avrupa'nın kapıcılığını yapmamız için türkiye'ye verilen para.
alıntı--
AB ile Türkiye arasında geçen Kasım ayında varılan anlaşma ile, Türkiye'nin Avrupa'ya yönelik sığınmacı akınını kontrol altına alarak gidenlerin sayısını azaltması ve buna karşılık AB ülkelerinin katılımı ile oluşturulacak fondan Türkiye'ye 3 milyar euro verilmesi öngörülüyor.
alıntı--
avrupa'nın bekçiliğini yapmamız karşılığında ab üyesi ülkelerin türkiye'ye vereceği para.
"Dünyada en fazla sığınmacıyı barındıran ülkelerden biri olan Türkiye, AB'ye geçen sığınmacı sayısını azaltmayı taahhüt etti. Verilecek bu destek ile, sığınmacılara doğrudan eğitim, sağlık, gıda sağlanacak."
(bkz: 3 milyar euro )
"Dünyada en fazla sığınmacıyı barındıran ülkelerden biri olan Türkiye, AB'ye geçen sığınmacı sayısını azaltmayı taahhüt etti. Verilecek bu destek ile, sığınmacılara doğrudan eğitim, sağlık, gıda sağlanacak."
(bkz: 3 milyar euro )
dış politika atarlarının boşa çıkması durumunda yaşanacak , yaşanılan
gelişme.
gelişme.
4 şubat 2016 tarihli birgün gazetesinde "amedspor" başlıklı köşe yazısı yayınlanan gazateci
alıntı--
Futbolun asla sadece futbol olmadığını en çarpıcı biçimiyle Yugoslavya öğretti bana; şimdi yerinde yeller esen, bölündüğü yetmezmiş gibi daha da bölünme sinyallerini veren o güzelim eski ülke.
Alkol ve ölüm kokan marşlarıyla İngiliz ve İtalyan holiganlarını taklit eden Yugoslavya holiganlarının, parçalanma sürecinde nasıl birer “hızlı vatansever”e dönüştü(rüldü)klerine bizzat tanık oldum. Sırbistan’da Kızıl Yıldız ve Partizan, Hırvatistan’da Dinamo Zagrep ve Hajduk Split taraftarları milliyetçilik konusunda birbirleriyle yarışıyor, stadyumları şoven marşlar ve sloganlarla inletiyorlardı. Böylece keskinleşen taraftarlar, zamanla, parçalanan Yugoslavya’nın farklı cephelerinde birbirlerine ve masum sivillere vahşice saldıran zalim “bölücüler” oldular.
En kanlı Sırp katliamlarının sorumlusu paramiliter “Kaplanlar”ın komutanı Arkan, “Hemen o maçtan sonra örgütlenmeye başladık. Zagrep’teki o maçta savaşın yaklaşmakta olduğunu gördüm. … Baştan itibaren disiplin üzerinde durdum. Futbol taraftarlarının nasıl olduğunu bilirsiniz. Gürültücü, içkici ve dağınıktırlar. Bunlara son verdim. Saçlarını kestirdim, düzenli tıraş olmalarını sağladım ve içkiyi bıraktırdım” diyerek, 13 Mayıs 1990 tarihli Dinamo Zagrep-Kızıl Yıldız maçı sonrası Kızıl Yıldız taraftarlarını gerçek savaşa hazırlamaya karar verdiğini anlatır.
Türkiye Yugoslavya değil. Tribünlerden kaderimizi belirleyen paramiliter gruplar çıkmayabilir. Ancak, bu ülkenin ruhen bölünmesinde “tribün vatanseverleri”nin önemli bir payı olacak/oluyor.
alıntı--
yazının tamamı için :
http://www.birgun.net/haber-detay/amedspor-102734.html
alıntı--
Futbolun asla sadece futbol olmadığını en çarpıcı biçimiyle Yugoslavya öğretti bana; şimdi yerinde yeller esen, bölündüğü yetmezmiş gibi daha da bölünme sinyallerini veren o güzelim eski ülke.
Alkol ve ölüm kokan marşlarıyla İngiliz ve İtalyan holiganlarını taklit eden Yugoslavya holiganlarının, parçalanma sürecinde nasıl birer “hızlı vatansever”e dönüştü(rüldü)klerine bizzat tanık oldum. Sırbistan’da Kızıl Yıldız ve Partizan, Hırvatistan’da Dinamo Zagrep ve Hajduk Split taraftarları milliyetçilik konusunda birbirleriyle yarışıyor, stadyumları şoven marşlar ve sloganlarla inletiyorlardı. Böylece keskinleşen taraftarlar, zamanla, parçalanan Yugoslavya’nın farklı cephelerinde birbirlerine ve masum sivillere vahşice saldıran zalim “bölücüler” oldular.
En kanlı Sırp katliamlarının sorumlusu paramiliter “Kaplanlar”ın komutanı Arkan, “Hemen o maçtan sonra örgütlenmeye başladık. Zagrep’teki o maçta savaşın yaklaşmakta olduğunu gördüm. … Baştan itibaren disiplin üzerinde durdum. Futbol taraftarlarının nasıl olduğunu bilirsiniz. Gürültücü, içkici ve dağınıktırlar. Bunlara son verdim. Saçlarını kestirdim, düzenli tıraş olmalarını sağladım ve içkiyi bıraktırdım” diyerek, 13 Mayıs 1990 tarihli Dinamo Zagrep-Kızıl Yıldız maçı sonrası Kızıl Yıldız taraftarlarını gerçek savaşa hazırlamaya karar verdiğini anlatır.
Türkiye Yugoslavya değil. Tribünlerden kaderimizi belirleyen paramiliter gruplar çıkmayabilir. Ancak, bu ülkenin ruhen bölünmesinde “tribün vatanseverleri”nin önemli bir payı olacak/oluyor.
alıntı--
yazının tamamı için :
http://www.birgun.net/haber-detay/amedspor-102734.html
birgün gazetesinde köşe yazarı.
1960 yılında Niksar'da doğdu. 12 Eylül'le birlikte ODTÜ Sosyoloji Bölümü'ndeki eğitimine zorunlu bir ara verdi. 1984 yılında üniversiteye döndü ve mezun oldu. 1997'de verdiği tezle doktor unvanı aldı. Gazeteciliğe 1987 yılında 2000'e Doğru dergisinde başladı. 1990 yılında Demokrat dergisini çıkaranlar arasında yer aldı derginin Ankara temsilciliğini yaptı. 1988 yılında Alman Radyosu ARD için, bir yıl sonra da halen Türkiye temsilciliğini sürdürdüğü İspanya Uluslararası Haber Ajansı AGANCIA EFE için çalışmaya başladı. Çalıştığı kurumlar için defalarca Afganistan'daki çatışmaları izledi. Körfez Savaşı sırasında Irak ve Suudi Arabistan'dan haberler geçti. 1992 yılı boyunca Yugoslavya'nın parçalanma sürecine tanıklık etti. Azeri-Ermeni çatışmalarını izlemek üzere Azerbaycan ve Karabağ'da bulundu. BBC Dünya Servisi'ne Türkiye'den haberler geçti. 1995-96 yıllarında Siyah-Beyaz gazetesinde "Dünya ve Politika" adlı köşesinde düzenli olarak dış politika yazıları yazdı. Mürekkep dergisinin yayın kurulunda yer aldı. 1996 yılında, 25 ülkeden 2500 gazeteciyi bünyesinde toplayan Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Uluslararası Yürütme Kurulu üyeliğine seçildi. Halen AEJ Yürütme Kurulu üyeliği yanınıda AEJ Basın Özgürlüğü İzleme Komitesi başkanlığını da yapıyor. İngilizce, Almanca ve İspanyolca olarak da baskıya hazırlanan Utanıyorum ama Gazeteciyim, Tılıç'ın ilk kitabı. Kitap, Yunanistan'ın önde gelen yayınevlerinden Livanis tarafından da basılıyor.
1960 yılında Niksar'da doğdu. 12 Eylül'le birlikte ODTÜ Sosyoloji Bölümü'ndeki eğitimine zorunlu bir ara verdi. 1984 yılında üniversiteye döndü ve mezun oldu. 1997'de verdiği tezle doktor unvanı aldı. Gazeteciliğe 1987 yılında 2000'e Doğru dergisinde başladı. 1990 yılında Demokrat dergisini çıkaranlar arasında yer aldı derginin Ankara temsilciliğini yaptı. 1988 yılında Alman Radyosu ARD için, bir yıl sonra da halen Türkiye temsilciliğini sürdürdüğü İspanya Uluslararası Haber Ajansı AGANCIA EFE için çalışmaya başladı. Çalıştığı kurumlar için defalarca Afganistan'daki çatışmaları izledi. Körfez Savaşı sırasında Irak ve Suudi Arabistan'dan haberler geçti. 1992 yılı boyunca Yugoslavya'nın parçalanma sürecine tanıklık etti. Azeri-Ermeni çatışmalarını izlemek üzere Azerbaycan ve Karabağ'da bulundu. BBC Dünya Servisi'ne Türkiye'den haberler geçti. 1995-96 yıllarında Siyah-Beyaz gazetesinde "Dünya ve Politika" adlı köşesinde düzenli olarak dış politika yazıları yazdı. Mürekkep dergisinin yayın kurulunda yer aldı. 1996 yılında, 25 ülkeden 2500 gazeteciyi bünyesinde toplayan Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Uluslararası Yürütme Kurulu üyeliğine seçildi. Halen AEJ Yürütme Kurulu üyeliği yanınıda AEJ Basın Özgürlüğü İzleme Komitesi başkanlığını da yapıyor. İngilizce, Almanca ve İspanyolca olarak da baskıya hazırlanan Utanıyorum ama Gazeteciyim, Tılıç'ın ilk kitabı. Kitap, Yunanistan'ın önde gelen yayınevlerinden Livanis tarafından da basılıyor.
birgün gazetesinden doğan tılıç`ın yazısını konu olmuş takım.
http://www.birgun.net/haber-detay/amedspor-102734.html
http://www.birgun.net/haber-detay/amedspor-102734.html
ankara sanat tiyatrosu'nun oyuncusu ,şevkat yerimdar filmi ile popüler olan sanatçı.
birgün gazetesi'ne verdiği röportajda:
"Süleyman Seba bu ülkenin gördüğü en beyefendi insanlarından biriydi. Tavrıyla, duruşuyla gerçekten örnek bir insandı. Rahmetli olduktan sonra çok aranır oldu. Süleyman Seba'yı sanırım sevmeyen yoktur. Galatasaraylı da sever bence Fenerbahçeli de. Her geçen gün ülkede Süleyman Seba gibi beyefendi şahsiyetlerin özlemi daha da hissedilmeye başlanıyor. O yüzden herkes gibi biz de onu özlüyoruz ve rahmetle anıyoruz. Filmde de naçizane, dilimiz döndüğünce onu anmak istedik."
demiştir.
birgün gazetesi'ne verdiği röportajda:
"Süleyman Seba bu ülkenin gördüğü en beyefendi insanlarından biriydi. Tavrıyla, duruşuyla gerçekten örnek bir insandı. Rahmetli olduktan sonra çok aranır oldu. Süleyman Seba'yı sanırım sevmeyen yoktur. Galatasaraylı da sever bence Fenerbahçeli de. Her geçen gün ülkede Süleyman Seba gibi beyefendi şahsiyetlerin özlemi daha da hissedilmeye başlanıyor. O yüzden herkes gibi biz de onu özlüyoruz ve rahmetle anıyoruz. Filmde de naçizane, dilimiz döndüğünce onu anmak istedik."
demiştir.
(bkz: özgürcan çevik)
http://www.cumhuriyet.com.tr/video/futbol/474445/Trabzonspor_a_sinirlendi_televizyonunu_denize_atti.html
zorlama bir eyleme imza atmış taraftardır.ayrıca denizi kirlettiklerinden dolayı ceza kesilmesi gereken taraftardır.
zorlama bir eyleme imza atmış taraftardır.ayrıca denizi kirlettiklerinden dolayı ceza kesilmesi gereken taraftardır.
sahadaki futbolcuya atılan yabancı maddelerden dolayı futbolcunun uzun süre yerde kaldığı rakip takım kalecisine yönelik "fatih ananı götünden sikeyim" tezahüratının uzun süre yapıldığı maç.
alıntı--
TRABZONSPOR A.Ş. Kulübü'nün 01.02.2016 tarihinde oynanan TRABZONSPOR A.Ş.- AKHİSAR BELEDİYE GENÇLİK VE SPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki "saha olayları" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 52. maddesi uyarınca, "usulsüz seyirci alma" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 49. maddesi uyarınca ve "talimatlara aykırı hareketi" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 46. maddesi ile 2015-2016 Sezonu Spor Toto Süper Lig Müsabakaları Statüsünün 9/4. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.
alıntı--
alıntı--
TRABZONSPOR A.Ş. Kulübü'nün 01.02.2016 tarihinde oynanan TRABZONSPOR A.Ş.- AKHİSAR BELEDİYE GENÇLİK VE SPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki "saha olayları" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 52. maddesi uyarınca, "usulsüz seyirci alma" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 49. maddesi uyarınca ve "talimatlara aykırı hareketi" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 46. maddesi ile 2015-2016 Sezonu Spor Toto Süper Lig Müsabakaları Statüsünün 9/4. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.
alıntı--
taraftarının direk semtti yakmaya teşebbüs ettiği maçtan sonra disipline sevk edilen takım.
alıntı--
31.01.2016 tarihinde oynanan BUCASPOR - BEŞİKTAŞ A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki "saha olayları" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 52. maddesi uyarınca, "usulsüz seyirci alma" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 49. maddesi uyarınca ve "talimatlara aykırı hareketi" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 46. maddesi ile 2015-2016 Sezonu Spor Toto 2. Lig Müsabakaları Statüsünün 8/3. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.
alıntı--
alıntı--
31.01.2016 tarihinde oynanan BUCASPOR - BEŞİKTAŞ A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki "saha olayları" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 52. maddesi uyarınca, "usulsüz seyirci alma" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 49. maddesi uyarınca ve "talimatlara aykırı hareketi" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 46. maddesi ile 2015-2016 Sezonu Spor Toto 2. Lig Müsabakaları Statüsünün 8/3. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.
alıntı--
maçlarını çileklide bulunan suni çim sahada oynayan başta halkın takımı taraftar grubu olmak üzere amatör arma sevdalılarının pankartları ve meşaleleri ile destek verdikleri takım.
hentbol erkekler süper liginde süleyman seba spor salonunda saat 16.00 da başlayacak maç.erkek basketbol takımının maçının başlama saati ile çakışması kötü oldu.
nazan öncel - tarkan
https://www.youtube.com/watch?v=PsJleMdeve8
hadi o zaman
https://www.youtube.com/watch?v=PsJleMdeve8
hadi o zaman
faillerinin akibetini merak ettiğim saldırı.
hukuk devletinde suçların cezasız kalması durumu.
ota boka kuşa ağaca her şeye düşman olma durumu.
hukuk devletinde suçların cezasız kalması durumu.
ota boka kuşa ağaca her şeye düşman olma durumu.
iç dünyası karışık bakan .
''sırp keskin nişancı" iddialarını yalanladı ve tarih verdi.
alıntı--
Cizre'de Yasaklar Birkaç Gün içinde, Sur'da ise Bir Kaç Hafta sonra Son Bulacak.
alıntı--
''sırp keskin nişancı" iddialarını yalanladı ve tarih verdi.
alıntı--
Cizre'de Yasaklar Birkaç Gün içinde, Sur'da ise Bir Kaç Hafta sonra Son Bulacak.
alıntı--
kendini vatanın sahibi görenlerin kızdıklarında "ötekilere" yakıştırdığı sıfat.
bülent arınç tarafından cumhurbaşkanına itafen söylenen söz. cumhurbaşkanını çok kızdıran söz.
alıntı--
“o zat, benimle çalıştığı zaman içerisinde bunları konuşmamıştır. Parlamentodan çıktıktan sonra kalkıp da Cumhurbaşkanı hakkında böyle doğru olmayan ifadeler kullanılmasını kabul etmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
alıntı--
alıntı--
“o zat, benimle çalıştığı zaman içerisinde bunları konuşmamıştır. Parlamentodan çıktıktan sonra kalkıp da Cumhurbaşkanı hakkında böyle doğru olmayan ifadeler kullanılmasını kabul etmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
alıntı--
15 yıl beşiktaş formasını gururla taşımız ancak a milli takıma 1 kere bile çağırılmamış futbolcu.
sebebi malum.
(bkz: deniz naki)
sebebi malum.
(bkz: deniz naki)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?