sabah kahvaltısının yerini asla doldurmayacak olan gıda. yağlı olması ve hamurdan yapılması ile mide düşmanıdır.
(bkz: otuzbir çekmek)
bazen insanın hiç içinden gelmeyendir. insan oğlu istemesine rağmen yazamaz kimi zamanlar
banyo yaparken yere düşen sabuna bastığı idda edilen adamdır. büyük konuşmamak gerekir diyerek yorumumu yarıda kesiyorum
dikkat edilmesi gerekn sabundur. adamı 50 yaşından sonra, olmadık durumlara sokar.
http://www.dha.com.tr/edirnede--dus-yapmak-icin-girdigi-banyoda-makatindan-pet-sise-girdi-son-dakika-haberi_184936.html
http://www.dha.com.tr/edirnede--dus-yapmak-icin-girdigi-banyoda-makatindan-pet-sise-girdi-son-dakika-haberi_184936.html
10 temmuz 2011 telegol programında 'Hiç ismi geçmeyen bir kulüp de var işin içinde' diyen ama bugün itibariyle öyle bir diyalogta bulunmadım diyebilecek kadar dürüst federasyon başkanı
abazalığa demir atmış bir türk delikanlısının sözlüğe niyetlenme çabasını da anlatabilmesi muhtemel olan söz
türk kızları gitsin rus kızları gelsin sloganını şiar edinen hem cinslerime okutulması gereken haber
modern iş yaşamında, çantası kolunda gezinen paris hiltonların başına sık gelen durumdur. ellerinde muhakkak kahve fincanı olur bu tiplerin ve olur olmaz yerde kahve içmeye kalkarlar
--- spoiler ---
?Fitbolda? temizlik hareketi!"
Futbol endüstriyelleşmiş olabilir.
Ama biz malul/meta değiliz.
Taraftarız.
Seyirciyiz.
Renklerine sevdalandığımız tutkunlarız.
Hangi Beşiktaşlı başarısızlıktan dolayı takımını terk etmiş?
Hangi Beşiktaşlı yenilgiden sonra takımına küsmüş?
Hangi Beşiktaşlı harama tevessül etmiş?
Yıllardır söyledik. Şimdi bağırmak zamanı.
Şeref?inizle oynayın, Hakkı?nızla kazanın!
Beşiktaş?ı bir değerler manzumesine dönüştüren, ?duruşumuzu? borçlu olduğumuz iki abide isme yakışanı yapın.
Biz Beşiktaş taraftarları?
Elle atılan golle hüzünlendik. Hak etmemiştik.
Kendini yere atıp penaltı kazanan oyuncuya öfkelendik. Hak etmemiştik.
Rakibine dirsek vuranı, çelme takanı ıslıkladık. Efendi davranılmamıştı.
Haksız yere ceza gören rakip oyuncuyu savunduk. ?Eyyamcı hakem? diye bağırdık.
Böyle olmalıydık.
Gündelik yaşamımızda peşinde koştuğumuz ahlakı, erdemi, dürüstlük ve olgunluğu sahada da görmeliydik.
Bizler Hatice?nin ahvalini de önemseyen, neticenin ille de başarının biricik kriteri olmadığına inananlardık.
Bugün Türk futbolu büyük bir sınavdan geçiyor. Kaybettiğimiz, üzüntüden kahrolduğumuz maçların nasıl parayla satın alındığını, nasıl ?ille de başarı? diyenlerin hayatımızın biricik sevdasını istismar ettiğini öğreniyoruz.
Bugün maaşımızdan arttırdığımız bir biletin, umudumuzu bağladığımız bir kuponun, harçlığımızdan biriktirdiğimiz bir deplasman biletinin ardında aslında ne oyunlar oynandığını, ne hile ve düzenbazlıklar olduğunu öğreniyoruz.
Bugün sevdalandığımız renklerin süregelen soruşturmanın sadece mağduru değil, zanlısı da olabileceğini öğreniveriyoruz.
Mahkemenin kararını vereceği son güne kadar bu olayda ismi geçen bütün Beşiktaşlılar bizim için masumdur. Onlara önyargı ile bakmayacağız.
Ancak diğerlerinin yaptığı gibi arkalarından peşi sıra gitmeyi de reddetmeliyiz. Acı ve sancılı da olsa doğrusu budur. Artık ?o? Beşiktaşlılar bize bizden olduğunu kanıtlamak zorundadır. Zira bizim yıllardır ?perde arkasını bilmeden- yaşadığımız düş kırıklığını Kayseri?de yaşayan ?Boz Baykuşlar? ile empati kurmadan gerçeğin peşinde koşamayız.
Şimdi iki takım var. Biri namuslu ve dürüst olanların takımıdır. Diğerinde ise şikeci, düzenbaz ve hile ile çıkar peşinde koşanlar var.
Biz Beşiktaşlılar ilkini temsil ediyoruz. Etmeliyiz.
Onun içindir ki masum olduğuna inandığımız, sonuna kadar inanacağımız ?zanlı? Beşiktaşlılarla aramıza mesafe koymalıyız. Masumiyetlerini kanıtlayıncaya kadar ne ?büyük? diye bağırırız ne de ?yanındayız? diye destek veririz. Artık aidiyet değil hukuk devreye girmiştir. Adaleti simgeleyen o gözü bağlı kadın kadar tarafsız ve objektif düşünürüz.
Zira biliriz ki eğer ki ortada Beşiktaşımızı zan altında bırakacak bir iddia varsa. Biz utanacağız.
Eğer ki puan ya da kupa için anlaşılmışsa o kupaya saygı duymayacağız.
Eğer ki bir kişi bile vaatle Beşiktaş?a karşı yeterince koşmamışsa biz sevinemeyeceğiz.
Kimse ?Beşiktaşk? dediğimiz için her şeyi mübah göreceğimizi beklemesin. Biz sevdiğimiz renklerin sevdalısıyız, belalısı olmayacağız.
Diyoruz ki:
Arının?temizlenin?masumiyetinizi sadece yargıya değil, bizlere de kanıtlayın.
Sizi kucaklayalım. Coşkuyla gücünüze güç katalım.
Ama siz de arınıncaya, temizleninceye ve masumiyetinizi kanıtlayıncaya kadar Beşiktaş?la aranıza mesafe koyun. Beşiktaş?a yapılacak en büyük iyilik budur.
Diyoruz ki:
Tarihi bir fırsat elimizdedir.
Adını dürüstlüğü ile bizleri ?şerefli ikinciliklerle? onurlandıran efsanevi başkanımızın diliyle adlandıralım. ?Fitbol?da temizlik hareketini biz Beşiktaşlılar başlatalım. Formalarımıza, atkılarımıza bir siyah kurdela bağlayalım. Bilelim ki o kurdela sahibi olan bizler ?Fitbol?da Temizlik Hareketi?nin erleriyiz.
Manifestomuzu birlikte yazalım.
Ey diğer renklere gönül verenler?
Bu yazıdaki bütün Beşiktaş sözcüklerinin yerine kendi takımınızı, siyah beyaz yerine kendi renklerinizi yazın?
Var mısınız?
--- spoiler ---
bu yazı ancak rıdvan akar tarafından yazılırdı.
?Fitbolda? temizlik hareketi!"
Futbol endüstriyelleşmiş olabilir.
Ama biz malul/meta değiliz.
Taraftarız.
Seyirciyiz.
Renklerine sevdalandığımız tutkunlarız.
Hangi Beşiktaşlı başarısızlıktan dolayı takımını terk etmiş?
Hangi Beşiktaşlı yenilgiden sonra takımına küsmüş?
Hangi Beşiktaşlı harama tevessül etmiş?
Yıllardır söyledik. Şimdi bağırmak zamanı.
Şeref?inizle oynayın, Hakkı?nızla kazanın!
Beşiktaş?ı bir değerler manzumesine dönüştüren, ?duruşumuzu? borçlu olduğumuz iki abide isme yakışanı yapın.
Biz Beşiktaş taraftarları?
Elle atılan golle hüzünlendik. Hak etmemiştik.
Kendini yere atıp penaltı kazanan oyuncuya öfkelendik. Hak etmemiştik.
Rakibine dirsek vuranı, çelme takanı ıslıkladık. Efendi davranılmamıştı.
Haksız yere ceza gören rakip oyuncuyu savunduk. ?Eyyamcı hakem? diye bağırdık.
Böyle olmalıydık.
Gündelik yaşamımızda peşinde koştuğumuz ahlakı, erdemi, dürüstlük ve olgunluğu sahada da görmeliydik.
Bizler Hatice?nin ahvalini de önemseyen, neticenin ille de başarının biricik kriteri olmadığına inananlardık.
Bugün Türk futbolu büyük bir sınavdan geçiyor. Kaybettiğimiz, üzüntüden kahrolduğumuz maçların nasıl parayla satın alındığını, nasıl ?ille de başarı? diyenlerin hayatımızın biricik sevdasını istismar ettiğini öğreniyoruz.
Bugün maaşımızdan arttırdığımız bir biletin, umudumuzu bağladığımız bir kuponun, harçlığımızdan biriktirdiğimiz bir deplasman biletinin ardında aslında ne oyunlar oynandığını, ne hile ve düzenbazlıklar olduğunu öğreniyoruz.
Bugün sevdalandığımız renklerin süregelen soruşturmanın sadece mağduru değil, zanlısı da olabileceğini öğreniveriyoruz.
Mahkemenin kararını vereceği son güne kadar bu olayda ismi geçen bütün Beşiktaşlılar bizim için masumdur. Onlara önyargı ile bakmayacağız.
Ancak diğerlerinin yaptığı gibi arkalarından peşi sıra gitmeyi de reddetmeliyiz. Acı ve sancılı da olsa doğrusu budur. Artık ?o? Beşiktaşlılar bize bizden olduğunu kanıtlamak zorundadır. Zira bizim yıllardır ?perde arkasını bilmeden- yaşadığımız düş kırıklığını Kayseri?de yaşayan ?Boz Baykuşlar? ile empati kurmadan gerçeğin peşinde koşamayız.
Şimdi iki takım var. Biri namuslu ve dürüst olanların takımıdır. Diğerinde ise şikeci, düzenbaz ve hile ile çıkar peşinde koşanlar var.
Biz Beşiktaşlılar ilkini temsil ediyoruz. Etmeliyiz.
Onun içindir ki masum olduğuna inandığımız, sonuna kadar inanacağımız ?zanlı? Beşiktaşlılarla aramıza mesafe koymalıyız. Masumiyetlerini kanıtlayıncaya kadar ne ?büyük? diye bağırırız ne de ?yanındayız? diye destek veririz. Artık aidiyet değil hukuk devreye girmiştir. Adaleti simgeleyen o gözü bağlı kadın kadar tarafsız ve objektif düşünürüz.
Zira biliriz ki eğer ki ortada Beşiktaşımızı zan altında bırakacak bir iddia varsa. Biz utanacağız.
Eğer ki puan ya da kupa için anlaşılmışsa o kupaya saygı duymayacağız.
Eğer ki bir kişi bile vaatle Beşiktaş?a karşı yeterince koşmamışsa biz sevinemeyeceğiz.
Kimse ?Beşiktaşk? dediğimiz için her şeyi mübah göreceğimizi beklemesin. Biz sevdiğimiz renklerin sevdalısıyız, belalısı olmayacağız.
Diyoruz ki:
Arının?temizlenin?masumiyetinizi sadece yargıya değil, bizlere de kanıtlayın.
Sizi kucaklayalım. Coşkuyla gücünüze güç katalım.
Ama siz de arınıncaya, temizleninceye ve masumiyetinizi kanıtlayıncaya kadar Beşiktaş?la aranıza mesafe koyun. Beşiktaş?a yapılacak en büyük iyilik budur.
Diyoruz ki:
Tarihi bir fırsat elimizdedir.
Adını dürüstlüğü ile bizleri ?şerefli ikinciliklerle? onurlandıran efsanevi başkanımızın diliyle adlandıralım. ?Fitbol?da temizlik hareketini biz Beşiktaşlılar başlatalım. Formalarımıza, atkılarımıza bir siyah kurdela bağlayalım. Bilelim ki o kurdela sahibi olan bizler ?Fitbol?da Temizlik Hareketi?nin erleriyiz.
Manifestomuzu birlikte yazalım.
Ey diğer renklere gönül verenler?
Bu yazıdaki bütün Beşiktaş sözcüklerinin yerine kendi takımınızı, siyah beyaz yerine kendi renklerinizi yazın?
Var mısınız?
--- spoiler ---
bu yazı ancak rıdvan akar tarafından yazılırdı.
kulüpler birliğinin federasyona destek çıkan açıklamasına önce imza atarak destek olan, sonra da vay anam o öyle değildi, böyleydi diye feveran eden camia. ilk baştan beri karşı çıkıp, ben bu bokun temizlenmesinden yanayım deseydiniz tarih sizi yazacaktı ey renkliler.
liginizinde, totnunuzunda, süperinizinde ta a.q dediğim ligtir. bu saatten sonra hiç kimsenin alnından akan tere inanmam arkadaş.
bi sikimden haberimiz olmadan biten maç
italyanın fanatik gazetesidir. her gün bir topçuyu transfer eder.
sevişirken ne tür sesler çıkarabileceğini tahmin etmenin imkansız olduğu kadın. eve köye sığmaz valla
çocuklığundan beri binbir dövüş filmini videolardan ezber eden biz türk gençlerinin en büyük hayali olan vurma biçimi.
mesai saatlerinde geçerli olmayan şarkıdır. bütün mesaiyi bu saatleri bekleyerek geçiriyorum.
(bkz: akşam olsa da uyusak)
(bkz: akşam olsa da uyusak)
her birimizden, her bir isimden önce gelen düşünce sistemi.
çevremizde çokça olan, bir sürü yerde karşımıza çıkan insandır. kimi çeşidi binbir okul okumuş, kimisi de eğitimisizdir. iş beğenmeme sebebiyle olduğu kadar, iş imkanlarının azlığı da bu adamlara sebeptir.
düzenli bir şekilde çalışan damperi düşük matkap gibidir. yavaş yavaş deler ama, muhakkak amacına ulaşır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?