final serisinin 2. maçı. süleyman seba spor salonunda oynanacak ve 19:00 da başlayacak bir ihtimal sonuna yetişmeye çalışacağım maç.
ankara thf spor salonunda saat 15.00 da başlayacak serinin ilk maçı.
seri boyunca siyah forma ile mücadele edeceğimiz maçların ilki.
seri boyunca siyah forma ile mücadele edeceğimiz maçların ilki.
kombinelerin ve pasolig in iptal edilerek makul fiyatlarla bilet satılmasını beklediğim ancak beklentilerimin gerçekleşmediği hükümeti istifaya davet mitingine dönüşecek toplumsal hadise.
hüseyin çelik tarafından ak-lama paklama çalışmaları yapılan kindar kişi.
http://www.sendika.org/2014/05/disk-kesk-tmmob-ttbden-yarina-is-birakma-ve-eylem-cagrisi/
alıntı--
15 Mayıs 2014 Perşembe günü tüm halkımızı siyah giyinmeye, siyah kurdeleler takmaya, evinin, işyerinin balkonuna, aracına siyah bezler asmaya çağırıyoruz.
alıntı--
alıntı--
15 Mayıs 2014 Perşembe günü tüm halkımızı siyah giyinmeye, siyah kurdeleler takmaya, evinin, işyerinin balkonuna, aracına siyah bezler asmaya çağırıyoruz.
alıntı--
soma kömür madeninde yaşanan faciada yaşamını yitirdiği söylenen çocuk.
http://www.sendika.org/2014/05/bakanlik-yonetmeligi-olum-saciyor-15-yasindaki-kemal-neden-madendeydi/
http://www.sendika.org/2014/05/bakanlik-yonetmeligi-olum-saciyor-15-yasindaki-kemal-neden-madendeydi/
yurdun geneline yayılan eylemlerde pankartla yapılan bir çağrı.
http://www.sendika.org/wp-content/uploads/2014/05/sisli2.jpg
http://www.sendika.org/wp-content/uploads/2014/05/sisli2.jpg
alıntı--
Başbakanlık tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle; "Manisa'nın Soma ilçesinde yaşanan ve aziz milletimizi hüzne boğan maden faciası nedeniyle Başbakanlık tarafından 13 Mayıs 2014 tarihinden itibaren ülkemizde üç günlük milli yas ilan edilmiştir. Yas alameti olarak bugün tüm yurtta ve dış temsilciliklerimizde bayraklar yarıya indirilecektir."
alıntı--
Başbakanlık tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle; "Manisa'nın Soma ilçesinde yaşanan ve aziz milletimizi hüzne boğan maden faciası nedeniyle Başbakanlık tarafından 13 Mayıs 2014 tarihinden itibaren ülkemizde üç günlük milli yas ilan edilmiştir. Yas alameti olarak bugün tüm yurtta ve dış temsilciliklerimizde bayraklar yarıya indirilecektir."
alıntı--
taner tayyip abdullah isimlerin istifası değil iflas etmiş zihniyetlerinin istilasından kurtulmak için atılacak ilk adım.
(bkz: taner yıldız istifa)
(bkz: taner yıldız istifa)
dünü kapsayan şekilde 3 günlük "milli yas"ilan edildi bayrakların yarıya indirilmesinden başka ne olacak diye düşündüren yas.
(bkz: haydi sokağa isyana)
(bkz: haydi sokağa isyana)
3 günlük milli yas ilan edilmesine neden olan facia.
halen madende kaç işçinin olduğu bilinmeyen patlama.
(bkz: ali ismail korkmaz davası)
fenerbahçe başkanının bir grup taraftarına yaptığı yakıştırma. nerden mi biliyor zamanında parasını kendi vermiştir dedirten gelişme.
http://www.cnnturk.com/haber/spor/futbol/aziz-yildirim-kopurdu-parali-kopekler
http://www.cnnturk.com/haber/spor/futbol/aziz-yildirim-kopurdu-parali-kopekler
elazığspor'un ligden düştüğü maç.
odtü'de açılan pankart.
http://www.sendika.org/2014/05/odtululer-devrim-icin-yurudu-haziranda-yarim-biraktigimiz-isi-tamamlayacagiz/
http://www.sendika.org/2014/05/odtululer-devrim-icin-yurudu-haziranda-yarim-biraktigimiz-isi-tamamlayacagiz/
istanbul
"sis" şairine ithaf edilmiştir.
salkım salkım tan yelleri estiğinde
mavi patiskaları yırtan gemilerinle
uzaktan seni düşünürüm İstanbul
binbir direkli Halicinde akşam
adalarında bahar
süleymaniyende güneş
hey sen güzelsin kavgamızın şehri
ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
bakışlarımda akşam karanlığın
kulaklarımda sesin İstanbul
ve uzaklardan
ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul
plajlarında karaborsacılar
yağlı gövdelerini kuma sermiştir.
kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
meyvesini birlikte devşirirler
sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul
et tereyağı şeker
padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
yumurta masalıyla büyütülür çocukların
hürriyet yok
ekmek yok
hak yok
kolların ardından bağlandı
kesildi yolbaşların
haramilerin gayrısına yaşamak yok
almış dizginleri eline
bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
onların kemik yalayan dostları
onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
ve sen
ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi
seni öldürürler
seni sürerler
buhranlar senin sırtından geçiştirilir
ipek şiltelerin istakozların
ve ahmak selameti için
hakkında idam hükümleri verilir
Haktan bahseden namuslu insanları
Yağmurlu bir mart akşamı topladılar
Karanlık mahzenlerinde şehrin
Cellatlara gün doğdu
Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
Bir kalem yazın vardır
Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
Söylenmez
haramiler kesmiş sokak başlarını
polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
haramilerin elinde
ve mahzenlerinde insanlar bekler
gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde
boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
bulutların ardında damla damla sesler
gülen çehreleri ve cesaretleriyle
arkadaşlar çıktı karşıma
dindi şakalarımın ağrısı
bir kadın yoldaş tanırdım
bir kardeş karısı
hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
gebeliğin dokuzuncu ayında
aç kurtların varoşlara saldırdığı
tipili bir gece yarısı
sırtında çok uzak bir köyden indirdi
otuzbeş kiloluk sırrımızı
zafer kanlı zafer kıpkırmızı
boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
bekle bizi
büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
mavi denizlerine yaslanmış
beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
ve bir kuruşa Yenihayat satan
tophanenin karanlık sokaklarında
koyunkoyuna yatan
kirli çocuklarınla bekle bizi
bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
bekle dinamiti tarihin
bekle yumruklarımız
haramilerin saltanıtını yıksın
bekle o günler gelsin İstanbul bekle
sen bize layıksın
vedat türkali
"sis" şairine ithaf edilmiştir.
salkım salkım tan yelleri estiğinde
mavi patiskaları yırtan gemilerinle
uzaktan seni düşünürüm İstanbul
binbir direkli Halicinde akşam
adalarında bahar
süleymaniyende güneş
hey sen güzelsin kavgamızın şehri
ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
bakışlarımda akşam karanlığın
kulaklarımda sesin İstanbul
ve uzaklardan
ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul
plajlarında karaborsacılar
yağlı gövdelerini kuma sermiştir.
kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
meyvesini birlikte devşirirler
sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul
et tereyağı şeker
padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
yumurta masalıyla büyütülür çocukların
hürriyet yok
ekmek yok
hak yok
kolların ardından bağlandı
kesildi yolbaşların
haramilerin gayrısına yaşamak yok
almış dizginleri eline
bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
onların kemik yalayan dostları
onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
ve sen
ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi
seni öldürürler
seni sürerler
buhranlar senin sırtından geçiştirilir
ipek şiltelerin istakozların
ve ahmak selameti için
hakkında idam hükümleri verilir
Haktan bahseden namuslu insanları
Yağmurlu bir mart akşamı topladılar
Karanlık mahzenlerinde şehrin
Cellatlara gün doğdu
Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
Bir kalem yazın vardır
Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
Söylenmez
haramiler kesmiş sokak başlarını
polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
haramilerin elinde
ve mahzenlerinde insanlar bekler
gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde
boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
bulutların ardında damla damla sesler
gülen çehreleri ve cesaretleriyle
arkadaşlar çıktı karşıma
dindi şakalarımın ağrısı
bir kadın yoldaş tanırdım
bir kardeş karısı
hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
gebeliğin dokuzuncu ayında
aç kurtların varoşlara saldırdığı
tipili bir gece yarısı
sırtında çok uzak bir köyden indirdi
otuzbeş kiloluk sırrımızı
zafer kanlı zafer kıpkırmızı
boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
bekle bizi
büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
mavi denizlerine yaslanmış
beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
ve bir kuruşa Yenihayat satan
tophanenin karanlık sokaklarında
koyunkoyuna yatan
kirli çocuklarınla bekle bizi
bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
bekle dinamiti tarihin
bekle yumruklarımız
haramilerin saltanıtını yıksın
bekle o günler gelsin İstanbul bekle
sen bize layıksın
vedat türkali
"hayatta iki gerçeği erken fark ettim birincisi sigaranın zararını ,hiç sigara içmedim. bir de şair olmadığımı erken yaşta anladım "diyen ancak istanbul şiirini yazan insan.
tahammülsüz kişi.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?