herkes gibi, herşey gibi doğruları ve yanlışları olan yönetim. sözlükteki en büyük savunucularından biri olan ben, bu kez de hatalarını yazayım dedim.
1-) medyada her gün onlarca asılsız haber çıkıyor. bu haberleri yapanlar nedense kulübün içinde cirit atmaya devam ediyor. bu kan emicilerle bazı yöneticiler oldukça samimi. figen civan denen kişi önder özen ve teknik ekibin yanından ayrılmıyor. erdal cömertler takımın mangal partilerinde takılıyor. bu saçma ilişkilerin son bulması lazım, gereksiz tiplerin kulüpten uzaklaştırılması lazım. bu tür gazetecilere aba altından sopa göstermek lazım.
2-) şeffaf olmalılar, kendileriyle çelişmemeliler. 11 milyon euro bütçe var, hala ferrari'ye para ödüyoruz, stad yapıyoruz deyip eto'o ile ronaldinho ile diego ile görüşmeyin. insanları gereksiz beklentilere sokmayın.
3-) transfer konusunda daha bitirici olmalılar. sevelim veya sevmeyelim; z.ö.ö ve bilic'in istediği hiçbir oyuncu alınamadı henüz. ne kadar kendilerinin düşündükleri isimlerin çoğunu beğenmesem de, yönetime şunu alın bunu alın diye ben rapor vermiyorum, özen ve bilic veriyor ve bu rapordaki oyuncuları da almak yönetime düşüyor. bu konuda maalesef daha bitirici olmalılar.
4-) medyaya ağırlığını koymalı, gerekirse kabadayılık yapmaktadır. yalan transfer haberlerinden bahsetmiyorum, onlar ilk maddedeydi. bu bahsettiğim daha farklı. mesela geçen gün 30 milyon liraya milangaz'ın eski açık tribününe sponsor olacağı söylendi. demirören'den herkes nefret ediyor bu açık, bundan dolayı da taraftarla yönetimin arasını açmak için yapılmış bir habere benziyor. haa, gerçek de olabilir bu haber. o zaman da gerekli sebeplerini söyler ve açıklarsın. ama susmak olmuyor, zira taraftar da bir bilinmezlik mevcut. aynı şekilde slaven bilic'in menacerlik şirketlerinden prim aldığı, ona göre transferler yaptırdığı söyleniyor. ulan bundan büyük iddia, bundan büyük karalama mı olur ? sen yönetim olarak böyle birşeyin olduğuna inansan zaten hemen kovardın bu adamı değil mi ? madem bu adam görevin başında ona güveniyorsun demektir. e o zaman böyle büyük bir saldırıyı neden yalanlamıyorsun ? haa bence bu prim işi olur mu olur, mitrouglu denen 6 aydır sakat adamda ısrar etmek bana saçma geliyor. sonuçta bilic babam değil, tanımam etmem, ondan dolayı da neden güveneyim ? ama ben taraftarım, sen yönetimsin, güvenip getirmişsin, güvenmişsin ki yola devam ediyorsun, senin getirdiğin hoca hakkında böyle iddialar var ve sen susuyorsun. olmuyor.
duygulandırmıştır.
http://www.youtube.com/watch?v=KVTXJE8SlGI
http://www.youtube.com/watch?v=KVTXJE8SlGI
bir psikopatın yapması muhtemel eylem. maalesef yaşanmış bir olay.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26772585.asp
--alıntı--
İstanbul'da yaşayan 19 yaşındaki Kemal A. hafta sonu gezmeye geldiği Sapanca il ormanında, aynı yaştaki nişanlısı Nuriye T.'yi bakire olmadığı iddiasıyla kesici bir aletle öldürüp cesedini gömdü.
Kemal A. dün akşam İstanbul Beylikdüzü İlçe Emniyet Müdürlüğüne gidip suçunu itiraf etmesiyle cinayet ortaya çıktı. Zanlının ifadesi sonrasında Sapanca il ormanında tarif ettiği yerde yapılan kazıda, talihsiz kızın kanlar içerisinde cesedi bulunarak İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
Dün akşam İstanbul Beylikdüzü İlçe Emniyet Müdürlüğüne giden Kemal A. bir süre önce nişanlandığı Nuriye T. ile pazar günü Sakarya'ya gezmeye gittiklerini; kent ormanında gezerlerken nişanlısının bakire olmadığını ögrenince kendini kaybederek öldürüp ormana gömdüğünü söyledi.
Emniyette ifade veren Kemal A.'nın, "Bir süredir beraberiz. Pazar günü İstanbul'dan gezmek için Sakarya'ya geldik. İl Ormanında dolaşırken onun kız olmadığını ögrendiğimde kendimi kaybettim. Ne yaptığımı bilmiyorum. Kendime geldiğimde elim yüzüm kan içerisinde idi. Sonra onu ormanlık alanda açtığım çukura gömüp kaçtım ve İstanbul'a geldim. İki gün rüyalarıma girince polise gelip teslim oldum" dediği öğrenildi.
Bu ifade sonrasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü cinayeti, Sakarya polisine bildirdi. Sabah saatlerinde, olay yerinin Jandarma bölgesi olması nedeniyle Jandarma ekipleri Cumhuriyet Savcısı ile birlikte İl Ormanı'nda zanlının tarif ettiği bölgede yaptığı araştırma sonucu Nuriye T.'nin kesici bir aletle öldürülmüş kanlar içindeki cesedini toprağa bir metre altında gömülü olarak buldu. Talihsiz kızın gömülü olduğu yerden çıkartılan cesedi, ölüm sebebinin tespit için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Bu arada nişanlısını öldürüp gömen Kemal A. ise suç yerinin Sakarya olması nedeniyle Sakarya İl Jandarma Komutanlığı'ndan İstanbul'a giden ekip tarafından teslim alınarak Adapazarı'na getirilecek.
--alıntı--
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26772585.asp
--alıntı--
İstanbul'da yaşayan 19 yaşındaki Kemal A. hafta sonu gezmeye geldiği Sapanca il ormanında, aynı yaştaki nişanlısı Nuriye T.'yi bakire olmadığı iddiasıyla kesici bir aletle öldürüp cesedini gömdü.
Kemal A. dün akşam İstanbul Beylikdüzü İlçe Emniyet Müdürlüğüne gidip suçunu itiraf etmesiyle cinayet ortaya çıktı. Zanlının ifadesi sonrasında Sapanca il ormanında tarif ettiği yerde yapılan kazıda, talihsiz kızın kanlar içerisinde cesedi bulunarak İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
Dün akşam İstanbul Beylikdüzü İlçe Emniyet Müdürlüğüne giden Kemal A. bir süre önce nişanlandığı Nuriye T. ile pazar günü Sakarya'ya gezmeye gittiklerini; kent ormanında gezerlerken nişanlısının bakire olmadığını ögrenince kendini kaybederek öldürüp ormana gömdüğünü söyledi.
Emniyette ifade veren Kemal A.'nın, "Bir süredir beraberiz. Pazar günü İstanbul'dan gezmek için Sakarya'ya geldik. İl Ormanında dolaşırken onun kız olmadığını ögrendiğimde kendimi kaybettim. Ne yaptığımı bilmiyorum. Kendime geldiğimde elim yüzüm kan içerisinde idi. Sonra onu ormanlık alanda açtığım çukura gömüp kaçtım ve İstanbul'a geldim. İki gün rüyalarıma girince polise gelip teslim oldum" dediği öğrenildi.
Bu ifade sonrasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü cinayeti, Sakarya polisine bildirdi. Sabah saatlerinde, olay yerinin Jandarma bölgesi olması nedeniyle Jandarma ekipleri Cumhuriyet Savcısı ile birlikte İl Ormanı'nda zanlının tarif ettiği bölgede yaptığı araştırma sonucu Nuriye T.'nin kesici bir aletle öldürülmüş kanlar içindeki cesedini toprağa bir metre altında gömülü olarak buldu. Talihsiz kızın gömülü olduğu yerden çıkartılan cesedi, ölüm sebebinin tespit için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Bu arada nişanlısını öldürüp gömen Kemal A. ise suç yerinin Sakarya olması nedeniyle Sakarya İl Jandarma Komutanlığı'ndan İstanbul'a giden ekip tarafından teslim alınarak Adapazarı'na getirilecek.
--alıntı--
merakla beklenendir.
http://www.kartalbakisi.com/images/upload/1(9).jpg
böyle olacağı söyleniyor 1 tanesi.
http://www.kartalbakisi.com/images/upload/1(9).jpg
böyle olacağı söyleniyor 1 tanesi.
--alıntı--
Beşiktaş'a transferi arapsaçına dönen Gökhan Töre konusunda sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Siyah-beyazlı yönetimin - Rubin Kazan ile Töre'nin kiralık olarak yeniden kadroya katılacağı iddiaları menajer Ahmet Bulut tarafından yalanlandı.
Gökhan Töre konusunda Beşiktaş ile henüz bir anlaşma sağlamadıklarını ifade eden Bulut, siyah-beyazlı yönetimi iki gün daha bekleyeceklerini ifade etti. Beşiktaş ile Rubin Kzan arasında herhangi bir anlaşma olmadığını ifade eden Bulut, "Beşiktaş ile bir anlaşma yapılmadı, bunu üstüne basa basa söylüyorum. Medyada çıkan haberler gerçeği yansıtmıyor. Beşiktaş ile görüşmeler sürüyor ve verecekleri son kararı 2 gün daha bekleyeceğiz. Beşiktaş ile herhangi bir anlaşma olmazsa yurt dışından gelen teklifleri değerlendireceğiz\" dedi.
--alıntı--
Beşiktaş'a transferi arapsaçına dönen Gökhan Töre konusunda sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Siyah-beyazlı yönetimin - Rubin Kazan ile Töre'nin kiralık olarak yeniden kadroya katılacağı iddiaları menajer Ahmet Bulut tarafından yalanlandı.
Gökhan Töre konusunda Beşiktaş ile henüz bir anlaşma sağlamadıklarını ifade eden Bulut, siyah-beyazlı yönetimi iki gün daha bekleyeceklerini ifade etti. Beşiktaş ile Rubin Kzan arasında herhangi bir anlaşma olmadığını ifade eden Bulut, "Beşiktaş ile bir anlaşma yapılmadı, bunu üstüne basa basa söylüyorum. Medyada çıkan haberler gerçeği yansıtmıyor. Beşiktaş ile görüşmeler sürüyor ve verecekleri son kararı 2 gün daha bekleyeceğiz. Beşiktaş ile herhangi bir anlaşma olmazsa yurt dışından gelen teklifleri değerlendireceğiz\" dedi.
--alıntı--
--alıntı--
Gelecek sezonda hem ligde hem de Avrupa’da başarı yakalayacak bir kadro kurmak için düğmeye basan Beşiktaş, bu doğrultudaki hedeflerinden Nani konusunda olumlu gelişmeler yaşıyor. Kulübü Manchester United’ın gelecek planları arasında yer almayan ve bu sebepten dolayı yeni sezonda ilk 11’de oynayabileceği bir takımda forma giymeye sıcak bakan Portekizli futbolcunun, Beşiktaş’ın eski belalısı menacer Jorge Mendes’le yollarını ayırdığı bildirildi. Kartal’da bir döneme damga vuran Portekiz Çetesi’nin üyeleri; Ricardo Quaresma, Manuel Fernandes, Simao Sabrosa ve Manuel Fernandes’in menaceri olan ve Siyah-Beyazlı Yönetim’i birçok maddi konuda sıkıntıya sokan Mendes’in, Nani’yle bağlantısının kesilmesinin ardından transfer sürecinin hızlandığı öğrenildi. Yoluna İtalyan menacer Andrea Pastorelli’yle devam eden 27 yaşındaki orta alanın, kendisiyle ilgilenen en ciddi ekibin Beşiktaş olması sebebiyle yardımcısı aracılığıyla Siyah-Beyazlılar’a olumlu mesajlar gönderdiği ifade edildi.
Taraftarın gönlü alınacak
Ara transfer döneminde Brezilyalı yıldız Ronaldinho’yu, son olarak da Atletico Madrid’li Diego’yu gündemine almasına rağmen renklerine bağlayamayan Beşiktaş Yönetimi’nin, Nani’yi takıma kazandırıp taraftarıyla arasındaki buzları eritmeyi planladığı bildirildi. Yeni sezonda da Olimpiyat Stadı’nda olacak Siyah-Beyazlılar’da, geçen dönemde olduğu gibi 12. adamın takıma ilgisiz kalması ihtimalinden dolayı diken üstünde olan yönetimin, kısıtlı transfer bütçesini, bu özel durum nedeniyle aşabileceği konuşuluyor.
--alıntı--
Gelecek sezonda hem ligde hem de Avrupa’da başarı yakalayacak bir kadro kurmak için düğmeye basan Beşiktaş, bu doğrultudaki hedeflerinden Nani konusunda olumlu gelişmeler yaşıyor. Kulübü Manchester United’ın gelecek planları arasında yer almayan ve bu sebepten dolayı yeni sezonda ilk 11’de oynayabileceği bir takımda forma giymeye sıcak bakan Portekizli futbolcunun, Beşiktaş’ın eski belalısı menacer Jorge Mendes’le yollarını ayırdığı bildirildi. Kartal’da bir döneme damga vuran Portekiz Çetesi’nin üyeleri; Ricardo Quaresma, Manuel Fernandes, Simao Sabrosa ve Manuel Fernandes’in menaceri olan ve Siyah-Beyazlı Yönetim’i birçok maddi konuda sıkıntıya sokan Mendes’in, Nani’yle bağlantısının kesilmesinin ardından transfer sürecinin hızlandığı öğrenildi. Yoluna İtalyan menacer Andrea Pastorelli’yle devam eden 27 yaşındaki orta alanın, kendisiyle ilgilenen en ciddi ekibin Beşiktaş olması sebebiyle yardımcısı aracılığıyla Siyah-Beyazlılar’a olumlu mesajlar gönderdiği ifade edildi.
Taraftarın gönlü alınacak
Ara transfer döneminde Brezilyalı yıldız Ronaldinho’yu, son olarak da Atletico Madrid’li Diego’yu gündemine almasına rağmen renklerine bağlayamayan Beşiktaş Yönetimi’nin, Nani’yi takıma kazandırıp taraftarıyla arasındaki buzları eritmeyi planladığı bildirildi. Yeni sezonda da Olimpiyat Stadı’nda olacak Siyah-Beyazlılar’da, geçen dönemde olduğu gibi 12. adamın takıma ilgisiz kalması ihtimalinden dolayı diken üstünde olan yönetimin, kısıtlı transfer bütçesini, bu özel durum nedeniyle aşabileceği konuşuluyor.
--alıntı--
--alıntı--
Portekizli futbolcu Hugo Almeida’yla yollarını ayırmasının ardından hücum hattını dünyaca ünlü bir isimle doldurmak için düğmeye basan Beşiktaş’a, bu alandaki ilk hedefi Konstantinos Mitroglou’ndan iyi haber geldi. Yunan golcünün gelecek sezon ikinci ligde forma giymek istemediğini açıklamasının ardından harekete geçen Fulham, Leeds United’ın İskoçyalı hücumcusu Ross McCormack’ı 11 milyon Pound’a (yaklaşık 40 milyon TL) kadrosuna katarak Mitroglou’nun yerini şimdiden doldurdu. Bu gelişmenin ardından Kartal’ın hedefindeki golcüsünü elinden çıkartmakta kararlı olduğunu gösteren İngiliz ekibinin, Beşiktaş Yönetimi’yle pazarlıklarını sürdürdüğü ifade edildi. 26 yaşındaki futbolcuyu pazar günü başlayacak olan İngiltere kampına getirmekte kararlı olan Siyah-Beyazlılar’ın, son durumun ardından bu transferde gaza bastığı bildirildi.
Kartal için gün sayıyor
Yeni sezonda Şampiyonlar Ligi’nde yer alma şansı bulunan Beşiktaş’a, bu durumu nedeniyle gelmeye sıcak bakan Mitroglou’nun, Siyah-Beyazlılar’ın Fulham’la resmi imzaları atmasını beklediği öğrenildi. Yunan golcü için 6 milyon Euro’luk (yaklaşık 18 milyon TL) bütçe ayıran Kara Kartal’ın, temaslarında son aşamada olduğu ifade edildi.
--alıntı--
Portekizli futbolcu Hugo Almeida’yla yollarını ayırmasının ardından hücum hattını dünyaca ünlü bir isimle doldurmak için düğmeye basan Beşiktaş’a, bu alandaki ilk hedefi Konstantinos Mitroglou’ndan iyi haber geldi. Yunan golcünün gelecek sezon ikinci ligde forma giymek istemediğini açıklamasının ardından harekete geçen Fulham, Leeds United’ın İskoçyalı hücumcusu Ross McCormack’ı 11 milyon Pound’a (yaklaşık 40 milyon TL) kadrosuna katarak Mitroglou’nun yerini şimdiden doldurdu. Bu gelişmenin ardından Kartal’ın hedefindeki golcüsünü elinden çıkartmakta kararlı olduğunu gösteren İngiliz ekibinin, Beşiktaş Yönetimi’yle pazarlıklarını sürdürdüğü ifade edildi. 26 yaşındaki futbolcuyu pazar günü başlayacak olan İngiltere kampına getirmekte kararlı olan Siyah-Beyazlılar’ın, son durumun ardından bu transferde gaza bastığı bildirildi.
Kartal için gün sayıyor
Yeni sezonda Şampiyonlar Ligi’nde yer alma şansı bulunan Beşiktaş’a, bu durumu nedeniyle gelmeye sıcak bakan Mitroglou’nun, Siyah-Beyazlılar’ın Fulham’la resmi imzaları atmasını beklediği öğrenildi. Yunan golcü için 6 milyon Euro’luk (yaklaşık 18 milyon TL) bütçe ayıran Kara Kartal’ın, temaslarında son aşamada olduğu ifade edildi.
--alıntı--
--alıntı--
Teknik direktör Bilic'in yeni sezon öncesi "olmazsa olmaz" dediği stoper arayışlarında, rota İtalya'ya çevrildi. Sezon bittiği günden itibaren bir çok isimle teması geçen siyah-beyazlılar, Milan'ın 32 yaşındaki tecrübeli defans oyuncusu Cristan Zaccardo ile her konuda anlaşmaya vardı. Genç ve gelecek vadeden oyuncularla ilgilenen siyah-beyazlıların gündemine sürpriz bir şekilde gelen Milan'ın stoperi Zaccardo'nun menajeri İbrahim Bakan, önceki gün siyah-beyazlı kulübün dış transferden sorumlu yöneticisi Erdal Torunoğlulları ile bir görüşme yaptı.
BONSERVİS BEDELİ YOK
Daha önce Balıkesirspor'un teklifini kabul eden, ardından bu şehirde yaşamak istemediği için görüşmeler kesilen Zaccardo'nun, senelik 1.2 milyon euro'dan 1+1 yıllık sözleşme imzalamak için Beşiktaş ile anlaştığı öğrenildi. Yönetici Torunoğulları, Bilic'ten 'tamam' yanıtını almaları durumunda pazartesi günü yıldız futbolcuya imza attırılacağını ifade etti. Bu arada Milan kulübünün de, bir senelik daha anlaşması bulunan Zaccardo'nun, bir yıllık maliyetinden kurtulmak için bonservis bedeli talep etmeyeceği belirtildi.
--alıntı--
Teknik direktör Bilic'in yeni sezon öncesi "olmazsa olmaz" dediği stoper arayışlarında, rota İtalya'ya çevrildi. Sezon bittiği günden itibaren bir çok isimle teması geçen siyah-beyazlılar, Milan'ın 32 yaşındaki tecrübeli defans oyuncusu Cristan Zaccardo ile her konuda anlaşmaya vardı. Genç ve gelecek vadeden oyuncularla ilgilenen siyah-beyazlıların gündemine sürpriz bir şekilde gelen Milan'ın stoperi Zaccardo'nun menajeri İbrahim Bakan, önceki gün siyah-beyazlı kulübün dış transferden sorumlu yöneticisi Erdal Torunoğlulları ile bir görüşme yaptı.
BONSERVİS BEDELİ YOK
Daha önce Balıkesirspor'un teklifini kabul eden, ardından bu şehirde yaşamak istemediği için görüşmeler kesilen Zaccardo'nun, senelik 1.2 milyon euro'dan 1+1 yıllık sözleşme imzalamak için Beşiktaş ile anlaştığı öğrenildi. Yönetici Torunoğulları, Bilic'ten 'tamam' yanıtını almaları durumunda pazartesi günü yıldız futbolcuya imza attırılacağını ifade etti. Bu arada Milan kulübünün de, bir senelik daha anlaşması bulunan Zaccardo'nun, bir yıllık maliyetinden kurtulmak için bonservis bedeli talep etmeyeceği belirtildi.
--alıntı--
(bkz: efsane)
--alıntı--
Dünya kupasında başarılı bir performans gösteren ve formasını giydiği Amerika Milli Takımı ile 2. tur'u gören ve Portekiz maçında harika bir gol atan Jermaine Jones için Beşiktaş çalışmalarını hızlandırdı.
Kartalbakışı.com'un edindiği bilgiye göre Jermaine Jones'un takıma kazandırılması için bir görüşme yapıldığı ve oyuncuya yeni bir teklifin sunulduğu öğrenildi.
Geçen sezon 6 aylığına kiralanan Jones, ikinci yarının ilk haftalarında sakatlıklar yaşamış ve son maçlarda forma şansı bulabilmişti.
--alıntı--
Dünya kupasında başarılı bir performans gösteren ve formasını giydiği Amerika Milli Takımı ile 2. tur'u gören ve Portekiz maçında harika bir gol atan Jermaine Jones için Beşiktaş çalışmalarını hızlandırdı.
Kartalbakışı.com'un edindiği bilgiye göre Jermaine Jones'un takıma kazandırılması için bir görüşme yapıldığı ve oyuncuya yeni bir teklifin sunulduğu öğrenildi.
Geçen sezon 6 aylığına kiralanan Jones, ikinci yarının ilk haftalarında sakatlıklar yaşamış ve son maçlarda forma şansı bulabilmişti.
--alıntı--
ingilizce röportaj veren oyuncu.
https://www.youtube.com/watch?v=K_F8yb7bcYc
https://www.youtube.com/watch?v=K_F8yb7bcYc
alt bitecektir.
harikulade bir yazı yazmıştır.
--alıntı--
2014 Dünya Kupası, gelmiş geçmiş en zevkli Dünya Kupaları’ndan birisi. Taktikler, dizilişler, sistemler açısından da zihin açıcı, ezber bozucu bir turnuva izliyoruz. Her takım artık aynı taktik dizilişin (4-2-3-1, 4-3-3, 4-5-1 ya da 4-4-1-1) varyantlarını oynamıyor.
Kupanın şüphesiz en çarpıcı taktik diziliş yeniliği “artık eskidi” denilen 3 merkez savunmalı 3-5-2, 3-4-3’lerin modern futbola göre güncellenmiş versiyonlarının geri dönüşü.
Juventus, 3 sezondur üst üste şampiyon olurken hep 3-5-2 oynadı. Türkiye’de Dünya Kupası izleyicilerinin elenmesine en çok üzüldüğü takımlardan 3’ü Şili, Meksika ve Kosta Rika zorlu gruplardan çıkıp sükse yaparken 3 merkez savunmalı oyun planlarıyla başarılı oldular.
Hollanda ise 2014 kadrosundaki Stam, Koeman gibi üst düzey stoper eksikliğine orta sahanın kilit oyuncusu Strootman’ın sakatlığı eklenince Van Gaal radikal bir değişiklik yaptı ve 4-3-3’çü ekolle özdeşleşmiş Portakallar’ı sık sık 3 stoperli dizilişle oynatarak elindeki malzemeden optimum verim aldı.
Van Gaal, 2 yıl önce Beşiktaş’la görüştü ama gelmedi. O zaman en iyisi “Van Gaal kafası”nı Beşiktaş’a getirmek değil mi?
Belli ki Beşiktaş yönetimi, finansal durum nedeniyle Biliç-Scout’lar-Özen üçgeninde arzu edilen ideal 4-2-3-1 takımını kuramayacak. O zaman ezeli rakipleri geçip eldeki malzemeden bireysel yeteneklerin toplamından daha yetenekli bir takım oluşturmak için radikal bir yeniliğe ihtiyaç var. Moledo gibi ideal tandem kimyasını yaratacak lider özellikli bir stoper bütçe nedeniyle alınamıyorsa ortada “genç Rafa Marquez” tadında liberomsu Pedro Franco’nun yanına sağ-sol stoperlerde Ersan-Sivok-Atınç ve zaman zaman Necip’li bir 3’lü kurgu denemeye değmez mi?
2 kanat bekinde, solda rakibe göre Motta ya da İsmail, sağda Torosidis gibi kelepir bir yeni transfer ve Duisburg döneminde zaman zaman orada oynayan Olcay Şahan’la takım savunması-takım hücumu arasında daha dengeli bir kimya oluşturulamaz mı? Böylece 3’lü stoperin önünde oynatılacak Veli ve Atiba gibi oyuncular daha az gömülüp tarzlarına ve üstün özelliklerine daha uygun şekilde daha çok hareketli oynayabilme imkânı bulurlar. Hemen önlerine 10 numaraya ya da rakibe göre 2’sinden birinin yanına 8 numara olarak konulan Oğuzhan, hem daha az sarı kart görür hem de enerjisini 90 dakikaya daha efektif şekilde yayabilir.
Keza Gökhan Töre, Yasin Öztekin gibi yetenekli ama “riskli” oyunculara yüksek bonservis bedeli ödemek yerine o 2’sinin parasıyla alınabilecek üst düzey bir santrfor (mesela Gignac), çift santrforda Cenk Tosun veya Mustafa Pektemek’le eşleştirilebilir. Bir diğer hamle olanağı da Lanzini gibi defansı zayıf olan kreatif oyuncunun Lucescu’nun 100. yıl 3-5-2’sindeki Tümer-Sergen-Pancu pozisyonu örneklerindeki gibi tek hedef santrforun arkasında serbest 2. forvet gibi kullanımı olur.
Her halükarda bu radikal 3-5-2’ye geçiş, Biliç’e daha fazla hamle olanağı sağlayabilir. En azından sürekli finansal duruma bağlı malzeme eksikliğinden kötü oynayan oyuncu yerine daha az kötü oynayanı yamalama kısır döngüsünden kurtulunur.
--alıntı--
--alıntı--
2014 Dünya Kupası, gelmiş geçmiş en zevkli Dünya Kupaları’ndan birisi. Taktikler, dizilişler, sistemler açısından da zihin açıcı, ezber bozucu bir turnuva izliyoruz. Her takım artık aynı taktik dizilişin (4-2-3-1, 4-3-3, 4-5-1 ya da 4-4-1-1) varyantlarını oynamıyor.
Kupanın şüphesiz en çarpıcı taktik diziliş yeniliği “artık eskidi” denilen 3 merkez savunmalı 3-5-2, 3-4-3’lerin modern futbola göre güncellenmiş versiyonlarının geri dönüşü.
Juventus, 3 sezondur üst üste şampiyon olurken hep 3-5-2 oynadı. Türkiye’de Dünya Kupası izleyicilerinin elenmesine en çok üzüldüğü takımlardan 3’ü Şili, Meksika ve Kosta Rika zorlu gruplardan çıkıp sükse yaparken 3 merkez savunmalı oyun planlarıyla başarılı oldular.
Hollanda ise 2014 kadrosundaki Stam, Koeman gibi üst düzey stoper eksikliğine orta sahanın kilit oyuncusu Strootman’ın sakatlığı eklenince Van Gaal radikal bir değişiklik yaptı ve 4-3-3’çü ekolle özdeşleşmiş Portakallar’ı sık sık 3 stoperli dizilişle oynatarak elindeki malzemeden optimum verim aldı.
Van Gaal, 2 yıl önce Beşiktaş’la görüştü ama gelmedi. O zaman en iyisi “Van Gaal kafası”nı Beşiktaş’a getirmek değil mi?
Belli ki Beşiktaş yönetimi, finansal durum nedeniyle Biliç-Scout’lar-Özen üçgeninde arzu edilen ideal 4-2-3-1 takımını kuramayacak. O zaman ezeli rakipleri geçip eldeki malzemeden bireysel yeteneklerin toplamından daha yetenekli bir takım oluşturmak için radikal bir yeniliğe ihtiyaç var. Moledo gibi ideal tandem kimyasını yaratacak lider özellikli bir stoper bütçe nedeniyle alınamıyorsa ortada “genç Rafa Marquez” tadında liberomsu Pedro Franco’nun yanına sağ-sol stoperlerde Ersan-Sivok-Atınç ve zaman zaman Necip’li bir 3’lü kurgu denemeye değmez mi?
2 kanat bekinde, solda rakibe göre Motta ya da İsmail, sağda Torosidis gibi kelepir bir yeni transfer ve Duisburg döneminde zaman zaman orada oynayan Olcay Şahan’la takım savunması-takım hücumu arasında daha dengeli bir kimya oluşturulamaz mı? Böylece 3’lü stoperin önünde oynatılacak Veli ve Atiba gibi oyuncular daha az gömülüp tarzlarına ve üstün özelliklerine daha uygun şekilde daha çok hareketli oynayabilme imkânı bulurlar. Hemen önlerine 10 numaraya ya da rakibe göre 2’sinden birinin yanına 8 numara olarak konulan Oğuzhan, hem daha az sarı kart görür hem de enerjisini 90 dakikaya daha efektif şekilde yayabilir.
Keza Gökhan Töre, Yasin Öztekin gibi yetenekli ama “riskli” oyunculara yüksek bonservis bedeli ödemek yerine o 2’sinin parasıyla alınabilecek üst düzey bir santrfor (mesela Gignac), çift santrforda Cenk Tosun veya Mustafa Pektemek’le eşleştirilebilir. Bir diğer hamle olanağı da Lanzini gibi defansı zayıf olan kreatif oyuncunun Lucescu’nun 100. yıl 3-5-2’sindeki Tümer-Sergen-Pancu pozisyonu örneklerindeki gibi tek hedef santrforun arkasında serbest 2. forvet gibi kullanımı olur.
Her halükarda bu radikal 3-5-2’ye geçiş, Biliç’e daha fazla hamle olanağı sağlayabilir. En azından sürekli finansal duruma bağlı malzeme eksikliğinden kötü oynayan oyuncu yerine daha az kötü oynayanı yamalama kısır döngüsünden kurtulunur.
--alıntı--
sabah ezanından tam 1.5 saat önce sokaklarda gümbür gümbür dolaşandır. yaz ayı, kapı cam açık malum, belki son 20 dakika uyanıp peynir zeytin atıştırıp yatacağım ? beni uyandırmaya hakkı var mı ? yada oruç tutmayanları. değerler konusunun, alt başlıklardan biri olan ramazan davulcusu, şahsımca en saçma olanıdır. insanların saati, telefonu var sonuçta.
almanya'nın boruyu döşeyeceği maçtır.
(bkz: kickass.to)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?