birkaç gün konuşulup, ardından kapatılacak iddialar ortaya atan topçu. birşey çıkmaz buradan.
beşiktaşım'ın bana doğumgünü hediyesi olarak galibiyet vermesini temenni ettiğim maç.
tanım: beşiktaş'ın gruptan çıkma yolunda önem arz eden maçı.
tanım: beşiktaş'ın gruptan çıkma yolunda önem arz eden maçı.
toplumdaki adı kaşardır. sadece kadınları değil, erkekleri de gönül rahatlığıyla katabiliriz bu gruba.
bazı insanlarda var olan duygudur. bu yüzden yıllarca ağzına balık sürmemişlerdir. protein ve yararlı yağ deposu balığı yiyebilmeyi çok isterdim, çok denedim olmadı. ton balık bile yiyemedim.
(bkz: blackeagle1903)
(bkz: blackeagle1903)
akp döneminde gerçekleşmiş olup, şaşırtmamıştır. allah rahmet eylesin. insanların ibret alıp, düşünmesi, sorgulaması ümidiyle...
balık sevmeyenler için bir anlam ifade etmeyen gereklilikler.
28.10.2014 akşamında attığı tarihi içerikli entrylerle dikkat çeken yazar.
kayseri dönüşü şöyle karşılanmıştır;
https://www.youtube.com/watch?v=5MMrMK37swI
https://www.youtube.com/watch?v=5MMrMK37swI
şöyle minik bir üyesi de olan taraftardır;
http://www.zapkolik.com/video/besiktasli-futbolcularla-fotograf-cektiremedigi-icin-agladi-896222
http://www.zapkolik.com/video/besiktasli-futbolcularla-fotograf-cektiremedigi-icin-agladi-896222
konu beşiktaş oldu mu kıyım dersi veren hakem.
beşiktaş 3.'lüğe düştüğünde değil, liderken sesini çıkarması gereken yönetimdir. artık illallah be kardeşim. acilen bir açıklamayla derbi hakeminin bülent yıldırım olması ve galatasaray maçına hüseyin göçek'in atanması konusunda kaygılarımızı dile getirmeli, tff ve hakemleri baskı altına alarak olası kıyımın önüne geçmelidir.
ligin 8. haftasında oynanacak kritik maç. hakem hüseyin göçek. bahisçiler gönül rahatlığıyla ''1'' bahsine yumulabilirler.
biraz aklı varsa 2 kasım 2014 beşiktaş fenerbahçe maçında sağ bekte necip'i oynatmayacak hocadır.
en taraflı, en şerefsiz, en haysiyetsiz hakemdir. galatasaray'a verdiği ofsayttan goller, galatasaray'a çaldığı beleş penaltılar, beşiktaş lehine olan çalınmayan penaltılarla hatırlanır. 31 ekim 2014 galatasaray kasımpaşaspor maçını yönetecek. tabiki de üzerine düşeni yapacaktır.
an itibariyle başlamıştır. tff, mhk ve lobiler tarafından yapılan operasyondur. 31 ekim 2014 galatasaray kasımpaşaspor maçının hakemi, galatasaray'a duyduğu derin aşkla bilinen hüseyin göçek olmuş. kasımpaşa gibi iyi top oynayan bir ekibe karşı galatasaray'ın zorlanacağını görmüşler ki; bu maça hüseyin göçek'i atamışlar.
sevgi pıtırcığı genç hüso:http://img5.mynet.com/spr4/huseyin-gocek-gs-34859_501.jpg
edit: galatasaray'ın sadece 1 puan gerimizde olduğunu, haftaya bizim önümüze geçmelerinin olası olduğunu hatırlatalım.
sevgi pıtırcığı genç hüso:http://img5.mynet.com/spr4/huseyin-gocek-gs-34859_501.jpg
edit: galatasaray'ın sadece 1 puan gerimizde olduğunu, haftaya bizim önümüze geçmelerinin olası olduğunu hatırlatalım.
--alıntı--
NTV Spor’da 14/16 programının moderatörlerinden Ercan Taner, Beşiktaş’ın dün akşam ki aldığı mağlubiyetin sorumluluğunu Necip Uysal’a bağladı. Necip’in oynadığı sağ kanattan siyah beyazlıların 2 gol yediğini söyleyen Taner “Necip’e sorun o da sağ kanatta oynamak istemiyordur, sırf Bilic orada görev verdiği için oynuyor ama o kadar fazla hata yapıyor ki Beşiktaş’ın yediği 2 golün altında onun hataları var. Bu puanları ileride çok ararsınız” dedi.
--alıntı--
NTV Spor’da 14/16 programının moderatörlerinden Ercan Taner, Beşiktaş’ın dün akşam ki aldığı mağlubiyetin sorumluluğunu Necip Uysal’a bağladı. Necip’in oynadığı sağ kanattan siyah beyazlıların 2 gol yediğini söyleyen Taner “Necip’e sorun o da sağ kanatta oynamak istemiyordur, sırf Bilic orada görev verdiği için oynuyor ama o kadar fazla hata yapıyor ki Beşiktaş’ın yediği 2 golün altında onun hataları var. Bu puanları ileride çok ararsınız” dedi.
--alıntı--
--alıntı--
Ankara’daki Sivas maçında hem Ankaralı Beşiktaşlılar'ın yarattığı “2. İnönü atmosferi” hem de Olimpiyat’takiyle karşılaştırınca Wembley gibi gözüken zemin, Beşiktaşlılar'ı çok mutlu etmişti.
Ancak maçtan sonra Biliç, “Yine de ‘iç saha’ maçlarımızı İstanbul’da oynamayı tercih ederim” demişti. Biliç, yıllarca Hırvatistan-Almanya-İngiltere arasında seyahat eden Bosman sonrası dönemin ilk kuşak gezgin futbolculardandı.
Bu yüzden statlar arası yolculukların oyuncular üzerinde nasıl bir negatif etki yarattığını bizzat çok iyi biliyor. 14 günde İstanbul-Ankara-İstanbul-Belgrad-İstanbul-Kayseri arası kaç kilometre siz hesaplayın. Potansiyel yorgunluğu Biliç, Ankara yolunda çoktan hesaplamıştı.
Dün gece Kayseri deplasmanındaki ilk 60 dakikada Beşiktaş’ın en büyük sıkıntısı buydu. Biliç’in korktuğu başına geldi, Beşiktaş “yorgun” başladı. Örneğin Belgrad deplasmanının ilk yarısında Oğuzhan 40 kez topla buluşmuştu ama dün gecenin ilk yarısında sadece 16 kez topla buluşabildi.
Atiba-Veli-Ozzy-Töre-Olcay-Ba yani Beşiktaş’ın en ilerideki 6’lısı Partizan maçının ilk 45 dakikasında toplam 223 kez topa buluşmuştu. Dün gece ise Kayseri’de bu 5’li artı Olcay yerine oyuna dahil olan Frei ilk yarıda toplamda sadece 146 kez topa dokunabildi.
Olcay’ın darbe alıp oyundan çıkması, sadece pas trafiğini daha da bozmadı Beşiktaş’ın ön alandaki enerjisini de düşürdü. 2. yarıda duran toptan yenilen gol de belli oranda bu şehirler arası gezginliğin sebep olduğu “ruhsal kondisyon seviyesi”nin düşmesiyle ilintili. Beşiktaş, Arsenal ve Tottenham gibi duran topları çok etkili kullanan takımlardan yemediği, yemeyeceği cinsten bir golü Erciyes’ten yedi.
Sonrasında Gökhan Töre’nin kırmızı kartı pozisyonunda İlker Meral, neo-Cem Papila’lığa mı soyundu? Tam olarak ne oldu, bu satırları yazdığım anda hiçbir bilgim yoktu ancak önceki deneyimlerden dolayı şüphem çoktu. Gökhan Töre son maçlarda Ba’dan sonra Olcay’la beraber Beşiktaş’ın en formda ismiydi.
Derbi öncesi Biliç’in isteyeceği en son şeylerden birisi Töre’nin cezalı duruma düşmesiydi. 'Pozisyonun aslını astarını öğrenince gerekirse ayrı bir yazı yazarım' deyip Kerim Frei’la devam ediyorum...
Bu maça kadar Beşiktaş formasıyla Feyenoord deplasmanı hariç hiçbir maçta potansiyelinin yarısını bile sergileyemeyen genç yetenek, Chelsea–Fulham derbisinde, Chelsea’ye göre çok daha az güçlü olan Fulham formasıyla en genç yaşta maçın adamı seçilmiş bir potansiyel arz ediyor.
O maçtakini hatırlatan kalitede patlayıcılık özelliğinden 2 güzel örnek verdi. Ancak yetmedi. Beşiktaş 2-1 öne geçtikten sonra ideal sağ bek yokken, sağ beke devşirilen daha doğrusu devşirilemeyen Necip yerine Linnes gibi sahici bir sağ bek olsaydı, Beşiktaş çok tartışılacak maçı 1 kişi eksikken bile kazanabilirdi.
--alıntı--
Ankara’daki Sivas maçında hem Ankaralı Beşiktaşlılar'ın yarattığı “2. İnönü atmosferi” hem de Olimpiyat’takiyle karşılaştırınca Wembley gibi gözüken zemin, Beşiktaşlılar'ı çok mutlu etmişti.
Ancak maçtan sonra Biliç, “Yine de ‘iç saha’ maçlarımızı İstanbul’da oynamayı tercih ederim” demişti. Biliç, yıllarca Hırvatistan-Almanya-İngiltere arasında seyahat eden Bosman sonrası dönemin ilk kuşak gezgin futbolculardandı.
Bu yüzden statlar arası yolculukların oyuncular üzerinde nasıl bir negatif etki yarattığını bizzat çok iyi biliyor. 14 günde İstanbul-Ankara-İstanbul-Belgrad-İstanbul-Kayseri arası kaç kilometre siz hesaplayın. Potansiyel yorgunluğu Biliç, Ankara yolunda çoktan hesaplamıştı.
Dün gece Kayseri deplasmanındaki ilk 60 dakikada Beşiktaş’ın en büyük sıkıntısı buydu. Biliç’in korktuğu başına geldi, Beşiktaş “yorgun” başladı. Örneğin Belgrad deplasmanının ilk yarısında Oğuzhan 40 kez topla buluşmuştu ama dün gecenin ilk yarısında sadece 16 kez topla buluşabildi.
Atiba-Veli-Ozzy-Töre-Olcay-Ba yani Beşiktaş’ın en ilerideki 6’lısı Partizan maçının ilk 45 dakikasında toplam 223 kez topa buluşmuştu. Dün gece ise Kayseri’de bu 5’li artı Olcay yerine oyuna dahil olan Frei ilk yarıda toplamda sadece 146 kez topa dokunabildi.
Olcay’ın darbe alıp oyundan çıkması, sadece pas trafiğini daha da bozmadı Beşiktaş’ın ön alandaki enerjisini de düşürdü. 2. yarıda duran toptan yenilen gol de belli oranda bu şehirler arası gezginliğin sebep olduğu “ruhsal kondisyon seviyesi”nin düşmesiyle ilintili. Beşiktaş, Arsenal ve Tottenham gibi duran topları çok etkili kullanan takımlardan yemediği, yemeyeceği cinsten bir golü Erciyes’ten yedi.
Sonrasında Gökhan Töre’nin kırmızı kartı pozisyonunda İlker Meral, neo-Cem Papila’lığa mı soyundu? Tam olarak ne oldu, bu satırları yazdığım anda hiçbir bilgim yoktu ancak önceki deneyimlerden dolayı şüphem çoktu. Gökhan Töre son maçlarda Ba’dan sonra Olcay’la beraber Beşiktaş’ın en formda ismiydi.
Derbi öncesi Biliç’in isteyeceği en son şeylerden birisi Töre’nin cezalı duruma düşmesiydi. 'Pozisyonun aslını astarını öğrenince gerekirse ayrı bir yazı yazarım' deyip Kerim Frei’la devam ediyorum...
Bu maça kadar Beşiktaş formasıyla Feyenoord deplasmanı hariç hiçbir maçta potansiyelinin yarısını bile sergileyemeyen genç yetenek, Chelsea–Fulham derbisinde, Chelsea’ye göre çok daha az güçlü olan Fulham formasıyla en genç yaşta maçın adamı seçilmiş bir potansiyel arz ediyor.
O maçtakini hatırlatan kalitede patlayıcılık özelliğinden 2 güzel örnek verdi. Ancak yetmedi. Beşiktaş 2-1 öne geçtikten sonra ideal sağ bek yokken, sağ beke devşirilen daha doğrusu devşirilemeyen Necip yerine Linnes gibi sahici bir sağ bek olsaydı, Beşiktaş çok tartışılacak maçı 1 kişi eksikken bile kazanabilirdi.
--alıntı--
--alıntı--
Sivas ve Partizan maçlarında izlediğimiz Beşiktaş ile dün gece izlediğimiz Beşiktaş arasında büyük fark vardı. Tabii ki her maçın ayrı karakteri vardır.
İlk devredeki oyuna baktığımızda ikinci devrede bunların yaşanacağını düşünmek mümkün değildi. İlk 45 dakikada oyunu ele alan ancak oyunda etkinliği olmayan bir Beşiktaş izledik.
Bu bölümde siyahbeyazlıların hücum zenginliği yoktu. İkinci yarıda ise iki ekip de bambaşka bir görüntüdeydi. Skor 2-1 olduğunda 10 kişi kalan Beşiktaş, maçı böyle bitirebilse çok farklı şeylerden söz edecektik. Ancak şimdi Gökhan Töre'yi de kaybeden Beşiktaş için derbi öncesi bambaşka bir resim oluştu.
Gökhan Töre'nin kırmızı kartı, anlamsız ve gereksiz bir kart oldu. Futbolda gerçekten bir seviyeye çıkacaksınız bu devamlılıktan geçer. Bunu da Gökhan Töre de olumsuz anlamda gördük. Dün geceki maç için Kerim Frei'ya özel bir bölüm açmamız gerekiyor. İki gol ile sahanın yıldızı oldu. Bu karşılaşmayı tam Kerim üzerinden anlatacakken sahneye Necip çıktı ve iki büyük hata ile Kayseri Erciyes'in sahadan galip ayrılmasına neden oldu. Bu maçın hikayesi 'Necip'in yanlışları' şeklinde anlatılacak.
Beşiktaş 10 kişi kalsa da sahada eksik hissederek oynamadı. Hatta siyahbeyazlıların ikinci golünden sonra Bülent Hoca bile maç bitmiş gibi kulübede oturdu kaldı. Ancak son dakikalarda atılan gollerle yine kulübeden fırlayan kişi oldu Bülent Hoca. Yani kimsenin beklediği bir şey değildi. Sivas ve Partizan maçları sonrası kamuoyunda 'Beşiktaş şampiyonmuş' gibi bir hava yaratıldı. Bunu özellikle vurgulamam gerekiyor ki, böyle bir yorumda bulunabilmek için önce nerede olduğunuza bakmak zorundasınız. En azından futbolda bir performansı anlatmak için ilk yarıyı beklemek lazım.
Tabii ki her maçı Partizan gibi oynayamayacak Beşiktaş ama, takım dengeniz, şekliniz ve bütünlüğünüz gibi bazı temel şeyleri de kaybetmemeniz gerekiyor. En önemlisi Beşiktaş'ın böyle savunma zaaflarının olmaması gerekli.
F.Bahçe derbisi öncesi Beşiktaş'ta ne var diye baktığınızda, kaybedilen 3 puan ve oyunu değiştirmede en önemli oyuncusu Gökhan Töre'nin olmayışı.. Bakalım bunlar derbiyi nasıl etkileyecek.
--alıntı--
Sivas ve Partizan maçlarında izlediğimiz Beşiktaş ile dün gece izlediğimiz Beşiktaş arasında büyük fark vardı. Tabii ki her maçın ayrı karakteri vardır.
İlk devredeki oyuna baktığımızda ikinci devrede bunların yaşanacağını düşünmek mümkün değildi. İlk 45 dakikada oyunu ele alan ancak oyunda etkinliği olmayan bir Beşiktaş izledik.
Bu bölümde siyahbeyazlıların hücum zenginliği yoktu. İkinci yarıda ise iki ekip de bambaşka bir görüntüdeydi. Skor 2-1 olduğunda 10 kişi kalan Beşiktaş, maçı böyle bitirebilse çok farklı şeylerden söz edecektik. Ancak şimdi Gökhan Töre'yi de kaybeden Beşiktaş için derbi öncesi bambaşka bir resim oluştu.
Gökhan Töre'nin kırmızı kartı, anlamsız ve gereksiz bir kart oldu. Futbolda gerçekten bir seviyeye çıkacaksınız bu devamlılıktan geçer. Bunu da Gökhan Töre de olumsuz anlamda gördük. Dün geceki maç için Kerim Frei'ya özel bir bölüm açmamız gerekiyor. İki gol ile sahanın yıldızı oldu. Bu karşılaşmayı tam Kerim üzerinden anlatacakken sahneye Necip çıktı ve iki büyük hata ile Kayseri Erciyes'in sahadan galip ayrılmasına neden oldu. Bu maçın hikayesi 'Necip'in yanlışları' şeklinde anlatılacak.
Beşiktaş 10 kişi kalsa da sahada eksik hissederek oynamadı. Hatta siyahbeyazlıların ikinci golünden sonra Bülent Hoca bile maç bitmiş gibi kulübede oturdu kaldı. Ancak son dakikalarda atılan gollerle yine kulübeden fırlayan kişi oldu Bülent Hoca. Yani kimsenin beklediği bir şey değildi. Sivas ve Partizan maçları sonrası kamuoyunda 'Beşiktaş şampiyonmuş' gibi bir hava yaratıldı. Bunu özellikle vurgulamam gerekiyor ki, böyle bir yorumda bulunabilmek için önce nerede olduğunuza bakmak zorundasınız. En azından futbolda bir performansı anlatmak için ilk yarıyı beklemek lazım.
Tabii ki her maçı Partizan gibi oynayamayacak Beşiktaş ama, takım dengeniz, şekliniz ve bütünlüğünüz gibi bazı temel şeyleri de kaybetmemeniz gerekiyor. En önemlisi Beşiktaş'ın böyle savunma zaaflarının olmaması gerekli.
F.Bahçe derbisi öncesi Beşiktaş'ta ne var diye baktığınızda, kaybedilen 3 puan ve oyunu değiştirmede en önemli oyuncusu Gökhan Töre'nin olmayışı.. Bakalım bunlar derbiyi nasıl etkileyecek.
--alıntı--
--alıntı--
BÜYÜK takım böyle maç vermez. Avucundaki puanları elinden kaçırmaz. Bir şekilde 10 kişi ile 2-1'i bulmuşsun. Kazansan bu maç sana psikolojik olarak şampiyonluk yolunda büyük bir avantaj getirecek. 2-1'i koruyamıyorsun bari 2-2 bitir. O da olmuyor.
BÜYÜK takımları büyük yapan büyük oyunculardır. Kulübün tarihi veya forması sonuç almaz. Necip'in 2 bireysel hatası ile maç 2-1'den 3-2'ye geldi. Necip sağ bek değil. Elinden geleni yaptığına şüphe yok. Onu suçlamak ve hedef göstermek yanlış olur. Hata Biliç'te. Necip sağ bek olarak hangi maçta iyi oynadı da ısrarla orada oynatıyorsun? Hücumda zaten hiç katkı veremiyor. Savunmada da sürekli hata yapıyor.
BEŞİKTAŞ'I rakiplerinden ayıran yüksek temposu ve enerjisi. Ancak dün bu dinamizmi sahada göremedik. Olcay'ın çıkması da hücum planını sekteye uğrattı. Olcay ve Gökhan yokken Demba Ba kötü iken Kerim kendisinden beklenen patlamayı yaptı. 2 golle yıldız oldu.
SIVOK NİYE YOK?
BİLİÇ iyi oynayan ve kazanan takımı neden değiştirdi? Bu bir rotasyon ise daha yüksek tempoda oynayan futbolcular yerine neden Sivok yedek? Çok formda ve ligin yüksek toplardaki en iyi 2-3 futbolcusundan biri. Beşiktaş'ın yediği gol veya verdiği pozisyonlar ise hep duran toplardan. Savunma anlamında değil gol bölgesinde de Sivok duran toplarda büyük bir silah.
BİLİÇ ve ekibi sezon başından beri yenilen golleri iyi analiz etmeli. Beşiktaş gibi bir takım kaleye bu kadar uzak mesafeden kullanılan bir serbest vuruştan gol yemez.
TOP kendi ceza alanına düştüğünde büyük sorunlar yaşanıyor. Beşiktaş savunmasını kaleden uzakta kurmalı ve önde baskı yapmalı. Yoksa daha çok başı ağrır.
MERAL ÖNYARGILI
HAKEM ilker Meral 12 kez Beşiktaş maçı yönetmiş. Bu maçlarda Beşiktaş'a 4 kırmızı kart göstermiş. Rakiplerine ise "0". 12 maçlık bu istatistik çok şey anlatıyor. Ayrıca görünen o ki gökhan'ın sarı kartında ve kırmızı kartında ise Bülent Korkmaz'ın itirazlarının etkisinde kaldı.
--alıntı--
BÜYÜK takım böyle maç vermez. Avucundaki puanları elinden kaçırmaz. Bir şekilde 10 kişi ile 2-1'i bulmuşsun. Kazansan bu maç sana psikolojik olarak şampiyonluk yolunda büyük bir avantaj getirecek. 2-1'i koruyamıyorsun bari 2-2 bitir. O da olmuyor.
BÜYÜK takımları büyük yapan büyük oyunculardır. Kulübün tarihi veya forması sonuç almaz. Necip'in 2 bireysel hatası ile maç 2-1'den 3-2'ye geldi. Necip sağ bek değil. Elinden geleni yaptığına şüphe yok. Onu suçlamak ve hedef göstermek yanlış olur. Hata Biliç'te. Necip sağ bek olarak hangi maçta iyi oynadı da ısrarla orada oynatıyorsun? Hücumda zaten hiç katkı veremiyor. Savunmada da sürekli hata yapıyor.
BEŞİKTAŞ'I rakiplerinden ayıran yüksek temposu ve enerjisi. Ancak dün bu dinamizmi sahada göremedik. Olcay'ın çıkması da hücum planını sekteye uğrattı. Olcay ve Gökhan yokken Demba Ba kötü iken Kerim kendisinden beklenen patlamayı yaptı. 2 golle yıldız oldu.
SIVOK NİYE YOK?
BİLİÇ iyi oynayan ve kazanan takımı neden değiştirdi? Bu bir rotasyon ise daha yüksek tempoda oynayan futbolcular yerine neden Sivok yedek? Çok formda ve ligin yüksek toplardaki en iyi 2-3 futbolcusundan biri. Beşiktaş'ın yediği gol veya verdiği pozisyonlar ise hep duran toplardan. Savunma anlamında değil gol bölgesinde de Sivok duran toplarda büyük bir silah.
BİLİÇ ve ekibi sezon başından beri yenilen golleri iyi analiz etmeli. Beşiktaş gibi bir takım kaleye bu kadar uzak mesafeden kullanılan bir serbest vuruştan gol yemez.
TOP kendi ceza alanına düştüğünde büyük sorunlar yaşanıyor. Beşiktaş savunmasını kaleden uzakta kurmalı ve önde baskı yapmalı. Yoksa daha çok başı ağrır.
MERAL ÖNYARGILI
HAKEM ilker Meral 12 kez Beşiktaş maçı yönetmiş. Bu maçlarda Beşiktaş'a 4 kırmızı kart göstermiş. Rakiplerine ise "0". 12 maçlık bu istatistik çok şey anlatıyor. Ayrıca görünen o ki gökhan'ın sarı kartında ve kırmızı kartında ise Bülent Korkmaz'ın itirazlarının etkisinde kaldı.
--alıntı--
annesinin doğurmak yerine sıçmayı tercih ettiği kişi. sen kimsin ki koskoca beşiktaş'ın futbolcusuna küfür ediyorsun ? bu adama bunu hesabının sorulması gerek.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?