confessions

gidiyorum bu

3. nesil Moderatör - - Moderatör -

  1. toplam entry 40088
  2. takipçi 3
  3. puan 774133

erman kunter

gidiyorum bu
tutku açık'ın kasığının çektiğini söyleyerek kenarda kalmak istemesi üzerine sporcu sağlığı açısından kendisini kenarda oturtan beşiktaş erkek basketbol takımı baş antrenörü. olası bir zorlamada yine birkaç hafta basketboldan uzak kalma riski var. kasık sakatlığının pek şakası yoktur malûm.

beşiktaş erkek basketbol takımı

gidiyorum bu
--alıntı--

Erkek Basketbol Takımımız Şubat ayının son haftasında Abdi İpekçi Spor Salonu’nda iki büyük maça evsahipliği yapacak:

İlk rakip 25 Şubat Pazartesi saat 20.00′de Fenerbahçe Ülker. İki takım Beko Basketbol Ligi 19. hafta maçında karşı karşıya gelecek.

28 Şubat Perşembe günü saat 20.00′de rakip ise bu kez Olympiakos. THY Euroleague’in son şampiyonu olan rakibimiz ile siyah-beyazlılarımız Euroleague TOP 16 turu 9. hafta maçında karşılaşacak.

Karşılaşmalara ait biletler Biletix’te aynı fiyattan satışa çıktı.

Her iki karşılaşmanın da biletleri ayrı ayrı olmak üzere, aşağıdaki fiyatlar üzerinden satılmaktadır.

Tüm Tribünler: 5 TL
Saha İçi 1: 40 TL
Saha İçi 2: 30 TL
Saha İçi 3: 20 TL

--alıntı--

16 şubat 2013 beşiktaş galatasaray kadın basketbol maçı

gidiyorum bu
son çeyrekte galatasaray'ın kadro kalitesi ve derinliğinin ön plâna çıkmasıyla 59-73 kaybederek ligin ikinci yarısında ilk mağlubiyetimizi aldığımız karşılaşmadır. jovanovic'ten hücumda istediğimiz katkıyı alamamamız da bunda etkili oldu açıkçası. milka bjelica 21 sayı 4 ribaund, özge kavurmacıoğlu 12 sayı 6 ribaund, tiffany hayes 10 sayı 2 ribaund, gülşah duman 4 sayı 5 ribaund, armintie price 4 sayı 4 ribaund, milica jovanovic 2 sayı 2 ribaund ve emel türkyılmaz 2 sayı 1 ribaund ile mücadeleyi noktaladı. gülşah akkaya'nın sanırım bir sakatlığı vardı ki karşılaşma boyunca süre almadı.

maç sonrası takımımız alkışlarla tribüne çağırıldı. ah vah etmeye gerek yok. takım iyi yolda. yalnız top kayıplarına biraz daha dikkat. rakibi 19 top kaybına zorlamışız ancak bizim de 20 top kaybımız olduğunu es geçmeyelim.

16 şubat 2013 beşiktaş galatasaray kadın basketbol maçı

gidiyorum bu
ilk yarısını 36-38 geride kapattığımız karşılaşmadır. mücadelemiz en üst seviyede yalnız iki abd'li kısa oyuncumuz armintie price ve tiffany hayes hücumda çok fazla top kaybı yapıyorlar. bunu azaltmamız lâzım. özellikle ikinci çeyrekte ışıl alben'in dış atışlarına engel olamadık. unutmadan milka bjelica gerçekten çok çok kaliteli bir oyuncu.

erman kunter

gidiyorum bu
bir sezondan fazla kredi tanınmayacak kadar sıradan bir basketbol adamı değildir. belki de şanssızlığı belki kaderi bilemiyorum ama gerek milli takım gerekse kulüp takımları olsun hep kısıtlı imkânların yer aldığı dönemlerde sorumluluk üstlenmiş kendisine sabredene tarihi boyunca göremediği başarılar kazandırmış[ybkz]swh[/ybkz], en kestirme yoldan kupa kaldırmayı hedefleyen organizasyonlarda ise[ybkz]swh[/ybkz] [ybkz]swh[/ybkz] kendisine yol verilmiştir.

burada tercih beşiktaş camiasınındır. her sene yeni koç, her sene yeni kadro ise istenen; olur olmaz istikrar sözcüğünü dilimize pelesenk etmeyelim. bizim taraftar olarak sıkıntıları, zorlukları ve mağlubiyetleri göğüsleyebilme kapasitemiz yoksa erman kunter de olsa farketmez zeljko obradovic de olsa farketmez.

erman kunter

gidiyorum bu
ufaktan ufaktan idmalık ali rolü kendisine biçilmeye başlanan beşiktaş erkek basketbol takımı baş antrenörü. tercih yükümlülükleri sahada kısa zamanda somut anlamda sonuç alınıp alınmadığıyla ilişkilendirildikçe av hikayeleri belli ki avcıyı yüceltmeye devam edecek. üç buçuk çeyrek basketbolun hem savunmada hem hücumda neredeyse tüm doğrularını yerine getirdiğiniz bir maçı son beş dakikada kaybediyorsanız 35 dk yaptığınız yok hükmünde kabûl görebiliyor.

bir oyun sistemi, bir felsefe yerleştirmek amacıyla yola çıktıysanız ve bunları yapabilmek adına arkanızda devasa olmasa da ciddiye alınabilecek bir mâli destek yoksa en büyük avantajınız size inatla inanmaya devam eden insanların fazlalılığıdır. dezavantajınız ise tüm düşündüklerinizi salı akşamı kurgulayıp çarşamba akşamından lig bitene kadar kusursuz bir şekilde işletmenizi bekleyenlerin fazlalığıdır. hangisi terazide ağır basıyorsa sıkıntınız aynı orantıda artar yahut azalır. kaldı ki sadece sporda değil ekonomiden siyasete hayatın hemen her alanında bizim kadar plânı, projeyi, hedefi ve bunlar için sabır gerektiğini dilden düşürmeyip; pratiğe geldiğinde çuvallayan bir toplum yoktur.

dezavantajlardan bashettik de asıl tehlike beşiktaş adına beşiktaşılılık yapmaktan imtina edenlerin kimi zaman en çirkince saldırılara başvurmaktan çekinmemesidir. mesela beşiktaş erkek basketbol takımının hemen her seviyesinde zamanında görev yapmış bir koç, türkiye kupasında kaybedilen fenerbahçe ülker maçı sonrası twitter sayfasından "beşiktaş basketbol takımı en son ne zaman ikinci kümye düştü?" diye sorarak erman kunter'in beşiktaş'ı bundan önce çalıştırdığı döneme bel altı çalışmak suretiyle gönderme yapabiliyor. ama bilmez ki yarın öbür gün olur da beşiktaş'ın başına geçerse, o en çirkin, en saygısız bir yol seçerek dil uzattığı adam kendisini sıfır kompleksle ilk tebrik eden insan olacaktır.

erman kunter'in bugün yaşadığı sorunların (şampiyon olan kadronun önemli isimlerinin ezeli rakiplere gitmesi, sınırlı bütçe vs.) neredeyse aynısını zamanında bire bir yaşan kadın basketbol takımı koçu aziz akkaya'ya koşulsuz destek çıkanlar; şimdilerde adeta o gün ki tutumlarını inkâr edercesine her kaybedilen maç sonrası kunter'e istifa imalarında bulunuyor. yazık. acı.

yetkin insanlar bu verdiğim iki örneğin başat öznesi olursa; sözlük yazarı arkadaş da gelir "hâlâ mı...." diye başlayan cümleler kurarak yol yordam gösterme egzersizlerine başvurur.

ez cümle benim fert olarak erman kunter'in bu camia içerisinde bir şeyleri başarabileceğine dair inancım 15 şubat 2013 fenerbahçe ülker beşiktaş maçı ile katlanarak artmıştır. maçın tamamına yakın kısmında sergilediğimiz oyunu, daha çok çalışarak ve daha önemli transfer hamleleri yapacak desteğin sağlanmasıyla önümüzdeki sezonun bütününe yansıtabileceğimizi düşünüyorum. umut etmek söz konusu değil, inanıyorum.

evet. hâlâ kunter.

15 şubat 2013 fenerbahçe ülker beşiktaş maçı

gidiyorum bu
--alıntı--

Çok hata yapıyoruz. Üçüncü maçı böyle kaybediyoruz. Barcelona ve Siena ile bu maç. Top kaybediyoruz. Oyun disiplininden dışarı çıkıyoruz. Savunmada çalıştıklarımızı yapamıyoruz. Belki daha fazla tekrar etmemiz gerek. Savunmamız iyiydi ve bizim için çok iyi giden bir maçtı. Yediğimiz sayılara yapacak bir şey yoktu ama kritik anda iki turnike atmamız lazım atamadık. Olmadık yerde top kaybı yaptık ve oyun disiplininden dışarı çıktık. Mola da aldık ama baskı altındayken maalesef hata yapıyoruz. Bunların neticesinde sonuna kadar getirip belki hakettiğimiz maçı kaybettik.

Takımın ileriye doğru bir gidişi var, bunda biraz daha fazla idman yapma şansı bulmamızın payı var. Bir parça daha iyi duruma geldik. Önümüzde yoğun tempo var. Önemli bir maçtı kazansaydık şansımız vardı ama şimdi çok azaldı. 7 maçın 6′sını kaybetmemek lazım. Çok zor ama oynamaya devam edeceğiz.

Tutku kendisi de çıkmak istedi çünkü kasığı ağrıdı. Oynadığı zaman farkediyor ama maç eksiği de var. Son 5 dakikayı genelde kötü oynuyoruz. Kolej maçı, kupa maçı, son periyotlardaki kırılma anında ayakta kalamıyoruz. Her seferinde başka bir 5 sahada oluyor. Hep başka 5 varken kırılma oluyor. Kazanmak lazım, kazanmadıkça ilerleme farketmiyor. Antrenman yapınca daha derli toplu gözüküyoruz bunu devam ettirmek zorundayız.

Markota’yı bir ara almak istedim o sırada bana, “Cevher iyi durumda koç bırak kalsın” dedi mesela. Oyuncu da insiyatif alıyor. Son periyot iyi savunma yapamadık.

Bir kazanmaya bakacak her şey. Kaybetmeye alışıyor takım tabii bu durum olumlu değil. Ancak ben bir çıkışın olduğunu görüyorum.

--alıntı--[ybkz]swh[/ybkz]

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol