http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1073790&Date=28.12.2011&CategoryID=78
kapitalsit düzenden nasibini alan nasrettin hoca yakarışıdır. ona bile değdiyse bu sistemin ucu, vay halimize
bir millet olarak adledilen kürt toplumunun vatan isteği olarak isimlendirilebilecek olan kürdistan kelimesinin, bir süredir birilerinin ağzına malzeme olması durumudur. kürt halkının temsilcisi olduğunu önce süren siyasiler, canı sıkıldıkça, kafalarına estikçe kürdistandan bahsetmekte, bunu bir koz olarak kullanmaktadırlar. bu kadar sulandırılmış bir kavram asla bir gerçekliği yansıtamaz. gerçek bir talep varsa dahi, bu ucuz söylemlerle işlemez hale gelir.
chp milletvekili muharrem incenin leyla zananın bağımsız bir devlet kurma isteğine verdiği cevap. çok provakatfi gözükse de, bence tam yerine verilen bir mesaj
çalışma hayatında kaşar seviyesine ermiş, bir kaç şirketşn götüne parmak atmış ve canı sıkıldıkça iş değiştiren bünyelerin hastalığıdır.
iş değiştirme hastalığına yakalanmasından korktuğum panda arkadaşım. kendisi mecidiyeköy civarlarında bambu aramakta şu an
hamburger yiyenlere hayret ettiğim yerdir. zira hemen yanında kızılkayalar d ve eşsiz lezzeti ıslak hamburger durmakta
ananızı sikecekler şeklinde devam eden maç öncesi giriştir. ayrıca adana demirsporun taraftar grubudur
yarağımı ye fenere çok bozulan taraftarlardır. içlerinden biri şu yorumu behzat ç. için;
---------------alıntı---------------
Bulunmuş olduğumuz her ortamda bildirdik, biz bu dünyaya taraf olarak geldik, Fenerbahçe Taraftarıyız dedik. Bireysel hobilerimiz de oldu, hoşlandığımız şeyler de. Hatta bazı şeyleri ciddi almamda sevdik bile; ama bir tek Fenerbahçeden vazgeçmedik. Hatta daha açık konuşmak gerekirse, Mevzu Fenerbahçe olunca, gerisi teferruattır! deyip, kişisel olgularımızdan bireysel zevklerimizden de vazgeçtik. Fenerbahçe hayatımıza yön verdi kısacası.
Kahramanlarımız oldu, yaşayan efsaneler. Hayatları tarihe tanıklık eden insanlar gördük ya da tarihin ta kendisini yazan. Mehmetçiklerimiz oldu mesela. Fenerbahçede top koşturan ve Kurtuluş Savaşında şehadet şerbetinden içen. Hepsi de gerçekti biliyor musun? Hem de yalandan, dolandan, jargondan uzak. Hayatlarıyla insanlara yol gösteren, yeni ufuklar açan.
Heykeli dikilecek adamlar çıktı bu armanın altından. Kiminin ki de dikildi zaten. Aslında her şanlı hikaye, şanlı armamızın bir kere daha resmedilişiydi. 104 yıllık bu ulu çınar ne baba yiğitler ne kahramanlar çıkardı da, hiç biri sizin yozlaşmış kültürünüz gibi pembe dizilerde, küfürlü diyalogların sözde delikanlısı olmadı.
Biz şehitlerimizi de andık mabedimizde. Kimi erdi, kimi subay, kimi de polis; ama gerçekten polis. Halkın içerisindendi hepsi, Türk toplumunun yetiştirdiği asil evlatlardı. Bu toplumun kültürüyle yoğrulmuş sevdalarında, insanının sevgisini içinde barındıran cinsten. Dedik ya işte senin gibi ahmakça bir jargon sahibi değildi hiç biri.
Herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekir ki, biz 104 yıllık bu sevdayı hiçbir kültüre ya da modernitenin herhangi bir objesine değişmeyiz. Fenerbahçenin büyüklüğünü anlamadan, sakın herhangi bir göndermede bulunmaya kalkmayın. Sizin hayatlarınızın merkezinde para olmuş olsa da, hala onur denen çoktan unuttuğunuz değerlere sahip çıkan birileri vardır; bunu da üç beş kuruşa satışa çıkardığınız beyinlerinize iyi sokun.
Biz çok iyi biliyoruz Fenerbahçe adını kullanarak Ankara Polisiyesi(!) yaftası altında yarattığınız, kendini bilmez karakterlerinizin, sahte yaşantılarına reyting katmak için Fenerbahçeyi kullanmaya çalıştığınızı. Sizlerin de şunu çok iyi bilmesi gerekir ki Fenerbahçe, ki halkın ta kendisidir, sizleri tükürükle bile boğacak bir kitleye hitap etmektedir ve inanın ki bu kudrete de sahiptir. Star TV olarak Behzat ç. adlı dizinizde yapmış olduğunuz 5 saniyelik densizlikten ötürü de bu taraftarın vicdanından tamamen kovulmuş durumdasınız.
Siz ve sizin gibi ahmaklar, raiting uğruna basit replikler yazarak saygısızlık yapmayı birbirine karıştıra dursun, bu camia sizleri düşünce yapısında hak ettiğiniz yere soktu bile !
---------------alıntı---------------
---------------alıntı---------------
Bulunmuş olduğumuz her ortamda bildirdik, biz bu dünyaya taraf olarak geldik, Fenerbahçe Taraftarıyız dedik. Bireysel hobilerimiz de oldu, hoşlandığımız şeyler de. Hatta bazı şeyleri ciddi almamda sevdik bile; ama bir tek Fenerbahçeden vazgeçmedik. Hatta daha açık konuşmak gerekirse, Mevzu Fenerbahçe olunca, gerisi teferruattır! deyip, kişisel olgularımızdan bireysel zevklerimizden de vazgeçtik. Fenerbahçe hayatımıza yön verdi kısacası.
Kahramanlarımız oldu, yaşayan efsaneler. Hayatları tarihe tanıklık eden insanlar gördük ya da tarihin ta kendisini yazan. Mehmetçiklerimiz oldu mesela. Fenerbahçede top koşturan ve Kurtuluş Savaşında şehadet şerbetinden içen. Hepsi de gerçekti biliyor musun? Hem de yalandan, dolandan, jargondan uzak. Hayatlarıyla insanlara yol gösteren, yeni ufuklar açan.
Heykeli dikilecek adamlar çıktı bu armanın altından. Kiminin ki de dikildi zaten. Aslında her şanlı hikaye, şanlı armamızın bir kere daha resmedilişiydi. 104 yıllık bu ulu çınar ne baba yiğitler ne kahramanlar çıkardı da, hiç biri sizin yozlaşmış kültürünüz gibi pembe dizilerde, küfürlü diyalogların sözde delikanlısı olmadı.
Biz şehitlerimizi de andık mabedimizde. Kimi erdi, kimi subay, kimi de polis; ama gerçekten polis. Halkın içerisindendi hepsi, Türk toplumunun yetiştirdiği asil evlatlardı. Bu toplumun kültürüyle yoğrulmuş sevdalarında, insanının sevgisini içinde barındıran cinsten. Dedik ya işte senin gibi ahmakça bir jargon sahibi değildi hiç biri.
Herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekir ki, biz 104 yıllık bu sevdayı hiçbir kültüre ya da modernitenin herhangi bir objesine değişmeyiz. Fenerbahçenin büyüklüğünü anlamadan, sakın herhangi bir göndermede bulunmaya kalkmayın. Sizin hayatlarınızın merkezinde para olmuş olsa da, hala onur denen çoktan unuttuğunuz değerlere sahip çıkan birileri vardır; bunu da üç beş kuruşa satışa çıkardığınız beyinlerinize iyi sokun.
Biz çok iyi biliyoruz Fenerbahçe adını kullanarak Ankara Polisiyesi(!) yaftası altında yarattığınız, kendini bilmez karakterlerinizin, sahte yaşantılarına reyting katmak için Fenerbahçeyi kullanmaya çalıştığınızı. Sizlerin de şunu çok iyi bilmesi gerekir ki Fenerbahçe, ki halkın ta kendisidir, sizleri tükürükle bile boğacak bir kitleye hitap etmektedir ve inanın ki bu kudrete de sahiptir. Star TV olarak Behzat ç. adlı dizinizde yapmış olduğunuz 5 saniyelik densizlikten ötürü de bu taraftarın vicdanından tamamen kovulmuş durumdasınız.
Siz ve sizin gibi ahmaklar, raiting uğruna basit replikler yazarak saygısızlık yapmayı birbirine karıştıra dursun, bu camia sizleri düşünce yapısında hak ettiğiniz yere soktu bile !
---------------alıntı---------------
bir zamanlar a takıma sayısız futbolcu çıkaran, herkesin parmakla gösterdiği tesislere sahip futbolcu fabrikası olarak nitelendirilen alt yapıydı. şimdi yetiştirdiği futbolcuları sadece gazete manşetlerinde yuvadan uçtu ya da bir takıma kiralık verildi haberlerinde görüyoruz
mevcut hükümet ile beraber servetine servet katan firma. muhafazakar bir partiyiz, içki içmeye karşıyız ama, içki şirketleri kurdurup, devlet mallarını peşkeş çekeriz
süleyman hurmanın son ticaret metası
benim en iyi dostum içkim sigaram diyen tanju babanın, ilgili dostlarının vefasızlığını ayan beyan ortaya koyduğu cümle.
mey içki veya kayra şarapçılık gibi firmalarda rutin sayılabilecek iştir.
maalesef beşiktaş tan ayrıldıktan sonra bir sikim olmayan oyuncular olma yolunda hızla ilerleyen, hırs eksikliği sebebiyle buralara çöken oyuncu
yaklaşık 4 senedir her transfer sezonunda yaşanan, kayserispor yönetiminin futbolcudan para kazanmaya yöenlik hareketleri, ve 3 kuruş için her yola başvurmaları sonucu ortay çıkan durum.
(bkz: mehmet topuz)
(bkz: gökhan ünal)
(bkz: mehmet topuz)
(bkz: gökhan ünal)
bir hediye olarak sevgiliye alınabilecek, kırtasiye edavatı.
termosifon veya kombi olmayan zamanlarda, sevişme sonrası yapılacak banyo ihtiyacına yönelik alınan tedbirdir. güğüm olur, leğen olur gerisinde.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?