledik?
altın nesil
önce şunu not ederek başlamak gerek: belçika altın bir nesil yakaladı. yarısı nitelikli altyapı yatırımı, yarısı da şans. evet, courtois’nın, de bruyne’ün, lukaku’nun, kompany’nin aynı nesle denk gelmesini herhangi bir bilimsel gerekçeyle açıklamak akıllıca olmaz. ancak şunu da not etmek gerek: belçika, üst üste 4 büyük turnuvayı (2004-2006-2008 ve 2010’u) pas geçince kaybeden nesline neşter vurdu. eylül 2010’da saracoğlu’nda türkiye’ye konuk olan belçika milli takımı tecrübeli aslarına teşekkür etmiş, 17 yaşındaki santrfor lukaku ve 23 yaş altı 7 futbolcuyla (alderweireld, verthongen, fellaini, dembele, hazard, witsel, mirallas’la) oynamıştı. evet, şimdi bu oyuncuların her biri birer süper yıldız. ama o gün değillerdi!
son 6 büyük turnuvanın yalnızca birine gittik. bununla 7’de 1 olacak gibi. önümüzdeki dünya kupası’nın kadrosunu kuracağız diyoruz ama hafta sonu milli takımımızda 2018’de 38 olacak emre, 36 olacak hamit var yine... bunlar oynayacağı için hakan çalhanoğlu yine 10 dakika alacak muhtemelen! anlaşılan, eylül 2010’da türkiye belçika’yı sahada 3-2 yenmiş. saha dışındaysa kazanan 10-0’la belçika olmuş.
kulüpler düzeyinde ne oldu?
bugün, bizim esas odaklanmamız gerekense belçika ligi... tamam, milli takımları fantastik bir nesil yakaladı; ama bütün büyük yıldızları ingiltere’ye-almanya’ya giderken bu arada belçika ligi nasıl 14’üncülükten 9’unculuğa tırmandı? anderlecht’le brugge kısıtlı bütçelerle nasıl gelişti?
belçika flaman parlementosu’nda çalışan gazeteci dostum dirk vermeiren’e göre belçika ligi, bugünlerin geleceğini 90’lı yıların sonunda hissetti. 95’te bosman yasası’nın devreye girmesiyle yıldızlarının büyük liglerin yolunu tutacağını fark eden kulüpler, altyapıya daha fazla önem verdiler.
eğitim programlamaya mecbur oldular. bu yıl anderlecht 23 yaş altı 9 futbolcuyla galatasaray’ı, brugge da 7 gençle beşiktaş’ı alt etti. şu anda belçika ligi’nin yaş ortalaması 24,2. hollanda’nın 23,1. türkiye’ninse maalesef 26,1...
24 yaş ortalamalı belçika ligi, son 5 yılda daha az bütçeyle, avrupa kupalarında yaşlı türkleri ikiye katladı. 462 milyon euroluk ligleriyle avrupa’da son 5 yılda 37 bin puan topladılar. yani bir puana ortalama 12,500 euro harcadılar. aynı dönemde 960 milyonluk türkiye ligi, puan başına 30 bin euro harcarken.
yabancı sınırı
belçika ligi’nde yabancı sınırı yok. öyleyse bu kulüpleri genç belçikalıları oynatmaya kim zorladı? belçika’nın yayıncı kuruluşu telenet’in yorumcusu frank van laeken açıklıyor: “evet, ligde yabancı sınırı yok. ama ilk 18’de 6 altyapı oyuncusu kuralı var. 21 yaşına kadar en az 3 yıl belçika’da eğitim görmüş altyapı oyuncusu da genelde vatandaş oluyor zaten.”
son bir yılda 3-4 kez dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım: “şu çağdışı yabancı sınırını kaldıralım. ama ilk 18’e 6, ilk 11’e 1-2 altyapı oyuncusu mecburiyeti getirelim” diye. maalesef süper lig’in yeni statüsünde esame listesi için herhangi bir altyapı oyuncusu zorunluluğu yok. unutuldu mu, gerek görülmedi mi ben anlayamadım doğrusu.
antrenör kalitesi
bu yıl belçika futbolunu daha yakından izledikten sonra benim bir başka etkilendiğim konuysa antrenör kaliteleri oldu. gerek anderlecht koçu hasi, gerek brugge koçu preud’homme, 10 üstünden 10 aldılar 4 maçta da. peki bizim antrenör kalitesi yükseltme adına planımız ne? süper lig’de 18 hocanın 14’ü yerli. televizyonlarda yaptıkları ayrımcılık kakafonisi sayesinde uzun süredir lige yabancı koç sokmuyorlar. üstelik kendileri de gelişmemek için direniyorlar. maç öncesi “mücadele edeceklerini” maç sonu da “yenemiyorlarsa yenilmeyeceklerini” söylüyorlar sadece! büyük kısmının dünyayla bağları kopuk, yabancı dil bilgileri sıfır düzeyinde.
peki türk futbolunun antrenör gelişimi adına gelecek planı nedir acaba? pro-lisans almak için bir fıfa resmi dili şartı getirilebilir mi? eğitim kapsamı ve sıklığı artırılabilir mi? eğitmen olarak uluslararası markalardan faydalanılabilir mi? ne düşünüyoruz bu antrenörleri geliştirmek için? çünkü antrenörlerimiz gelişmezse, sporcularımızın da gelişmesi zor olacak gibi.
“milleti kurtaranlar yalnız ve ancak eğitmenlerdir. eğiticiden yoksun bir millet, henüz millet namını almak istidadını keşfetmemiştir” (m.kemal atatürk). yakın gelecekte, sporda da millet namını alma istidadını keşfetme umuduyla. mutlu haftalar.
--alıntı--
tarih 7 şubat 2010. varşova’daki euro 2012 kuralarına türkiye ikinci torbadan, belçika ise dördüncü torbadan giriyor.
türkiye o gün uefa’nın en iyi 15’inci milli takımı. fıfa sıralamasında 66’ncı durumda olan belçika ise gabon’un, arabistan’ın, bahreyn’in gerisinde.
uefa kulüpler sıralamasında da bizim 11’inci bitirdiğimiz 2010’u onlar 14’üncü kapatabiliyorlar.
euro 2012 eleme maçlarında rakibimize sadece bir puan kaptırıyoruz, 3-2 ve 1-1’lik sonuçlarla.
5 yıl sonra...
belçika, fıfa sıralamasının 4’üncüsü. brezilya ve ispanya’nın üstünde. türkiye ise kongo’ya, yeşil burun adaları’na geçilerek 57’nciliğe düştü.
uefa kulüpler sıralamasında da belçika son 5 senede her yıl bir basamak yükselerek 10’unculuğa tırmandı. gelecek yıl 9’unculuğa çıkacaklar. bizse bu sezonu 12’nci bitirdik. avrupa kupalarında anderlecht galatasaray’ı, brugge beşiktaş’ı sürklase etti. üstelik çok daha ekonomik kadrolarla.
peki bu 5 yılda ne değişti? belçika neyi doğru yaparak yükseldi, biz neyi yanlış yaptığımız için geriledik?
altın nesil
önce şunu not ederek başlamak gerek: belçika altın bir nesil yakaladı. yarısı nitelikli altyapı yatırımı, yarısı da şans. evet, courtois’nın, de bruyne’ün, lukaku’nun, kompany’nin aynı nesle denk gelmesini herhangi bir bilimsel gerekçeyle açıklamak akıllıca olmaz. ancak şunu da not etmek gerek: belçika, üst üste 4 büyük turnuvayı (2004-2006-2008 ve 2010’u) pas geçince kaybeden nesline neşter vurdu. eylül 2010’da saracoğlu’nda türkiye’ye konuk olan belçika milli takımı tecrübeli aslarına teşekkür etmiş, 17 yaşındaki santrfor lukaku ve 23 yaş altı 7 futbolcuyla (alderweireld, verthongen, fellaini, dembele, hazard, witsel, mirallas’la) oynamıştı. evet, şimdi bu oyuncuların her biri birer süper yıldız. ama o gün değillerdi!
son 6 büyük turnuvanın yalnızca birine gittik. bununla 7’de 1 olacak gibi. önümüzdeki dünya kupası’nın kadrosunu kuracağız diyoruz ama hafta sonu milli takımımızda 2018’de 38 olacak emre, 36 olacak hamit var yine... bunlar oynayacağı için hakan çalhanoğlu yine 10 dakika alacak muhtemelen! anlaşılan, eylül 2010’da türkiye belçika’yı sahada 3-2 yenmiş. saha dışındaysa kazanan 10-0’la belçika olmuş.
kulüpler düzeyinde ne oldu?
bugün, bizim esas odaklanmamız gerekense belçika ligi... tamam, milli takımları fantastik bir nesil yakaladı; ama bütün büyük yıldızları ingiltere’ye-almanya’ya giderken bu arada belçika ligi nasıl 14’üncülükten 9’unculuğa tırmandı? anderlecht’le brugge kısıtlı bütçelerle nasıl gelişti?
belçika flaman parlementosu’nda çalışan gazeteci dostum dirk vermeiren’e göre belçika ligi, bugünlerin geleceğini 90’lı yıların sonunda hissetti. 95’te bosman yasası’nın devreye girmesiyle yıldızlarının büyük liglerin yolunu tutacağını fark eden kulüpler, altyapıya daha fazla önem verdiler.
eğitim programlamaya mecbur oldular. bu yıl anderlecht 23 yaş altı 9 futbolcuyla galatasaray’ı, brugge da 7 gençle beşiktaş’ı alt etti. şu anda belçika ligi’nin yaş ortalaması 24,2. hollanda’nın 23,1. türkiye’ninse maalesef 26,1...
24 yaş ortalamalı belçika ligi, son 5 yılda daha az bütçeyle, avrupa kupalarında yaşlı türkleri ikiye katladı. 462 milyon euroluk ligleriyle avrupa’da son 5 yılda 37 bin puan topladılar. yani bir puana ortalama 12,500 euro harcadılar. aynı dönemde 960 milyonluk türkiye ligi, puan başına 30 bin euro harcarken.
yabancı sınırı
belçika ligi’nde yabancı sınırı yok. öyleyse bu kulüpleri genç belçikalıları oynatmaya kim zorladı? belçika’nın yayıncı kuruluşu telenet’in yorumcusu frank van laeken açıklıyor: “evet, ligde yabancı sınırı yok. ama ilk 18’de 6 altyapı oyuncusu kuralı var. 21 yaşına kadar en az 3 yıl belçika’da eğitim görmüş altyapı oyuncusu da genelde vatandaş oluyor zaten.”
son bir yılda 3-4 kez dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım: “şu çağdışı yabancı sınırını kaldıralım. ama ilk 18’e 6, ilk 11’e 1-2 altyapı oyuncusu mecburiyeti getirelim” diye. maalesef süper lig’in yeni statüsünde esame listesi için herhangi bir altyapı oyuncusu zorunluluğu yok. unutuldu mu, gerek görülmedi mi ben anlayamadım doğrusu.
antrenör kalitesi
bu yıl belçika futbolunu daha yakından izledikten sonra benim bir başka etkilendiğim konuysa antrenör kaliteleri oldu. gerek anderlecht koçu hasi, gerek brugge koçu preud’homme, 10 üstünden 10 aldılar 4 maçta da. peki bizim antrenör kalitesi yükseltme adına planımız ne? süper lig’de 18 hocanın 14’ü yerli. televizyonlarda yaptıkları ayrımcılık kakafonisi sayesinde uzun süredir lige yabancı koç sokmuyorlar. üstelik kendileri de gelişmemek için direniyorlar. maç öncesi “mücadele edeceklerini” maç sonu da “yenemiyorlarsa yenilmeyeceklerini” söylüyorlar sadece! büyük kısmının dünyayla bağları kopuk, yabancı dil bilgileri sıfır düzeyinde.
peki türk futbolunun antrenör gelişimi adına gelecek planı nedir acaba? pro-lisans almak için bir fıfa resmi dili şartı getirilebilir mi? eğitim kapsamı ve sıklığı artırılabilir mi? eğitmen olarak uluslararası markalardan faydalanılabilir mi? ne düşünüyoruz bu antrenörleri geliştirmek için? çünkü antrenörlerimiz gelişmezse, sporcularımızın da gelişmesi zor olacak gibi.
“milleti kurtaranlar yalnız ve ancak eğitmenlerdir. eğiticiden yoksun bir millet, henüz millet namını almak istidadını keşfetmemiştir” (m.kemal atatürk). yakın gelecekte, sporda da millet namını alma istidadını keşfetme umuduyla. mutlu haftalar.
--alıntı--
(bkz: fenerbahçe spor kulübü)
26-33 kazanıp yarı finale yükseldiğimiz karşılaşma.
http://www.bjk.com.tr/tr/haber/62077/besiktas_mogaz_takimimiz_spor_toto_turkiye_kupasi_nda_yari_final_e_yukseldi.html
http://www.bjk.com.tr/tr/haber/62077/besiktas_mogaz_takimimiz_spor_toto_turkiye_kupasi_nda_yari_final_e_yukseldi.html
--alıntı--
Fenerbahçe Spor Kulübü'nün, vicdan sahibi herkesin görebileceği, tüm sporseverlerin gözleri önünde cereyan eden derbi maçtaki spor ve ahlak dışı olayları örtmek amacıyla yapmış olduğu açıklama, kulübümüzü kendi seviyelerine çekme ve asıl konudan uzaklaştırma gayreti taşımaktadır.
'Adalete fener yak' diyen bir kurumu yönetenlerin; adaletsizliklerin arkasına sığınması, adaleti kazanmak sanması, Türk futbolunun kanayan yarasının gün yüzüne çıkmasıdır.
Türk futbol ailesinin tüm paydaşlarının hem fikir olduğu şekilde; futbolumuza zarar veren bu zihniyete prim verecek şekilde cevap vermeyeceğiz ve o seviyeye asla inmeyeceğiz. Ancak futbolumuzdan bu zihniyet ve seviyenin temizlenmesi mücadelemize, aynı kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygılarımızla sunarız.
--alıntı--
(bkz: emre belözoğlu)
(bkz: 22 mart 2015 fenerbahçe beşiktaş maçı)
Fenerbahçe Spor Kulübü'nün, vicdan sahibi herkesin görebileceği, tüm sporseverlerin gözleri önünde cereyan eden derbi maçtaki spor ve ahlak dışı olayları örtmek amacıyla yapmış olduğu açıklama, kulübümüzü kendi seviyelerine çekme ve asıl konudan uzaklaştırma gayreti taşımaktadır.
'Adalete fener yak' diyen bir kurumu yönetenlerin; adaletsizliklerin arkasına sığınması, adaleti kazanmak sanması, Türk futbolunun kanayan yarasının gün yüzüne çıkmasıdır.
Türk futbol ailesinin tüm paydaşlarının hem fikir olduğu şekilde; futbolumuza zarar veren bu zihniyete prim verecek şekilde cevap vermeyeceğiz ve o seviyeye asla inmeyeceğiz. Ancak futbolumuzdan bu zihniyet ve seviyenin temizlenmesi mücadelemize, aynı kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygılarımızla sunarız.
--alıntı--
(bkz: emre belözoğlu)
(bkz: 22 mart 2015 fenerbahçe beşiktaş maçı)
türkiye saati ile 21.45'te başlayacak olan thy euroleague top 16 turu f grubu 12.hafta karşılaşması. gruptan dördüncü olup çeyrek finale çıkmak isteyen temsilcimiz için çok önemli bir maç olacak.
saat 20.00'de başlayacak olan thy euroleague top 16 turu f grubu 12.hafta karşılaşması. ntv spor'dan canlı olarak yayınlanacak.
pınar karşıyaka'nın çeyrek finalde elendiği, banvit'in ise yarı finalden yoluna devam edeceği sezon. eşleşmeler şu şekilde:
banvit - khimki basket
unics kazan - gran canaria
banvit - khimki basket
unics kazan - gran canaria
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?